TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

DYP GENEL BAŞKANI MEHMET AĞAR: ''BAŞBAKAN KENDİ BÜROKRATININ, ÜLKE ÇIKARLARINI KORUMAYA ÇALIŞAN MEMURUNUN DEĞİL, IMF'NİN YANINDA YER ALIYOR''


Ağar, Parlamento'da düzenlediği basın toplantısında, ekonomide vahim bir tablo yaşandığını öne sürerek, bundan sonra olağan önlemlerle ekonominin iyileşemeyeceğini savundu.

16 Mart 2005 Çarşamba



DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''Kendi bürokratının, ülke çıkarlarını korumaya çalışan memurunun değil, IMF'nin yanında yer aldığını'' söyledi. Ağar, ''Bankacılığı milli olmayan, denetimi milli olmayan, vergi gelirleri dahi yabancılar tarafından toplanan bir kukla yapı kurulmak istenmektedir'' dedi.

Ağar, Parlamento'da düzenlediği basın toplantısında, ekonomide vahim bir tablo yaşandığını öne sürerek, bundan sonra olağan önlemlerle ekonominin iyileşemeyeceğini savundu. ''Ülke ekonomisi bir batağın içinde. İktidar kurtuluş için çırpınmıyor bile'' diyen Ağar, sadece lafla gerçeğin tersine çevrilmeye çalışıldığını ifade etti.

1980-2004 arasında Türkiye'nin 1 trilyon 200 milyar doları borçlanmadan gelen 1 trilyon 800 milyar dolarlık fazla bir kaynak elde ettiğini bildiren Ağar, bu sürede doğru dürüst vergi toplanamadığını, 400 milyar dolardan fazla faiz ödendiğini söyledi. 2004 yılında 66 katrilyon lira faiz ödendiğini, bunun haftada yaklaşık 1 milyar dolara denk geldiğine dikkati çeken Ağar, sözlerini şöyle sürdürdü:

''2004'de ödenen bu faiz ile neler yapılabilirdi:
8 haftalık ödeme ile İstanbul-Hakkari arasında Fransızların TGV'si yani saatte 300 km hızla giden treni,
6 haftalık ödeme ile Ankara-İstanbul arası en pahalı demiryolu,
80 günlük ödeme ile 80 vilayete dünyada eşi olmayan en modern hastaneler,
5-l0 haftalık ödeme ile İspanyol tipi 2 uçak gemisi,
1 aylık ödeme ile Türkiye'yi kare seklinde içten geçen 3 şeritli otoyol yapılabilirdi. Ama bunların hiçbirisi yapılmadı, yapılamadı ve Türkiye iç ve dış dünyadaki bir avuç faizci azınlığa çalıştı.''

''IMF BDDK'YI HİZAYA ÇEKMEK İSTİYOR''
Ağar, IMF'nin dünyada eşi benzeri görülmemiş isteklerle Türkiye'yi sıkıştırdığını da ifade etti. Batık bankaların fona devredilerek yabancı alacakların ve riskli işlemlerin Türk halkının sırtına yıkılmasına BDDK'nın karşı çıktığını kaydeden Ağar, ''IMF ise (Riske hayır, kara evet) diyen yabancı yatırımcıların hamisi olarak AKP'yi sıkıştırarak BDDK'yı hizaya çekmek istiyor'' dedi.

Ağar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da ''Kendi bürokratının, ülke çıkarlarını korumaya çalışan memurunun değil, IMF'nin yanında yer aldığını'' savundu. Ağar, bu tutumu, ''Baş eğmecilik, itaatkarlık, evet efendimcilik'' olarak niteledi.

''CURZON'I HAKLI ÇIKARTTILAR''
Lozan görüşmeleri sırasında İngiliz temsilci Lord Curzon'un İsmet İnönü'ye ''Bugün isteklerinizi kabul etsek bile yarın yine bize gelecek, kapımızı çalacaksınız, işte o zaman her dediğimizi yapmak zorunda kalacaksınız'' dediğini anımsatan Ağar, ''Curzon'u bütünüyle haklı çıkartma bu iktidara nasip olmuştur'' dedi.

Bankacılık sisteminin önemli ölçüde yabancı sermayeye geçtiğini ifade eden Ağar, iktidarın şimdi de bankaların denetimini yabancılara bırakma çabası içinde olduğunu söyledi. Ağar, IMF'nin talepleri doğrultusunda gelir toplama işinin bile devletten ayrılmaya çalışıldığını savunarak, ''Sonuç açıktır: Bankacılığı milli olmayan, denetimi milli olmayan, vergi gelirleri dahi yabancılar tarafından toplanan bir kukla yapı kurulmak istenmektedir. Böyle bir tabloda fon alamayan, serbest dolaşamayan, bu yüzden rekabet edemeyen, bankacılık sistemi dahi yabancılaşmış reel sektör nasıl varolacak, nasıl ayakta kalacaktır? Curzon'un dediği de işte tam budur'' diye konuştu.

TÜPRAŞ HİSSELERİNİN SATIŞI
Basın toplantısında bazı uygulamalara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Ağar, Tüpraş'ın yüzde 65'inin 1.3 milyar dolara blok halinde kaynağı belirsiz Rus şirketlerine satıldığını, bu işlemin üzerindeki ''Kara örtü''nün hala durduğunu söyledi. Ağar, şimdi de İMKB'nin toptan satışlar pazarında kimseye haber vermeden bu şirketin yüzde 14,8'inin yine kimliği bilinmeyen fonlara satıldığını kaydetti. O günden buyana Tüpraş hisselerinin değerinin
arttığını bildiren Ağar, ''Iskontolu kağıtları alanların karı bir anda yüzde 30 oldu'' dedi.

Özelleştirme, İmar Bankası raporu, denetim, katkı gibi işler için son 5 yılda Türkiye'ye gelen yabancı uzmanlara ne kadar ödeme yapıldığının açıklanmasını da isteyen Ağar, ''İmar Bankası için rapor yazmaya gelen uzmanlara 70'er bin dolar ödendi mi? Türkçe bilmeyen, evrakı anlaması mümkün olmayan bu yabancı uzmanlar hangi mekanizma ile yağma ve talan sofrasına buyur edildiler?'' diye sordu.

''Türkiye bu iktidara mecbur değildir'' diyen Ağar, 19 Mart Cumartesi günü Adana'da yapacakları mitingle geniş halk kitleleri ile buluşmaya başlayacaklarını bildirdi.

RADYO VE TELEVİZYONLARDA YABANCI SERMAYE PAYI
Bir gazetecinin, yabancı sermayenin ulusal yayın yapan radyo televizyon kuruluşlarında daha yüksek paya sahip olmalarına olanak sağlayan yasa ile ilgili görüşünü sorması üzerine Ağar, ''Hisselerin en az yüzde 51'i Türk vatandaşlarında olmalı. Türkiye'nin bütün kaynaklarını, bütün varlıklarını yok etme hakkına bu hükümet sahip değildir, bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Hükümetin teslimiyetçiliğini gösteren çok somut bir örnek daha karşımızda'' dedi.

Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.