TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

AK PARTİ GRUP BAŞKANVEKİLİ ERGÜN, PMD'Yİ ZİYARET ETTİ


AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Ergün, CHP'nin açılımlarını değerlendirirken, ''Bu popülist hareketlere seçim striptizi demek de mümkündür'' dedi.

12 Şubat 2009 Perşembe


Parlamento Muhabirleri Derneğini ziyaret ederek, seçilen yeni
yönetimi kutlayan AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Ergün, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
Ergün, CHP'nin açılımlarını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine,
siyasi partilerin zaman zaman kendi politikalarını değerlendirdiğinde nerelerde
yanlış yaptıklarını ve nelerin eksik olduğunu görmeye çalıştığını kaydetti.
CHP'nin şimdiye kadar politikalarını değerlendirdiğinde kendisi açısından
bazı noktaların eksik kaldığını ve bu konularda mutlaka bazı adımlar atması
gerektiğini ifade eden Ergün, şunları söyledi:
''Türkiye'de demokrasi, sade vatandaş rejimidir. Tüm dünyada böyledir.
Sade vatandaş veri olarak kabul edilir ve o veri üzerinden politikalar inşa
edilir. Siyaset ile vatandaş arasında bir interaktif ilişki de vardır. Bazen
siyaset vatandaşı etkiler ama çoğu zaman da siyaseten vatandaştan etkileniliyor
olması lazım gelir. Onu veri kabul ettiği için...
CHP, bu konuda vatandaşı veri kabul eden ve onun üzerine politika inşa
eden bir siyaset geliştirmek yerine, bence şimdiye kadar kendisini merkeze koyan
ve vatandaşı kendi istediği gibi şekillendirmeyi düşünen bir siyaset takip etti.
Ama bunun demokraside bir karşılığının olmadığını da gördü. Toplumda bir
karşılığı olmadı bu siyasetin. Çünkü, toplum değişimini, dönüşümünü kendisi
gerçekleştiriyor, kendi iç dinamikleriyle bir değişim, bir modernleşme süreci
yaşıyor. Bu modernleşme sürecine tepeden baskı yapılması anlayışını, toplum genel
olarak kabul etmiyor. CHP, bence bunu geç de olsa görmüş oldu ve açılım yapma
ihtiyacı hissettiğini ortaya koydu. Bu ihtiyacın hissedilmesi açısından
baktığımız zaman, doğru bir ihtiyaç tespitinde bulundu. Doğru bir şeyi hissetti.
Yani, bir açılım yapması, kendisini halka daha yakın bir yerde konumlandırma
isteği, siyasi bakımdan doğru bir istektir.''

-''YÖNTEM DOĞRU DEĞİL''-

Ergün, CHP'nin seçtiği yol ve yöntemin doğru olmadığını savunarak, çok
iyi düşünülmüş, planlanmış bir açılım politikası olmadığını gördüklerini,
''seçime yaklaşırken, ayaküstü, birisinin aklına gelmiş parlak fikirler...''
şeklinde gerçekleştiğini ileri sürdü.
Aday olmayı düşünen bir kişinin, akrabasıyla birlikte partinin bir
yetkilisiyle görüşerek ''beni aday yaparsanız bütün akrabalarımı bir araya
getiririm, onlar da Anadolu'nun muhafazakar insanlarıdır, çok değişik giyim
tarzları da vardır, bunları da kabul ederseniz hem sizin için bir açılım olur hem
de biz sizin partinizden aday olmuş oluruz'' gibi bir değerlendirmeyle bir anda
ortaya çıkan bir tablo olduğunu ve adına da ''çarşaf açılımı'' dendiğini anlatan
Ergün, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Baktık ki ortada iyi düşünülmüş, planlanmış toplum kesimlerine
yaklaşmayı amaçlayan bir açılım politikası yerine, popülist bir pazarlık var
ortada. Yani, 'sen bize adaylık ver, biz sana açılım görüntüsü verelim' gibi bir
pazarlık... Sonra bu pazarlığın çöktüğünü gördük. Adaylık olmayınca sistem çöktü.
Ortada bir açılım olmadığını anlamış olduk. Bu doğru bir yaklaşım değil. Yöntemin
doğru olmadığını gördük.
İkincisi, Kuran Kursu açılımı olarak ortaya çıktı. 'Her mahalleye bir
Kuran Kursu' diye yaygınlaştı. Bu da Kocaeli'nde oldu. Bunun da ayaküstü parlak
bir fikir olarak ifade edildiğini, sonra, 'bu da nereden çıktı' ya da 'niye
olmasın canım' diyen CHP'lilere rastladık. Bu tabii çok iyi düşünülmüş bir şey
değil. Sonradan 'Biz kendi halkevlerimizde, mahalle evlerimizde bir oda tahsis
edecektik, Diyanet'ten görevli isteyeceğiz' derken konunun söndüğünü gördük.
Son açılım, bir tarikat açılımı olarak ortaya çıktı. Bir tarikat
liderinin oğluna rozet takılması da açılım olarak lanse edildi. Bunu da yapan
Sultanahmet Camisinde imamlık yapmış, sonra CHP'den aday olmuş birisi. Ne yapsın
yani, Sultanahmet'te imamlık yapmış birinin açılımı herhalde kendi çevresindeki
yakın kişilere yönelik bir açılım olacaktır. O aday, bu açılımı kendisi adına
yapıyor ama bunun bir parti açılımı haline dönüşmediğini gördük. Adayların aklına
gelen parlak fikirler, açılımı olarak karşımıza çıkıyor. Bence, eğer CHP bir
açılım yapacaksa bunu merkez organlarında iyi tartışarak yapması daha doğru olur.
Seçime kısa zaman kala yapılan şeyler, açılım açılım, bir bakıyorsunuz fazla
açılmışız. Minareyi kaybedeceksiniz bu sefer. Açılacaksın ama minareyi de
kaybetmeyeceksin.''

-''SEÇİM HOVARDALIĞI'' SÖZÜNE CEVAP...-

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın bazı devlet icraatlarını eleştirdiğini
ve ''seçim hovardalığı yapıyorlar'' dediğini hatırlatan Ergün, ''Biz, o zaman
CHP'nin 'açılım' adı altında yaptığı şeylere, CHP siyasetinin nerelerinde kendi
ayıbını ortaya çıkaran bir politika ortaya koyduğunu söyleyebilir? Bir yönüyle de
gerçekten bu popülist hareketlere 'seçim striptizi' demek de mümkündür. Daha ne
söylenebilir? Gerçekçi bir tarafı yok. Siz, bizi bu şekilde eleştirip 'seçim
hovardalığı yapıyorsunuz' derseniz, o zaman birileri kalkar size 'bu
yaptıklarınız ne, bunlar seçim striptizi' der. Bunların bu toplumsal, politika
karşılığı ve değeri yoktur diye düşünülebilir'' diye konuştu.
Ergün, ''CHP'nin eleştirilerini din istismarı olarak
değerlendirmediğinin'' söylenmesi üzerine, CHP'nin bugünkü siyasi pozisyonunu
''Biz, niye iktidara gelemiyoruz?'' diye soru sorarak belirlemeye çalışması
halinde, bunun doğru cevaplarını partisinde yapacağı ciddi tartışmalarla ve
müzakerelerle bulabileceğini söyledi.
CHP'nin ''Biz neden toplumdan oy alamıyoruz? Neden iktidara
gelemiyoruz?'' sorularına bugüne kadar ''Halk ne yaptığını bilmiyor, bizim
değerimizi takdir edemedi, bizim kıymetimizi bilmiyor'' cevabını verdiğini iddia
eden Ergün, doğru cevabın da bu olduğunu sandığını ifade etti. Oysa doğru yanıtın
bu olmadığını vurgulayan Ergün, şöyle devam etti:
''Siz, halka dönük politikalar üretmiyorsunuz, halkı bir veri olarak
kabul etmiyorsunuz ve ona yönelik politikalar üretmiyorsunuz. Bunun cevabını
arayan bir çalışma yapsa, o zaman gerçekten CHP ciddi açılımlar yapabilir. Ama bu
çalışmayı yapmadığını sadece konuyu mahalli adaylara bıraktığını görüyoruz.
CHP'nin açılımlara ihtiyacı var ama bence bu seçimden sonra daha çok müzakere
edilebilir. Seçim atmosferinde bunları çok müzakere edemez. Keşke, önceden etmiş
olsaydı da bu seçimden önce bir takım sağlıklı, ayağa yere basan, eni boyu
düşünülmüş, tartılmış adımları atabilseydi. Din istismarı başka bir şey. Din
istismarı da yok değil memlekette. Din istismarı sadece siyasette yapılmaz,
ticarette, köyde, kentte yapılabilir. Bunları o bağlamda değerlendirmek yerine
'acaba doğru bir politika yapıyor muyuz?' diye değerlendirmek gerekir.''
Bir gazetecinin ''CHP'den başörtüsüne özgürlük açılımı da gelebilir mi?''
sorusuna, Ergün, ''CHP'nin o konuyu da daha iyi bir şekilde, daha sağlıklı bir
zeminde tartışmasında yarar var. Bu konuyu daha iyi bir zeminde, dünyayı,
evrensel özgürlük ölçülerini, dünyada laiklik uygulamalarını değerlendirerek
tartışırsa, o konuda da daha sağlıklı bir adım atabilir'' karşılığını verdi.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.