TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

MİLLET VE TARİH KARŞISINDA SORUMLULUK…


CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, düzenlediği basın toplantısında 301. madde ve hükümetin Kıbrıs politikası hakkında değerlendirmelerde bulundu.

19 Ekim 2006 Perşembe

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında CHP Yönetim Kurulu toplantısında ele alınan Fransız Millet Meclisi'nde alınan sözde Ermeni soykırımını inkar edenleri hapis ve para cezasına çarptırmayı öngören yasa tasarısı ile Türkiye-AB ilişkilerindeki gelişmeler konusundaki değerlendirmeleri ve varılan kararları aktardı. Fransa'nın aldığı karar karşısında yapılması gerekenlere değinen Öymen "Fransa'nın aldığı karar Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğu için Fransa'ya karşı dava açmak mümkündür" dedi. Öymen CHP'nin kapsamlı bir hukuk mücadelesi başlatacağını ve halkın eylemlerini desteklemenin mümkün olduğunu söyledi. 17 Ekim'de alınan karar doğrultusunda hükümetin derhal gereken önlemleri alması gerektiğini belirttiklerini söyleyen Öymen, "CHP Merkez Yönetim Kurulu Türkiye-AB ilişkilerinde son zamanlarda TCK 301. maddesi ve Kıbrıs konularının ön plana çıktığnıı ve Türkiye'ye büyük baskılar yapıldığını tespit etmiştir" dedi.

ÖYMEN: "AŞAĞILAMA ÖZGÜRLÜK DEĞİL, HAKARET KAPSAMINA GİRER"

Öymen, CHP'nin düşünce ve ifade özgürlüğü konusunda en ileri ölçüleri benimsediğini söyleyerek, 301. maddeyi incelediklerini belirtti. Gazetecilere 301. madde metnini okuyan Öymen, madde sonundaki "Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz" ifadesine dayanarak, eleştiri özgürlüğünün yasakladığını söylemenin maddenin metnine ve özüne aykırı olduğunu belirtti. Dünyanın bütün devletlerinin benzer uygulamalarının olduğunu söyleyen Öymen, "Türkiye'den istenen, aşağılamanın, hakaretin serbest bırakılmasıdır. Milletimiz buna layık değildir. Biz bunu özgürlük olarak görmüyoruz. Maddenin kaldırılması için yapılan baskılara Türkiye'nin direnmesi gerektiğini düşünüyoruz" dedi.

Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in 22 Aralık 2005'te TCK'nın 301. maddesini değiştirmeyi düşünmediklerini söylediğini ancak 6 Ekim 2006'da "301. madde değişmez diye bir şey yok değişebilir. Ama nasıl değişeceği konusunda, bohçanın dört ucunu biraraya getiremiyoruz" ifadesini kullandığını hatırlatan Öymen, AB troyka toplantısından sonra Olli Rehn ve Erkki Tuomioja'nın 301. madde için takdirkar ifadeler kullanmasını kaygıyla tesbit ettiklerini söyledi.

Öymen, çeşitli tavizler sonucunda Dış İşleri Bakanının büyük bir taviz verdiğini söyledi. "Hükümet dış baskılar ile Türkiye'nin kınanmasını, hakareti serbest hale getirmiştir" diyen Öymen, hükümetin direnememesini kınadıklarını belirtti. Hiçbir ülkede hakaretin özgürlük kapsamında düşünülmediğini söylen Öymen; "Milletimizin aşağılanmaya layık olmadığını düşünüyoruz" dedi. "Biz inanıyoruz ki hükümetin tavizkar tutumuna rağmen TBMM ulusumuza hakareti meşrulaştıracak yasa değişikliğini onaylamayacaktır. Böyle bir hakareti sineyi çekenleri millet lanetle anacaktır" diyen Öymen,
AK Parti'nin millet ve tarih karşısında ağır sorumluluğuyla baş başa kalacağını da sözlerine ekledi. Öymen, aynı tavizkar tutumun Kıbrıs politikalarında da geçerli olduğunu söyledi.

ÖYMEN: "HÜKÜMET BÖYLE DEVAM EDERSE KIBRIS'I KAYBEDERİZ"

AB Kofi Annan Planı'nın 24 Nisan 2004 tarihinde yapılan referandumla Kıbrıslı türkler tarafından kabul edilmesinden ve Rumlar tarafından reddedilmesinden iki gün sonra Kıbrıslı Türklere karşı uygulanan ticari ambargoların kaldırılacağına karar verildiğini hatırlatan Öymen, Güney Kıbrıs'ın birliğe üye olmasının ardından bunu yürürlüğe sokamadığını söyledi. Ambargoların kaldırılması kararının önemli bir hedef olduğunu söyleyen Öymen, Ocak ayında hükümetin ilan ettiği planın da buna dayalı olduğunu söyledi. Öymen, başbakanın defalarca ambargolar kaldırılmasının gerektiğini ifade ettiğini belirterek, Finlandiya'dan gelen öneri paketine dikkat çekti. Maraş'ın BM gösetiminde açılması ve Magosa Limanı'nın AB denetimine açılması maddelerine özellikle dikkat çeken Öymen, M. Ali Talat'ın da bu pakete "vahim bir hata" gözüyle baktığını hatırlattı. Öymen, artan AB baskıları nedeniyle bugün Kıbrıs için de tavizlerin başladığını söyledi.

ÖYMEN: "YA AKP GİDECEK, YA KIBRIS ELDEN GİDECEK"

"Magosa limanını açarsanız, Kıbrıs çok önemli bir şey kaybeder. Ayrıca vereceğiniz bu taviz ekonomik olarak da bir şey sağlamaz. Uzmanlar 10 milyon doları bulmayacak bir kaynaktan bahsediyor. Oysa Magosa Türk silahlı kuvvetleri için de önemli bir stratejik, askeri ve lojistik yerdir. Bu konuda verilen taviz büyük sıkıntılar yaratır." dedi. Öymen Maras'ın devredilmesi konusuna da değinerek: "Bu ancak nihai çözüm için düşünülebilecek bir yoldur. Ayrıca oradaki arazilerin asıl sahibi Türk Vakıflarıdır. Bu planın nasıl oluştuğunu anlamak zor. Bize verilen bilgiye göre KKTC yetkilileri şu anda Finlandiya'da bu planı tartışıyorlar. AKP bu tavizleri verirken Türkiye'ye KKTC halkını gösteriyor. En önemli egemenlik hakları devrediliyor. Böyle olursa Kıbrıs gider" dedi. Türkiye'nin bu konuda direncini yitirdiğinin gözlemlendiğini söyleyen Onur Öymen, partilerinin büyük endişe ve kaygı duyduğunu belirtti. "Hükümetin bu konudaki tavizkar tutumuna Türk milletinin karşı çıkacağını düşünüyoruz" dedi.

ÖYMEN: "CHP'Yİ ELEŞTİRENLER BÖYLE UYDURMALARLA KARŞIMIZA GELMESİNLER"

Öymen toplantı sonunda bir gazetecinin, CHP'nin Sosyalist Enternasyonal'den çıkarılacağına ilişkin haberleri hatırlatması üzerine; "tamamen yalan. Bunu yazanlar da çok zor durumda kaldılar" dedi.

Öymen, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın Sosyalist Enternasyonal'in Genel Başkan Yardımcısı olduğunu hatırlattı. Avrupa Sosyalist Partisi'nin, böyle bir teklifin söz konusu edilmediğini söylediğini belirten Öymen, "CHP'yi eleştirenler böyle uydurmalarla karşımıza gelmesinler" dedi.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.