TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI


CHP GENEL BAŞKANI BAYKAL: "BU PARLAMENTONUN, ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİ ELE ALIP DEĞERLENDİRMESİNİN ŞARTLARI YOKTUR''


CHP Genel Başkanı Baykal: "Bu parlamento, cumhurbaşkanı seçimini Anayasa'ya göre gerçekleştirememiş bir parlamento olarak, Anayasa'nın 102. maddesinin son fıkrasında ifade edildiği gibi, derhal yenilenmesi gereken bir parlamento haline dönüşmüştür."

15 Mayıs 2007 Salı 15:00

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, bu parlamentonun, Anayasa değişikliğini
ele alıp, değerlendirmesi şartlarının olmadığını öne sürerek, ''Yenilenmesi
gereken bir parlamentonun, Anayasa'nın özüne yönelik büyük değişiklikleri
gerçekleştirmeye kalkışması doğru bir siyasi yaklaşım değildir'' dedi.

Baykal, partisinin grup toplantısındaki konuşmasına, Fenerbahçe'yi, Türkcell
Süper Lig Şampiyonluğu nedeniyle kutlayarak başladı.

Kürsüye çıkarken milletvekillerinin ve partililerin alkışlaması üzerine
Baykal, ''Bana öyle geliyor ki kravatımdaki sarı-laciverti alkışlıyorsunuz''
diyerek espri yaptı.

Bir Galatasaraylı olarak Fenerbahçe'nin şampiyonluğunu kutladığını belirten
Baykal, Fenerbahçe'nin bu şampiyonluğu hak ettiğini söyledi.

Deniz Baykal, Fortis Türkiye Kupası'nı kazanan Beşiktaş'ı da kutladı.

Fenerbahçe'nin şampiyonluğu İzmir'de kazandığını anımsatan Baykal, aynı gün
İzmir'de muhteşem bir olay daha gerçekleştiğini kaydetti.

İzmir'de Cumhuriyet Mitingi yapıldığını, bunun, Ankara'dan başlayarak
gerçekleştirilen zincirin son halkası olduğunu vurgulayan Baykal, bu son halkanın
muhteşem bir başarıyla sonuçlandığını belirtti.

''TOPLUM ORGANİZE ETTİ''

CHP lideri Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye'de çok köklü bir dönüşümün gerçekleşmekte olduğunu, milletimizin
kendi kaderine sahip çıkma iradesini net şekilde ortaya koyduğunu, Anayasamıza,
Anayasamızın demokratik niteliğine, Cumhuriyet anlayışına, laik niteliğine,
halkın, milletimizin inançla, güçle sahip çıktığını bir kez daha İzmir'de gördük.
Ülkemizin geleceğine olan güvenimiz daha da arttı, milletimizin yüksek bilincine,
vatanseverliğine, ülkemizin aydınlık geleceğine olan güvenimiz, inancımız bir kez
daha katlanarak arttı.''

Bu tablonun, sadece sıradan bir miting olarak değerlendirilemeyeceğini
belirten Baykal, bu mitingi toplumun organize ettiğini, bir siyasi parti
organizasyonu olarak ortaya çıkmadığını söyledi.

Deniz Baykal, bu mitingin, bir seçimde, belli bir siyasi tercih ortaya
koymak için yapılan bir miting olmadığını vurgulayarak, ''Bu miting, Türkiye'nin
geleceğe yönelik kimliğini sahiplenmek iddiasıyla, toplumun, kadınların,
erkeklerin, kendi inisiyatifleriyle harekete geçerek gerçekleştirdikleri, dünya
çapında bir mitingdir'' diye konuştu.

''YAKIP YIKMAK ÜZERE DEĞİL''

''Dünyanın neresinde, bir ay içinde üst üste, milyonun üzerinde insanların
bir biri ardından kentlerde ortaya çıktığına tanık olunabilinir?'' diye soran
Baykal, böyle bir şeyin düşünülemeyeceğini söyledi.

Baykal, eğer böyle bir olay oluyorsa, bunun niçin olduğunu sorgulamak,
altında yatan gereksinmeyi kavramak ve değerlendirmenin, herkesin sorumluluğu
olduğunu belirtti.

Deniz Baykal, ''Yakıp yıkmak üzere değil, bir nefret ve kızgınlığı ortaya
koymak, düşmanlık söylemek için değil, ülkenin geleceğine yönelik bir kaygıyı
ortaya koymak, ülkesinin Anayasa doğrultusundaki geleceğine sahip çıktığını, bunu
görmek istemeyenlere anlatmak amacıyla millet, yüz binlerce insan bunu
gerçekleştiriyor'' dedi.

Bunun yaşandığı bir toplumun geleceğinden kuşku duymaya kimsenin hakkı
olmadığını dile getiren Baykal, herkesin, bu olayları doğru anlaması gerektiğini
vurguladı.

''TIPKI ERZURUM GİBİ''

CHP Genel Başkanı Baykal, buralarda ortaya çıkan insanların, bu milletin öz
parçası, Türk milletinin bir parçası olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:
''Tümüdür demiyorum. Ama bunları yok sayarak bir millet tarifi yapmak mümkün
değildir. Bunları ihmal ederek, görmemezlikten gelerek bir millet anlayışını
ortaya koymak yanlıştır. Bu ülkeyi yönetmek isteyen herkesin, meydanlarda ortaya
çıkan milyonlarca insanı anlaması, saygı duyması ve sevmesi zorunluluğu vardır.
O insanları düşman bilerek, hedef sayarak, onları dışlayarak, yadırgayarak,
yabancılayarak ülkeyi yönetmek mümkün değildir. Türkiye'nin kalıcı bir
parçasıdırlar. Tıpkı Erzurum, yurdun diğer köşeleri gibi. Hepsi bir bütün,
Türkiye'nin parçası. Toplumun tüm insanlarına aynı anlayışla sahip çıkmak,
hiçbiri dışlamaya yok saymaya, inkar etmeye kimsenin hakkı yoktur. Siyasetçiler
olarak görevimiz, toplumun bütün insanlarına aynı anlayışla sahip çıkmak, değer
vermek ve onlarla kucaklaşmaktır. Hiçbirini dışlamaya, inkar etmeye kimsenin
hakkı yoktur. Bugün Türkiye diye ortada ne varsa birlikte gerçekleştirdik.''

''O MİLYONLAR VAR OLDUĞU SÜRECE''

Bu tabloları bazı siyasetçilerin doğru anlayamadığını savunan Deniz Baykal,
milletin bir bütün olduğunu ve kimsenin, milleti bölmeye kalkmaması gerektiğini
söyledi.

Milletin, bütün coğrafyalarıyla bir bütün olduğunu ifade eden Baykal,
hiçbirinin karşısına bir başka millet kesimini çıkarmaya kimsenin hakkı
olmadığını söyledi.

Türkiye'yi siyasetçiler yöneteceklerse, Türkiye'nin bu gerçeğini bilmeleri
gerektiğini belirten Baykal, ''Bu gerçek, Anayasa'ya sahip çıkan, özünü kavramış,
onu savunma kararlılığını açıkça ortaya koyan milyonların artık var olduğunu bize
göstermiştir. O milyonlar var olduğu sürece Türkiye, laik, demokratik bir
Cumhuriyet olarak var olmaya devam edecektir'' diye konuştu.

''SAYGIN HİZMET MADALYASI''

Parlamentonun son günlerine gelindiğini, bir parlamento bitip, yeni bir
parlamento başlayacağını anımsatan Baykal, bu geçiş dönemlerinin bir bunalım,
kargaşa dönemi olarak görüldüğünü belirtti.

Bu parlamento döneminde CHP grubunun çok büyük ülke hizmetleri yaptığını
belirten Baykal, ''Bu parlamentoda CHP grubu daima iftiharla anılacak, hem
kendileri hem ailelerinin hem de parti ve milletimizin yüzünü ağartacak çok ciddi
çalışmalar yapmışlardır'' dedi.

CHP lideri Baykal, parlamentonun toplanır toplanmaz Irak'ta büyük savaş
tehdidi ile karşı karşıya kaldığına işaret ederek, CHP'nin, Türkiye'yi savaş
yangınına bulaşmaktan alıkoymayı başardığını ifade etti.

Baykal, ''Bu dönemde milletvekili olanların, ailesine, soyuna, sopuna,
torunlarına bırakabileceği çok saygın hizmet madalyasını kazanmış anlamına
gelmektedir'' diye konuştu.

''DERHAL YENİLENMESİ GEREKEN PARLAMENTO''

Baykal, parlamentonun seçim çalışması için tatile girmesi gerekirken,
Anayasa değişikliğinin gündeme geldiğini hatırlattı.

Bunun, parlamentomuzun gündeminde yer tutan bir konu olduğunu ifade eden
Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bu çok gereksiz, çok yararsız bir durum oluşturuyor. Bu parlamento,
cumhurbaşkanı seçimini Anayasa'ya göre gerçekleştirememiş bir parlamento olarak,
Anayasa'nın 102. maddesinin son fıkrasında ifade edildiği gibi, derhal
yenilenmesi gereken bir parlamento haline dönüşmüştür.
Şu anda bizim parlamentomuzun, hukuki nitelemesi derhal yenilenmesi gereken
bir parlamentodur. Yenilenmesi gereken bir parlamento değil, derhal yenilenmesi,
yani işini tamamlamış bir parlamento, kendisinden özel hizmet beklenmesi
gerekmeyen bir parlamentodur. Anayasamızda Meclis fesh olmaz. Tatile girse de
seçim kararı alsa da Meclisimiz vardır. Niçin vardır? Üzerine düşen acil
görevleri yapmaya hazır olmak için vardır. Zaruret ortaya çıktığında elbette
Meclis toplanacak.
Ama bu demek değildir ki 5 yıla yakın sürede el atılmamış olan çeşitli,
köklü siyasi tartışma gerektiren konularda, bir kısmı Anayasa değişikliği
niteliğinde büyük tasarrufları, derhal yenilenmesi gereken bir parlamento haline
dönüştükten sonra, o arada yapıver... Bu siyasi gelenek bakımından da
hukukçuların ifade ettiği gibi anayasal hukukun özü açısından da sakıncalı bir
durum oluşturmaktadır. Bu parlamentonun, Anayasa değişikliğini ele alıp,
değerlendirmesinin şartları yoktur. Artık yenilenmesi gereken bir parlamento.
Kendisi yenilenmesi gereken bir parlamentonun, Anayasa'nın özüne yönelik büyük
değişiklikleri gerçekleştirmeye kalkışması doğru bir siyasi yaklaşım değildir.''

CHP Genel Başkanı Baykal, üniversiteler, anayasa hukuku kürsüleri, hukuk
kamuoyunun, Anayasa değişikliklerini tartışmak bir yana bundan haberdar
edilmediklerini kaydetti.

SOLDA BİRLİK…

Baykal, Türkiye'nin bu ortamında, DSP ile CHP'nin bütünleşmesini, Türkiye'de
hiç kimsenin kendisi kadar istemediğini söyledi.

Partisinin TBMM Grup toplantısında, DSP ile yürütülen seçim işbirliği
konusunda son tabloyu değerlendirirken, Baykal, ''Aslında bu son tabloyu size
söyleyebilecek durumda olmayı çok isterdim. Ama ne yazık ki bunu söylemek benim
elimde değil. Ben onu söyleyebilecek konumda olsaydım, hiç kuşku yok, bu konuda
ne söyleyeceğim çok açık ve nettir'' diye konuştu.

Partiler arasındaki birleşme ve işbirliğini, Türkiye'nin siyasi gündemine
kendilerinin taşımadığını ifade eden Baykal, şöyle konuştu:

''Niye taşımadık? Bu konuda, geçmiş deneyimleri çok iyi bildiğimiz için
yüksek bir umut beslemiyorduk ve halkımızı da gereksiz yere bir umuda yöneltmenin
yanlış olacağını düşünüyorduk. Bu konuda ayaküstü bir umut vermekten, bir
değerlendirme yapmaktan bilinçli olarak uzak duruyorduk. Olgunlaşmış bir durum
oluşmadan konuşmanın yanlış olacağını bildiğimiz için geçmişte, bu son süreci
kapsamadan önce hiçbir söylemedik.''

Konunun toplumsal talep haline dönüştüğünü ve kendilerinin de üzerine
eğilmek zorunda kaldıklarını belirten Baykal, ''Bizim dışımızdan, bize yönelik
yapılan çağrılarla oldu. Biz çağrı yapmadık. Çağrı bize yapıldı'' diye konuştu.

Baykal, iki siyasi parti arasında gerçek birleşmenin, her iki partinin aynı
altında bütünleşmesiyle olacağını savunarak, dünya gerçeğinin, kalıcı ve samimi
olanın, sonuç verecek olanın, bu anlayış olduğunu ileri sürdü.

"HAYIRLI OLSUN, KUTLARIM"

Merkez sağda birleşmeyi başaran DYP ile Anavatan Partisini kutlayan Baykal,
şöyle konuştu:
''Hayırlı olsun, kutlarım, çok memnun oldum. Nasıl yaptılar? Tek çatı
altında birleşmeyi her iki parti de içine sindirdi. Gerekirse yeni bir parti
kuracaklar ya da iki partiden birinin çatısı altında birleşecekler. Seçim
işbirliği orada gündemde değil... Böyle bir şeyi kimse aklından geçirmiyor.
Birleşme diyorlar, birleşmeyi de uyguluyorlar. Helal olsun onlara, yürekten
kutluyorum onları...
Bizim de böyle yapmamız lazım. Benim inancım bu, dünyanın deneyimi bu. Ama
gördüm ki kardeş partimiz böyle bir birleşmeyi uygun görmüyor, böyle bir
birleşmeyi içine sindirmiyor. Böyle bir birleşmeyi içine sindirmemesi, kendi
partisine olan bağlılıktan, kendi partisinin temsil ettiğini düşündüğü değerlere
olan bağlılıktan kaynaklanabilir. Bunu saygıyla karşılarım. Bu çok doğaldır, çok
saygıdeğerdir ya da bu, birleşilmesi söz konusu olan partiye karşı, duygusal
direnişten, tepkiden kaynaklanıyor olabilir. Eğer öyleyse bunun aşılması lazım.
Tek çatı altında bütünleşme söz konusu olmadan bir işbirliği yapılacaksa bile,
bunun mutlaka aşılması lazım. Eğer birincisiyse mesele yok.''

''DSP'Yİ DÜŞMAN PARTİ OLARAK GÖRMÜYORUZ''

Konuşmasında DSP ile yapılan görüşmelere değinen Baykal, kimseye ''Kapatın
partinizi, gelin çağrısı'' yapmadığını söyledi.

Kendilerinin ''kurumsal bütünleşme'', DSP'lilerin de ''seçim işbirliği''
dediklerini ifade eden Baykal, şöyle konuştu:
''DSP'yi bir hasım, düşman, hatta inatçı bir parti olarak görmüyoruz. DSP'yi
bir kardeş parti görüyoruz. DSP'nin Kurucu Genel Başkanı Bülent Ecevit'i de kendi
liderimiz olarak kabul ediyoruz. Sayın Sezer'i de kardeş bir partinin lideri
olarak görüyoruz. Ona karşı hiçbir umutsuzluk duygusu, ne benim, ne
partililerimizin içinden geçmez, geçemez. DSP'ye karşı düşmanlık telkin etmek ya
da DSP'ye karşı siyasi çalışma yapmak, bizim aklımızdan geçmez. Öyle bir şey
yoktur. Biz samimiyiz, 'samimi sosyal demokratlar birleşsin, bütünleşsin'
istiyoruz.''

''AĞIR SORUMLULUK ALTINDAYIZ''

CHP Lideri Baykal, bu çalışmanın hızla olumlu bir sonuca ulaştırılmasının,
bütün toplumun bekleyişi olduğunu vurgulayarak, ''Hepimiz çok ağır bir sorumluluk
altındayız. Ben bu sorumluluk bilinciyle, çok doğru olduğuna inanmadığım halde,
doğru olduğuna inandığım bütünleşme modelini bıraktım, sırf bu toplumun
duyarlılığına saygı sonucu...'' diye konuştu.

Arkadaşlarına uzlaşma ve anlaşmak için ''Gerekeni yapınız'' dediğini ifade
eden Baykal, şunları söyledi:
''Arkadaşlarım da bir araya geldiler ve uzlaştılar. Bu uzlaşmayı da partinin
yetkili organlarına götürdüm ve kabul edildi. Biz orada durmaya devam ediyoruz.
Artık gün; partiler arasında, hele kardeş partiler arasında birbirine caka satma,
birbirine tuzak kurma ve birbiriyle uğraşma günü değildir. El ele vermek
zorundayız. El ele vermek ve Türkiye'ye sahip çıkmak zorundayız.
İzmir'deki 1.5 milyon insanın içine girdim. Kürsünün karşısına geçtim,
yerimi aldım. Oraya kim gelirse kucaklaşmaya hazır olarak... Oraya kim gelirse
kucaklaşmaya hazır olarak gittim. Çünkü bunun sorumluluğumu biliyorum. Bir görev
ihmali içinde olduğumuzu kimse bize söyleyemez. Bir kez daha ifade ediyorum;
Türkiye'nin bu ortamında DSP ile CHP'nin bütünleşmesini, Türkiye'de hiç kimse
benim kadar istiyor olamaz. Eğer böyle bir birleşme ve işbirliği gerçekleşmezse,
hiç kimse de bundan dolayı benim kadar üzüntü duyuyor olamaz.''

''GEREKİRSE HÜKÜMETTE BİRLİKTE ÇALIŞMAK İSTİYORUM''

CHP Genel Başkanı Baykal, bu tablo içinde herkesin görevini yaptığını, Sezer
ve çalışma arkadaşlarının, bu ortamda gereken kararlılığı sergileyeceklerine
yürekten inandığını bildirdi.

DSP'lilerle el ele birlikte çalışmak istediğini belirten Baykal, konuşmasını
şöyle sürdürdü:
''Parlamentoda birlikte çalışmak istiyorum. Gerekirse hükümette birlikte
çalışmak istiyorum. Eğer bu, birleşme değil işbirliği olarak gerçekleşecekse, bu
işbirliğinin, ayrışma konusunda peşin karara dayalı bir birleşme olmamasını,
sürekli bir birleşme bekleyişi umudu ve anlayışı içinde birleşme olmasını
diliyorum. Yola çıkarken, ayrışmak üzere yola çıkmayalım.
'Bu aşamada bu kadar birleştik, çıkalım yola daha ileri bir birleşmeye
açığız, hazırız, daha ileri birleşmeleri gelecekte gerçekleştireceğiz' diye umut
ederek yola çıkalım. Böyle bir peşin pazarlıkçı yaklaşım, 'Şu kadar şuraya, bu
kadar buraya' geldikten sonra, 'falan ayrılacak, filan gelecek'... Toplumun
bekleyişi de bu değil, Türkiye'nin ihtiyacı da bu değil. Biz bu sorunu göğüslemek
istiyoruz. Türkiye'ye yönelik tehdidi kalıcı şekilde bertaraf etmenin
gerektirdiği güç birikimini, yığınlarını en etkili şekilde yapmak istiyoruz.
'Ayrışmak üzere değil, dağılmak üzere değil, çözülmek üzere değil; kaynaşmak
üzere, birleşmek üzere bütünleşmek üzere işbirliği yapalım' diyoruz.''

''UMUDUMU KORUYORUM''

Deniz Baykal, bu konuda umudunu koruduğunu ve bunu, iyimser olduğu için
söylemediğini kaydetti.

Halkın ve kamuoyunun duyarlılığının kendileri için dayanak noktası olduğunu
vurgulayan Baykal, ''(Son anda bunlar beceremediler, yapamadılar, yüzlerine
gözlerine bulaştırdılar) diyenlere, son bir sosyal demokrat atılımıyla en güzel
cevabı vereceğinize inanıyorum'' diye konuştu.

"MİLLİ EGEMENLİĞİ PARÇALIYORUZ"

Anayasa değişikliği konusunda kamuoyunun yeterince bilgisi olmadığını,
kendilerinden konuyla ilgili görüş beklenmediğini söyledi.

Anayasanın temelinin milli egemenliğe dayandığını, millet egemenliğinin
yansıdığı temel organın TBMM olduğunu anlatan Baykal, şimdi milli egemenlikten
güç alan bir başka otorite yaratılmaya kalkıldığını savundu.

Deniz Baykal, ''Milli egemenliği parçalıyoruz, ayrıştırıyoruz'' diyerek,
şöyle konuştu:
''Parlamentoya giden bir milli egemenlik kanalı var, onu kaldırmıyoruz ama
bir kanal daha açıyoruz. Onun suyunu azaltıyoruz, bir kısmını da Cumhurbaşkanına
veriyoruz. Halkın otoritesi bir kısmıyla Meclise yansıyacak, idari olarak da
cumhurbaşkanına şahsen yansıyacak. Bir tek kişiye halktan yetki alma imkanını
tanıyacaksınız, öte yandan 550 kişiye Meclis olarak, aynı otorite düzeyinde yetki
vereceksiniz. Bu kabul edilemez, bu çok tehlikeli tablodur. Bu büyük sıkıntılar
doğurur. Bunun denendiği ülkelerin yaşadığı acı olaylar ortada... Türkiye'yi
Latin Amerikanlaştırma tehlikesi taşıyan bir açılımdır bu. Biz kurumsallaşmayı
oturtmaya çalışıyoruz.''

''KIZGINLIK, TEPKİ, YENİLMİŞLİK DUYGUSU...''

Düzenlemenin, kuvvetler ayrılığı açısından da sıkıntı yaratacağına dikkate
çeken Baykal, şöyle devam etti:
''Bu çok sıkıntılar, sakıncalar yaratabilecek bir düzenleme. Böyle bir
düzenlenmenin alelacele Meclise getirilip, hızla sonuçlandırılmaya çalışılması,
gerçek bir ihtiyaçtan değil, bir ölçüde kızgınlıktan, tepkiden, yenilmişlik
duygusundan, onu telafi etme arayışından, bir miktar da kendi dünyalarındaki bir
yarıştan kaynaklanıyor. Sakıncalıdır. Aklın, sağduyunun egemen olması lazımdır.
Böyle köklü Anayasa değişikliklerinin, bu aşamada bu Meclis tarafından ele alınıp
sonuçlandırılmaya kalkılması, hiç doğru değildir, çok yanlıştır, sakıncalıdır.''
Baykal, düzenlemenin seçimden sonra oluşacak yeni parlamentoda ele
alınmasını isteyerek, ''Şimdi zorlamalar, dayatmalar, anlamsız yarışlar,
demagojik çekişmeler, ülkeye hiçbir yarar getirmez'' dedi.

''TÜRKİYE'Yİ GERMEYELİM''

''Bu projeyi ciddiye almıyorum'' diyen Baykal, ''Bunu, siyasal bir gösteri,
bir demagojik açılım, bir duygusal tepki olarak görüyorum ama işi tadında tutmak
lazımdır. Zamanı da gelmiştir. Artık burada bu işi noktalayalım. Türkiye'yi
germeyelim, Türkiye'yi kutuplaştırmayalım, Türkiye'yi yeni sıkıntılarla karşı
karşıya bırakmayalım'' diye konuştu.

Baykal, Meclisin işini bitirdiğini, tarihi görevler yaptığını ifade ederek,
şimdi sağlıklı ve demokratik bir seçimin yapılmasının sağlanması gerektiğini
kaydetti.

''UZLAŞMA ZORUNLU''

CHP lideri Baykal, bu yasama döneminde parlamento içinde uzlaşmanın zorunlu
olduğunun ortaya çıktığını söyledi.

Kendi anlayışlarının da uzlaşmadan yana olduğunu, iktidara gelmeleri
durumunda ilk yapacakları işin, anamuhalefet ve diğer muhalefet partilerinin
kapısını çalmak olacağını anlatan Deniz Baykal, ülkenin geleceği konusunda bir
mutabakat oluşturmaya, cumhurbaşkanının nasıl seçileceği ve Meclisin gündemindeki
temel konularda daima istişare ve dayanışma içinde davranmaya çalışacaklarını
söyledi.

İKTİDAR PARTİSİNE ÇAĞRI

AK Parti'ye artık siyasi polemiği, siyasi sürtüşme arayışını bırakma ve bu
parlamentonun görevini tamamladığı gerçeğini görme çağrısında bulunan CHP Genel
Başkanı Baykal, seçimden sonra yeni parlamentoda, anayasa değişiklikleri ve
cumhurbaşkanlığı seçiminin nasıl yapılacağının elbirliğiyle ele alınması istedi.

Baykal, ''Bu iyi niyetle, iktidar partisine yapılmış bir davetiyedir,
çağrıdır'' dedi.



Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.