TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

11. CUMHURBAŞKANI ADAYI GÜL: ''GÖREVİMİ YERİNE GETİRİRKEN BÜTÜN İLKEM ANAYASAYI TAKİP ETMEK OLACAKTIR''


TBMM'de basın toplantısı düzenleyen 11. Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül, Cumhurbaşkanının Türk devletinin birliğini temsil ettiğine ve kendisinin de bu ilkeden hareket edeceğine dikkat çekerek "Tarafsızlık kesin ilkem olacaktır. Bundan hiç kimsenin tereddüt etmemesini özellikle rica ediyorum. Herkese eşit mesafede olacağım." dedi.

14 Ağustos 2007 Salı

11. Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül, ''Görevimi yerine getirirken bütün
ilkem, Anayasayı takip etmek olacaktır. Anayasa bizim kılavuzumuz olacaktır''
dedi.

TBMM Başkanı Köksal Toptan'a adaylık dilekçesini sunmasının ardından
Parlamentoda basın toplantısı düzenleyen Gül, cumhurbaşkanı seçimindeki
tıkanıklığın aşılması için erken seçime gidildiğini ve millet iradesinin
yeniden ortaya çıktığını söyledi.

Seçime yüksek bir katılım olduğunu, oy kullananların hepsinin temsil
edildiği bir Meclis'in oluştuğunu anlatan Abdullah Gül, şöyle devam etti:
''TBMM, milletten aldığı taze iradeyle bütün bu sorunların üstesinden
gelebilecek hale geldi. Bu demokrasinin ne kadar olgunlaştığını ve
derinleştiğini göstermektedir. Bundan mutluluk duymaktayız. 23.
Dönem, Meclis Başkanı'nı, Başkanlık Divanı'nı seçti ve cumhurbaşkanlığı
sürecini de başlattı. Zaten Cumhurbaşkanlığı seçimi de Meclis'in ilk
gündem maddesi olmak durumundaydı.
Seçim sonrası yaptığım basın toplantısında, 'seçim meydanlarının sesini
görmezlikten gelemem' demiştim. Hepimizin açık, dürüst ve millete
verdiğimiz sözün arkasında olması gerekir. Benim adaylığım büyük
kitleler ve meydanlar tarafından destek gördü. Bu sözü tutmak ve yerine
getirmek için seçim sonrası bunu çok derin bir şekilde düşündüm.
İstişarelerde bulundum. TBMM Başkanlığı, cumhurbaşkanı seçim sürecini 10
Ağustos Cuma günü başlattı. Ben de başta değerli Genel Başkanımız olmak
üzere partimizdeki yetkili kurullarımızla istişareleri yaptıktan sonra,
millete meydanlarda verdiğimiz sözü tutmak için adaylığımı koyma kararı
verdim ve biraz önce de TBMM'nin değerli Başkanı'na Anayasadan aldığım
güçle ve aldığım hakla bu müracaatımı gerçekleştirdim.''

''İLKELERİ KORUMAK VE GÜÇLENDİRMEK TEMEL HEDEFİM''

Cumhurbaşkanlığı makamının önemini gayet iyi bildiğini, bu yüce makamı
temsil etmenin büyük bir sorumluluk istediğini anlatan Gül, şöyle
konuştu:
''Bunun bilinci içindeyim. Milli iradenin temsilcisi olan TBMM, şayet
beni bu makama layık görürse, görevimi yerine getirirken bütün ilkem ve
önceliğim Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını takip etmek olacaktır. Anayasa
bizim kılavuzumuz olacaktır. Anayasaya sadakat andını ben de bir
milletvekili olarak yerine getirdim. Anayasanın ne olduğunu çok iyi
biliyorum. Anayasamızın temel ilkeleri ilk 4 maddede gayet açık bir
şekilde yazılmıştır. Anayasamızın 2. maddesinde Cumhuriyetimizin temel
ilkeleri yer almaktadır. Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik ve sosyal
bir hukuk devletidir. Bu ilkeleri korumak ve güçlendirmek temel hedefim
olacaktır.''

''HERKESE EŞİT MESAFEDE OLACAĞIM''

Cumhurbaşkanının görevlerinin yazılı olduğu Anayasanın 104. maddesini
hatırlatan Gül, cumhurbaşkanının, Türk devletinin birliğini temsil
ettiğini kaydetti. Kendisinin de bu bilinç içinde, bu ilkeden hareket
edeceğini ifade eden Gül, şunları söyledi:
''Devletin ve milletin birliğini, bütünlüğü, bölünmezliğini sonuna kadar
korumak için çalışacağım. Bütün vatandaşlarımızı kucaklayacağım. En
farklı düşünceleri de dikkate alıp onları da kucaklayacağım. Kendimi
onların yerine koyacağım ve yeri geldiğinde öyle düşüneceğim. Bu ülkenin
birliği, beraberliği, kardeşlik duyguları, barışın ve huzurun
yayılmasıyla ancak yeşerecektir. Bunu yapmak da cumhurbaşkanının en
önemli görevlerinden birisi olacaktır. Tarafsızlık kesin ilkem
olacaktır. Bundan hiç kimsenin tereddüt etmemesini özellikle rica
ediyorum. Çünkü cumhurbaşkanı siyasetin dışında olacaktır ve siyasi
kimliğini bırakacaktır. Herkese eşit mesafede olacağım.''

"LAİKLİĞİN KORUNMASI EN TEMEL İLKELERİMDEN BİRİDİR"

Bütün sivil toplum örgütlerini önemli göreceğini ve onların görüşlerine
başvuracağını belirten Gül, ''Bu süreçte hakkımda çok şeyler yazıldığını
biliyorum. Bir çok yorumlar yapılmıştır. Hepsini de 'iyi niyetle yapılmış
değerlendirmeler' olarak görüyorum, hepsi de geride kalmıştır'' diye
konuştu.

Türkiye'nin açık bir toplum olduğuna işaret eden Gül, açık toplumun, bir
ülke için ''en büyük servet'' olduğunu söyledi. Açık toplumun,
demokrasinin en önemli ilkelerinden biri olduğunu kaydeden Gül, şunları
söyledi:
''Açık toplumun en önemli göstergelerinden biri de farklı fikirlerin,
farklı düşüncelerin, farklı yorumların serbestçe, korkusuz olarak
yapılabilmesidir. Dolayısıyla hakkımdaki bütün bu değerlendirmelerin,
yorumların, farklı farklı görüşlerin yazılması, çizilmesi... Bütün
bunları, açık toplumun bir gereği olarak görüyorum ve bunların hepsinin
benim için geride kaldığını da ifade etmek istiyorum.
Anayasamızın eksiksiz uygulanması da temel hedeflerimden biri olacaktır.
Bu konuda şunu da özellikle söylemek istiyorum; laikliğin korunması, en
temel ilkelerimden biridir. Bu konuda hiç kimsenin kaygı duymasına gerek
olmadığı kanaatindeyim. Anayasamızın temel prensipleri gayet açıktır.
Laiklik prensibi de temel ilkelerden biridir. Bunun korunması için, ne
gerekiyorsa bu çabayı göstereceğim.
Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışması, en temel hassasiyetim
olacaktır. Kurumlarımızı ve hassasiyetlerini gayet iyi biliyorum.
Devletin çok önemli görevlerini yürüttüm, en önemli görevlerde bulundum,
en önemli toplantılarda bulundum. En hayati meselelerle, 5 seneye yakın
süre içinde çok yakından ilgilendim. Bunları görevim icabı yaptım.
Bundan dolayı devletimizin bütün organlarıyla yakın bir işbirliği içinde
oldum. Bütün kurumlarımızın hassasiyetlerini biliyorum. Bütün amacımız
ve gayretimiz, ülkemizi ve milletimizi güçlendirmek olacaktır.
Cumhurbaşkanı seçilirsem şayet, bütün kurumlarımız arasında uyumun en
iyi şekilde sağlanması da benim temel görevlerimden biri olacaktır.

''KURUMLAR ARASINDA UYUMLU ÇALIŞMA...''

Hedefinin, görevinin ve çabasının; modern Türkiye'nin kurucusu Mustafa
Kemal Atatürk'ün öngördüğü, 'Çağdaş medeniyet seviyesinin üstüne çıkma''
hedefine hizmet olacağını ifade eden Abdullah Gül, şunları kaydetti:
''Hepimize düşen sorumluluk, daha güçlü, refah seviyesi daha yüksek,
dünya ile bütünleşen bir Türkiye için çalışmaktır. Türkiye'de demokrasi
giderek güçleniyor. Son dönemde bu yönde önemli gelişmeler sağladık. Bu
seçimlerle daha da güçlendi, daha da derinleşti. Bütün çabam, ülkemizde
demokrasinin bütün boyutlarıyla tam anlamda gerçekleşmesi için çalışmak
olacaktır. İnsan haklarına saygı, demokrasinin en önemli ilkelerinden
birisidir. Bu ilkelerin gerçekleşmesi için elimden gelen bütün çabayı
sağlayacağım. Bu süreçte devletimizin kurumları
arasındaki uyumlu çalışmaya ayrı bir özen göstereceğim''

''Türkiye'de reform ve değişim süreci devam ediyor'' diyen Gül, ''Reform
sürecinin AB ile ilgili ve uyumlu olduğunu hepimiz biliyoruz. AB'ye tam
üyelik hedefimiz, 1960'dan sonra bütün hükümetlerin temel hedefidir.
Dolayısıyla bu hedef doğrultusunda hükümetlerimize yardımcı olmak da
benim görevim olacaktır'' dedi.

Bugüne kadar reformları hızlandırma çabası içinde olduğunu ve bir çoğuna
görevi icabı öncülük ettiğini vurgulayan Abdullah Gül, aynı yönde
çalışmaya devam edeceğini bildirdi.

''MİLLİ ÇIKARLARI KORUMAK...''

11. Cumhurbaşkanı adayı Gül, dışarıda Türkiye'nin milli çıkarlarını
korumak ve önünü açmak için çok uğraştığını ifade ederek, ''Bugün
milletimiz ve devletimiz dünyada daha iyi yerdedir. Türkiye'nin prestiji
dünyada daha güçlüdür. Türkiye'nin gücünü artırmak için elimden gelen
gayreti göstereceğim'' diye konuştu.

Gül, sözlerine şöyle devam etti:
''Eğer seçilirsem, TBMM bu büyük sorumluluk arz eden, bu onurlu göreve
beni seçerse, bir kez daha tekrarlamak istiyorum; tam bir tarafsızlık
içinde, bütün vatandaşlarımızı koruyarak ve kucaklayarak, büyük bir
titizlik içinde, Anayasamızın rehberliğinde görevimi yapacağımdan
herkesin emin olmasını özellikle rica ediyorum.''

GÜL, SORULARI YANITLADI...

Parlamentoda düzenlediği basın toplantısında soruları yanıtlayan Gül,
bir gazetecinin ''Cumhurbaşkanı seçildikten sonra 30 Ağustos
resepsiyonuna eşinizle mi katılacaksınız?'' sorusuna, ''bunları
konuşuruz'' karşılığını verdi.

Gül, ilk turda seçilme olasılığını soruna bir gazeteciye, bunu
bilemediğini belirterek, bugün yaptığı temaslarda tüm partilerin büyük
nezaket gösterdiğini ve randevu verdiğini hatırlatarak, ''Hepsiyle açık
seçik dürüst bir şekilde görüşlerini paylaştım. Hepsiyle gayet iyi bir
görüşme geçti. Hepsi, hayırlı olmasını diledi ve başarı dileklerini
ifade ettiler. Bunu ifade etmekten hiçbiri çekinmedi'' dedi.

Abdullah Gül, anayasa uyarınca cumhurbaşkanının gizli oyla seçildiğini,
milletvekillerinin vicdanlarıyla karar verdiğini vurguladı. Gül, ''Bu
konuda kimseye hiçbir şey söyleyemem. Ama buna düşen görev; bütün
milletvekillerimizin desteğini talep etmek ve onların bana güvenmelerini
temin etmek ve bunun için elimden geleni yapmaktır. Buna yüce Meclis
karar verecektir'' diye konuştu.

Gül, ''Bu süreçte adaylığınızın sürdüğü mesajlarını verdiniz. Ama
Başbakan bile birkaç isim olabileceğini söyledi. Adaylığınız konusunda
bir kriz oldu mu?'' sorusuna karşılık, Anayasaya göre kimin
Cumhurbaşkanı adayı olabileceğinin belli olduğuna işaret ederek,
partilerin aday göstermediğini ve bu konuda karar almadığını hatırlattı.
''Benim tüm bu süreç içinde adaylığım çok sözkonusu olmuştur. Çok büyük
destek aldım'' diyen Gül, ''halka verdiği sözleri tutmasının
dürüstlüğünün icabı'' olduğunu belirtti. Abdullah Gül, başta AK Parti
Genel Başkan ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm
arkadaşlarının kendisine güvendiğini, destek verdiğini ve bu şekilde
adaylığını koyduğunu anlattı.

Anayasanın öngördüğü şartlar içinde herkesin aday olabileceğini, ancak
oylamanın gizli yapıldığını anımsatan Gül, şöyle konuştu:
''Bana güvenen herkesten bana oy vermesini arzu ederim. Ama seçilirsem,
bana oy versin vermesin herkesi kucaklayacağımı, herkesle işbirliği
içinde olacağımı, Türkiye'yi kucaklayacağımı, tarafsızlık ilkesine kesin
sadık kalacağımı bir kez daha ifade etmek istiyorum. Benim görevim,
Türkiye'nin daha ileriye gitmesine yardımcı olmaktır, bütün devlet
kurumları arasında uyumu sağlamaktır, bütün milleti kucaklamaktır,
Türkiye'nin büyük meselelerinin çözümüne yardımcı olmaktır. Ben bunun
gerçekleşeceğine inanıyorum. İnanıyorum ki Türkiye'nin potansiyeli çok
büyüktür. Bu potansiyeli Türkiye'nin gelişmesine, kalkınmasına,
refahının artmasına, demokrasinin güçlenmesine, Anayasamızın gösterdiği
ilkeler çerçevesinde hareket ettiğimiz süresi içinde gerçekleşeceğine
inanıyorum.''

CHP'nin adaylığına ilişkin çekinceleri olduğunu ve randevu talebine
olumlu yanıt vermediğini bildiren bir gazetecinin, ''CHP'ye bir çağrıda
bulunmak ister misiniz?'' sorusu üzerine Gül, herkesin kendi vereceği
karara saygı göstereceğini belirtti.

Abdullah Gül, ''Ben herkesle diyalog içinde olacağım. Bana oy verirler,
vermezler, kendi adaylarını çıkartırlar, Meclise gelirler, bu onların
bileceği şeylerdir. Ona saygı gösteririm. Ama ben, onlar bana oy
verseler de vermeseler de şayet cumhurbaşkanı seçilirsem, şüphesiz ki
CHP ile de yakın işbirliği içinde olmayı arzu ederim ve böyle olacağım.
Herkese eşit mesafede olurum ve bunları hiçbir zaman aklıma getirmem''
diye konuştu.


Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.