TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM İNSAN HAKLARINI İNCELEME KOMİSYONU..


Sağlık Bakanı Recep Akdağ, komisyona, sağlık konusunda 4 yıllık iktidarları döneminde neler yaptıklarına ilişkin bilgi verdi ve milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

09 Kasım 2006 Perşembe

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, bakanlığının yaptığı ihalelerde usulsüzlükler,
yolsuzluklar olabileceğini ifade ederek, ''Ama bunların üstünü örtmüyoruz.
Sistematik bir 'Ali Dibo' olayı yoktur ve kesinlikle de olmayacaktır'' dedi.
Akdağ, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna, sağlık konusunda 4 yıllık
iktidarları döneminde neler yaptıklarına ilişkin bilgi verdi ve
milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
İnsan sağlığının bir insan hakkı olduğunu dile getiren Akdağ, hükümet olarak
sağlıkta hazırladıkları dönüşüm programını uyguladıklarını söyledi.
Akdağ, iktidarlarından önce, hastanelerde yatan hastaların ücretlerini
ödeyemedikleri için haftalarca hastanede rehin kaldıklarını, sosyal güvencesi
olmayan hastalardan ambülans ücreti alındığını kaydetti.
Şimdi bu sorunların çok nadir örneklerini gördüklerini belirten Akdağ,
iktidarlarında verimliliğini artırdıkları sağlık ocaklarından hastanelere sevk
oranını yüzde 20'den yüzde 9'a düşürdüklerini söyledi.
2002'ye göre doktorların oda sayılarını artırdıklarını ve bir hekimin
baktığı hasta sayısının 50'den 40'a düştüğünü belirten Akdağ, 112 acil servis
ambülanslarıyla 2002'de 350 bin hasta taşınırken, 2006'da bu sayının 900 bine
yükseldiğini bildirdi.
Gezici sağlık hizmetleri hakkında da bilgi veren Akdağ, aşılama oranını
yüzde 78'den yüzde 93'e çıkardıklarını, hedeflerinin yüzde 100 olduğunu söyledi.

-7 BİN 804'TEN 32'YE DÜŞTÜ-

Sağlık Bakanı Akdağ, kızamık vaka sayısı 2002'de 7 bin 804 iken, 2005'te bu
sayıyı bin 199'a indirdiklerini ifade ederek, bu yılın ilk 9 ayında bu sayının 32
olarak belirlendiğini bildirdi.
''Bununla iftihar ediyorum, bu büyük bir başarıdır'' diyen Akdağ,
çocuklardaki demir eksikliğinin giderilmesi için de yoğun çalışmalar yaptıklarını
vurguladı.
Recep Akdağ, üreme sağlığı konusunda bilgi alan çift sayısının 3 milyondan 5
milyona çıktığını kaydetti.
Kayıt altına alınan veremli hasta sayısının artığına ve bunun önemine işaret
eden Akdağ, 2002'de 10 bin 224 olan sıtma vakası sayısını 2006 Ekim itibariyle
604'e düşürdüklerini bildirdi.
Koruyucu sağlık hizmetleri hakkında bilgi veren Akdağ, bunun için 2002'de
875 milyon YTL bütçe ayrılırken, bu rakamı 2006'da 2 milyar 193 milyon YTL'ye
yükselttiklerini, 2007'de de 2 milyar 513 milyon YTL bütçe ayıracaklarını
anlattı.
Akdağ, aile hekimliği uygulamasında, hastaya hekimini seçme imkanı
getirdiklerini söyledi. Aile hekimliği konusunda pilot bölgelerden birisi olan
Düzce'de yapılan anket sonucunda, yüzde 77.5 memnuniyet, yüzde 6.6'da
memnunsuzluk kararı çıktığını ifade etti.

-''O BİRAZ ZOR''-

Recep Akdağ'ın, hizmetlerini bir sonraki iktidar döneminde daha da
artıracaklarını söylemesi üzerine, CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, ''İktidar
olamayacağınız için o biraz zor'' dedi.
Akdağ da Ersin'e, ''Biz gelemesek de gelecek iktidar bu oranları
düşürmesin'' karşılığını verdi.
İlaç fiyatlarında yaptıkları indirimler hakkında da bilgi veren Akdağ, bine
yakın ilaçta yüzde 1 ile yüzde 80 arasında indirim yaptıklarını söyledi. Akdağ,
''İlaç konusunda yıllık bir milyar dolarlık tasarrufumuz oldu'' dedi.
YÖK'ün politikaları nedeniyle hekim sayısının düştüğünü ifade eden Akdağ,
2000-2001'de tıp fakültelerinden 5 bin 59 öğrencinin, 2004-2005 döneminde 4 bin
394 öğrencinin mezun olduğunu söyledi. Akdağ, Almanya'daki tıp fakültelerinde
öğretim üyesi başına 22.5 öğrenci düşerken, Türkiye'de 2.9 öğrenci düştüğünü
ifade etti.
Milletvekillerinin sorularını da yanıtlayan Akdağ, hiç bir kanser ilacının
fiyatını ithal eden şirketlere ödememezlik yapmadıklarını söyledi.
Bazı firmaların ilaçları ödeme kapsamı dışında bırakılınca, kapsama alınması
için lobi faaliyetleri yaptıklarını dile getiren Akdağ, ''Roche firmasının bir
kanser ilacı kapsam dışında kaldı, ancak o ilacın eşdeğeri bulunuyordu. Buna
rağmen bu konu çok eleştirildi'' dedi.
Akdağ, Roche firmasıyla hiç bir konuda tarama faaliyetinde bulunmadıklarını
anlattı.
''Hekim eksikliği, ciddi bir insan hakları eksikliğidir'' diyen Akdağ, şu
anda ek ödeme yapılamayan hastane bulunmadığını söyledi.
Akdağ, Sağlık Bakanlığı personeline 2002'de 600 milyon YTL'lik, 2006'da da 2
milyar 700 milyon YTL'lik ek ödeme yapıldığını bildirdi.

-''DÜNYADA YERİNE ÇAKILMIŞ BÜROKRAT YOK''-

Mahrumiyet bölgelerinde görev yapan hekimlerin ücretlerinin yüksek olduğunu
dile getiren Bakan Akdağ, şunları söyledi:
''İktidar değişikliklerinde bürokraside dalgalanmalar olduğu doğrudur. Biz
de başhekimlik ve sağlık il müdürlüğü görevleri 2. görevlerdir; asıl görev
hekimliktir. Biz, başarılı olabilecek bürokratlarla yolumuza devam etmemiş
olsaydık, bu olumlu tabloları size sunamazdık. Türkiye'ye 2002 Kasımına getiren o
başarısız bürokratlardır. Dünyanın hiç bir yerinde yerine çakılmış bürokrat
yoktur, kimse dokunulmaz değildir. Biz hiç kimseyi görevinden aldığımız için
mağdur etmedik.
Bakanlıkta kadrolaştığımız iddialarını da tamamen reddediyorum. Göreve
getirdiğimiz herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin memurlarıdır. Önceden imamlık yapmış
olan bakanlık personeli de çok azdır.''

-''SİSTEMATİK ALİ DİBO YOK''-

Sağlık Bakanlığında 300 bin personel, 900 hastane bulunduğunu söyleyen
Akdağ, ''Binlerce ihale yapıyoruz. Usulsüzlükler, yolsuzluklar oluyor. Ama biz
bunların hiçbirisinin üstünü örtmüyoruz. Olayları tespit edip savcılıklara
intikal ettiriyoruz. Sistematik bir 'Ali Dibo' olayı yoktur ve kesinliklik de
olmayacaktır. Olsaydı zaten hastaneleri bu duruma getiremezdik'' diye konuştu.
Roche firmasının fahiş fiyatla ilaç satması konusunda gereğini yaptıklarını,
tespit ettiklerini savcılığa intikal ettirdiklerini belirten Akdağ, ''İlaç
firmalarıyla dirsek temasında olan bir iktidar değiliz.''
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.