TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

ANAVATAN GENEL BAŞKANI MUMCU: ''BİR BAŞKA ÜLKENİN ASAYİŞ SORUNLARI HAKKINDA AYAKÜSTÜ AHKAM KESMEK BİR BAŞBAKANIN İŞİ DEĞİLDİR''


Mumcu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Başbakan Erdoğan'ın, tek başına iktidar olmalarına rağmen, Türkiye'nin temel sorunları konusunda sürekli ''şikayet ettiğini ve ağladığını'' öne sürdü.

09 Kasım 2005 Çarşamba

Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, Fransa'daki şiddet olaylarına ilişkin açıklamaları dolayısıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştirerek, ''Bir başka ülkenin asayiş sorunları hakkında ayaküstü ahkam kesmek bir başbakanın işi değildir. Adama, (sen dön kendi işine, memleketine bak) derler. Evi camdan olanın başkasının kapısını taşlamaya hakkı yoktur'' dedi.

Mumcu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Başbakan Erdoğan'ın, tek başına iktidar olmalarına rağmen, Türkiye'nin temel sorunları konusunda sürekli ''şikayet ettiğini ve ağladığını'' öne sürdü.

Başbakan Erdoğan'ın, Fransa'daki şiddet olaylarının nedenleri arasında türban sorununun da bulunduğunu söylediğini ifade eden Mumcu,''Sayın Başbakan, kendi ülkesine Fransız, Fransa'nın meseleleri hakkında ahkam kesiyor'' dedi.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa bir büyükelçinin, başbakanını tekzip ettiğini ve iki ülke toplumları arasında düşmanlık tohumları ekmeye yönelik sözleri bertaraf etmeye çalıştığını ileri süren Mumcu, Erdoğan'ın da sözlerini düzeltmek isterken, daha da battığını savundu.

ANAVATAN lideri Mumcu, Erdoğan'ın, ''Fransa'daki grupları sukünet ve sağduyuya çağırdığını'' hatırlatarak, ''Demek ki Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın bu gruplar üzerinde bir etkisi var'' diye konuştu.

Sorumlu bir başbakanın yapması gerekenin, ilgili ülkedeki muhataplarını arayıp ''geçmiş olsun'' dileklerini iletmek olacağını anlatan Mumcu, ''Bir başka ülkenin asayiş sorunları hakkında ayaküstü ahkam kesmek bir başbakanın işi değildir. Adama, (sen dön kendi işine,memleketine bak) derler. Evi camdan olanın başkasının kapısını taşlamaya hakkı yoktur'' dedi.

İstanbul'daki güvenlik ve asayiş problemlerinin gazete manşetlerine taşındığını anımsatan Erkan Mumcu, vatandaşların sokağa çıkarken rahatsızlık duyduklarını söyledi.

Başbakan Erdoğan'ın, Fransa'daki olayları türban yasağıyla ilişkilendirmesini de eleştiren ve İstanbul'daki asayiş olaylarıyla ilgilenmesini isteyen Mumcu, ''Sen, kendi ülkendeki türban sorununa Fransız kal, sonra Fransa'daki türban sorunuyla uğraş'' diye konuştu.

Grup toplantısının başında kürsüye çıkan meslek lisesi mezunu Alper Budak, katsayı uygulaması nedeniyle üniversiteye giremediğini söyledi. ''Sayın Başbakan, takviye yapın da ben de ABD'ye gideyim, Bilal Erdoğan'dan neyim eksik'' diyen Budak, AK Parti'nin, seçim öncesi verdiği sözleri yerine getirmediğini öne sürdü.

Kürsüye gelen Erkan Mumcu, Budak ile ''duygudaşlığı'' olduğunu ifade ederek, kendisinin lise öğrenimi için Tire Endüstri Meslek Lisesi'ne yatılı olarak başladığını, ancak yatak ve nevresimlere kimin zarar verdiğinin ihbar edilmesinin istemesi nedeniyle okul idarecileriyle tartıştığını ve müdür yardımcısı tarafından sıkı bir dayakla cezalandırıldığını anlattı.

Türkiye'de, ''doğruların söylenmesinin, yüreğini ifade etmenin, açık konuşmanın'' istenmediğini öne süren Mumcu, milyonlarca insanın mağdur olduğunu ve yok sayıldığını, bu kişilerin sorunlarına duyarlı olunması gerektiğini savundu.

Anavatan Partisi grubunun yakında dağılacağı yönündeki haberlere güldüğünü ve grubun dağılmasını sağlamaya yönelik çalışmaları ''beyhude çabalar'' olarak gördüğünü ifade eden Mumcu, grup toplantılarının başında ''toplumun yok sayılan'' kesimlerinin temsilcilerinin kürsüye gelerek sorunlarını anlatacağını söyledi.

Türkiye'de her şeyin güllük-gülistanlık gösterildiğini, Başbakan Erdoğan'ın, ''medyadan dürüst davranmasını'' istediğini anlatan Mumcu, ''Ben de diyorum ki; medya cesur davransın. Başbakan Erdoğan'ın medyadan şikayet etmeye hakkı yok. AK Parti'nin grup toplantıları, sonuna kadar canlı yayınlanıyor. Yalan söyleyen bir başbakandan bunun hesabını sormayan bir medya gördünüz mü?'' diye sordu.

''ÖRTÜLÜ, GİZLİ, NİYETİ BELLİ OLMAYAN''
Hükümetin, ''örtülü, gizli, niyeti belli olmayan'' bir şekilde Mavi Akım sözleşmesini yenileyerek, Türkiye'ye 10.5 milyar dolar ek yük getirdiğini öne süren Mumcu, ''Bu; yetimin, yoksulun, yok sayılanların parası'' dedi.

Türkiye'de, devlete vergi vermesi gerekenlerin, bunun yerine yüksek faizle borç verdiğini, vergilerin yoksul kesimlerden toplandığını ifade eden Mumcu, tefeciler ile işbirlikçilerinin durumunun iyi olduğunu söyledi.

AK Parti'nin seçim şarkısı olarak kullandığı ''Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda'' şarkısının anlamının kalmadığını kaydeden Mumcu, ''Siz, arada yolu da yoldaşlarınızı da değiştirdiniz. Kimseyi kandırmayın'' diye konuştu.

Çorum Belediyesi'ndeki ''rüşvet'' iddialarına değinen ve müfettişlerin kasayı açmasıyla olayın ortaya çıktığını ifade eden Mumcu, kasaların açılmadığı yerlerde nelerin olduğunun bir bir ortaya çıkacağını ve hiçbir şeyin karanlıkta kalmayacağını öne sürdü. Mumcu, ''Yetim hakkı yiyenin, eninde sonunda boğazına duracaktır'' dedi.

Erkan Mumcu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde işlerin ''sarpa sardığını ve kurban verildiğini'' öne sürerek, kimsenin gerçeği milletin gözünün önünden kaçıramayacağını söyledi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Dubai şirketi arasında yapılan gayrimenkul yatırım ortaklığı anlaşmasına da değinen Mumcu, ''Kim, ne getirdi? Nerede 5 milyar dolar? Biz ortada sermaye görmüyoruz. Sayın Başbakan çıksın, anlatsın... Bu projede sermaye nerede?'' dedi.

Türkiye'de hukuk dışı işlerin ilk defa yaşanmadığını belirten Mumcu, Dubai Towers projesini, tarih ve kent şuuru olan kişilerin kabul edemeyeceğini, ortada bir görgüsüzlük bulunduğunu savundu ve projenin ismini eleştirdi. Mumcu, ''Ne acıdır ki bu kararı verenler, şehreminlik, yani belediye başkanlığı yapmışlardır'' diye konuştu.

Galataport ve Dubai Towers projelerinin usulsüz, hukuksuz ve ahlaksız olduğunu öne süren Mumcu, Dubai şirketinin yöneticilerinin, ''Türklerin konukseverlik anlayışını değiştireceklerine'' ilişkin açıklamalarını da eleştirerek, kimsenin, konukseverlik namına Türk halkına öğreteceği bir şey bulunmadığını ifade etti.

YARIMCA LİMANI
Yarımca Limanı'nın ERDEMİR tarafından 82 milyon dolara, kendileri için stratejik öneme sahip olduğu gerekçesiyle satın aldığını, daha sonra bu limanın Dubai International Properties'e 105 milyon dolara satıldığını ifade eden Mumcu, ''Burası ERDEMİR'e lazım değildiyse neden geri aldınız? Bu kadar stratejik bir ihtiyaçtı, niye sattınız? Peki niye siz satıyorsunuz? ERDEMİR'in yeni sahibi OYAK bir hafta sonra bunun kararını verseydi olmaz mıydı? Aceleniz neydi?'' sorularını yöneltti. Mumcu, şunları kaydetti:


''Kime satıyorsunuz? Dubai International Properties'a. Kim bu şirket? Başbakanımızın ülkeyi pazarladığı Şeyh Maktum. Ben daha ne diyeyim? Belge soranlara ne diyeyim? Sizin hakikati görmeye niyetiniz yoksa, gözünüzü kapattıysanız ben ne yapabilirim?

Burası niye bu şirkete satıldı, ben söyleyeyim; Yolcu limanı, Salı Pazarı'ndan Haydarpaşa'ya alınacak. Haydarpaşa'da da başka bir pazarlama faaliyeti 2 yıldır devletten gizli olarak yürütülüyor. Devletin bilgisi yok ama Başbakan'ın bilgisi var. Haydarpaşa yolcu limanı olunca, lojistik limanı Yarımca'ya gidecek. Dünyanın en değerli lojistik limanlarından bir tanesi, bir yarışmanın konusu olmadan, Dubai International Properties'a yok pahasına satıldı. Çayın taşıyla çayın kuşunu vuracaksınız, ondan sonra yabancı sermayeden bahsedeceksiniz.''

''MEKTUPTA PAZARLIĞIN DETAYLAR VAR''
Mumcu, konuşmasında, bir derginin ''Unakıtan'ın Ofer Hikayeleri'' başlıklı bir haberini göstererek, bu haberde Ofer'in yazdığı bir mektubun yer aldığını, mektupta, pazarlığın bütün detaylarının bulunduğunu iddia etti.

Başbakan ve Maliye Bakanı'na ''Şimdi ortaya çıkan belgeler ışığında Türkiye'den özür dilemeyi düşünüyor musunuz? İstifa etmeyi düşünüyor musunuz? Vatandaşın karşısına çıkıp af dilemeyi düşünüyor musunuz?'' sorularını yönelten Mumcu, milletin, bunların hesabını soracağını söyledi.

Bir gazetede, İstanbul'da meydana gelen asayiş olaylarıyla ilgili çıkan haberi gösteren Mumcu, ''Sayın Başbakan, Allah'tan kork. Bu ülke sana başbakanlık verdi. Bu sorunları çöz diye verdi. Yüzünü çevir, İstanbul'a bak. Arsasıyla değil, bir de insanlarıyla meşgul ol'' dedi.


Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.