TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

AK PARTİ GRUP BAŞKANVEKİLİ BOZDAĞ'IN BASIN TOPLANTISI…


AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ve bazı milletvekilleriyle Parlamento'da düzenlediği basın toplantısında, Deniz Baykal ile CHP sözcülerinin, Deniz Feneri davasıyla ilgili olarak AK Parti hakkında gündeme getirdikleri iddialara yanıt verdi.

15 Mayıs 2009 Cuma 13:40


AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ve bazı milletvekilleriyle Parlamento'da düzenlediği basın toplantısında, Deniz Baykal ile CHP sözcülerinin, Deniz Feneri davasıyla ilgili olarak AK Parti hakkında gündeme getirdikleri iddialara yanıt verdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve parti sözcülerinin, AK Parti ile Deniz Feneri e.V arasında bağ kurma gayretlerinin, bir iftiranın dillenmesinden başka bir şey olmadığını, bunu söyleyenleri müfteri ilan ettiklerini belirterek, ''AK Parti olarak konuyu yargıya taşıyacağız. Bunun hesabını yargıya verecekler'' dedi.

Baykal ve CHP sözcülerinin, ''Haksız, hukuksuz, mesnetsiz açıklamalarda''
bulunduğunu ifade eden Bozdağ, bütün davalarda sonuna kadar gidilmesini, hak
edenlerin ceza almalarını istediklerini belirtti. Bozdağ, ''Biz, bugüne kadar
hiçbir konuda himayekar davranmadık. Bundan sonra da davranmaya niyetimiz yoktur.
Biz üzerine düşen neyse, bugüne kadar yaptık, bundan sonra da yapmaya devam
edeceğiz'' diye konuştu.

CHP'li yetkililere, ellerindeki bilgi ve belgeleri yargı makamlarına
vermeleri konusunda çağrıda bulunan Bozdağ, ''Yoksa sorularla, yalanları ve
iftiraları gerçekmiş gibi takdim ederek, Türkiye'de bir yalan rüzgarı, bir iftira
rüzgarı estirmek suretiyle CHP'nin siyasetini devam ettirme imkanı yoktur.
CHP'nin yaklaşımı, adeta yalan rüzgarı dizisine dönmüştür'' dedi.

Bozdağ, yargı makamları ve soruşturmayı yapanlar tarafından tekzip
edilmesine rağmen, Baykal ve CHP sözcülerinin iddialarını gerçekmiş gibi
sürdürdüklerine işaret ederek, bundan çekinilmemesini, utanılmamasını ve yüzün
kızarmamasını eleştirdi. Bozdağ, ''Türkiye böylesi bir siyaseti hak etmiyor.
Türkiye'nin geleceğinde böylesi siyasetçilere yer yoktur'' ifadesini kullandı.

Bozdağ, AK Parti'nin konuyu yargıya taşıyacağını belirterek, ''Bunun
hesabını yargıya vereceklerdir. Yargı, bu iftiraları, bu yalanları söyleyenlerin
karşısında kararını verecektir. AK Parti olarak bu konulardaki hakkımızı,
hukukumuz, yargıda arayacağız'' şeklinde konuştu.

''BAYKAL, GURUBUMUZA VE PARTİMİZE İFTİRA ETMİŞTİR''

''İftiraları hakikat gibi söylemeyin. Yargıya, soruşturma yapanlara
yardımcı, destek olun'' çağrısında bulunan Bozdağ, şöyle devam etti:

''Gerçek neyse Türk yargısı ortaya çıkarsın. AK Parti olarak yargıda
devam eden hiçbir davayla ilgili bunların sonucunu etkileyecek açıklamalarda
bulunmadık, bundan sonra da bulunmamaya özen göstereceğiz. Ancak bu konularla
ilgili hükümete düşen bir görev varsa, hükümet her davada yerine getirdiği gibi,
o davada da soruşturmayı yürüten, yargılamayı yapan makamların talepleri
konusunda gecikmeksizin her türlü yardımı, desteği ve elinden geleni yapacaktır.
Yanlış yapan, suç işleyen kim olursa olsun, siyasi düşüncesi, kendi yapısı ne
olursa olsun, nerede durur neyi savunursa savunsun, biz, hiçbirinin yanında
değiliz. Yargı önünde, hukuk önünde bunları yapanların hesap vermesinden, suç
işledikleri mahkeme kararıyla sabit olursa da hak ettikleri cezaya çarptırılması
bizim de dileğimiz, bizim de beklentimizdir.

Onun için Sayın Baykal ve diğerlerinin, AK Parti ile Deniz Feneri e.V
arasında bağ kurma gayretleri bir iftiranın dillenmesinden başka bir şey
değildir. Bizim üzüntümüz, Türkiye'nin iktidarına talip olan ana muhalefet
partisinin siyasetini ve geleceğini bir iftiraya bağlamış olmasıdır. Bunu
söyleyenleri müfteri ilan ediyoruz. Eğer müfteri değillerse, bunun gereğini
yapsınlar. Baykal, partimize ve grubumuza iftira etmiştir. Sözcüleri, iftira
etmişlerdir. Benim hakkımda dava açsınlar.''

Bozdağ, yargı makamlarının ''DTP'li milletvekillerinin zorla ifadelerinin
alınması'' yönünde Meclis Başkanlığı yaptığı başvuru hatırlatılarak bu konudaki
görüşü sorulması üzerine, Meclis Başkanlığının bu konuda bir değerlendirme
yapması gerektiğini ve o değerlendirme doğrultusunda Meclisin tavır almasında
fayda olduğunu söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, CHP'nin siyasetini, Türkiye'nin ihtiyaçları yerine yalan ve iftiralara
bağladığını, ''iftira at, izi kalsın'' anlayışının CHP'de egemen bir zihniyet haline geldiğini öne sürerek, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın özür dilemesi gerektiğini söyledi.

Baykal'ın ve CHP'lilerin, ''Toplanan paralardan belli kısmının,
Başbakan'a verilmek üzere tutuklu sanıklardan Mehmet Gürhan'a teslim edilmiştir''
yönünde dile getirdikleri iddiayı, ''yalan ve iftira 1'' diye değerlendiren
Bozdağ, iddianamede böyle bir şey olmadığını, Deniz Feneri Derneğinin muhasebe
işlerinden sorumlu Firdevsi Ermiş'in ifadelerinin çarpıtılarak, gerçekmiş
dillendirildiğini söyledi.

Bozdağ, ''Başbakan'a para verildiği'' iftirasının da atıldığını ifade
ederek, Alman Mali Komiser Böhm'ün, ''Yapılan incelemelerde Türkiye'de herhangi
bir parti, Başbakan ya da Başbakanlık'a para gönderildiğine dair bir belge ya da
bulguya rastlamadıklarını'' yönünde açıklama yaptığını belirtti. Böhm'ün
açıklamasını okuyan Bozdağ, Böhm'un, Firdevsi Ermiş'in bilgisayarında bulunan
Türkçe hazırlanmış belgede; 'Teslim alan Mehmet Gürhan, teslim eden ise Firdevsi
Ermiş ibaresi var, ancak bu para, ne Başbakanlık'a ne de başka bir yere gitmiş.
Tercümede Başbakanlık yerine Başbakan yazılmış. Tercüme hatasının da neden
kaynaklandığını bilemiyorum' dediğini aktardı. Alman mahkemesinin de tercüme
yapmadığını belirten Bozdağ, ''Acaba bunu kim çevirdi? Sayın Başbakanımızın
ismini böylesi çirkin iftiraya alet etmeye hangi niyetle cüret etti?'' diye
sordu.

Baykal ve CHP sözcülerinin ''Almanya'daki soruşturmayı yürüten savcılar
ve mahkeme tarafından tekzip edildiğini'' ifade eden Bozdağ, ''Bu aşamadan sonra,
bir genel başkanın ya da bir siyasi parti yetkilisinin, bu konularda nasıl
konuşması lazım? 'Yanlış yaptım' demesi, özür dilemesi lazım ya da üslubu
değiştirmesi lazım'' dedi.

Bozdağ, ''AK Parti finanse edildi'' iddiasına yanıt verirken de Alman
mahkeme kararında böyle bir tespitin yer almadığını, davaya bakan hakim ile
başsavcının yaptıkları açıklamalarda bu yönde '' Delil, bilgi ve belge
olmadığını'' belirttiklerini kaydetti. Bozdağ, bunlar yokmuş gibi iftiraların
sürdüğünü belirtti.

''CHP'DEN BASKI VAR''

''Deniz Feneri davasında, hükümetten baskı yapıldığı'' iddiasının da
gerçek dışı olduğunu kaydeden Bozdağ, Almanya'da soruşturmayı yürüten savcı ile
davaya bakan hakiminin, ''baskı yapılmadığı'' yönünde yaptıkları açıklamalarını
aktardı. Hem savcı, hem hakimin ''Baskı yok'' dediklerini belirten Bozdağ,
''Burada bir baskı var, doğru. O da CHP'nin oraya gönderdiği temsilcileri
aracılığıyla baskı kurma çalışmasıdır'' dedi.

Bozdağ, ''Türkiye'nin, Deniz Feneri e.V davasıyla Almanya'nın taleplerini
geciktirdiği, çalışmalara yardımcı olmadığı'' iddiasını değerlendirirken de bu
konuda iki talep olduğunu belirtti. Bozdağ, şöyle konuştu:

''Birincisi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Almanya'dan adli yardım
talebi. 25 Eylül 2008'de talepte bulunmuş, 26 Eylül 2008 tarihli yazı ekinde
Frankfurt Savcılığına gönderiliyor Adalet Bakanlığı tarafından. Konu, 16 Ekim
2008'de Alman Adalet Bakanlığına intikal ediyor, fakat cevap gelmiyor. Adalet
Bakanlığı, hem 20 Ekim 2008'de, hem 30 Ekim 2008'de hızlandırılması için yazı
yazıyor. 24 Şubat 2009'da Alman makamları, Almanca yerine getirme evrakının
bakanlığa ulaşması var. Bakanlıkta aynı gün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına
intikal ettiriyor. Burada 1 gün bile gecikme yok. Adalet Bakanlığının bu süreçte
1 gün sapması yok. Öte yandan, Frankfurt Bölge Mahkemesinin, Türk adli
makamlarından talebi var. 24 Nisan 2009'da geliyor bu talep. Cuma gününe denk
geliyor. 30 Nisan 2009'da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ulaştırılıyor. Burada
4 gün var, hafta sonuna denk geliyor. Onun dışında bir gecikme yok. Gecikmelerin
tamamı Alman makamlarından kaynaklanıyor.''

Konuyla ilgili hiçbir şey yapılmadığı iddiasının doğru olmadığını ifade
eden Bozdağ, İçişleri Bakanlığının gerekli araştırmaları yaptığını ve raporları
ilgili yerlere ulaştırdığını kaydetti.

''KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL''

CHP Konya Milletvekili Atlla Kart'ın, ''AK Parti Yozgat Şefaatli ilçe
teşkilatının, Deniz Feneri ve Yimpaş yapılanması içinde kayıt dışı ve illegal
yollardan AK Parti'ye para transferinin yönlendirilmesinde önemli rol
üstlendiğini'' iddia ederek, Şefaatli'deki İş Bankası ile Ziraat Bankasında işlem
yapılıp yapılmadığını sorduğunu anımsatan Bozdağ, İş Bankası, Ziraat Bankası ve
BDDK'dan gelen yazılarda, ''Bu konuyla ilgili düzenlenmiş rapor bulunmadığının''
belirtildiğini söyledi. Bozdağ, ''İftirayı at izi kalsın. Bunu hiç utanmadan,
yüzü kızarmadan ifade etmek, kabul edilebilir durum değildir'' dedi.

CHP'li Ali Kılıç'ın ''Deniz Feneri e.V'nin 10 yıl içinde 900 milyon avro
topladığı, bu paradan AK Parti'nin finanse edildiği'' iddiasına da yanıt veren
Bozdağ, Kılıç'ın gazetecilere dağıttığı belgenin, ''3 sayfalık imzasız ihbar
mektubu olduğunu, resmi belge olmadığı'' yönünde haberlerin basında yer aldığını
belirtti. Bozdağ, ''İmzasız bir ihbar mektubunu, resmi bir belge olarak takdim
etme ahlakı, bizim bildiğimiz bir ahlak anlayışı değil. Nasıl oluyor ki imzasız
bir ihbar mektubu, dosyanın içindeki resmi evrak olarak takdim ediliyor?'' diye
sordu. Bozdağ, ''CHP, siyasetini, politikalarını, siyasi mücadelesini,
Türkiye'nin gerçekleri, Türkiye'nin ihtiyaçları, Türkiye'nin gelecekte daha iyi
olması yerine, maalesef kendi geleceğini yalan ve iftiralara bağlamıştır. İftira
at izi kalsın anlayışı, CHP'de egemen bir zihniyet haline gelmiştir'' diye
konuştu.

Bozdağ, iddianamede AK Parti ile Deniz Feneri e.V arasında irtibat olduğu
yönünde bir iddianın yer almadığını kaydetti.

Anayasa Mahkemesinin, evrakta sahtecilik yaparak zimmete para geçirmekten
CHP hakkında verdiği kararı anımsatan Bozdağ, bu kararla ilgili ne gibi gelişme
olduğunu öğrenmek istedi. Bozdağ, kararın gereğinin yapılması için cumhuriyet
savcılıklarına gönderilip gönderilmediğini, savcıların dava açıp açmadığını
sordu.

-DTP'LİLERİN DURUMU-

Bozdağ, yargı makamlarının ''DTP'li milletvekillerinin ifadelerinin
alınması'' için Meclis Başkanlığının yaptığı başvuru hatırlatılarak, bu konudaki
görüşünün sorulması üzerine, talebin, içeriğini bilmediğini söyledi.

''Eğer dokunulmazlıkların kapsamına giren bir konuysa, Anayasanın
dokunulmazlıklara ilişkin hükmü uygulanacaktır. Eğer dokunulmazlıklara ilişkin
bir konu değilse, Anayasanın dokunulmazlıklara ilişkin maddesindeki istisna
uygulanacaktır'' diyen Bozdağ, iddiaları bilmediği için net bir şey
söyleyemeyeceğini belirtti.

Meclis Başkanlığının bu konuda bir değerlendirme yapmak zorunda olduğunu
ifade eden Bozdağ, ''Savcılar böyle bir talepte bulunabilir. Meclis Başkanlığının
yapacağı değerlendirmeye göre Meclisin tavır almasında fayda var'' dedi.

Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.