TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

AKPM BAŞKANI LİNDEN, TBMM GENEL KURULU'NA HİTAP ETTİ


TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın davetlisi olarak Ankara'da bulunan Linden, Genel Kurul'a, Arınç ve Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ile girdi. Rene van der Linden, yaptığı konuşmada, Türkiye'nin Avrupa Konseyi'nin çok kültürlü, çok dinli yönünü teşkil ettiğini ve ''teşkilatın zenginliği'' olduğunu söyledi.

09 Kasım 2005 Çarşamba

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanı Rene van der Linden, Türkiye'nin AB üyeliğinde üzerine düşeni yaptığını, taahhütlerini yerine getirdiğini belirterek, ''Avrupa'nın da kendi sözlerini tutup taahhütleri yerine getirme vakti gelmiştir. Türk halkının Avrupa düşünü ve düşüncesini göz ardı edip, onu yarı yolda bırakamayız'' dedi.

TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın davetlisi olarak Ankara'da bulunan Linden, Genel Kurul'a, Arınç ve Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ile girdi. Rene van der Linden, yaptığı konuşmada, Türkiye'nin Avrupa Konseyi'nin çok kültürlü, çok dinli yönünü teşkil ettiğini ve ''teşkilatın zenginliği'' olduğunu söyledi.

Avrupa Konseyi ile Türkiye'nin çok uzun bir geçmişi bulunduğunu, 1949'daki kuruluş anlaşmasını imzaladığını dile getiren Linden, ''Türkiye ile Avrupa Konseyi, çok önemli işleri beraberce başardılar. Beraberce yapacak daha çok şeylerimiz var'' dedi.

Linden, Avrupa Konseyi'nin, Türkiye'deki bazı gelişmelerde endişelendiğini dile getirerek, ''Ama bugün görüyoruz ki Türkiye modern, demokratik ve insan haklarına saygılı bir ülkedir'' diye konuştu.

Türkiye'de gerçekleştirilen siyasi ve hukuki reformların, Avrupa Konseyi ile asamble arasındaki diyaloğun bir ürünü olduğunu belirten Linden, ''Geçtiğimiz yıl içinde Türkiye'nin izleme süreci neticelenirken, asamblemiz, 'Türkiye'nin net bir şekilde kuruluş aşamasındaki yükümlülüklerini yerine getirme arzu ve kapasitesini tam olarak ortaya koyduğunu, dolayısıyla izleme sürecinin neticelenebileceğini' söylemiştir'' diye konuştu.

''GEÇEN 10 YILDAN DAHA ÇOK GELİŞME...''
Rene van der Linden, Avrupa Konseyi'nin, Türkiye'nin son 2 yılda, geçen 10 yıldakinden daha çok gelişmeyi gerçekleştirdiğini göz önüne alarak bu kararı verdiğini söyledi ve ''Ama tabii ki bu süreç tamamlanmamıştır'' dedi.

Türkiye'nin, bu gelişmeleri daha süratli kaydedebileceği alanlar olduğunu belirten Linden, Türkiye'nin gerçekleştirdiği bu gelişmelerin AB üyeliğinin yolunu da açarak müzakereleri başlattığını vurguladı.

Kopenhag Siyasi Kriterleri'nin, aslında Avrupa Konseyi'nin temeldeki standartları olduğuna işaret eden Linden, AB'nin Türkiye ile müzakerelere başlama konusunda aldığı kararı takdirle karşıladıklarını söyledi.

Linden, ''Artık Türkiye üzerine düşeni yaptı, taahhütlerini yerine getirdi. Avrupa'nın da kendi sözlerini tutup taahhütleri yerine getirme vakti gelmiştir'' dedi.

GÖÇMENLERE TANINAN HAKLAR
Türkiye'nin, AB üyeliği süreci başladığında AB'ye yapabileceği katkıları sürekli dile getirdiğini belirten Linden, Avrupa Konseyi ve AB olarak ortak değerlere inandıklarını söyledi. Linden, şöyle konuştu:

''Türkiye, Avrupa Demokratik Projesi'nde yer alacak olursa, AB'ye tam üye olursa, bunun, Konsey'deki 55 yıllık geçmişin katkısı ile olabileceğini düşünüyorum. Bizler, herhangi bir şekilde Türk halkının Avrupa düşünü ve düşüncesini göz ardı edip, onu yarı yolda bırakamayız. Verdiğimiz sözleri, çifte standartlar olmaksızın ya da çifte standart şüphesine yer vermeksizin gerçekleştirmek zorundayız.

Avrupa ülkelerine göçen vatandaşlara tanınan hakların tam ve doğru şekilde yerine getirilmesi gerektiği, son dönemdeki olaylar karşısında bizleri, bu konuda bir kez daha düşünmeye sevk ediyor.''

Linden, AB üyesi ülkelerin, sınırların genişlemesiyle güvenli bir sınır sistemi olmaması halinde, suçluların özgür bir şekilde AB içinde dolaşacağından endişe ettiklerini kaydetti. ''Dolayısıyla Türkiye'nin etkin ve verimli çalışan bir sınır güvenlik sistemini tesis etmesi ve doğu sınırlarını koruyabilmesi gerekecektir. Çünkü, bu sınırlar, AB'nin doğu sınırları haline gelecektir'' diyen Linden, Avrupa'daki halkın, Türkiye AB'ye üye olduğu zaman, Türk işçilerin yoğun bir şekilde Avrupa'ya akacağından korktuklarını söyledi.

''GERİ DÖNMEK İSTEYECEKLERDİR''
Rene van der Linden, ''Ben inanıyorum ki gittikleri ülkelere entegre olamayanlar, ya da bir süre sonra gittikleri yeri beğenmeyenler Türkiye'ye dönmek isteyeceklerdir. Tıpkı İspanya ve Portekiz örneklerinde olduğu gibi... Eminim bu geçici bir dönem olacaktır. Yine inanıyorum ki sizin tarafınızdan anlayışla yürütülecek bir süreçle çözümlenecektir'' diye konuştu.

Son yıllarda toplumlarda çok büyük değişiklikler yaşandığına dikkati çeken Linden, oluşan yeni fırsatların Türkiye'nin AB perspektifini çok ciddi bir şekilde değiştirdiğini söyledi.

Linden, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Meclis'te bir dizi reform, AB için değil, sizin tarafınızdan Türkiye'nin menfaatleri için gerçekleştirilmiştir. Siz bunu, bu bilinçle yaptınız. Bunun öneminin bilincinde olmamız gerekiyor. AB'ye üyelik, hükümranlık ve egemenlik haklarının bir havuzda toplanması anlamına geliyor. Bu süreç, süreçten geçecek ülkeler için bundan önce olmadığı gibi, bundan sonra da kolay olmayacaktır. Bütün üye ülkelerin geçtiği zor bir süreç olacaktır. Stratejik bir planlama, hem Türkiye hem de AB üyesi ülkelerin beraberce yürütecekleri, yanlış anlamaları ortadan kaldıracakları ve karşılıklı önyargıları bertaraf edecekleri çok ciddi bir koordinasyon çalışması gerekecektir.''

AB ile Türk halklarının birbirini daha iyi anlamaları için ortak iletiş programları tespit edilmesi, halka açık tartışmaların yapılması, öğrencilerin bu sürece dahil edilmesi gerektiğini vurgulayan Linden, ''Batı Avrupa ülkelerinde yaşayan Türk halkları ya da toplulukları, tam anlamıyla içinde bulundukları toplumlara entegre olamamışlardır. Dolayısıyla bizlerin, göçmen olarak yaşayan vatandaşlarınızı, içinde yaşadıkları topluma entegre olmaları konusunda cesaretlendirmemiz, teşvik etmemiz gerekmekte'' diye konuştu.

ENTEGRASYON
İnsanların içinde bulundukları toplumun bir parçası olduklarını hissetmeleri gerektiğine işaret eden Linden, ''Özellikle Fransa'da yaşanan trajik olaylar göstermektedir ki toplumda geleceği olduğunu görmeyen ve içinde yaşadığı topluma güvenmeyen kişiler çok ciddi şiddet olaylarına sebep olabilmektedir. Dolayısıyla topluma katılabilmek ve entegrasyon hayatın önemli bir parçasıdır'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Almanya'da yaşayan Türklerin Almanya'ya entegre olması yolundaki çağrısını desteklediğini bildiren Linden, Avrupa Birliği Çerçeve Anlaşması'nın TBMM'de uzun uzun tartışılacağını ve görüşüleceğini bildiğini söyledi.

Linden, ''Ama ümit ediyorum ki bütün bunlar, rasyonel ve yapıcı bir şekilde yapılacaktır ve Türk vatandaşları bu çerçeve anlaşmasına yoğun bir şekilde olumlu oy vereceklerdir. Çünkü biliyoruz ki AB'ye giriş, özgür irade ile alınan ve her ülkenin kendi başına verdiği bir karardır'' dedi.

Avrupa'nın, Türkiye'ye ihtiyaç duyduğunu ifade eden Linden, ''Çünkü Türkiye, demokratik devletler arenasında çok önemli bir ülkedir. Son yıllarda Türkiye'ye ihtiyacımız her zamankinden çok daha fazla bir şekilde ortaya çıkmaktadır'' diye konuştu.

TERÖRE KARŞI MÜCADELELERİ
Linden, teröre karşı mücadelenin bazı taraflarca yanlış yorumlanarak, dinler ve medeniyetler çatışması olarak adlandırıldığını; bunun, çok tehlikeli bir yorum olduğunu kaydetti.

''Türkiye bizim için vazgeçilmez bir ülkedir'' diyen Linden, Türkiye'nin ayrıca, jeopolitik meseleler açısından da vazgeçilmez bir ''partner ülke'' olduğunu bildirdi.

Türkiye'nin, Orta Asya ve Güney Kafkasya'da da önemli rolleri olduğuna inandıklarını söyleyen Linden, ''Özellikle Dağlık Karabağ sorununun çözümü için Türkiye'nin önemli bir rolü olduğuna inanıyorum''dedi.

Linden, Türkiye'nin, Irak ve Ortadoğu sorunlarının çözümü ve bölgenin istikrara kavuşturulması açısından da önemine işaret ederek, Türkiye'nin, Kıbrıs meselesinin çözümü için çabaladığını vurguladı.

Avrupa Komisyonu'nun, Kıbrıslı Türklere izolasyonun kaldırılması konusunda elinden geleni yapmaya başladığını kaydeden Linden, oradaki Türklerin asamblelerinde temsil edilmesi açısından gerekli adımları attıklarını söyledi.

''GEÇMİŞİN YÜKLERİNDEN KURTULMA''
Linden, ''Bütün ülkelerin, geçmişlerinde olmuş olaylarla ilgili, ulusal onurlarından vazgeçmeksizin kendilerini arındırmaları ve geçmişin yüklerinden kurtulmalarının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Almanya bunu yaptı. Benim ülkem Hollanda, Endonezya ile ilgili meselelerinde bunu ancak 50 yılda çözebildi. Sizleri, bu geçmişin yaralarını sarmanız yolunda, açıklık ilkesi çerçevesinde konuya yaklaşmanız için teşvik etmek, cesaretlendirmek istiyorum'' dedi.

Türkiye'nin AB yolunda gerçekleştirdiği reformlardan da bahseden Rene van der Linden, ifade özgürlü açısından Orhan Pamuk'a açılan davanın bir an önce durdurulacağını düşündüğünü ve bir daha bu tür davaların açılmayacağını ümit ettiğini söyledi.

TBMM'deki kadın parlamenter sayısının artırılmasının iyi olacağını kaydeden Linden, Mustafa Kemal Atatürk'ün ölüm yıldönümü nedeniyle Anıtkabir'i ziyaret ettiğini kaydetti.

''Türk dostu'' olarak Meclis'te bu hitabı yaptığını belirten Linden, Türkiye'de bulunmaktan her zaman için mutluluk duyduğunu bildirdi.

Linden, sözlerinin yapıcı anlam ifade ettiğini, eleştiri olarak algılanmaması gerektiğini de söyledi.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.