TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

CHP GRUP TOPLANTISI...


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Anayasa Mahkemesinin, CHP'nin hesaplarında usulsüzlük olduğu gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmasını değerlendirdi.

01 Temmuz 2008 Salı

CHP Grubu toplandı.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Anayasa
Mahkemesinin, CHP'nin hesaplarında usulsüzlük olduğu gerekçesiyle suç
duyurusunda bulunmasını değerlendirdi.
CHP'ye yönelik, ''Parti hesaplarında ciddi yanlışlıklar yapıldığı''
iddia ve iftiralarının ortaya atıldığını ifade eden Baykal, CHP'nin,
büyük bir yalan rüzgarı değil, ''Yalan fırtınasının'' hedefi olduğunu
öne sürdü.
Deniz Baykal, CHP'ye yönelik kızgınlık ve düşmanlığın altında ne
yattığını sorarak, ''(CHP, çıkıp hakkımızda düşünceler söylüyor,
haklılığı çıkıyor, biz giderek yanlış istikamete sürüklenen parti haline
dönüşüyoruz) CHP'den dolayı, o yanlışlıkların içinde yer aldığı
kanaatindeler'' diye konuştu.

-''SAĞLIĞA ZARARLIDIR''-

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'da, ''CHP saplantısı'' ortaya çıktığını
ileri süren CHP Genel Başkanı Baykal, şöyle devam etti:
''Allah ıslah etsin, söyleyecek bir şey bulamıyorum. Bunun normal
olmadığına inanıyorum. Başbakan'ın, çok kızgın, tepkili, çok nefret dolu
görüyorum. Sağlığa zararlıdır. Başbakan, sağlığına dikkat etsin,
sükunetini, olgunluğunu korusun, öyle kendini kaybetmesin. Olur olmaz,
doğru yanlış, önüne ne gelirse sahip çıkıyor. Kızgınlıktan dolayı,
suçlama bulacak, sahip çıktıkları teker teker dökülüyor, elinde bir şey
kalmıyor.''

-''ÖZEL BİLGİLER, MANŞETLERDE''-

Baykal, ''CHP'nin hesaplarının doğru olmadığı'' konusunun, CHP'yi bir
yere itebilmek için sistemli olarak götürüldüğünü öne sürdü. Baykal, AK
Parti'ye yandaş gazeteler ve ''Dinci'' yayın organlarında, CHP'nin,
''Kanaltürk ile mali, siyasi yolsuzluk anlayışı içinde ilişki kurduğu''
ve ''Halk TV ile ilgili mali yolsuzluk içinde'' olduğu kampanyasının,
günlerce sürdürüldüğünü savundu.
Anayasa Mahkemesinin, özel bir ilgi ve duyarlılık içinde bu konuya girme
kararı aldığını, Sayıştaydan özel uzmanlar istediğini ifade eden Deniz
Baykal, CHP'nin, samimiyet ve şeffaflık anlayışı içinde, elindeki bütün
belge ve anlaşmaları sunduğunu anlattı. CHP Genel Başkanı Baykal,
Sayıştaydan gelen uzmanların bu belgeleri aldığını belirterek, Şunları
söyledi:
''Kısa bir süre sonra bir baktık, bizim onlara emanet ettiğimiz,
fevkalade özel, kimsede bulunmayan bazı bilgiler, AKP yandaşı yayın
organlarının, dinci gazetelerin manşetlerinde, nasıl intikal etti? Biz
Anayasa Mahkemesinin uzmanına verdik bunları. Anayasa Mahkemesi, hukuki
inceleme yapacak, sonucunu bize söyleyecek. Daha incelemenin başında,
olayın siyasetle ilişkisi, bağlantısı kanıtlanmış oldu. Sayın Genel
Sekreter, Anayasa Mahkemesi Başkanı'nı aradı, üzüntü duyduğunu iletti.
Sayın Başkan da üzüntülerini ifade etti. Eminim, üzülmüştür ama bu
gerçek değişmedi daha sonra yine manşetlerde. CHP'nin Anayasa
Mahkemesine verdiği bilgiler, siyasi çarpıtma yoluyla bir siyasi linç,
suçlama vesilesi halinde, bu gazetelerin kampanyasının konusu haline
getirildi.''

-''ORTADA BİR YOLSUZLUK MU VAR?''-

Baykal, emekliye ayrılan parti çalışanlarının bir kısmıyla iş sözleşmesi
imzalanmasının eleştiri konusu yapıldığını anımsatarak, ''Bu kişilerin,
iş sözleşmesiyle değil, serbest meslek makbuzuyla çalıştırılması''
gerektiğinin söylendiğini kaydetti.
''Olabilir. Özür dileriz. Ortada bir yolsuzluk mu var?'' diye soran
Baykal, bu paranın yanlış ödendiği gerekçesiyle CHP'den tahsil edilmek
istendiğini ifade etti.
Baykal, Anayasa Mahkemesi uzmanlarının, parti görevi için il dışına
çıkanların, aldıkları faturaların isme değil, CHP Genel Merkezi adına
olması gerektiğini belirttiğini kaydederek, ''O faturalar da işten
ayrılanlara ihbar tazminatı ödememiz de yolsuzluk kapsamında'' ifadesini
kullandı.

-''GAZETEMİ, KENDİ PARAMLA ALIRIM''-

''CHP'de, devletin bize, ülkenin sorunlarına yönelik siyasi çalışma
yapmak için verdiği paranın her kuruşu, sadece bu hedefe dönük
harcanmıştır'' diyen Baykal, CHP'nin kendisine emanet edilen parayı, en
doğru şekilde harcadığından kimsenin kuşku duymasına imkan olmadığını
söyledi.
Baykal, bu konuda dikkatlerinin çok ileri olduğunu ifade ederek, ülke
sorunlarını konuşmak için yurt dışına giden partililere harcırah
vermediklerini bildirdi.
CHP Genel Başkanı Baykal, şöyle konuştu:
''Parti yöneticileri, biz, hiçbir zaman özel ihtiyaçlarımızı partinin
imkanlarıyla sağlamayı aklımından geçirmeyiz. Her sabah gazetemi kendi
paramla kendim alırım. CHP yöneticilerinin evine, bütün yayın organları,
parti parasıyla alınıp, parti araçlarıyla kapı kapı dağıtılmaz. Ben
İstanbul'da 5-7 yıldızlı otellerde kalıp, onun faturasını CHP'ye havale
etmemişimdir. Bu otellerde kalacağıma, kendi paramı verip, devletin
misafirhanesinde kalırım. Kongrelerimizi yaparken, arkadaşlara, 'Arabanı
getir, bizim şoförlerden birini verelim, biraz benzin koyalım, kongreyi
yap' deriz.
CHP'nin, kimseden devletin parasını doğru kullanmak için ders almaya
ihtiyacı yoktur. CHP'nin mali konularda hiçbir yanlışı yoktur.
Hesabımız, alnımız açık, başımız dik vereceğimiz şekildedir. CHP,
namerde muhtaç olmadan, dimdik ayaktadır. CHP Genel Merkezi,
arkadaşların tasarrufuyla yapılmıştır. Kimsenin, orada tek kuruş hakkı
yoktur. Milletin, devlet eliyle verdiği imkanların dışında, hiçbir
kaynak kullanılmadan yapılmıştır.''

-BAŞBAKAN'A TEKLİF-

''Başbakan, 'Yolsuzluk' demeye çalışıyor, bize bula bula bunları buldu''
diyen Baykal, Erdoğan'a, ''Dokunulmazlık diyoruz, kaçıyorsun. Sen dedin,
yapmadın, aradan bu kadar zaman geçti. Yolsuzluk iddiaları ortada.
Bırak, Meclisi, Anayasa değişikliğini. Sana teklif yapıyorum. Gel sen ve
ben, ikimizin dokunulmazlığı kaldırılsın. Herkesin, Meclisin, Anayasa
değişikliği değil, Recep Tayyip Erdoğan ve Deniz Baykal'ın
dokunulmazlıklarını gel birlikte kaldıralım. Ondan sonra da seyredelim
tabloyu. Erdoğan'a tavsiyem, CHP ile ilgili olarak, yolsuzluk lafını
ağzından çıkarsın, hiç kimseyle ilgili olarak da konuşmasın'' diye
seslendi.

-SİVAS OLAYLARI-

Sivas olaylarının, yarın 15. yıldönümü olduğunu anımsatan Deniz Baykal,
insanlık tarihinin utançla hatırlayacağı acı bir olay yaşadıklarını
ifade etti. Baykal, insanların birbirine ne kadar düşman olabileceği,
inançlarından, anlayışından dolayı başka bir insandan ne ölçüde nefret
duyacağını gördüklerini belirtti.
Bu acı olaylara maruz kalanların, ağırbaşlılığını ve sabrını koruduğunu,
acısını yüreğine gömdüğünü, incinse de incitmediğini dile getiren
Baykal, kin ve düşmanlıkla, insanları öldürerek, yakarak bir amaca
hizmet edilemeyeceğini söyledi.
Elektrik zammına da değinen CHP Genel Başkanı Baykal, 6 ay içinde
elektrikteki zam oranının yüzde 40 olduğunu, emekli maaşlarına yüzde 2,
asgari ücrete ise yüzde 5 zam yapıldığını söyledi.
Baykal, bu zamdan, ailelerin, üreticilerin, esnafın, sanayicinin
etkileneceğini vurgulayarak, Türkiye'nin, yıllardan beri enerji
politikaları nedeniyle yanlış istikamette olduğunu savundu.
Deniz Baykal, 1 Haziranda açıklanması gereken hububat fiyatlarının da
halen açıklanmadığını bildirdi.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, AK
Parti'nin, Türkiye içindeki tartışmayı, ülke içinde çözemediğinde, bunu
dışarıya taşıyıp, Türkiye'yi jurnalleyerek, kendi çıkarını takip etme
alışkanlığı içine girdiğini savundu.
Baykal, CHP'nin, Sosyalist Enternasyonel'e katılmamasına ilişkin
değerlendirmelerde bulundu.
CHP'nin, Sosyalist Enternasyonel'den atılacağı, ihtar alacağı
iddialarının, aslı astarının olmadığını belirten Baykal, sükunetle
beklediklerini, böyle bir şeyin olmadığının ortaya çıktığını bildirdi.
Baykal, ''Ama bu demek değildir ki; bu konuda önümüzdeki dönemde
Sosyalist Enternasyonel ile ilgili dile getireceğimiz şikayet ve
düşünceler yok. Bu ayrı konudur, değerlendireceğiz'' dedi.
Baykal, burada sorunların bulunduğunu kaydederek, yabancı kuruluşlarla
ilişkilerinde yeni bir anlayışa girmeleri gerektiğini ifade etti.
Baykal, AK Parti'nin, bu konuda yanlış bir alışkanlık başlattığını,
ilişkileri çok tehlikeli bir istikamete soktuğunu savundu.
AK Parti'nin, uluslararası muhafazakar partiler enternasyoneline bir kaç
kez başvurmasına rağmen, giremediğini iddia eden Baykal, sözlerini şöyle
sürdürdü:
''Maalesef AKP, Türkiye içindeki tartışmayı, Türkiye içinde çözemeyince,
onu, dışarıya taşıyıp, dışarıya Türkiye'yi jurnalleyerek, şikayet, ihbar
ederek, karalayarak, iftira ederek, kendi çıkarını takip etme
alışkanlığı içine girdi. Bu, Batılıları çok kötü bir alışkanlığa çekti.
Onlara, kendi ülkesini harcayan bir siyasetçi anlayışı içinde ortaya
çıkıyor. Yığınla örneği var. Dışişleri Bakanı'nın, 'Sadece azınlıklar mı
Müslümanlar da baskı altında' demesi de bir örneğidir. Son olarak,
AKP'li milletvekillerinin, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinde
(AKPM), yaptıkları da bunun vahim örneğidir. Avrupa Konseyi tarihinde,
bugüne kadar hiçbir ülke, kendi kendisini şikayet etmemiştir. Avrupa
Konseyi tarihinde, kendi kendini ihbar eden, şikayet eden, kendisinin
cezalandırılmasını talep eden hiçbir ülke olmamıştır. Şimdi var. AKP,
Türkiye'yi jurnalliyor, AKPM'ye. 'Bize baskı yapın' diyor. Ülkeden,
yargı organlarından şikayet ediyor. ''

-''AVRUPA'YA ŞİRİN GÖRÜNECEĞİZ DİYE''-

Baykal, Avrupa Konseyinin, Gökçeada ve Bozcaada'da, yeni bir yönetim
düzeni oluşturmak, bu iki adayı Türkiye'nin genel hukukunun dışına
çekebilmek için arayış başlattığını, bu arayışın arkasında da AK
Partililerin bulunduğunu ileri sürdü.
Bu alışkanlıkla Türkiye'ye bakanların, CHP'yi görünce şaşırdığını
bildiren Baykal, CHP'nin ''Önce Türkiye'' diyen bir zihniyetin sahibi
olduğunu söyledi. Baykal, ''Hiç kimse bizim, Türkiye'nin aleyhine bir
oluşuma, Avrupa'ya şirin görüneceğiz, Avrupalı siyasetçilerle iyi ve
sıcak ilişkiler kuracağız diye, göz yummamızı beklememelidir'' dedi.
CHP'ye yönelik ''Sınır ötesi harekatta asker kullanılmasını içine
sindirdiği'' eleştirilerinin olduğuna işaret eden Baykal, ''Sen sınır
içinde Türkiye'nin terörden dolayı yaşadığı acıyı, kaybettiği insanları
biliyor musunuz da konuşma hakkını kendinde buluyorsun. Bize, birileri
'Siz Irak'ta, terörle mücadelede asker kullanılmasına izin verdiniz'
diyecek. Sen, ta 5 bin mil öteden, ABD ve İngiltere'nin Irak'a asker
gönderip, 1 milyon Iraklı'nın öldürülmesine yol açan bir sürece destek
olan sen, nasıl olur da şimdi, bana, teröre karşı mücadele için Irak'a
müdahale ettiriyorum diye itiraz edebilirsin'' diye konuştu.

-''CHP ARACILIĞIYLA HEGEMONYA KURMA''-

CHP lideri Baykal, komplekslerinin bulunmadığını, boyunlarının eğik
olmadığını ve ne yapacaklarını iyi bildiklerini belirterek, dünyayla
ilgili sağlıklı ilişkiler kuracaklarını söyledi.
Baykal, CHP'nin, önümüzdeki günlerde Avrupa'da bürolar açacaklarını
vurgulayarak, başkalarından talimat almak değil, Türkiye ve CHP
gerçeğini anlatmak için, dünyaya açılacaklarını dile getirdi.
Kimseye yaranma peşinde olmadıklarını ifade eden Baykal şöyle dedi:
''Kendimizi doğru anlatmaya, Türkiye'de laikliğin niçin önemli olduğunu
anlatmaya çalışacağız. Niçin Türkiye, İran'daki gibi mollalar devleti
haline dönüşmemelidir, nasıl dönüşüyor, bunu anlatacağız. Etnik
ayrımcılığı kışkırtmanın, sosyal demokrasi ilkeleriyle kesinlikle
bağdaşmadığına inandığımızı, iddialı şekilde ortaya koyacağız. Hiçbir
kuruluşun, Türkiye üzerinde, CHP aracılığıyla hegemonya kurmasına
yardımcı olmayacağız'' diyerek tamamladı.

* haberin devamını 'ilgili dokümanlar' bölümünde bulabilirsiniz.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.