TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU


AK Parti Grubunun önerisiyle, TBMM Genel Kurulu'nda, Tam Gün Yasa Tasarısı, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı, Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi ve Nabucco ile ilgili tasarılar gündemin ön sıralarına alındı.

12 Ocak 2010 Salı

AK Parti Grubunun önerisiyle, TBMM Genel
Kurulunda, Tam Gün Yasa Tasarısı, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı, Arsa
Üretimi ve Değerlendirilmesi ve Nabucco ile ilgili tasarılar gündemin ön
sıralarına alındı.
Genel Kurulunda CHP'nin tekel işçilerinin sorunlarının araştırılması
önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin önerisi reddedildi.
Öneri üzerinde konuşan CHP İstanbul Milletvekili Bayram Meral, hükümetin
tütün politikasını eleştirdi.
Tütün işçilerinin 1 aydır çoluk çocuğuyla sokaklarda olduğunu belirten
Meral, ''Tütün işçilerimize halkımız sahip çıkmaktadır ancak AK Parti
milletvekillerinden bir tanesi çıkıp işçilerin halini hatırını sormamıştır'' diye
konuştu.
Meral, ''Ortada sorun var. Onlar da bizim insanlarımız. Bu insanların
sorunlarına çözüm bulalım'' dedi.
Meral, konuşmasının bir bölümünde ''Türk vatandaşıyım. Hatay'ın
kurtuluşunda benim ailem mücadele etmiş. Benim soyum sopum o zaman başka bir
yerde yatmıyordu. Ben burada konuşma hakkına sahibim'' dedi.
AK Parti Hatay Milletvekili Abdülhadi Kahya, Meral'in konuşması üzerine
söz aldı. Kahya, şunları kaydetti:
''Benim oğluyla ilgili, bizzat oğlunun radyo konuşmasından dinlemiş
olduğum mevzuyu hatırlatmam üzerine, ölmüş kişilerle ilgili, aslı astarı olmayan
ve inanıyorum ve biliyorum ki internetten araştırarak benim Şam doğumlu olmama
dayanarak bir sataşma bulundu. Bu memleket ve millet içerisinde hiç kimsenin ırkı
ne olursa olsun asla kimseyi ayırt etmeye hakkı yoktur. Benim atalarım sayın
Meral'ın kendisinden çok daha fazla çetelerle, Fransızlarla mücadele etti.
İstiklal Savaşı'nda en büyük ailelerden birisidir. Önce kendi oğluna baksın.''
Meral de yeniden söz isteyerek, ''Ben 30 sene Yol-İş Sendikasında genel
başkanlık yaptım. ayrıldıktan sonra benden sonrakiler oğlumu işe aldılar. Suçu,
kusuru bu. Sonra ben oğlumu oradan ayırdım. Hükümetsiniz. Bir kuruşluk bir şeyimi
bulun. Namusumla orada iş yaptım. Sizin çocuğunuz, yakınınız bir yerde çalışmıyor
mu? Ayıptır. Ne olmuş; benim oğlum çalışmış. Suça bak hele. Hırsızlık mı yapmış,
kredi mi almış, sizi mi dolandırmış? Ne yapmış?'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş da 2003 yılına kadar 40 bin
işçinin özelleştirme sonucu işsiz kaldığını söyledi. Kendilerinin, özelleştirme
sonucu işsiz kalanlara 4-C kapsamına aldıklarını anımsatan Elitaş, 4-C
kapsamındakilerin ücretlerine yapılan zamları anlattı.
Elitaş, ''Hakkı korumak, istismar yapmada herkesin görevi'' diye
konuştu.
MHP Manisa Milletvekili Mustafa Enöz de TEKEL'in, özelleştirilmesi sonucu
yok olup gittiğini savunarak, ''AKP, tekel işçisinin haklarını gasp etmektedir''
dedi.
CHP'nin önerisi reddedildi.

-AK PARTİ ÖNERİSİ-

Daha sonra, AK Parti'nin grup önerisi görüşüldü.
CHP Hatay Milletvekili Abdülaziz Yazar, eczacıların sorunlarını dile
getirdi.
Marketlerde ilaç satışının gerçekleşirse 500 bin işsiz yaratacağını
savunan Yazar, ''Hükümet inatlaşma makamı değildir. Bir an önce eczacıların
talepleri hayata geçirilmelidir'' dedi.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da geçen hafta genel kurul gündeminin
belirlendiğini, bu hafta yeniden değiştirildiğini belirterek, ''Bu düzensizliğe
Türkiye'yi alıştırdınız. Milletin zamanını bu tür özensizliklerle harcamaya
hakkınız yok'' diye konuştu.
Daha sonra AK Parti Grubu önerisi kabul edildi.
Buna göre, bugün genel kurul depremle ilgili önergeler ve serbest
bölgeler ile ilgili tasarının görüşülmesinin bitimine kadar çalışacak.
Tam Gün Yasa Tasarısı, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı kurulmasını
öngören kanun tasarısı, arsa üretimi ve değerlendirilmesi ile ilgili yasa
tasarısı ile Nabucco Projesi hakkında imzalanan uluslararası anlaşmanın
onaylanmasını öngören tasarılar gündemin ön sıralarına alındı.
Genel Kurulun 13, 20 ve 27 Ocak Çarşamba günkü birleşimlerinde sözlü
sorular görüşülmeyecek.
19 ve 26 Ocak Salı günkü birleşimlerinde bir saat sözlü soru soruların
görüşülmesinin ardından denetim konuları yerine kanun tasarı ve tekliflerine
geçilecek.
Genel Kurul, 19 ve 26 Ocak Salı günü 15.00-20.00 saatleri arasında,
13,14,20,21,27 ve 28 Ocak Çarşamba ve Perşembe günleri ise 14.00-20.00 saatleri
arasında çalışacak.

SAĞLIK BAKANI AKDAĞ: ''SÖZLEŞMELİLERİMİZDE FARKLI SÖZLEŞMELİ MODELLER VAR.
İLGİLİ MEMUR SENDİKALARIYLA YAPTIĞIMIZ GÖRÜŞMELERDE,
FARKLI MODELLERİ BİR TEK MODELE DÖNÜŞTÜRME KONUSUNDA
ORTAK ÇALIŞMA YAPIYORUZ''

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, farklı modellerde
sözleşmeli personel çalıştırıldığını belirterek, sözleşmeli personelleri tek bir
modele dönüştürme konusunda çalışma yaptıklarını bildirdi.
Genel Kurulda, milletvekillerinin sözlü soru önergelerini cevaplandıran
Akdağ, Sağlık Bakanlığında çalıştırılan sözleşmeli personel konusuna değindi.
Akdağ, 14 bin 314'ü eleman temininde güçlük çekilen yerlerde sözleşmeli
sağlık personeli çalıştırılmasına ilişkin kanun kapsamında, 50 bini 4-B
kapsamında olmak üzere toplam 75 bin personelin sözleşmeli çalıştırıldığını
kaydetti.
Doğu Anadolu Bölgesi ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi başta olmak üzere
eleman temininde güçlük çekilen yerlerdeki sağlık birimlerinde sözleşmeli
personel çalıştırıldığını belirten Akdağ, sözleşmeli personel ile kadrolu
personelin haklarının hemen hemen aynı olduğunu, 4-C kapsamındaki sözleşmeli
personelin sadece aile yardımından faydalanamadığını söyledi.
Sözleşmeli personelde farklı modeller bulunduğunu, bu konuda ilgili memur
sendikaları ve Devlet Personel Başkanlığıyla görüştüklerini bildiren Akdağ,
''Sağlık Bakanlığı olarak bizim personel politikamız, sözleşmeli personel
sayısını azaltmak değildir, hatta belki artırmaktır. Ancak sözleşmelilerimizde
farklı sözleşmeli modeller var. İlgili memur sendikalarıyla yaptığımız
görüşmelerde, farklı modelleri bir tek modele dönüştürme konusunda ortak çalışma
yapıyoruz'' diye konuştu.
Eş durumundan dolayı yapılan tayinlerdeki sıkıntıya kolaylık
getirdiklerini anlatan Akdağ, 7 yıldır Sağlık Bakanlığı yaptığını anımsatarak,
şimdiye kadar hiç kimsenin Muğla'dan Ardahan'a veya İzmir, İstanbul, Erzurum'a,
Kars'a, Giresun'a veya Hatay'a eş durumundan tayin istemediğini, bu tayinlerin
genelde Doğu illerinden Batı illerine yapılmak istendiğini söyledi. ''Eşleri,
mutlaka Türkiye'nin bir yerinde buluşturuyoruz'' diyen Akdağ, eş durumundan tayin
isteyenleri, personel ihtiyacı olan farklı illere tayin yaptıklarını, hangi ilde
personel az ise eşleri o illerde buluşturduklarını bildirdi.

-YANIK ÜNİTELERİ...-

Akdağ, göreve geldiklerinde Sağlık Bakanlığı hastanelerindeki yanık yoğun
bakım yatak sayısının 35 olduğunu, bugün yatak sayısını 321'e çıkardıklarını,
üniversite ile özel hastaneler de dahil olmak üzere toplam yanık yoğun bakım
yatak sayısının ise 493'e ulaştığını kaydetti.
Yanıklarda 1. ve 2. derece yanıkların tüm ilde tedavi edildiğini anlatan
Akdağ, 3. derece yanıkların ise 21 ildeki 26 hastanede tedavi edildiğini, ağır
yanıklı hastaların bir ilden diğer bölge iline nakledilmesinde hava ambulansının
etkin bir şekilde kullanıldığını bildirdi.
Yıllarca, Türkiye'de hekim sayısının fazla olduğunun iddia edildiğini
ancak şimdilerde hekim ihtiyacı olduğuna kanaat getirilmeye başlandığını belirten
Akdağ, tıp fakültelerinde 2007-2008 eğitim ve öğretim döneminde 5 bin 190 olan
öğrenci kontenjanının, 2008-2009 döneminde 6 bin 682, 2009-2010 döneminde ise 7
bin 610'a çıkarıldığını kaydetti.
Akdağ, tıp fakültelerindeki öğrenci kontenjanının 10 bine çıkarılması
gerektiğini söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, depremin etkilerini en aza indirebilmek için
alınacak tedbirlerin tespit edilmesi amacıyla Meclis Araştırması açılması
önergelerinin görüşülmesine geçildi.

DEPREMİN ETKİLERİNİ EN AZA İNDİRMEK İÇİN ALINMASI
GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA MECLİS
ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMASINA KARAR VERİLDİ

Depremin etkilerini en aza indirmek için
alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu
kurulmasına karar verildi.
TBMM Genel kurulunda, deprem ile ilgili araştırma önergeleri görüşüldü.
AK Parti İstanbul Milletvekili Nusret Bayraktar, 17 Ağustos depremine
kadar kaçak yapılaşmayla ilgili gerekli tedbirlerin alınamadığını ifade etti.
Yapı denetiminin 81 ile yaygınlaştırılması gerektiğini belirten
Bayraktar, ''Hazırlıkların hızlandırılabilmesi için mutabakatla komisyon
kurulması yararlı olacaktır. Biz, deprem olacakmış gibi her türlü hazırlığımızı
yapalım ama umarız deprem olmaz'' dedi.
CHP Bursa Milletvekili Kemal Demirel, Meclisin, hükümetin, yerel
yöneticilerin bu konuda sorumluğu olduğunu belirterek, ''Depremin ne zaman
olacağını bilemeyiz ama depreme karşı her türlü tedbiri almalıyız'' diye
konuştu.
Demirel, hükümetle yerel yöneticilerin birlikte hareket ederek, aktif ve
etkin tedbirler almasını istedi.
MHP İstanbul Milletvekili Durmuş Ali Torlak, AK Parti hükümetleri
döneminde depremle ilgili sağlıklı bir yol izlenemediğini savundu.
Torlak, yeterli yasal düzenlemelerin olmamasının, muhtemel bir depremin
zararını yükselteceğini kaydetti.
MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, İzmir'de de büyük
depremlerin olabileceğinin konuyla ilgili bilimsel raporlarda yer aldığını
belirterek, İzmir'in deprem ile ilgili risklerini anlattı.
Tanrıkulu, ''Muhtemel bir depremde, can ve mal kaybını en aza indirme
için gerekli tedbirler alınmalı'' dedi.
AK Parti Kocaeli Milletvekili Eyüp Ayar da 1999 Gölcük depreminde meydana
gelen hasarlarla ilgili bilgi verdi ve alınması gereken tedbirleri sıraladı.
Daha sonra yapılan oylamada, depremin etkilerini en aza indirmek için
alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu
kurulmasına karar verildi.
Komisyon, 16 üyeden oluşacak ve üç ay süreyle görev yapacak.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, yarın saat 14.00'de toplanmak üzere
birleşimi kapattı.


Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.