TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM BAŞKANI ARINÇ, YÜZDE 10'LUK BARAJIN TEMSİLDE ADALETİ SAĞLAMADIĞINI SÖYLEDİ


Bülent Arınç, NTV'de canlı yayımlanan programda, seçim sistemi, başkanlık sistemi ve başörtüsü konularında görüşlerini açıkladı

12 Ocak 2005 Çarşamba

TBMM Başkanı Bülent Arınç, NTV'de canlı yayımlanan programda, seçim sistemi, başkanlık sistemi ve başörtüsü konularında görüşlerini açıkladı.

Arınç, seçim sistemi konusuna değinirken, temsilde adaletin sağlanması gerektiğini belirterek yüzde 10'luk barajın Anayasa'ya aykırı olmadığını ancak temsilde adaleti sağlamadığını söyledi.

Barajın 6-8 dolayına çekilebileceğini,bu konunun tartışılması gerektiğini belirten Arınç, "Bir makul çizgide buluşulabilir" dedi. Bülent Arınç, demokrasilerde parlamento dışı muhalefet yerine, meclis içinde her türlü fikrin dile getirilmesinin amaçlandığını, bu nedenle bir üye ile bile olsa TKP gibi partilerin de temsil edilmesi ve görüşlerini Meclis çatısı altında açıklamasının demokrasi açısından daha yararlı olduğunu vurguladı.

Yüzde 10'luk barajın düşürülmesinin kabul edilmemesi halinde, temsilde adaletin sağlanması için başka yöntemler de ortaya konabileceğine işaret eden TBMM Başkanı Arınç, dar bölge sisteminin Türkiye koşulları açısından uygun olmadığını vurguladı ve önerilerini şöyle sıraladı:

- Daraltılmış seçim çevresi uygulanabilir: Ankara, İstanbul gibi büyük kentler 2-3 bölge yerine 10 veya daha fazla seçim çevresine bölünebilir.
- Önceki bazı seçimlerde uygulanan tercihli oy kullanma yeniden getirilebilir.
- Partiler arası işbirliği yapılabilmesine imkan tanınabilir.
- Bir çok kez tartışmaya açılan Türkiye Milletvekilliği sistemi yeniden gündeme getirilebilir.

Bülent Arınç, seçim kanunu değişecekse bu konuda bütün partilerin destek vermesi gerektiğini vurguladığı konuşmasında, grubu bulunan siyasi partilerin Meclis Başkanı olarak kendisinden çalışma yapmasını istemeleri halinde elinden geleni yapacağını açıkladı.

TBMM Başkanı Bülent Arınç, başkanlık sistemi tartışmalarına değinirken, kendisinin gündeminde böyle bir konu olmadığını söyledi ve bu konunun enine boyuna tartışılması gerektiğini ve konunun bir kör dövüşü haline gelmemesi gerektiğini ifade etti. Arınç bu konuda şunları söyledi:

"Bir defa başkanlık sistemi, ister ABD'deki doğrudan, isterse Fransa'daki veya başka ülkelerdeki yarı başkanlık sistemi gibi olsun, bir sistemdir. Konuşulabilir, tartışılabilir, bizim uyguladığımız parlamenter sistemdir. Doğrusu bende parlamenter, demokratik sistemden mutsuz değilim. Aksine bu sistemin çok iyi olduğuna, içindeki bazı aksaklıkların da giderildiği takdirde çok iyi işleyebileceğine inanıyorum. Benim gündemimde başkanlık sistemi yok, ama bu sistemin Türkiye'nin geleneklerine uygun olarak, bu mevcut sistemdeki aksaklıkları giderici, daha güçlü bir yönetim meydana getireceğini de doğrusu itiraf etmeliyim. Yani bugün başkanlık sistemi başarılıdır diyenlere bir alt yapı hazırlamamız lazım. Bu alt yapı hazır olmadan onu alıp getirelim veya sonra getirelim demek mümkün değildir.

Bu anayasa da pek çok değişikliği gündeme getirecektir, yasalarda pek çok değişikliği gündeme getirecektir. Hatta yeniden yapılmasını gündeme getirecektir ki, ben bu tartışmaları, yani böyle bir şey yapılmasının henüz erken olduğunu düşünüyorum. Ama başkanlık sistemini savunanlara saygı duyuyorum, "başkanlık sistemine göre parlamenter sistem daha uygundur" diyenlere saygı duyuyorum ama bunu bir kör dövüşü haline getirme çabalarına da doğrusu üzülüyorum."


Bülent Arınç, türban veya başörtüsü konusundaki soruya ise, Türk mevzuatında kadının başını bağlaması konusunda hukuki ve geçerli hiçbir hüküm bulunmadığını söyledi. Anayasa'nın153. maddesinde Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği bir hükmün yerine kendiliğinden bir hüküm koyamayacağını hükmü yer aldığını belirten Arınç "Bu konuda yasaklayıcı bir hüküm yok, sadece fiili bir durum var. Genelge ve yönetmelikler değiştirilir, son söz Meclisindir" dedi.

Bu konuda tarafların birbirini suçlamasıyla bir yere varılamayacağına değinen Arınç, konunun hukuk zemininde konuşulmasına ihtiyaç bulunduğunu belirterek şunları söyledi:

"Bir yasağın bir kuralın konulması ancak bir kanunla mümkün olabilir. Böyle bir kanun yoksa, Meclis bunu gerekli görüyorsa yapar ve koyar. Meclis'in koymadığı bir kuralı ne Anayasa Mahkemesi ne de idari makam koyamaz. Yani bir yerin başındaki bakan, bir yerin başındaki müsteşar, bir yerin başındaki komutan veya bir başkası, ben böyle bir kural koydum diyerek hukuk normu haline getiremez. Bir anayasa maddesi değildir bu, bir kanun maddesi değildir. Bir emirdir, bir genelgedir. Onunla ilgili olarak da yargı yolları açıktır.

Bir defa bu konuda Türkiye'de yasaklayıcı bir hüküm yok, ama fiili bir durum var ve maalesef bir kısmı siyasallaştırılmış, bir kısmı istismar edilmiş, masum bir isteğin bugün kronik bir sorun haline geldiğini olduğunu görüyoruz. Kamplaşarak, kutuplara ayrılarak, birbirimizi suçlayarak, bunu bir koz gibi kullanarak bu sorun çözülmez. Toplumda tepkili çevreler var, toplumda istekli olan çevreler var. Bu konuda bir beyaz sayfa açmaya, bu işi hukuk zemininde aklı eren herkesin önerileriyle konuşmaya ihtiyacımız var, ondan sonra yasal bir düzenleme ve adres Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir."

(TBMM Başkanı Arınç'ın açıklamarının tamamına "İlgili Dökümanlar" bölümünden ulaşabilirsiniz.)
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.