TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM MİLLİ EĞİTİM KOMİSYONU


Yeni kurulacak 17 üniversite de dahil olmak üzere, yeni üniversitelere rektör atamasını düzenleyen yasa teklifi, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edildi.

15 Mayıs 2007 Salı 12:10

Komisyonda, AK Parti Karaman Milletvekili Yüksel Çavuşoğlu ile AK Parti
Mersin Milletvekili Ömer İnan'ın imzasını taşıyan, Yükseköğretim Kanununda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşüldü.

Kabul edilen teklif, TBMM Genel Kurulu gündeminde bulunan 17 yeni
üniversiteye rektör atamasında da uygulanmasını öngörüyor. Teklife göre, yeni
kurulan üniversiteler için rektör adayı olarak başvuran profesörler arasından
Yükseköğretim Genel Kurulunun seçeceği 6 kişi, Bakanlar Kuruluna sunulacak.

Cumhurbaşkanı, bunlar arasından Bakanlar Kurulunun belirleyeceği 3 kişiden
1'ini rektör olarak atayacak.

TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu, Başkanvekili Hikmet
Özdemir başkanlığında toplandı.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, düzenlemenin, halen TBMM Genel Kurulu
gündeminde bulunan 17 yeni üniversite ile bundan sonra kurulacak yeni
üniversitelere rektör atamasını kapsadığını bildirdi.
Daha önce kurulan 15 yeni üniversite için getirilen ve Anayasa Mahkemesince
iptal edilen düzenlemeden farklı yeni bir teklif getirildiğini kaydeden Çelik,
''Bu teklife göre, YÖK 6 isim belirleyecek. Bu isimler, Bakanlar Kuruluna arz
edilecek. Bakanlar Kurulu, bunu 3'e indirecek. Sayın Cumhurbaşkanına bu 3 isim
arz edilecek. Bu 3 isimden 1'ini rektör olarak atayacak'' dedi.

-''İÇİNİZDE KALMIŞ BİR UKTE...''-

CHP Bursa Milletvekili Mustafa Özyurt, iktidarın, yeni üniveriseteler
konusunda samimi olmadığını ileri sürdü. Cumhurbaşkanının, sadece atamak değil
seçme yetkisi de olduğunu kaydeden Özyurt, 15 yeni üniversitede rektör atama
işinin sürdüğünü vurguladı. İktidarın, buna karşılık ''Kurulacak 17 üniversiteyi
nasıl ele geçiririz, nasıl kadrolaşırız'' kaygısıyla baktığını öne süren Özyurt,
bu telaşı anlamadığını vurguladı.
Özyurt, ''Bu ülkede hiç yaşanmamış bir olay, sizin Milli Eğitim Bakanı
döneminde yaşanmıştır. Aynı ilin milletvekili olduğunuz halde, gidip o rektöre
'geçmiş olsun' bile demediniz. Bir rektör yaka paça gözaltına alınmış. Ne Osmanlı
ne de Cumhuriyet döneminde yapılmadığı şekliyle, bir rektöre yapılmamış olan
muamele, sizin döneminizde yapılıyor. Bu nedenle üniversitelere içten baktığınıza
inanmıyorum'' dedi.
Çelik'in, isim vermeden Yücel Aşkın için ''Sizin partinizden aday oluyor,
biliyor musunuz?'' demesi üzerine Özyurt, ''Olsun efendim, ne olacak, herkes
olabilir'' karşılığını verdi. Özyurt'un, ''Sizin akademik titriniz, rektör olmaya
yeterli değil. Sanıyorum bu, içinizde kalmış olan bir ukte... 'Benim akademik
kariyerim yok ama benim imzamla rektör oldunuz' demek, sizin içinizde kalmış olan
bir şey...'' demesi üzerine Çelik, ''Yapmayın, Mustafa Bey'' karşılığını verdi.
Özyurt'un, ''Bu, şuur altında kalmış olan bir şey'' demesine Çelik, ''Siz
psikiyatrist falan mısınız?'' diye sordu. ''Hayır değilim ama 40 yıllık doktorum.
Adamın gözünün içine bakınca ne olduğunu anlarım'' karşılığını verdi.

-DİNÇER VE AŞKIN...-

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce de iktidarın aynı konuyla ilgili 3
farklı düzenleme getirmesini eleştirdi.
İktidarın sürekli olarak ''Cumhurbaşkanının, iktidarın çalışmalarını
engellediği, yasaları veto ettiği, atamaları yapmadığı'' beyanlarıyla kamouyunu
yanılttığını, bunun gerçeği yansıtmadığını belirten İnce, şu ana kadar Hükümetin
Çankaya Köşküne 4 bin 14 kararname gönderdiğini, bunun 3 bin 532'sinin
onaylandığını, 481'nin ise geri gönderildiğini bildirdi. İnce, şöyle devam etti.
''Sizin kendi hükümetinizin başbakanı, kendi bakanlarının kararnamelerini
imzalamamış. Ömer Dinçer imzalamamış yani... Siz Yücel Aşkın'a 'aday olacak'
dediniz ya, Ömer Dinçer de sizden aday olacak Sayın Bakan, hayırlı olsun. Hangisi
bu cumhuriyete daha gerekli, hangisi bu cumhuriyete daha hayırlı, onu da
göreceğiz hep birlikte. Ömer Dinçer'i aday yapmanın yükünü taşıyacaksınız
omuzlarınızda.. Yücel Aşkın'ı aday yapmak bizim için şereftir, keşke olsa...''
Bakanlıklardan Başbakanlığa gelen 4 bin 975 kararnamenin 432'sinin geri
gönderildiğini belirten İnce, ''Vetocu bir Cumhurbaşkanı yok, vetocu bir Başbakan
var. Hem de kendi bakanlarına karşı. Ama Başbakan veto etmiyor, Ömer Dinçer veto
ediyor. Belli bir tarikata bağlı olmayanları imzalamıyor, bu kadar basit. Sayın
Cumhurbaşkanının böyle bir hakkı var. Ama asıl sorun, kendi bakanları ile
Başbakan arasında'' dedi.

-''ART NİYET KOKUYOR''-

CHP Sinop Milletvekili Engin Altay ise yeni üniversitelere rektör atamasının
''yılan hikayesine döndüğünü'' ifade ederek, getirilen düzenlemelerin ''art niyet
koktuğunu'', gelinen durumun Türkiye'ye yakışmadığını vurguladı.
İktidarın, sandığa giderken ''rejim değişikliği'' getiren Anayasa
değişikliği de dahil önemli düzenlemeler yapmasının doğru olmadığını kaydeden
Altay, buna hakkı olmadığını söyledi. Altay, yapılmak istenen düzenlemenin de
geri döneceğini belirterek, ''Geri çekin, eski sistemle yapılsın. 17 üniversiteyi
de kuralım'' dedi.
CHP Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı, ''İyi bir şey yaparken niye içine
kötülük koyuyorsunuz?'' diyerek, düzenlemeyi eleştirdi. Gazalcı, ''5 bin kişiyle
düğün yapabilirsiniz, bütün bürokratlarınızı uçakla oraya taşıyabilirsiniz.
Aşiretler gelir, şunlar gelir bunlar gelir. Ama Türkiye bir hukuk devletidir.
Sizi hukuka çağırıyorum. Anlaşılmaz bir ruh hali içindesiniz'' görüşünü savundu.
İktidarın, elindeki çoğunluğu rağmen ''ağlama duvarı olamayacağını'' ifade
eden Gazalcı, ''O zaman vatandaş, siz bunu hukuka uygun yapamadıysanız diye, al
sana İzmir'de, al sana İstanbul'da, al sana Tandoğan'da... Mahkeme kararını
dinlemeyenler, sandıktan çıkan kararı dinleyecek'' diye konuştu.
AK Parti Giresun Milletvekili Hasan Aydın, herkesin hukuka uymak zorunda
olduğunu, ancak rektör ataması konusunda yasal boşluk bulunurken rektör ataması
yapılamayacağını savundu. Aydın, ''Giresun'daki üniversiteye rektör atanırken,
üniversitede bir tek kadrolu profesör yok. Başka üniversitelerden gelip aday
oldular. Böyle bir şey nasıl olur? Herkes, Cumhurbaşkanı da bakan da YÖK de olsa,
yasaya uymalı'' dedi.

-''3-5 KEZ PROFESÖR OLMUŞTUM''-

Bakan Çelik, eleştirileri yanıtlarken, hukuk devletinde Anayasa Mahkemesinin
verdiği kararların herkesi bağladığını belirterek, mahkeme kararlarına uymasına
karşılık bunlara katılmamama hakkı olduğunu kaydetti.
Özyurt'un kendisine yönelik sözlerine yanıt veren Çelik, ''Eğer ben
milletvekili olmasaydım, şimdiye kadar 3-5 kere profesör olmuştum. Benim
yayınlarım da kitaplarım da bilimsel makalelerim de bu işe fazlasıyla yeter. Bunu
şaka olarak görüyorum, üzerinde durmaya bile değmez'' dedi.
Bakanlıkların iade edilen kararnamelerinin prosedür, mevzuat veya şekle
bağlı olabileceğini belirten Çelik, ''Başbakanlık, bakanlıkların noteri değil.
Sayın Cumhurbaşkanı bizim, sizin noteriniz değil. Elbette ona da saygı
duyuyoruz'' dedi.
Anayasa Mahkemesinin süre ve dörtte üç çoğunluğa itiraz ederken, siyasi
iradenin işin içinde olmasını ifade etmediğini vurgulayan Çelik, birinci
düzenlemede raportörün 167 sayfalık raporunda, düzenlemenin Anayasaya uygunluğunu
ifade ettiğini kaydetti.
Farklı bir düzenleme yaptıklarını anlatan Çelik, şöyle konuştu:
''Yasa açık... Görevdeki rektörün çağrısı üzerine öğretim üyeleri 6 aday
seçer, bunlar arasında YÖK'ün 3'e indirdikleri arasından Cumhurbaşkanı seçer ve
atar. Ama yeni kurulan üniversitelerde bunun nasıl olacağı yazılı değil. Bitlis'e
üniversite kuruyoruz, orada tek bir profesör yok. Nasıl yapacaksınız? YÖK'ün,
durumdan vazife çıkararak aday belirleyip Cumhurbaşkanına arz etmesi kesinlikle
hukuki değil. Bu şekilde bir rektör seçilirse, bu atanan rektörün meşruiyeti
tartışılır.''

-CHP'LİLER İLE ÇELİK'İN TARTIŞMASI-

CHP'li İnce'nin, ''Yargı kararlarını uygulamadığınız için ceza aldınız mı?
sorusuna Çelik, ''hayır'' karşılığını verdi. ''Peki müsteşarınız aldı mı?''
sorusuna Çelik'in ''Müsteşarım aldı'' demesi üzerine İnce, ''Yargı kararlarını
uygulamadığınız için 10 milyar tazminata mahkum olmadınız mı?'' diye sordu.
Çelik, ''Ben bir suç işlediysem, bir hata yaptıysam, yargı da benim cezamı
verdiyse size ne oluyor?'' diye tepki gösterdi.
CHP'li Gazalcı'nın, Danıştay kararından sonra atanan müdürlerin geri alınıp
alınmayacağı sorusuna da Çelik, ''Hukuk ne diyorsa o yapılır. Genelge yayınladım,
'Danıştay kararı doğrultusunda işlem yapılsın' dedim'' dedi.
İnce de ''Daha önce de 'acele edin' diye genelge gönderdiniz. Hafta sonları
AKP teşkilatları toplantı yaptı, 22 müdürün atanması için...'' dedi.
Çelik, başka bir programı nedeniyle toplantıdan ayrılırken, ''Bugün karşı
çıktığınız şeyler, yarın sizin ayaklarınıza dolanır. İktidar olacağınız yok ya,
farzı mahal oldunuz...'' demesine, Gazalcı'nın ''Biz 22 Temmuzda iktidarız'' diye
yanıt vermesi üzerine ise ''Hayal etmek güzeldir'' karşılığını verdi.

-''FRENK GİYSİSİ İÇİNDE...''-

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan, 12 Eylül'den sonra ''öteki
gözüyle'' bakılıp 1402 olarak üniversite dışına atılanların, bugün başkalarına
''öteki'' gözüyle baktığını, sorunun bundan kaynaklandığını söyledi.
Atılan her adımın, ''rejim değişikliği'' olarak görülmesinin doğru
olmadığını ifade eden Doğan, ''Tandoğan'da, İzmir'de ellerinde bayraklarla
yürüyenlerin ellerinden öperiz. Bu milletin başında AK Parti gibi adil bir
yönetim var'' dedi.
Doğan, 80 yıldır üniversitelere nasıl rektör ataması yapıldıysa,
kendilerinin de aynı yöntemle yapmak istediğini, ancak buna ''Devleti ele
geçirmek istiyorsunuz'' denilerek karşı çıkıldığını kaydederek, ''Yoksa birileri
devleti ele geçirdi de bırakmak mı istemiyor?'' diye sordu.
Yücel Aşkın'ın adaylığı için ''şeref'' diyenlerin, Ömer Dinçer'in
kendilerinden aday olmasına karşı başka ifadeler kullandığını belirten Doğan,
''Biz de Ömer Dinçer ile şeref duyarız. Adı, tarihi eser kaçakçılığına da
karışmış değil'' dedi.
Demokrasinin, parmak kaldırmak indirmek basitliğine indirgenemeyeceğini
ifade eden Doğan, ''Parmak yoksa, padişah olur. Kimse, bu yüce Meclisin üstünde
olamaz. Zerre kadar yetkisi başka kurumlara devredilmişse, bu bir gasptır.
Anayasayı Meclis yapmış olsaydı, sokaklarda 'Ordu göreve' diye darbe çağrısı
yapan bilim adamları olmazdı. Frenk giysisi içinde defin kahinliği yapmakla,
bilim adamlığı olmaz'' diye konuştu.
CHP'li Altay, Doğan'a tepki göstererek, ''Bize demokrasi dersi vermek, Avni
Bey'in haddi değil. Cumhuriyetin dini esaslara dayanmasını savunan birinin sizden
adaylığıyla şeref duyuyorsanız, o şeref size hayırlı olsun'' dedi.
Doğan'ın, CHP'li milletvekillerine, ''İddiaya girer misiniz? CHP, 22
Temmuzdaki seçimde AK Parti'nin yarısı kadar oy alacak mı?'' diye sorması,
gülüşmelere neden oldu.
Tartışmaların ardından, teklif kabul edildi.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.