TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

ARINÇ, "MİLLİ EGEMENLİK YILINDA, ÜLKE HALKININ DAHA MUTLU OLMASI, BARIŞ İÇİNDE, HUZURLU YAŞAMASI İÇİN MİLLİ BİRLİK SEFERBERLİĞİ BAŞLATTIK"


Kahramanmaraş'ın kurtuluşunun 85.yıldönümü törenlerine katılan TBMM Başkanı Arınç burada yaptığı konuşmada, "85 yıl önce bu topraklarda yaşananlar, esarete mahkum edilmek istenen Milletimizin onuru, bağımsızlığı ve özgürlüğü için verdiği destansı mücadelenin en güzel örneğidir" dedi.

12 Şubat 2005 Cumartesi

Kurtuluşunun 85.yıldönümünde Kahramanmaraş'ta olmaktan büyük mutluluk duyduğunun ifade eden Arınç, bu ülkenin tarihinde en şanlı direnişi gösteren halkın yaşadığı şehir Kahramanmaraş'tır dedi.

Arınç konuşmasını şöyle sürdürdü,

"Kahramanmaraş, bir halkın kendi kendine direnişe geçtiği, namusu, canı, toprağı ve özgürlüğü için savaştığı muhteşem direnişin sembolüdür.
Burada toplanan her bir kişinin, övünçle ve gururla anacağı bir milli mücadelenin kahramanları bu topraklarda yatıyor.

Sütçü İmam, Serkomser Arslan Bey, Muallim Hayrullah, Doktor Mustafa, Senem Ayşe, Yörük Selim …

Hepsi bizim gururla ve onurla andığımız Maraşlı kahramanlarımızdan sadece bir kaçıdır.
Eğer bu kahramanlar, o şehitler olmasaydı bugün biz burada olamayacaktık.
Meclisimiz, bu şanlı mücadele nedeniyle, 7 Şubat 1973 tarihinde Maraş'a "Kahraman" unvanı vererek vefasını göstermiştir.
İşte tüm halkımızı temsil eden TBMM'nin Başkanı olarak, tarihimizin bu şerefli sayfasını yazanları saygıyla, rahmetle anıyorum"

TBMM Başkanı Arınç, 85 yıl önce bu şehrin sokaklarında yakılan bağımsızlık ateşinin, dalga, dalga yurdun her tarafına yayıldığını ve bir ülkenin kendi külleri üzerinden yeniden doğduğunu belirterek "Ülkenin her yanında yakılan ateş büyüdü ve bir meşale olarak Ankara'da her tarafı aydınlatmaya başladı.

85 yıl önce Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları tarafından yakılan bu ateşin yükseldiği yerin adı Türkiye Büyük Millet Meclisidir" dedi.

Arınç, "Özgürlüğümüzün, bağımsızlığımızın, demokrasimizin sembolü Meclisimiz tıpkı sizin gibi 85. yılını kutluyor.

Bu yüzden biz de bu yılı Milli Egemenlik yılı ilan ettik.
85 yıldır sönmeyen bağımsızlık ateşimiz halen Ankara'da Meclisimizde gururla etrafını aydınlatmaya devam ediyor"

TBMM Başkanı Arınç, 85 yıl önce Kahramanmaraş'ta, Gaziantep'te, Samsun'da, Erzurum'da, Aydın'da, yani vatanın her karışında kardelen çiçekleri gibi ortaya çıkan bağımsızlık mücadelesinin hatırasına, Meclisin en yüksek noktasına bu yıl görkemli bir anıt yapacaklarını söyledi.

Yapılacak anıtın, 85 yıldır yanan bağımsızlık ve egemenlik ateşimizi sembolize eden görkemli bir meşale olacağını belirten Arınç, bu anıtı, "Ebediyen sürecek bir ateş, ebediyen yanacak bir meşale ve ebediyen var olacak bir özgürlük sembolü…" olarak nitelendirdi.

Arınç, Bu meşalelinin, bu ülke uğruna ölen herkes adına, tüm adsız kahramanlar adına dikileceğini ve hepsinin kutsal hatırasının ülkenin en kutsal yeri olan Mecliste yaşayacağını belirterek hayırlı ve kutlu olmasını diledi.

Arıç, Milli Egemenlik yılında, ülke halkının daha mutlu olması, barış içinde yaşaması, huzurlu yaşaması için milli birlik seferberliği başlattıklarını belirterek,"kendi içimizde yaşadığımız sorunları, tartışmaları bu yıl kardeşçe, adilce, dostça çözmek istiyoruz" dedi.

Arınç konuşmasını şöyle sürdürdü,

"Kimsenin kimseyi suçlamadığı, dışlamadığı, hor görmediği bir yaşam istiyoruz. Artık kimse inancından, düşüncesinden, kimliğinden, kültüründen dolayı suçlanmasın.
Kimse bir diğerini kendine benzemediği için dışlamasın.
Çünkü bu ülkenin temelinde hoşgörü vardır.
Bu ülkenin temelinde kardeşlik vardır.
Bu ülkenin temelinde çelik gibi irade, ateş gibi sıcak sevgi vardır.
Bu ülkenin temelinde kökleri derinlerde sağlam bir inanç vardır.
Bu ülkenin temelinde bir arada yaşama kültürü vardır.
Şimdi tüm bunları ortaya çıkarma vaktidir.
Şimdi yeniden kendimizi keşfetme zamanıdır.
Şimdi yeniden kendi kimliğimizi, özgür irademizi elimize alma zamanıdır.
Şimdi tam demokrasi ve tam özgürlük zamandır.
Halkımız mutludur. Halkımız birbirini seviyor.
Halkımız herkesi kucaklıyor.
Ve halkımız artık toplumun her kesiminde barış istiyor, huzur istiyor.
Artık yasaklarla, zorlamalarla, despotlukla bir yere varılamayacağını anlama zamanıdır.

Bu yıl şehir şehir, köy köy bunu anlatacağız halkımıza.
"Gelin yeniden kendimizi sorgulayalım, nerede hata ettiysek bulalım" diyeceğiz.
"Gerekirse birbirimizden özür dileyelim ve husumetler, kavgalar, yasaklar bitsin" diyeceğiz.Bunun tam zamanıdır.

Çünkü Türkiye uyanıyor artık. Türkiye kendine geliyor.Türkiye görkemli bir şekilde ayağa kalkıyor. Koşmaya başlıyoruz artık. Şimdi ayaklarımızdaki prangaları kırma zamandır. Koşmamıza engel olan her şeyden kurtulma zamandır. Şimdi yeni Türkiye, büyük Türkiye zamandır.


Biliniz ki bu ülke ne zaman ayağa kalksa birileri buna engel olmaya çalışır.
Ne zaman görkemli tarihimizdeki gibi güçlü bir devlet olmaya çalışsak birileri bize çelme takmaya çalışır.

Bunu sadece dışarıdaki düşmanlarımız yapmaz, bunu onların içerideki yandaşları da yapar.

Bu yüzden göreceksiniz, biz ne zaman toplumsal barış desek birileri buna itiraz edecek.

Biz ne zaman özgürlük desek, birileri bundan dolayı halkı korkutacak.
Biz ne zaman yasaklar kalksın desek, birileri rejim elden gidiyor diyecek.
Biz ne zaman tam demokrasi desek, birileri ülke elden gidiyor diyecek.
Ama bunlar boş laflar.
Bunlar yıllardır halkımızı korkutmak için kullanılan boş laflar.
Artık korku üzerine kurulmuş bir ülke yönetmiyoruz.
Artık rejim elden gidiyor palavralarına kimsenin itibar ettiği yok.
Artık Milletimiz, böyle sözlerin arkasına sığınanların kendi menfaatleri, makamları için bunu yaptığını anladı.

Millet öz evlatlarını biliyor. Millet devletini, Meclisini, hükümetini seviyor artık. Çünkü biz onlar için var olduğumuzu gösterdik. Biz milletin hizmetkarı olduğumuzu gösterdik. Biz hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir sözünü her yerde haykırdık.

Hakimiyet milletinse milletin istediği olacaktır, bir avuç çıkar grubunun değil.
Birileri makamlarında rahat otursun diye, Dalkavuklar işlerini yürütsün diye,
Birileri haksız servetlerine servet katsın diye Sessizce yerimizde oturamayız.
Bu ülkenin sahibi millettir, milletin temsil yeride Meclistir. Ülkenin kaderine de Yüce Meclis karar verir.

"Kardeşlerim, vefakar halkım Her şeyi birlik ve beraberlik içinde yapıyoruz. Kavgalardan, kamplaşmalardan yorulduk artık. Yıllardır enerjimizi birbirimizle kavga ederek tükettik.
Bu millet bu iç kavgalardan huzursuzluklardan yoruldu artık.
Biz diyoruz ki herkes konuşsun, herkes derdi neyse söylesin, sıkıntısı neyse söylesin.

Herkes bu halkın temsil edildiği yüce Meclisimize gelsin. Orada konuşsun.
Ve milletin tek temsil makamı olan Meclis bu sorunları çözsün, huzur getirsin.
Kimsenin karnından konuşmasına gerek yok.
Bu Meclis herkes özgürce konuşsun diye reformlar yaptı.
Herkes düşüncelerini rahatlıkla açıklasın diye kanunları değiştirdik.
Ne yazık ki fikir özgürlüğü için kanunlarımız müsait ama bazı insanların zihni hala müsait değil.

Bu yüzden konuşmaktan korkmasın kimse. Konuşamayan insan bağıran insana dönüşür. Bağıramayan insan nefret eden insan olur. Nefret eden insan da şiddete yönelir.Bu yüzden herkes konuşmalıdır"

Konuşmasını, kahramanlar diyarında bulunmaktan büyük mutluluk duyduklarını bir kez daha ifade ederek sürdüren Arınç,

"Burada Meclis Başkanvekili, milletvekillerimiz, valimiz, belediye başkanlarımız, komutanlarımızla sizlerin 85 yıldır onurla, gururla taşıdığınız bağımsızlık gününüzü kutlamaya geldik.

Sizinle gurur duyuyoruz. Sizinle onur duyuyoruz. İyi ki varsınız.
İyi ki buradasınız. Sizden güç alıyoruz, destek alıyoruz. Hepinizi sevgiyle, hasretle kucaklıyorum. Allah'a emanet olun" diyerek tamamladı.

TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın, Kahramanmaraş'ta yaptığı konuşmanın tam metni ilgili "ilgili dokümanlar" bölümünde yer almaktadır.

Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.