TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

ANAVATAN GENEL BAŞKAN MUMCU: ''SOYKIRIMIN MUCİDİ DE FAİLİ DE BATIDIR.KENDİ SUÇLARINI BİZE ENJEKTE EDEREK, SUÇLARINI SAHİPLENMEMİZİ İSTİYORLAR''


Anavatan Partisi Grup Toplantısında, Mumcu'nun konuşmasından önce, Ermeniler tarafından katledilen Türk şehitleri anısına saygı duruşunda bulunuldu.

10 Ekim 2006 Salı

Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, ''Soykırımın mucidi de faili de Batıdır. Kendi suçlarını bize enjekte ederek, suçlarını sahiplenmemizi istiyorlar'' dedi.

Mumcu'nun konuşmasından önce, Ermeniler tarafından katledilen Türk şehitleri anısına saygı duruşunda bulunuldu.

Geçmişten günümüze bir şeyler getirmek isteyen bazı ülke ve siyasetçiler olduğunu belirten Mumcu, ''Batı, Türk kompleksinden kurtulması için ciddi bir eğitim sürecinden, kendi tarihiyle yüzleşme sürecinden geçirilmelidir. Aksi halde Türkiye'ye yönelik husumetleri bitmeyecektir'' dedi.

Roma'nın Doğuya yayılmasını Türklerin engellediğini hatırlatan Mumcu, ''Bu Türkler, tarihin eski çağlarından beri Batının tekerine çomak sokmuş, heveslerini kursaklarında bırakmıştır. Bölgeyi, istendiği gibi lokmalara ayrılmış yutulmaya hazır hale getirmesine izin vermemiştir'' diye konuştu.

BATI UYGARLIĞI...
Batı tarihinin, uygarlığın ve insanlığın modern tarihi olduğunu ifade eden Mumcu, Batı tarihinin iki yüzlü olduğunu, insanlığa karşı işlenen suçların tarihinin de Batı tarihinde yer aldığını söyledi.

''Irkçılığı, soykırımı biz icat etmedik'' diyen Mumcu, şöyle devam etti:

''Soykırımın mucidi de faili de Batıdır. Kendi suçlarını bize enjekte ederek, suçlarını sahiplenmemizi istiyorlar. Irkçı fantezilerle savaşları siz çıkardınız, faşizmin tohumları sizin kültürünüzden atıldı.

Türkiye ve Ermenistan arasında karşılıklı kıtal mukatele (savaş, kavga) yaşanmıştır. Bu da Batının kışkırtmasıyla olmuştur. Ermenileri Türklere karşı katliam yapmaya sevk eden, yine Batı kışkırtmasıdır.''

''AMERİKAN FİLMİNDE ROL KAPMAYA ÇALIŞANLAR VAR''
Fransa'nın, sözde Ermeni soykırımı yasa teklifiyle amacının, Türkiye'nin doğusunda kendi hinterlandını geliştirmek olduğunu belirten Mumcu, bu girişimi, ''Ortadoğu'da rolü ve etkinliği istenmeyen Türkiye'nin içine büzülmesi için başlatılan hareket'' olarak nitelendirdi.

Dış politika konusunda Türkiye'nin ''acınacak, iradesi elinden alınmış durumda'' olduğunu öne süren Erkan Mumcu, Türkiye'nin kendi hayatını ilgilendiren meselelerde inisiyatifsiz halde olduğunu savunarak, ''Gelen, giden Türkiye'ye tokat atmakta'' dedi.

Mumcu, Başbakan Erdoğan'ın Bush ile görüşmesinde PKK'yı gündeme getirmediğine dikkati çekerek, ''ABD'nin planı gereği Irak'ın kuzeyinde oluşacak Kürt devletinin, Türkiye'nin himayesine ihtiyacı var. PKK, bu projenin PİAR araçlarından biri olarak kullanılmaktadır. Yapılması gereken, Türkiye'yi bu role ikna etmektir. Muhalefette bazı arkadaşlar bu filmde rol kapmaya çalışıyorlar. Figüran da olsa oynarım abi... Hakikaten ağır olmak lazım, ortada dönen Amerikan filmi'' diye konuştu.

''TÜRKİYE'NİN RIZASINA MUHTAÇTIRLAR''
''PKK silah bıraksa ne olur. Zaten bırakmaya mecbur'' diyen Mumcu, Türkiye'ye danışılmadan, Türkiye'nin rızası alınmadan bölgede herhangi bir şey yapılamayacağını söyledi.

Fransa İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy'nin Başbakan Erdoğan tarafından muhatap kabul edilmemesi gerektiğini savunan Mumcu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Fransa'nın amacı, uluslararası ilişkilerde Türkiye'yi birilerinin kucağına itmektir. 'Ben kendi terörümle başa çıkarım, ama uluslararası terörle mücadelede benden bir şey beklemeyin' diyecek olursanız; gelir, 'Abi ne istiyorsanız yerine getirelim' derler. Bu ülke, bu kadar itilip katılmayı hak etmiyor. Bu ödlek hükümete, kararsız hükümete rağmen eğer Ortadoğu'da barış olacaksa, eğer İsrail bulunduğu yerde kendi güvenliğinden emin bir devlet olacaksa, Türkiye'nin rızasına muhtaçtır. Bu böyle biline.''

''TÜRKİYE'NİN KUDRETLİ GENERALLERİ...''
''Türk Silahlı Kuvvetlerinin kudretli generalleri, sadece irticayla ilgili konularda değil, Türkiye'nin bölgesel, ulusal, uluslararası çıkarlarıyla ilgili olarak da bir duruş göstermeleri gerekir'' diyen Mumcu; bu yönde gösterilecek bir duruşun, Türkiye'nin ve Türk evlatlarının geleceğine önemli katkıda bulunacak değerli bir vazife olacağını ifade etti. Mumcu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Öyle dönüp içerde, sürekli bir rejim tartışmasıyla Türkiye'ye korku telkin etmek yerine, Türkiye'ye cesaret telkin etmek gerekiyor. 'Korkma ey millet, korkmayın kardeşim, bu memlekete kimse bir şey yapamaz, kimsenin bölmeye gücü yetmez' demek ve 'Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak' sözünün arkasında durmak gerekiyor.

Risk alacaksanız böyle alınır işte. Hani risk güzeldir diyen arkadaşlara sesleniyorum; Hazırlanmış senaryoların içinden rol kapmakla risk alınmaz, kimse kimseyi kandıramaz. Milli siyaset, memleketin milli çıkarları arkasında durabilen milli bir duruş göstermekle yapılır.''

Mumcu, ''Ülkeyi bu hale getiren Hükümet, önümüzdeki dönemi, sadece ve sadece kendi çıkarlarına halel gelmeyecek bir dönem olarak idrak etmenin gayreti içerisinde'' dedi.

''Türkiye'nin Avrupa ile ilişkilerinin fevkalade iyi olduğu'' yönünde değerlendirmeleri de eleştiren Mumcu,şunları söyledi:

''Hani Berlisconi dostumuzdu, hani Chirac ile ilişkilerimiz fevkalade iyiydi? Berlisconi'ye Avea taahhüdünü verip, GSM işinde zararı Telekom'a yıkıp, arkasından da Telekom'u, yine aslında bir Fransız şirketine vermekle, Airbus'ta uçak pazarlığı yapıp, uçak rüşveti vermekle dış politika yapılamayacağını öğrendiniz mi Sayın Başbakan? Hadi bakalım, şimdi başka neyin rüşvetini vereceksiniz.

Türkiye'de sata sata verebileceğiniz bir şey kaldı. O da enerji dağıtımı, elektrik dağıtımı şebekesi. İşbirlikçi sermaye, Türkiye'yi sömüren sermayenin yerli işbirlikçileri, büyük bir iştahla buradan da pay almak için bekliyorlar. Ey millet, ülkenin samimi milliyetçi aydınları, açın gözünüzü. Bu işbirlikçi kadroların, bu işbirlikçi hükümetin, bu işbirlikçi sermayenin Türkiye'yi götürdüğü yer, parçalanmış, küçülmüş, bütün ulusal değerleri elinden alınmış bir Türkiye tablosudur.''

Erkan Mumcu, bu değerlendirmelerini aşırı ve abartılı bulanlar çıkabileceğini, onlara da saygı duyduğunu ifade ederek, kendisinin görevinin, uyarmak olduğunu söyledi.

''BİRİLERİ HAM HAYAL KURUYOR''
Tarih içinde bu milletin evlatlarının, kendisine acı çektiren, ağır bedeller ödetenlerden mutlaka hesap soracağını dile getiren Mumcu, konuşmasını şöyle tamamladı:

''Şimdi kendi projelerine, senaryolarına ortak arayanlar, istedikleri ittifakları kursunlar. Bütün bu pazarlığı dağıtacak olan şey, milletin kendisidir. Bu millet, Atatürk'ün gösterdiği yolda, kendi istikbalini kendisi tespit edecektir, kendi istikbalini de kendisi koruyacaktır. Kimsenin himayesine de muhtaç değildir.

Biz millete, azmine ve iradesine güveniyoruz. Milletin, karşı karşıya bulunduğu zorlukları, yine kendi azmiyle aşabilecek kudrette olduğuna inanıyoruz.

Anavatan Partisi bu ülkeyi, bu siyasi esaretten, bu iktisadi esaretten, faizin kölesi olmaktan, yabancı sermayenin kulu olmaktan ve bu adaletsiz düzenden kurtaracak yegane alternatiftir. Burada kendilerine avantajlı pozisyon arayanların yolu açık olsun. Ama o yolların çıkmaz yol olduğunu bilsinler. Milletten başka hiç kimse kimseye ne ikbal, ne istikbal verecektir.

Birilerinin ikbal ve istikbal dağıttığını zannedenler, ham hayal kuruyorlar. Gittikleri bu yoldan bir an önce dönmelidirler. İttifak kuracaklarsa, milletiyle kurmalıdırlar. Başkalarıyla değil. Benden söylemesi.''

Mumcu, maaşlı köşe yazarlarının alkışlamasıyla milletin kalbinde yer alınamayacağını da söyledi.

Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.