TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU'NDA DÜN…


TBMM Genel Kurulu'nun dün ve bugün sabah saatlerine kadar süren çalışmalarında; ''Birinci Sınıf Mülki İdare Amirliği'' ihdas edilmesini öngören tasarı kabul edilerek yasalaştı... Yükseköğretim Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, kabul edilerek yasalaştı.... Yap-İşlet (Yİ) modelli enerji santrallerinin sözleşmelerinin özel hukuk statüsüne alınmasına ilişkin yasa teklifi kabul edilerek yasalaştı.

01 Temmuz 2006 Cumartesi

YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU..
Türkiye'ye 1995 yılından itibaren göç eden Ahıska Türklerinden, önlisans ve lisans diploması sahiplerine, diploma denklik belgesi verilecek.

TBMM Genel Kurulunda, AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Dündar'ın, Yükseköğretim Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, kabul edilerek yasalaştı.

Kanuna göre, Türkiye'ye 1995 yılından itibaren göç eden Ahıska Türklerinden, önlisans ve lisans diploması sahiplerine 1 yıl içinde Yükseköğretim Kuruluna müracaatları halinde, seviye tespit sınavına tabi tutulmaksızın, diploma denklik komisyonunca diploma denklik belgesi verilecek.

Genel Kurulda, Türkiye ile Moğolistan Arasında Kharkhorin-Khoshoo Tsaidam Arasında Bilge Kağan Yolunun Yapımına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı da kabul edildi.



''BİRİNCİ SINIF MÜLKİ İDARE AMİRLİĞİ'' İHDAS EDİLMESİNİ ÖNGÖREN YASA TASARISI KABUL EDİLDİ

TBMM Genel Kurulunda, ''Birinci Sınıf Mülki İdare Amirliği'' ihdas edilmesini öngören tasarı kabul edilerek yasalaştı.

Yasa, Dahiliye Memurları Kanunu, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları
Kanununda değişiklik yapıyor.

Yasa, mülki idare hizmetleri sınıfında bulunan kaymakamlar ile bu sıfatı kazanmış olup İçişleri Bakanlığı merkez ve iller teşkilatında
çalışanların birinci sınıf mülki idare amirliğine yükseltilme şartlarını düzenliyor.
Buna göre; aranacak koşullar şöyle:

''Mülki idare amirliği hizmetleri sınıfında, kaymakam adaylığı dahil olmak üzere fiilen 15 yılını doldurmuş ve kazanılmış hak aylıkları birinci derecede olmak,

Sicil notları, mülki idare amiri değerlendirme raporları, mülkiye müfettişlerince düzenlenen özel gizli rapor ve değerlendirme
belgeleri, takdirname, ödül, tecziye ve yabancı dil bilgisi ölçütleri dikkate alınarak yapılacak değerlendirmeye göre meslekte başarılı
bulunmak,
Anayasa ile tanımlanmış olan Cumhuriyetin temel niteliklerine aykırı davranışta bulunmaktan dolayı affa uğramış olsa bile hüküm
giymemiş veya bu nitelikteki suçlardan dolayı birinci sınıf mülki idare amirliğine ayrılmaya engel bir disiplin cezası almamış olmak,
Mesleğin vakar ve onuruyla bağdaşmayan veya kişisel haysiyet ve itibarını zedeleyen bir suçtan hüküm giymemiş olmak,
Aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almamış olmak.''

-DEĞERLENDİRME YÖNTEMİ-
Birinci sınıf mülki idare amirlerinin tespiti amacıyla inceleme ve değerlendirmeler, İçişleri Bakanlığı Encümenince her yıl Kasım ayında yapılacak. Bu değerlendirmeler sonucunda başarılı olabilmek için 100 tam puan üzerinden en az 75 puan almak gerekecek. Birinci sınıf mülki idare amirliği statüsüne yükselmeye layık görülenlerin isimleri liste halinde Resmi Gazetede yayımlanacak.

İsimleri bu listede yer almayan ilgililer, kararın yayımı tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yazılı olarak başvurmak suretiyle durumlarının İçişleri Bakanlığı encümeni tarafından bir defa daha görüşülmesini isteyebilecek. Encümen, itiraz süresinin bitiminden itibaren 65 gün içerisinde karar verecek.
Birinci sınıf mülki idare amirliği statüsüne yükseltilmeyenler, karar tarihinden itibaren 2 yılda bir tekrar birinci sınıf incelemesine tabi tutulacak.

İçişleri Bakanlığında çeşitli görevlere, birinci sınıfa yükselmiş ve yükseldikten sonra bu sınıfa yükselme niteliğini kaybetmemişler arasından atama yapılacak.
Yasanın yayımı tarihinde valilik, müsteşar yardımcılığı, genel müdürlük, kurul başkanlığı ve birinci hukuk müşavirliği görevlerinde bulunanlar ile mülki idare hizmeti sınıfında 15 yıl hizmet etmiş ve kazanılmış hak aylığı 1. derecenin 4. kademesinde olanlar, birinci sınıf mülki idare amirliğine yükselmiş sayılacak. Yasanın yayımı tarihinde mülki idare amirliği hizmetleri sınıfında 15 yılını doldurmuş ve kazanılmış hak aylıkları birinci derecede olanların,
birinci sınıfa yükseltilmelerine ilişkin işlemler bir yıl içinde tamamlanacak.

Mülki idare amirliği hizmetleri sınıfından vali olarak atanacaklarda, birinci sınıfa yükselmiş ve birinci sınıfa yükseldikten sonra birinci sınıfa yükselme niteliğini kaybetmemiş olma koşulu aranacak.

Mülki idare amirlerinin özel hizmet ve makam tazminatları da arttırılacak. Yeni ihdas edilen birinci sınıf mülki idare amirlerinin ek göstergesi 5800 olacak.

-EK ÖDEME-
İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında, mülki idare amirliği hizmetleri sınıfında bulunan personele, en yüksek devlet memuru aylığının ek gösterge dahil yüzde 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilecek.

Ek ödemenin oranı, personelin görev mahali, çalışma şartları, unvanı, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak, Maliye Bakanlığı'nın uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenecek.

-SON ANDA GELDİ-
Tasarı, TBMM Genel Kurulu çalışmalarını sürdürürken, AK Parti, CHP ve Anavatan Partisi grup başkanvekillerinin elden imzaladığı Danışma
Kurulu kararıyla gündemin ön sıralarına alınarak görüşüldü ve kısa sürede yasalaştı.

ANAVATAN Grup Başkanvekili Ömer Abuşoğlu, iktidarın kendilerini Meclis çalışmalarını tıkamakla suçladığını belirterek, düzenlemenin
çıkmasını isteyen valilerin kendilerini arayarak, ''özlük haklarımızı düzenleyen yasanın çıkmasını niye engelliyorsunuz?'' dediklerini ifade etti.

Şikayetlerin ANAVATAN Genel Başkanı Erkan Mumcu'ya da iletildiğini kaydeden Abuşoğlu, düzenlemenin, Meclis tatile girmeden önce
çıkarılmasına destek vereceklerini bildirdi.

YAP-İŞLET MODELLİ ENERJİ SANTRALLERİNİN SÖZLEŞMELERİNİN ÖZEL HUKUK STATÜSÜNE ALINMASINA İLİŞKİN YASA TEKLİFİ KABUL EDİLDİ

Yap-İşlet (Yİ) modelli enerji santrallerinin sözleşmelerinin özel hukuk statüsüne alınmasına ilişkin yasa teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.

Yasa, yap-işlet modeliyle elektrik enerjisi üretim tesislerinin kurulması ve işletilmesi ile enerji satışının düzenlenmesini içeriyor.

Yap-işlet modeli doğrultusunda yapılmış sözleşmeler, ''özel hukuk hükümlerine tabi'' olacak. Üretim tesisi kurma ve işletme izni almış üretim şirketlerinin 3 ay içinde başvurmaları halinde, Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. ile üretim şirketleri arasında önceden imzalanmış sözleşmenin yerine geçmek üzere, aynı hüküm ve şartları ihtiva eden özel hukuk hükümlerine tabi sözleşme imzalanacak.
Bu durumda daha önce imzalanmış sözleşmelerle ilgili olarak verilmiş olan hazine garantileri, mütalaa, protokol, açıklama
tutanağı, bildiri, muvafakat, taahhütnameler ve BOTAŞ ile ilgili üretim şirketleri arasında imzalanan doğalgaz satış sözleşmeleri, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın içerdiği hüküm ve şartlarla yenilenmiş sayılacak.

Daha önce imzalanan sözleşmelerde yer alan, onay ve süreye ilişkin hükümler değiştirilmeyecek.

-DSİ'YE YETKİ-

DSİ Genel Müdürlüğü; hidrolik kaynaklar için üretim lisansı almak amacıyla su kullanım hakkı anlaşması imzalamak üzere aynı kaynak için
birden fazla başvuru olması halinde, fizibilitesi kabul edilebilir bulunanlar arasından; birim elektrik başına en yüksek oranda hidroelektrik kaynak katkı payı vermeyi teklif edeni belirlemeye ve EPDK'ya bildirmeye 7 yıl süreyle yetkili kılınıyor.

Bu bedel üzerinden her yıl üretilen elektrik enerjisi miktarına karşı gelen tutar, takip eden yılın Ocak ayı sonuna kadar bütçeye gelir kaydedilmek üzere ödenecek.

Düzenlemeden önce Genel Müdürlük tarafından EPDK'ya su kullanım hakkı anlaşması yapmaya hak kazandığı bildirilen aynı kaynak için
yapılmış toplu başvurularda EPDK tarafından teklif verme toplantısı düzenlenmemiş olanlar, tüzel kişiliğin belirlenmesi için Genel Müdürlüğe iade edilecek.

Teklif verme toplantısı gerçekleştirmiş olan aynı kaynak için yapılmış toplu başvurulardan; bu kanunu yayımı tarihi itibarıyla lisans almamış olanlar, kaldıkları aşama itibarıyla belirlenmiş olan koşullarda EPDK tarafından Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği çerçevesinde değerlendirilmek üzere sonuçlandırılacak.

Çok maksatlı projeler, bu düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce ikili işbirliği anlaşmaları kapsamında yer alan projeler ve önceki yıllar yatırım programlarında yer alan projeler, lisans alınmasına gerek olmaksızın DSİ Genel Müdürlüğü tarafından 7 yıl içinde yapılabilecek veya yaptırılabilecek.

Bu projeler, hidroelektrik üretim tesisleri yapımı aşamasında elektrik üretim tesisleri, Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında faaliyet göstermek üzere özel sektör başvurularına açılacak, 4 ay içinde başvuru olmaması halinde DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak.

-GÖRÜŞMELER-
CHP Adana Milletvekili Tacidar Seyhan, kapatılması söz konusu olan 3 santralin İzmir, Düzce ve Ankara'da olduğunu, bu santrallerin
kapatılmasıyla sanayinin ağır yara alacağını söyledi.

Danıştayın, sözleşmeleri ''imtiyaz sözleşmesi'' olarak değerlendirdiğini ve yürütmeyi durdurma kararı verdiğini belirten Seyhan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının, sorunu 'imdat' diyerek TBMM gündemine getirdiğini kaydetti. Bakanlığın, çözüm üretme konusunda geciktiğini öne süren Seyhan, elektrik kesintisi yapılacağı, Hazine zararı oluşacağı yönünde ''aba altından sopa gösterildiğini'' savundu.

Seyhan, ''yargının by-pass edilmemesi'' gerektiğini ifade ederek, ''Yapamadıklarınızı yaptırmak, kanunları yama yama çıkarıp, özel hukuk
hükmündeki sözleşmelere tabi diyerek, yargı kararlarını by-pass etmek için CHP'yi alet edemezsiniz. CHP olarak buna alet olmadık, bundan
sonra da olmayız'' dedi.

AK Parti Kütahya Milletvekili Hüsnü Ordu, Danıştay kararlarının doğru olduğunu ifade etti. Yap-işlet sözleşmeleriyle ilgili Anayasaya
uygun düzenleme yapıldığını ifade eden Ordu, düzenlemede kamu yararı olduğunu söyledi.

Anavatan Partisi Grup Başkanvekili Süleyman Sarıbaş, düzenlemenin hukuka aykırı olduğunu savundu.

CHP Adana Milletvekili Kemal Sağ da düzenlemenin yanlış olduğunu ve CHP olarak takipçisi olacaklarını bildirerek, ''Şimdi Yap İşlet
santrallerini getiriyorsunuz, bunun arkasından yap-işlet-devretleri getireceksiniz?'' görüşünü savundu.

-''KUCAĞIMIZDA BULDUK''-
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, iktidara geldiklerinde sorunun çözümü yönünde çalışmalara başladıklarını, bürokratların gerekli girişimlerde bulunduklarını anlattı. Güler, sorun çözülmezse, üretilmeyen elektriğin parasının ödeneceğini, yurt genelinde elektrik kesintisi yapılacağını ve BOTAŞ'ın doğalgazla ilgili uluslararası anlaşmalarda öngörülen ''al ya da öde'' taahhütleri dolayısıyla sıkıntı yaşanacağını kaydetti.

''Bizim meselemiz değil ama kucağımızda bulduk. Kucağımızda bulduğumuz çocuğu yetimhaneye verdik. Bu nedenle hem sorumluyuz hem
hala çocuğun bakımını yapıyoruz. Böyle bir durum'' diyen Güler, sorunun çözümü için uğraştıklarını söyledi. Güler, ''Açıkça söyleyeyim; isterseniz bunu uygulamayalım. Paraları takır takır ödersiniz. Üretmediğiniz elektriğe para ödersiniz. Doğalgaz da elinizde kalır. Elektrik kesintisi dahil...Bunu mu istiyorsunuz? Bunu yapalım da herkes tefe koysun da siz seyrettikçe oynayalım mı?'' diye konuştu.

Sorunu, hukuk çerçevesinde çözmek istediklerini vurgulayan Güler, ''Herhangi bir anayasal kurumu by-pass etme düşüncesinde değiliz.
Amacımız sıkıntıyı hukuk çerçevesinde çözmektir'' dedi.

Bütçe kanunlarında yer alan bazı hükümlerin ilgili kanunlara alınması, yap-işlet modelli santral sözleşmelerinin özel hukuk statüsüne alınması, birinci sınıf mülki idare amirliği ihdas edilmesini öngören düzenlemelerin de aralarında bulunduğu 5 tasarı ve teklif, yaklaşık 15.5 saat süren görüşmeler sonrasında kabul edilerek yasalaştı.

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut da Meclisin yoğun bir çalışma dönemi geçirdiğini belirterek, çalışmalarda emeği geçenlere teşekkür etti.
Yakut, Genel Kurulu, 1 Ekim Pazar günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.

Milletvekilleri çalışmaların sona ermesinden sonra birbirleriyle vedalaşarak TBMM Genel Kurulu'ndan ayrıldı.

-ANAYASAYA GÖRE TATİL-
Anayasaya göre, Meclis bir yasama yılında en çok 3 ay tatil yapabiliyor, TBMM ara verme ve tatil sırasında doğrudan doğruya veya Bakanlar Kurulunun istemi üzerine Cumhurbaşkanınca toplantıya çağrılabiliyor. Ayrıca, TBMM Başkanı da doğrudan doğruya veya milletvekillerinin beşte birinin (110) yazılı istemi üzerine olağanüstü toplantı çağrısı yapabiliyor.

Ara verme veya tatil sırasında toplanan TBMM'de, öncelikle olağanüstü toplantıyı gerektiren konu görüşülmeden ara verme veya tatile devam edilemiyor.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.