TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

BAŞBAKAN ERDOĞAN: 'HİÇBİR ZAMAN TÜRK TOPLUMUNU ASİMİLE ETME GAYRETİ İÇERİSİNE KİMSE GİREMEZ''


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, gündemdeki konularla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

12 Şubat 2008 Salı

AK Parti TBMM Grubu toplandı.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,
partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmaya, Almanya
ziyareti hakkında bilgi vererek başladı.
Bu ziyaret sırasında Almanya Başbakanı Angela Merkel ile ikili
ilişkileri, Türkiye'nin AB üyelik müzakereleri ile bölgesel ve
uluslararası konuları görüştüklerini anlatan Erdoğan, şunları söyledi:
''Bu görüşmelerin önümüzdeki dönemde iki ülke ilişkilerine yeni
açılımlar getireceği umut ediyorum. Halen 3 milyon civarında insanımız
Almanya'da yaşıyor. Bu gerçek, iki ülke ilişkilerini klasik diplomatik
standartların ötesine taşıyor. Türkiye'deki Alman yatırımcıların
sayısının her geçen gün artması ki şu anda 3 bin civarında Alman
yatırımcı mevcut. Dış ticaret hacmimizde Almanya'nın birinci sırada yer
alması, geçen yıl 4 milyon 200 bin Alman vatandaşının Türkiye'ye turist
olarak gelmesi gibi bir çok sebep ülkelerimizi birbirine daha da
yakınlaştırıyor.
Almanya ve Türkiye, birbirini iyi anlaması, yakınlığını koruması gereken
iki ülke. Şu bir gerçek ki vatandaşlarımızın sosyal ve ekonomik
pozisyonları, Almanya ile ilişkilerimiz üzerinde belirleyici bir etkiye
sahip. Almanya şimdiye kadar verdiği destekle AB ile ilişkilerimizin
seyrinde olumlu bir rol üstlendi.
Sayın Merkel'e bu tutumun devamı yönündeki beklentilerimizi aktardık,
Türkiye'nin müzakere süreciyle ilgili kaydettiği gelişmeleri
detaylarıyla paylaştık.
Bu arada uluslararası terörizme karşı ortak hareket etmenin
gerekliliğini de bir kere daha önemle vurguladık. Türkiye,
terörle mücadeleye verdiği önemin ve katkının aynısını Avrupalı
dostlarından da beklemektedir. Bazı ülkelerin bu konudaki samimiyetsiz
tavırları bizi çok üzüyor. Siz hem bir örgütü 'terörist' ilan
edeceksiniz, hem eli kanlı katilleri serbest bırakacaksınız. Türkiye'ye
iade etmeyeceksiniz, buna da yargının bağımsızlığıyla bir yaklaşım
göstereceksiniz. Türkiye'ye böyle bir konu geldiği zaman, Türkiye 'yargı
bağımsızlığı' dediği zaman kıyamet koparacaksınız. Bunları anlamak
mümkün değil. Ve diyoruz ki eğer bu tutumunuz böyle devam ederse
bilesiniz ki aynıyla bunun mukabelesini görürsünüz.''

-''TÜRKİYE ÖNEMSENEN BİR ÜLKE''-

Gittiği ülkelerde Türkiye'nin uluslararası meselelere yaklaşımını en
güçlü biçimde ifade etmeyi gerekli gördüğünü kaydeden Başbakan Erdoğan,
''Memnuniyetle ifade etmeliyim ki Türkiye, Ortadoğu'dan Balkanlar'a
kadar bir çok bölgede yaşanan gelişmelerde görüşü merak edilen,
önemsenen, katkısı istenen bir ülke konumundadır'' diye konuştu.
Almanya ziyareti kapsamında 44. Münih Güvenlik Konferansı'na da ana
konuşmacı olarak katıldığını hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle
sürdürdü:
''Gerek orada yaptığım konuşmada, gerek yaptığımız ikili görüşmelerde,
bölgesel ve küresel konularla ilgili düşüncelerimizi ifade etme imkanı
bulduk.
Türkiye'nin AB üyeliğiyle ilgili beklentilerimizi, Türkiye'nin tam
üyeliğinin AB'nin geleceği ve dünya barışı için ne kadar önemli olduğunu
bir kere daha vurguladık.
Bugün, Avrupa'da yaşayan 5 milyon civarında vatandaşıyla Türkiye, zaten
Avrupa'nın önemli bir unsurudur. Avrupa kıtası bugün çok toplumlu, çok
inançlı, çok kültürlü bir nüfus yapısına sahiptir. Bütün bu
farklılıkları bir arada yaşatacak insani değerlerin ve medeni tecrübenin
önemi büyüktür.
Türkiye, sahip olduğu tarihi birikimle AB için çok önemli, çok değerli
bir ortak olma niteliğine sahiptir. Bu gerçeğin AB ideallerinin
yaşatılması bakımından da mutlaka dikkate alınması, hatırlanması
gerekmektedir.
Almanya'da bulunduğumuz süre içinde Türkiye'nin dünya barışı için,
küresel güvenlik için gereken her adımı atmaya hazır olduğunu, şimdiye
kadar yaptıklarıyla da bunu gösterdiğini en açık biçimde ortaya koyduk.''

-''ASİMİLASYON''-

Başbakan Erdoğan, Köln'de Almanya'da yaşayan vatandaşlarla, dernek
başkanlarıyla kendilerini çok sevindiren, çok heyecanlandıran bir
toplantı gerçekleştirdiklerini anımsatarak, ''Köln Arena'yı dolduran 20
bin civarındaki vatandaşımızla kucaklaştık, hasret giderdik. Aramızda
mesafeler olsa da bu milletin bütün fertlerinin birbirine kalbi bir
yakınlık içinde olduğunu bir kere daha gördük'' dedi.
Bu heyecan ve kaynaşmanın, Türk toplumunun dostluk, kardeşlik ve bir
arada yaşama iradesini en üst düzeyde ortaya koyduğunu vurgulayan
Erdoğan, şöyle konuştu:
''Almanya'daki vatandaşlarımızın durumlarıyla ilgili meseleleri de Sayın
Merkel'le ayrıntılı olarak değerlendirme imkanı bulduk. Almanya'daki
Türk toplumunun konumunun her alanda iyileşmesi ve gelişmesi bizi
sevindiriyor.
Almanya'daki Türkler, Alman toplumuna entegre olabildikleri oranda
konumlarını geliştiriyorlar. Bu yüzden temel yaklaşımımız, Almanya'daki
soydaş ve vatandaşlarımızın Alman sistemine entegre olmaları, 'Yabancı',
'Göçmen', 'Öteki' gibi değil, toplumun esas unsuru olarak kendilerini
görmeleridir.
Almanya'da yaşayan kardeşlerimiz, şimdiye kadar Almanya'nın kalkınmasına
katkı sağladıkları gibi, kendi kimliklerini korumayı da başardılar. Bu
vesileyle asimilasyona karşı olduğumuzu, asimilasyon ile entegrasyonu
birbirinden kesin çizgilerle ayırmamız gerektiğini orada ifade ettim.
Burada bir kez daha ifade etmek istiyorum; asimilasyon bir insanlık
suçudur. Bu böyle bilinmelidir. Burada Sayın Merkel ile farklı düşünüyor
olabiliriz ama benim düşüncem bu... Ve çok açık, net söylüyorum: Hiçbir
zaman Türk toplumunu asimile etme gayreti içerisine kimse giremez. Ama
Entegrasyon noktasında ne gerekiyorsa biz bunu yapmaya hazırız.''

-''ENTEGRASYONA ÖNEM VERİYORUZ''-

Entegrasyona direnmeyi, sosyal ve siyasal platformda geri planda
durmayı, üçüncü nesle ulaşan Türk vatandaşlarına faydalı bulmadığının
altını çizen Başbakan Erdoğan, bu bakımdan entegrasyonu önemsediğini
söyledi.
Türk vatandaşlarının iyi eğitim almaları, kendilerini iyi
yetiştirmeleri, yaşadıkları toplumda aktif ve önemli roller
üstlenmelerinin önemine işaret eden Başbakan Erdoğan, ''Bizim ısrarla
vurguladığımız şudur: Entegrasyonun şartı, yaşadığı toplumun dilini
gayet iyi öğrenmektir. İyi dil öğrenmenin şartı ise ana dilini iyi
bilmektir. Mesela, iyi Almanca konuşamayan oradaki kardeşlerimle bir
araya geldiğimizde bakıyorum ki iyi Türkçe de konuşamıyor. Evet burada
bir sıkıntı var. Öyleyse önce kendi anadilini iyi öğrenecek, bunun
ardından da ikinci bir dili öğrenme imkanını halledecektir'' diye
konuştu.
Almanya'da bazı medya kuruluşlarının, Türkçe eğitim yönündeki
beklentilerini, entegrasyon çabalarına ters bir durum gibi algılayarak,
bazı eleştiriler getirdiğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, şöyle devam
etti:
''Oysa bizim söylediğimiz çok açıktır: Almanya'daki Türkler ana
dillerini iyi bilmeli, Almanca'yı da mutlaka iyi konuşur duruma
gelmelidir. Herhalde hiç kimse, kimseden ana dilini unutmasını, ana
dilini öğrenmemesini isteme hakkına sahip değildir.
Biz, Türk toplumunun Almanya'ya entegrasyonuna büyük önem veriyor ve
bunun için her türlü çalışmaya katkıda bulunabileceğimizi söylüyoruz.
Türkiye'de nasıl Alman dilinde eğitim veren okullar varsa ve yakın
zamanda bir veya iki tane Alman üniversitesi kurulması planlanıyorsa,
'Almanya'da da hem Türkçe, hem Almanca eğitim veren kuruluşlar niçin
olmasın' derken aynı samimi düşünceyi dile getirdik. Ama Türkiye'ye
döndükten sonra ve son gün anladım ki bunlar, bunu anlamamakta
direniyorlar. Niye direniyorsunuz? Bundan niye korkuyorsunuz? Bundan
daha tabii ne olabilir? Bunu farklı noktalara çekmek, kimseye bir yarar
sağlamaz.''

-ALMANYA'DAKİ YANGIN-

Başbakan Erdoğan,, ziyaretinin hemen öncesinde Ludwigshafen'de 5'i
çocuk, 9 Türkün hayatını kaybetmesinin, ziyaretine ayrı bir anlam
kazandırdığını ifade ederek, ''Hepimizin yüreğini yandı, hepimiz derin
acılar yaşadık'' dedi.
Almanya ziyaretinin ilk gününde olay yerine giderek yanan binada
incelemelerde bulunduğunu, gönderdikleri 4 Türk emniyet görevlisinden
bilgi aldıklarını, vatandaşların acısını paylaştıklarını, hastanedeki
bazı yaralıları ziyaret ettiklerini anlatan Erdoğan, Pazar günü
gönderdikleri özel uçakla cenazelerin Gaziantep'e getirildiğini
hatırlattı.
Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu'nun cenaze sahipleri ve yakınlarına
refakat ettiğini bildiren Başbakan Erdoğan, ''Dün Gaziantep'te
gerçekleştirilen cenaze törenlerinden sonra kardeşlerimizi ebediyete
uğurladık. Bir kez daha hepsine Allah'tan rahmet diliyorum, mekanları
cennet olsun'' diye konuştu.

**** Başbakan Erdoğan'ın AK Parti Grup Toplantısında yaptığı konuşmasının tamamı haberin "İLGİLİ DOKUMANLAR" bölümünde yer almaktadır.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.