TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM BAŞKANI TOPTAN: ''BİLDİRİYİ ÖNEMSİYORUM''


Kanal 24 Televizyonu'nda canlı yayınlanan Moderatör programına katılan TBMM Başkanı Köksal Toptan, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Milli Güvenlik Kurulunda neyin tartışıldığını, neyin görüşüldüğünü bilmediğine işaret eden Toptan, 7.5 saat süren toplantının ardından açıklanan bildiride ''fikir birliği'' olduğunu söyledi.

01 Temmuz 2009 Çarşamba

TBMM Başkanı Köksal Toptan, '' Kanal 24 Televizyonu'nda canlı yayınlanan Moderatör programına katıldı.
Meclisin bir yasama yılını daha geride bıraktığını belirten Toptan,
milletvekillerinin çalışmalarından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Son zamanlarda mayınla ilgili kanundan kaynaklanan gerilimin olduğunu
anımsatan Toptan, grup yöneticilerinin sağduyulu hareketleri sonucu bir taraftan
hükümetin istediği yasaların çıkarılmasının sağlandığını, diğer taraftan
muhalefetin istediği denetim konularında görüş birliğine varıldığını söyledi.
Toptan, milletvekillerinin görevinin sadece Mecliste yasama faaliyetlerine
katılmaktan ibaret olmadığını ifade ederek, Genel Kurulun çalıştığı salı,
çarşamba ve perşembe günlerinin dışında milletvekillerinin seçim bölgelerinde
çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.
Geçen bir yıl içerisinde Meclise 70 bin öğrenci hariç olmak üzere toplam
459 bin 388 ziyaretçinin geldiğine dikkati çeken Toptan, tatil günlerinin
çıkarılması halinde meclise günde ortalama 3 bin kişinin geldiğini, bu
ziyaretçilerden 2 bininin ise milletvekilleri tarafından yemeğe götürüldüğünü
bildirdi.
''Milletvekillerin tatile girdiği'' yönündeki söylemleri,
milletvekillerine haksızlık olarak değerlendiren Toptan, ''Bu kadar yoğun çalışan
milletvekillerine haksızlık. Milletvekilleri tatile çıkmıyor. Bir kısmı halen
burada. Gelen seçmenlerin ya da il veya ilçenin talepleri için koşturuyorlar.
Buradan gidenler de seçmenlerin yanına gidiyor. Bana göre hakkı teslim etmek
gerekirse, milletvekilleri bu dönem de geçen dönem de çok verimli çalıştılar.
Keşke bu ay içinde bir kenara çekilip tatil yapabilseler. Gelen telefonlardan
anlıyorum ki milletvekillerin büyük bir kesimi seçmenlerin yanındalar'' diye
konuştu.
Milletvekillerin sünnet, düğün gibi davetlere katıldıklarında aldıkları
altınlara 3-4 maaş harcadıklarını belirten Toptan, seçim bölgelerine
gittiklerinde ise vatandaşların da aynı şekilde kendilerini ağırladıklarını
anlattı.

-GECE YARISI DEĞİŞİKLİĞİ...-

Mecliste muhalefetin haberi olmadan CMK'nın 250. maddesinde değişiklik
yapılarak askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasının yolunun açıldığı
iddiasına ilişkin soruyu cevaplandıran Toptan, konuyla ilgili Bakan'ın kendisini
ertesi gün arayarak ''düzenleme yapılmadan önce muhalefetle konuyu
paylaştıklarını ve önergeyi makul zamanda muhalefete ilettikleri'' bilgisini
verdiğini söyledi.
Meclis başkanının önergelerden haberdar olmasının mümkün olmadığına
bildiren Toptan, ''Keşke gündüz saatlerinde bu yapılsaydı. Çünkü getirilen
öneriye bakıldığı zaman Türkiye'nin erişmiş olduğu demokratik aşamayı dikkate
aldığımız takdirde yapılan değişikliğin çok da itiraz edilen yönü olmadığını
düşünüyorum. Hiç kimsenin itiraz edemeyeceği bir metin ortaya çıkarılabilirdi. Bu
tartışma yapılıyor. Anayasaya aykırılık iddiaları var. Cumhurbaşkanlığı süreci
var. Anayasa mahkemesi konuyu irdeler karar verir. Olayı daha fazla eksajere
(abartmadan) etmeden bu süreci beklememiz lazım'' dedi.

-''VARSIN KİMİLERİ DE DARBE DÜŞÜNSÜN''-

TBMM Başkanı Toptan, demokratik olmayan toplumlarda herkes aynı şeyi
düşündüklerini, bütün demokratik toplumlarda, aykırı düşünme, farklı düşünmenin
mümkün olduğunu vurgulayarak, ''Demokrasilerde ayrı, ekstrem düşünme mümkündür.
Bu da demokrasinin olgunlaşmasına katkı bakımından hoş görülen, hatta teşvik
edilen yol ve yöntemdir. Bizim toplumumuzda da bir yüzde 5'in yüzde 10'un uç
düşünmesine hoşgörüyle bakmak lazım'' diye konuştu.
Toptan, şöyle devam etti:
''Varsın kimileri de darbe düşünsün, varsın kimileri de tersini düşünsün.
Ama devletin Anayasası, kanunları, yasal, legal güçleri, demokrasiye dönük
eylemleri eli kolu bağlı mı seyredecek? Hayır. Devlet ve demokrasi, kendini
koruyacak silahlarla donatılmıştır; Anayasası var yasaları var. Böyle düşüncelere
hoşgörüyle bakar ama bu düşünmeyi eyleme geçirmeye hoşgörüyle bakmaz. İşte der ki
'kardeşim benim kanunum var, savcım var, mahkemem var, polisim var, askerim var.
Düşün ama eyleme bunu geçirdiğin takdirde ben ülkeyi korurum, toplumun temel
menfaatlerini korurum, ben demokrasiyi korurum, vatanın güvenliğini korurum' der.
O nedenle aslında bu o olaylardan ben biraz mutlu düşünerek kendimi bir yerde
konuşlandırıyorum.''

-''...AMA HERKES AYNI SAFTA DURDU''-

''Herkes bir şey diyor, toz duman, belge, bilmem ne...'' diyen Toptan,
''Bu devleti, bu devletin kurumlarını, bu milleti var eden örgütler ne?
Parlamento, parlamentonun içindeki ve dışındaki siyasi partiler, sivil toplum
örgütleri, yazılı ve görsel medya, devletin diğer kurumları, yargı kurumları,
askeri kurumlar, Genelkurmay Başkanlığı... Bunlardan hiçbiri, bu uçlarda pozisyon
almadı. Bunu çok önemsiyorum. Hepsi, birbirlerine bir şey söyledi. Muhalefet
iktidara söyledi, iktidar muhalefete söyledi, Genelkurmay Başkanı halka dedi,
medya birbirine dedi, o ona dedi bu buna dedi ama herkes bir yerde durdu, aynı
safta durdu. Bundan ben çok büyük bir mutluluk heyecan duyuyorum. Hiç kimsenin
aklına, bu büyük kurumları temsil eden kişilerin aklına, o uç düşünenlerin
düşündüğü gelmedi. Gelmediğini de net bir şekilde ortaya koydular. Bu olanlar
bitenler, bana göre bizim demokrasimizi olgunlaştırıyor, kökleştiriyor,
gayretlerimizi kültür haline dönüştürüyor'' ifadesini kullandı.

-''BİLDİRİYİ ÖNEMSİYORUM''-

Milli Güvenlik Kurulunda neyin tartışıldığını, neyin görüşüldüğünü
bilmediğine işaret eden Toptan, 7.5 saat süren toplantının ardından açıklanan
bildiride ''fikir birliği'' olduğunu söyledi.
''Bildiride genel ifadelerle bir fikir birliği, bir konsensüs, bir aynı
safta yani demokrasi safında yer almak kamuoyuna açıklanıyor'' diyen Toptan,
Milli Güvenlik Kurulunda her şeyin tartışılmış olmasını önemsediğini vurguladı.
Toptan, ''Sonuç itibariyle bildiri, MGK'nın bildirisi. Orada bazı
hususların, bazı yakınmaların dile getirilmiş olduğunun ifade edilmiş olması ve
bunun bildiriye yansıtılmış olması, bunların hepsini önemsiyorum. Bunları, fayda
sağlamayacağı şeklinde ifade edilen bir kaç kelimeyi de çok önemsiyorum.
Demokrasimizin ulaştığı bu noktayı pekiştirmesi nedeniyle önemsiyorum'' dedi.

-''HUKUKA BİZİM GÜVENMEMİZ LAZIM''-

Toptan, askerin sivil mahkemelerde yargılanmasına ilişkin düzenlemenin
Ergenekon davasıyla ilgili olup olmadığına ilişkin bir soru üzerine şunları
kaydetti:
''Ergenekon davasını yürüten mahkemenin verdiği bir karar var ortada. O
karar, bu yasaya dayanılmış olarak verilen bir karar değil. Çünkü yasa daha
yürürlüğe girmiş değil. Mahkemenin, savcının gerekçesini bilemem ama ortada bir
hukuka aykırılık iddiası varsa, zaten onun müracaat yolları vardır, başvurulur.
Hukuka bizim güvenmemiz lazım. Sadece Ergenekon davasına spesifik olarak temas
etmek istemiyorum ama genelde yargıdan çıkan kararlar bir kesimi tatmin eder, bir
kesimi tatmin etmez. Bu bir süreçtir.
Bizim öyle kurumlarımız var ki yerine ikame edebileceğimiz kurum yoktur.
Yani parlamentonun yerine neyi ikame edeceksiniz, yargının yerine neyi ikame
edeceksiniz, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yerine neyi ikame edeceksiniz? O bakımdan
biz başlayan bu sürece sabırla ama sonunda mutlaka adaletin yerini bulacağı,
hakkın teslim edileceği ön yargısıyla yaklaşmamız lazım. Olay sadece
İstanbul'daki yargılamayla bitmeyecektir. Yargıtay aşaması var, daha sonraki
hukuki aşamalar var. O bakımdan biraz sabırla, üzüntüleri anlıyorum elbette, yani
ateş düştüğü yeri yakar ona da saygı gösteriyorum ama bu işi yürüten insanların
da rahat karar vermelerini sağlayacak bir ortama Türkiye'nin şiddetle ihtiyacı
var. onu da bizim temin etmemiz gerekir.''

Yargının bağımsız olmadığına yönelik eleştirilerin anımsatılması üzerine
Toptan, yedek subaylığını askeri hakim olarak yaptığı dönemde, kimsenin
kendisine, ''Şu kararı şöyle ver, bu kararı böyle ver'' demediğini anlattı.
Toptan, hem askeri hem de sivil yargının üzerinde bazı denetim
mekanizmaları bulunduğunu vurgulayarak, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu,
Adalet Bakanlığı ve askerin kendi içinde iç disiplini olduğunu belirtti. Toptan,
''Ama bu, ister askeri, ister sivil hakim olsun vicdanlarına aykırı bir karar
vermelerini, kesinlikle doğurmaz. Tanıdığım kadarıyla hem sivil hem askeri
hakimlerimize güveniyorum'' diye konuştu.

-''YENİ BİR ANAYASA YAPMAMIZ LAZIM''-

TBMM Başkanı Toptan, 1982 Anayasası'na ''Hayır'' diyenler arasında yer
aldığının anımsatılarak, Geçici 15. maddenin kaldırılması tartışmalarının
sorulması üzerine, anayasanın, o zaman da şimdi de çok yönüyle yanlış olduğunu
kaydetti.
Toptan, anayasa oylamasından 1 hafta önce, kendisinden görüş isteyen bir
gazeteye, ''Bu anayasayla, cumhurbaşkanı-başbakan çekişmesi kaçınılmazdır''
dediğini anımsattı. Bu durumun dönemde olmadığını ancak geçen dönemlerde bunun
çok çarpıcı örneklerini gördüklerini, çok kötü olaylar yaşadıklarını ifade eden
Toptan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Temel hak ve özgürlükleri sayan, ikinci paragrafında 'ancak' diye
başlayan cümleyle, ciddi şekilde yaralanan, berelenen bir temel hak ve
özgürlükler var. Neresinden bakarsanız bakın 1982 Anayasası iyi bir anayasa
değildi. Ben ve benim gibi düşünen arkadaşlarımızın temel hareket noktası, bunun
içeriğinden daha ziyade, halkın tepkisinin ortaya konulabilmesi, bu yolla
demokrasiye geçişin çok sağlıklı şekilde gerçekleşmesiydi. 'Sizin hazırladığınız
anayasaya biz hayır diyoruz. Siz demokrasiye, bu anayasayla geçecek olsanız bile
biz hayır diyoruz.' 1982'de Türkiye bunu yapabilseydi, bugün yaşadığımız
tartışmaları 20 yıl önce yaşasaydık, bugün tam anlamıyla modern, çağdaş bir
demokrasi yakalamış olacaktık.
1982 Anayasası'na bu nedenlerle oy vermedim. Geçici 15. madde, bu
anayasaya konulmamalıydı. Konuldu, korunmamalıydı... Bizim, onu şimdiye kadar
çoktan kaldırmış olmamız lazımdı. Siyaseti kastediyorum. Kaldırmamız lazımdı
olmadı. Kalkmalı. Aslında yeni bir anayasa yapmamız lazım. Benim dediklerimi
yapabilseydik, çoktan yepyeni bir anayasa yapmıştık.
Bu anayasayı değiştirmek, orasını burasını düzeltme gayreti yerine,
yepyeni bir anayasa yapmalıyız. Hep beraberce, biraraya gelebilseydik, anayasa
yapıcısı meclis kurabilseydik, ona 'sana 2 yıl süre, işin anayasa yapmak'
diyebilseydik. Diyelim ki 150 kişilik bir anayasa yapıcısı meclis, 90-100 kişiyi
seçimle getirseydik, kalanını sivil toplum örgütleri, kamu kurumlarının,
üniversitelerin temsilcilerinden kursaydık, yepyeni bir anayasa yapsaydık, sonra
halk oyuna sunsaydık, bu tartışmaların hiçbirisi olmazdı. O zamana kadar bu
anayasanın bazı maddelerinin değiştirilmesi lazım, Geçici 15. madde bunlardan
birisidir.''

-''BU MADDENİN VARLIĞI ŞIK DEĞİL''-

TBMM Başkanı Toptan, ''değiştirilsin'' denildiğinde, bazı duygusal söz ve
davranışların yaşandığına dikkati çekerek, böyle bir Türkiye'ye, böyle bir
maddenin yakışmadığını, bu maddenin varlığının şık olmadığını vurguladı. Toptan,
en azından salt bu nedenle maddenin çıkarılması gerektiğini dile getirdi.
7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in, ''intihar ederim'' sözlerini ise Toptan,
''duygusal bir çıkış'' olarak değerlendirdi.
Anayasa değişikliği için yeni dönemde TBMM'de Uzlaşma Komisyonunun
kurulmasına yönelik çabasının olup olmadığı yönündeki soruya Toptan, ''Elimden
geleni yapacağım. Hiç olmazsa 15. maddeden başlayarak, 'Komisyon kuralım, 15.
maddeyle çalışsın' desek, öyle zannediyorum, inanıyorum ki siyasi partilerimiz,
uzlaşma komisyonuna yeni pek çok öneri getireceklerdir. Bir uzlaşma komisyonu
kurabilsek, bunun sonucu gelecektir. Pek çok konuda partilerin uzlaşmaya vardığı
görülecektir'' karşılığını verdi.

-''BANA HOŞ GELDİN BİLE DEMEDİ''-

TBMM Başkanı Köksal Toptan, DTP'li milletvekillerinin, kendisinin yurt
dışı gezilerinde yer almamasına yönelik eleştirileri yanıtlarken, TBMM Başkanının
yurt dışı gezilerinde grupların, yasaya göre, kuvvet oranında temsil edildiğini
anımsattı.
Toptan, yurt dışı gezisine DTP'li bir milletvekilinin katılabilmesi için
heyette 17 kişinin olması gerektiğini belirtti. Köksal Toptan, DTP'nin, Meclis
Başkanlık Divanında temsil edilebilmesi amacıyla divan üye sayısını 15'den 17'ye
çıkardıklarını söyledi.
Kendisinin ve arkadaşlarının, DTP'ye karşı tavrı olmayacağını vurgulayan
Toptan, gitmediği özel gezi ve davetten 3'ü için DTP'den isim istediğini ancak
katılmadıklarını anlattı.
DTP Muş Milletvekili Sırrı Sakık'ın, son yapılan Başkanlık Divanında,
kanunun değiştirilmesini istediğini ifade eden Toptan, ''Değiştirelim. Bu kanun,
Allah'ın emri değil. Ama yürürlükte olduğu sürece uyma zorunluluğumuz var. Şahsi
takdirimle düzeltilecek bir şey değil. Parlamento çalışmalarında DTP'li
arkadaşlarımın gayretlerinden, çalışmalarından şikayetçi olduğumu söyleyemem -
Parlamento dışı bazı davranışlarını tasvip etmiyorum- Sürece yardımcı
olabilirler, katkı sağlayabilirler'' diye konuştu.
Ağrı'nın Doğubeyazıt ilçesinde, ilçeye neler yapılabileceği, sınır
ticaretinin nasıl canlandırılabileceği konulu bir etkinliğe, moral amacıyla
katıldığını dile getiren Toptan, ''Oranın belediye başkanı var, gelip bana bir
hoşgeldin bile demedi. Bu olmuyor... Bunlara, herkesin dikkat etmesi lazım.
Uygulamalarımızda 338 milletvekili olan AK Parti'ye nasıl davranıyorsam, 21
milletvekili olan DTP'ye aynı şekilde davranıyorum. Birbirimizin samimiyetine
inanmamız, birbirimize güvenmemiz, birbirimizin elinden tutmayı bilmemiz lazım.
Bunları yapabilirsek, bütün sorunları aşarız'' görüşünü dile getirdi.

-''NABUCCO YARA ALACAK''-

Toptan, gerginliklerin nasıl aşılıp, uzlaşıya ulaşılacağına yönelik
soruyu ise şöyle yanıtladı:
''Ulaşırız, başka çaremiz de yok. Cumhuriyetin en büyük batılılaşma
vizyonu projesi olarak düşündüğümüz AB'ye girmek için çalışıyoruz. Bana göre iki
tane önemli avantajımız var: İyi eğitilmiş genç, insan gücümüz. İkincisi,
Türkiye'nin güvenilir enerji koridoru özelliği. Nabucco projesi, çok büyük önem
ifade ediyor. Geçen kış Avrupa'da yaşananlar, projenin önemini çok daha önemli
hale getirmiştir. Dün Medvedev, Bakü ziyaretinde, Azerbaycan doğalgazının, Rusya
üzerinden Avrupa'ya götürüleceğini açıkladı. Rusya, doğalgaz fiyatı olarak, çok
yüksek bir ücret önermiş. Çok önemli bir şey, bizim bunlarla uğraşmamız lazım.
Böyle bir şey olursa, Nabucco projesi, en hafif deyimiyle, çok büyük yara alacak.
Yakında, bunun anlaşması imzalanacaktı. Türkiye olarak, geç kaldık. Daha önce ne
yapıp yapıp, bizim bunu imzalamamız lazımdı. Henüz her şey bitmiş değil. Bizim,
bu ve buna benzer konulara enerjimizi akıtmamız gerekiyor.''

-''VARILACAK SONUCA GÖRE HAREKET EDERİM''-

TBMM Başkanı Toptan, Meclis Başkanlığına aday olup olmadığına ilişkin
soruya, ''Bu tür çok yüksek makamlara aday olmaktan çok, aday gösterilmek önemli.
Görevimi tarafsızlıkla yaptım, bütün partiler oy verdi. Ama sonuçta AK Parti
milletvekiliyim, o nedenle partim ciddi şekilde söz sahibidir. Arkadaşlarla,
liderimizle konuşuruz, varılacak sonuca göre, hareket ederim'' diye karşılık
verdi.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.