TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

AK PARTİ GRUP TOPLANTISI…


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yılın ilk çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarının sevindirici olduğunu belirterek, ''Bu rakamlar; tüm belirsizliklere rağmen, küresel ve ulusal tüm dalgalanmalara rağmen, oluşturulmak istenen o kötümser havaya rağmen Türkiye'nin ısrarla, inatla, kararlılıkla geleceğe doğru emin adımlarla yürüdüğünü ifade ediyor'' dedi.

01 Temmuz 2008 Salı

AK Parti Grubu toplandı.
Partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan, gündemdeki konulara
değindi. Gelişmişlik göstergesi olarak kabul edilen kişi başına enerji
tüketiminde, gelişmiş ülkeler ile Türkiye arasında yıllarca oluşan
farkın hızla kapanmaya başladığını kaydeden Erdoğan, 80 yılda
Türkiye'nin elektrik üretim ve tüketiminde gelmiş olduğu seviyenin
yarısından fazlasını kendilerinin son 5.5 yılda gerçekleştirdiklerini
anlattı.
Elektrikte kayıp kaçak oranını önce yüzde 25'e, şimdi de yüzde 14'e
kadar düşürdüklerini, enerjide altyapıyı oluşturduklarını ve
tamamlanmaya başlanan santrallerin açılışını peş peşe yapmaya
başladıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, kendilerinden önce
başlatılan ancak duraksama noktasına gelen dev hidroelektrik
santrallerinin bitme noktasında bulunduğunu, bitenlerin ise açılışının
yapılacağını söyledi.
Ilısu Barajını hızlandırmanın gayreti içinde olduklarını belirten
Erdoğan, 2002-2008 yılları arasında toplam 9 bin 464 megavat kurulu
güçte yatırımı tamamlayarak devreye aldıklarını, EPDK tarafından bu
dönemde verilen lisansların 28 bin megavatlık bir güce ulaştığını, bu
projelerin yatırım tutarının 30 milyar dolardan fazla olduğunu bildirdi.
Bu projelerden en az 15 milyar dolarlık, 12 bin 600 megavatlık yatırıma
başlandığını belirten Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
''2013 yılına kadar bu projeler inşallah tamamlanacaktır. Şu anda
Afşin-Elbistan C ve D santrallerinin ihale hazırlıkları var. Bunun
yanında B santrali dönemimizde tamamlandı ve açılışını bizzat kendim
yaptım. Bunun yanında tabii ki nükleer güçle ilgili attığımız adım var.
Hedefimiz, bu yıl sonuna kadar gerek Akkuyu, gerekse Sinop nükleer
enerjiyle alakalı bu ihalelerin bitirilmesidir. Bu ihalelerin
bitirilmesiyle inşallah ülkemiz, gelecek 7 yıl içerisinde de 8 bin
megavatlık bir enerjiye, nükleer enerji vasıtasıyla 10 bin megavatlık
bir enerji gücüne sahip olacaktır. Bütün bunlarla birlikte 510 megavat
gücündeki Boyabat Hidroelektrik Santralinin yapımına, Konya'da Mavi
Tünel Projesi bu dönemde başlanmıştır. Bunlar yaptıklarımızın yalnızca
bir kısmıdır. Bu liste böyle uzayıp gidiyor.''

-''(SU AKAR TÜRK YAPAR) MANTIĞI HAKİM OLACAK''-

Küçük hidrolektrik santrallerinin suların başıboş akmasını engellemeye
yönelik atılan adımlar olduğuna işaret eden Erdoğan, şimdi bütün bunları
ortadan kaldırdıklarını vurguladı. Erdoğan, ''(Su akar Türk bakar)
yanlışı ortadan kalkıyor. Şimdi bundan sonra, 'Su akar Türk yapar'
mantığı hakim olacak'' dedi.
Başbakan Erdoğan, çevredeki ülkelerle, Rusya, İran, Irak ve daha
güneydeki ülkelerle çalışmalarının petrol boru hatlarıyla devam
ettiğini, bunun yanında denizden de bağlantıları kurduklarını anlattı.
Erdoğan, ''Madencilik, petrol arama çıkarma, rüzgar, güneş ve nükleer
enerji noktasında bu tarihi adımlar atılmıştır, atılıyor. Bu
projelerimizi gerçekleştiriyoruz'' diye konuştu.
Erdoğan, bu yüzyılın en önemli hususlarından birinin enerji ve
Türkiye'nin bu alanda çok önemli avantajlara sahip olduğunun millete
anlatılması olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Hem kendi enerji kaynaklarını sağlamak hem de küresel bir oyuncu olmak
için Türkiye çok önemli yatırımları ve projeleri başlatmış ve
bitirmiştir. Enerji noktasında da durmak yok, duraklamak yok.
Projelerimizi tamamlayacak, enerji ihtiyacımızı inşallah kesinlikle
karşılayacak, Türkiye'nin önümüzdeki dönemde doğacak enerji talebini de
giderecek hamlenin içerisindeyiz. KÖYDES ve BELDES ile başlattığımız yol
ve su çalışmaları, yeni dönemde de en ücra köşedeki köylerimize sağlıklı
bir enerjinin ulaştırılmasında atılan bir adımdır. Bunu da yine
iktidarımız gerçekleştiriyor.''

-''İŞİMİZE BAKMAYA DEVAM EDİYORUZ''-

Türkiye İstatistik Kurumunun dün 2008 yılının ilk çeyreğine ilişkin
büyüme rakamlarını açıkladığını hatırlatan Başbakan Erdoğan, ''Yılın ilk
çeyreğinde milletçe hepimizi sevindiren bir büyüme oranını yakaladık.
GSYİH, yılın ilk çeyreğinde yüzde 6.6 oranında büyüme kaydetti'' dedi.
Büyümede özellikle tarım ve imalat sanayinin dikkati çektiğine işaret
eden Erdoğan, tarım sektörünün yüzde 5.6, imalat sanayinin ise yüzde 7
oranında büyüme kaydettiğini, her iki sektörde de geçen yıla göre ilk
çeyrekte çok olumlu ve sevindirici ilerleme kaydedildiğini söyledi.
Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
''Bu rakamlar, Türkiye'nin AK Parti iktidarı dönemi içerisinde girdiği
büyüme sürecinin hız kesmeden devam ettiğini ifade ediyor. Bu rakamlar,
-Bunu özellikle belirtmek istiyorum- tüm belirsizliklere rağmen, küresel
ve ulusal tüm dalgalanmalara rağmen, oluşturulmak istenen o kötümser
havaya rağmen Türkiye'nin ısrarla, inatla, kararlılıkla geleceğe doğru
emin adımlara yürüdüğünü ifade ediyor. Umuyorum ve inanıyorum ki bu
büyüme eğilimi, yıl boyunca da devam edecek. Türkiye inşallah yıl
sonunda belirlenen hedefleri yakalayacaktır. Bu son rakamlar;
kararlılığımızın, iyiniyetimizin, samimiyetimizin en bariz
göstergesidir. Biz hep işimize baktık, işimize bakmaya da devam
ediyoruz.''

-''VATANDAŞLAR İLAÇLARINI ECZANEDEN ALMAYA DEVAM EDECEK''-

Dün sağlık sistemi ve eczacıları ilgilendiren önemli kararlar
aldıklarına dikkati çeken Erdoğan, ''Bir kısım çevrelerin olumsuz
beklentilerine rağmen, yapılan bu çalışmayla Türk Eczacılar Birliği
davet edilerek onlarla da görüşmeler yapılarak belirli bir mutabakata
varıldı'' diye konuştu.
Özellikle alt gelir grubundaki eczaneler için çok önemli bir adım
attıklarını kaydeden Erdoğan, yılın en düşük gelir matrahının 240 bin
YTL'den 350 bin YTL'ye çıkarılıp iskonto oranının yüzde 3'ten yüzde 1'e,
ikinci alt gelir gurubundaki eczacılar için matrahın 480 bin YTL'den 600
bin YTL'ye çıkarılıp, iskonto oranının yüzde 3.5'ten yüzde 2'ye
düşürüldüğünü söyledi.
Eczacılar için ortamlama yüzde 3 gibi bir yük getiren kurum
iskontolarını yeniden düzenleyip eczaneleri rahatlatmış olduklarını
belirten Başbakan Erdoğan, ''Bu düzenlemelerle bugünden itibaren tüm
vatandaşlarımız, eskiden olduğu gibi yaklaşık 24 bin eczaneden
ilaçlarını almaya devam edecek'' dedi.
AK Parti iktidarının her zaman çözümden, uzlaşmadan ve vatandaşların
daha kaliteli hizmet almasından yana olduğunu, bunu da gösterdiklerini
ifade eden Erdoğan, grup toplantısının ardından Zonguldak'a gideceğini
ve kömür madenine inip orada madencilerle buluşacağını söyledi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan, karneleri, benzin kuyruklarını, et kuyruklarını,
margarin kuyruklarını, su katılmış süt kuyruklarını bu milletin henüz
unutmadığını belirterek, ''CHP Lideri çıkıyor, 'Bu iktidarın ortaya
koyduğu bir enerji projesi, uyguladığı bir enerji projesi yoktur' diyor.
Kusura bakmayınız; bu yaklaşım ne insafa ne vicdana ne akla ne mantığa
sığar. Türkiye'nin enerjide ulaştığı seviye, geldiği yer, başladığı ve
bitirdiği projeler, sizin muhayyilenizin bile çok çok ötesindedir Sayın
Baykal'' dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, bugün
dünyada gündem oluşturan konuların başında enerjinin geldiğini
belirterek, ''Sayın Baykal gündemi iyi takip etmiyor, diğer muhalefet de
bakıyorum gündemi iyi takip etmiyor. 'Türkiye'nin neresinde ne oluyor'
bunlar hiç bunun farkında değiller. Türkiye nasıl bir değişim, gelişim
içinde bunu hiç takip etmiyorlar'' diye konuştu.
CHP lideri Baykal'ın ''Bu iktidar geldiğinden buyana enerji alanında en
ufak bir şey yapmamıştır, en ufak bir adım atmamıştır'' şeklindeki
sözlerine cevap veren Erdoğan, şunları söyledi:
''Şimdi bir çok şeyi birada sizlere açık açık ve net söylüyorum;
şüphesiz ki gerek ülkemizde gerek dünyada önümüzdeki dönemin en çok
tartışılan, konuşulan konularının başında, enerji gelecek. Özellikle
bizim gibi büyüme sürecinde olan, enerji tüketimi her geçen gün artan
ülkeler için enerji stratejik bir önem taşıyor.
Petrol fiyatları hızlı bir şekilde yükseliyor. Şu anda varili 140 doları
aşmış durumda. Biz geldiğimizde bu neydi? 22 dolar... 22 dolardan 5
yılda 140 dolara, geleceğe yönelik ise akıbeti belli değil. 'Bu yıl
sonuna kadar 200 doları bulur' diyenler de var, 'farklı bir yaklaşım
gösterelim' diyenler de var.
Ben buradan özellikle ekranları başında bizi izleyenlere bir şeyi
özellikle hatırlatmak istiyorum; bizim şu anda sadece doğalgaz çevrim
santrallerinden elde ettiğimiz elektrik enerjisi, toplam enerji
tüketimimizin yüzde 52'sidir. Biz, bu yüzde 52'yi ne yapıyoruz, doğalgaz
satın alarak temin ediyoruz. Ve bunun bedelinin ne kadar ağır olduğunu
tasavvur edin.''

-''5 YIL ELEKTRİĞE ZAM YAPMADIK''-

Doğalgazdan elektrik üretiminin maliyetinin 15 cent civarında olduğunu
anlatan Erdoğan, ''Bir hidroelektrik santralından, termik santralden,
yenilenebilir enerjiden elde edilen enerji ucuzdur. Ama doğalgaz çevrim
santralından elde edilenin maliyetiyse maalesef bu yükselişle beraber
çok aşırı, vahim bir bir şekilde yükseliyor'' dedi.
Erdoğan, 5 yıl boyunca elektriğe zam yapmadıklarını hatırlatarak,
sözlerini şöyle sürdürdü:
''Artık bu işi otomatiğe bağlamak zorunda kaldık. Niye, çünkü dıştan
kaynaklanan bir şey var ortada. Ve bunu siz devamlı sübvanse
edemezsiniz. Ve biz, şu 5 yıl içerisinde kayıp kaçak neredeyse bunların
üzerine gittik. Bu kayıp kaçakları toparlamaya çalıştık. Şu anda bitti
mi? Hayır... Kayıp kaçak gene var. Ama bunların üzerindeki
çalışmalarımızı yine devam ettiriyoruz.
Bir diğer taraftan çevre kirliliği, iklim değişikliği gibi konular,
dünya açısından önemli bir tehdit olarak algılanmaya başladı. Öte yandan
ülkeler, enerji güvenliği konusunda büyük kaygı içindeler. Dünyanın
toplam enerji talebinin 2030 yılına kadar yüzde 50 oranında artacağı var
sayılıyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin enerji ihtiyaçları,
talepleri bu süreçte çok daha yüksek olacak. Fosil yakıt dediğimiz,
petrol gibi, doğalgaz gibi enerji kaynakları hızla tükeniyor ve
fiyatları da ciddi oranda yükseliyor.
Bilinen rezervlere baktığımızda, petrolün 41, doğalgazın ise 63 yıllık
ömrünün kaldığı hesaplanıyor. Şimdi bütün bu tablo içinde, bu
senaryoların içinde Türkiye, nerede yer alıyor?
Türkiye, son 5.5 yıl içinde, bizim dönemimizde özellikle
gerçekleştirdiği tarihi atılımlarla ve projelerle enerji noktasında
dünyanın en stratejik ülkelerinden biri haline gelmiştir.''

-''TÜRKİYE BÜYÜYOR''-

Erdoğan, Türkiye'yi bir enerji koridoru haline getirmek için çok yoğun
bir mücadelenin içinde olduklarını anlatarak, Türkiye'nin son 5 yılda
ortalama yüzde 6,7 oranın büyüme kaydettiğini söyledi.
Büyümeye paralel olarak Türkiye'nin enerji talebinin yüzde 5,5
seviyesinde büyüme gösterdiğini bildiren Erdoğan, ''Petrol ve doğalgaz
noktasında zengin rezervlerimiz ne yazık ki yok. Büyük oranda dışa
bağımlı durumdayız. Toplam enerji talebimizin yaklaşık yüzde 73'ünü
ithal ediyoruz. Sadece 2007 yılında enerji için ödediğimiz fatura
yaklaşık 31 milyar dolar'' diye konuştu.
Cari açığın en önemli sebebini enerji ithalatının oluşturduğunu belirten
Erdoğan, şöyle konuştu:
''2002-2008 döneminde elektrik talebimiz yüzde 58, doğalgaz talebimiz
tam yüzde 150 oranında artış gösterdi. Bu artış oranlarıyla Türkiye,
Çin'den sonra dünyanın enerji talebi en çok artan ülkesi oldu. Çünkü,
Türkiye büyüyor, Türkiye ekonomisi büyüyor, fabrikaların çarkları
dönüyor, ulusal yatırımlar, küresel yatırımlar artıyor, sanayi büyüyor,
üretimi büyüyor ve bütün bunlar enerji ihtiyacımızı artırıyor.
CHP lideri çıkıyor, 'Bu iktidarın ortaya koyduğu bir enerji projesi,
uyguladığı bir enerji projesi yoktur' diyor. Kusura bakmayınız; bu
yaklaşım ne insafa ne vicdana ne akla ne mantığa sığar. Tabii anamuhalet
partisi liderinin Türkiye'ye, Türkiye'deki gelişmelerle Türkiye'nin
ilerlemesine, büyümesine pek bir ilgilisi olmadığı için, bu konular
ilgisini çekmediği için olanı biteni görmüyor. Biz, sizin Enerji
Bakanlığı yaptığınız dönemi de çok iyi biliriz. Çok iyi hatırlarız.
O günlerin haberlerini bir hatırlayın. Aslında hepsi arşivimde var.
Onları getirip sizlere tek tek göstermek isterdim. 5 Ocak 1978 42.
Cumhuriyet Hükümeti kuruldu. 19 Ocak 1978 Bulgaristan Türkiye'ye verdiği
elektriği kesti. 25 Şubat 1978 elektrik kesintisi yarım saat artırıldı.
12 Nisan 1979 petrol yokluğu nedeniyle İzmir rafinerisindeki üretim
ünitesinin faaliyeti durduruldu. 25 Haziran 1979 Ataş Rafinerisinde ham
petrol yokluğu nedeniyle üretim durdu. 13 Ağustos 1979 enerji tasarruf
tedbirlerine ihtiyaç arttı. 4 Kasım 1979 Ataş'ta üretim tamamen durdu...
Baykal'ın Enerji Bakanı olduğu dönemdeki üretim-tüketim rakamları içler
acısı bir tablo ortaya koyuyor.''

-KUYRUKLAR-

CHP Genel Başkanı Baykal'ın, mensubu olduğu partinin iktidarında
kendilerini ''Dilhun eden'' (yüreği kan ağlayan, gönlü yaralı) bir
tabloyu ortaya koyduğunu söyledi. Başkan Erdoğan, ''Unutmayın o tüp gaz
kuyruklarını. Karneleri, benzin kuyruklarını, et kuyruklarını, margarin
kuyruklarını, su katılmış süt kuyruklarını bu millet henüz unutmadı''
dedi.
Yaşı 25 civarında olan gençlerin o günleri yaşamadığını ifade eden
Erdoğan, ''Çünkü, 1980 öncesi olan durumlar bunlar. O günden bugüne 28
yıl geçti, 28 yıl... Şimdi biz diyoruz ki anneler babalar, siz bunu
yaşadınız, biliyorsunuz. Size bunları yaşatmayan bir AK parti iktidarı
var'' diye konuştu.
CHP Genel Başkanına ''Türkiye'nin enerjide ulaştığı seviye, geldiği yer,
başladığı ve bitirdiği projeler, kusura bakmayın sizin muhayyileniz bile
çok çok ötesindedir Sayın Baykal'' diye seslenen Erdoğan, şöyle devam
etti:
''Bugün Türkiye yaşadığı hızlı büyümeye karşı enerjide hamdolsun
enerjide ciddi bir darboğaz yaşamıyorsa bu, Hükümetimizin attığı
adımların bir neticesidir. Göreve geldik Türkiye'de kaç vilayetimiz
doğalgaz kullanıyordu? 9 vilayet. Şu anda kaç vilayetimiz doğalgaz
kullanıyor? 59... Nereden nereye gelmiş. İnanın, Sayın Baykal'a bunu
sorun, bilmez.
Sadece vilayette konutlara vermiyoruz bunu. Bir taraftan da organize
sanayi bölgeleri yoğun bir şekilde doğalgazdan istifade ederek
doğalgazla çalışır hale geliyor.
Önceki hükümetler bugünleri planlayabilseydi, bugün ihtiyaç duyduğumuz
enerji projelerini geliştirebilseydiler bugün elimiz daha güçlü olurdu.
Enerji arzında daha rahat bir noktada olurduk. Biz, hem bugün ihtiyaç
duyduğumuz hem de yarın ihtiyaç duyacağımız enerjiyi sağlayacak ciddi
çalışmalar, yatırımlar yaptık, yapıyoruz.
Göreve geldiğimizde kullanılamayan bir doğalgazın parasını ödeyen bir
Türkiye vardı. Ama şu anda kendine doğalgaz yetmeyen bir Türkiye var.
Onun için yeni kaynaklar arayan bir Türkiye var. Dünkü ihmallerin
açıklarını kapatıyoruz. Hem de Türkiye'nin yarınlarını planlıyoruz.
2002 yılına kadar 4 bin kilometre doğalgaz hattı yapılmışken şu anda
boru hattı uzunluğumuz 10 bin kilometreyi bulmuştur. Türkiye'nin ilk yer
altı doğalgaz deposunu Silivri'de biz yaptık. Sayın Baykal, bir ziyaret
ederseniz isabetli olur.''
Erdoğan Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattından gelen petrolün 500 tankere
yüklendiğini, Türkiye'nin kazancının da 2,2 milyar doları bulduğunu
söyledi.

*haberin devamını 'ilgili dokümanlar' bölümünde bulabilirsiniz.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.