TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

2022 YILI EK BÜTÇESİ TBMM PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONUNDA KABUL EDİLDİ


TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasını taşıyan 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile Bağlı Cetvellerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi.

23 Haziran 2022 Perşembe 22:09

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Bingöl Milletvekili Cevdet Yılmaz başkanlığında toplandı.

Toplantı başlamadan önce CHP'li milletvekilleri "Yandaşa ek bütçe, vatandaşa ek külfet", "Kur korumalıya para var, yangın uçağına yok", "Bütçenin özeti; durmak yok yolmaya devam" yazılı dövizleri sıralarına bıraktı. CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin ve Antalya Milletvekili Cavit Arı, Marmaris'teki orman yangınları konusunda iktidarı eleştirdi.

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, usule ilişkin söz alarak, vaka sayısının tekrar artış gösterdiğini, görüşmelerin kalabalık bir ortamda yapılmasının doğru olmadığını söyledi.

Bunun üzerine Komisyon Başkanı Yılmaz da koridordaki ekranlardan komisyonun izlenebileceğini, bu şekilde kalabalığın azaltılabileceğini belirtti.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, iktidarın yılın 6 ayı tamamlanmadan ek bütçe getirdiğini ancak Türkiye'yi bütçesiz bırakmalarının mümkün olmadığını, bu teklifi mutlaka çıkaracaklarını ifade etti.

2004 yılından bu yana ek bütçe yapılmadığını kaydeden Kuşoğlu, Cumhurbaşkanlığından gelen bütçenin görüşülme usulü konusunda mevzuatta boşluk olduğunu savundu. Kuşoğlu, "Bu bir kanun teklifiyse bir milletvekili tarafından verilmesi gerekiyor. Eğer bir bütçe teklifiyse bütçe usulüne göre görüşülmesi gerekiyor. Bu ne bütçe ne kanun teklifi oldu. Ne Anayasa ne İçtüzük'te bununla ilgili bir hüküm yok. Türkiye gibi devlet geleneği olan bir ülkenin anayasasında ek bütçenin nasıl görüşüleceğine ilişkin bir hüküm olmaz mı? Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile beraber bu hükümler ortadan kalktı." diye konuştu.

Kuşoğlu, ek bütçe yapılması konusundaki mevzuat boşlukları için bir rapor hazırlanması gerektiğini dile getirdi.

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, görüşmelere, "iktidarın ekonomi politikaları nedeniyle zarar gördüğünü" iddia ettiği kesimleri temsil eden sivil toplum örgütlerinin katılarak, görüşlerini bildirmesi gerektiğini söyledi.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin gün boyunca milletvekillerini dinleyeceğini ancak farklı görev alanlarına ilişkin soruları yanıtlayacak bakanların komisyonda yer almadığını ifade eden Paylan, "Hazine ve Maliye Bakanı'nın hükümet adına, tüm bakanlıklar adına söz kurması tek adam rejimini sorgulatır. Hükümet adına cevap verir hale gelir. Sayın Bakan da herhalde bunu kabul etmez. Bu usulü değiştirmek gerekir. Bunu ikinci bir bütçe olarak görüşelim, çünkü bütçe çöktü. Benim önerim, tüm bakanların buraya gelmesidir." dedi.

İYİ Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz, ek bütçenin, 2022 yılı bütçesinin büyüklüğüyle neredeyse aynı olduğunu, bu nedenle yeni bir bütçe olarak görüşülmesi gerektiğini savundu. Bu konuda bir rapor hazırlanmasını öneren Yılmaz, bu şekilde belirlenecek usulün, bundan sonraki dönemlerde de izlenebileceğini belirtti. Yılmaz, "Bütçenin görüşülmesi ile kanun teklifinin görüşülmesi tamamen farklı." sözlerini sarf etti.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, Anayasa'da bütçenin kim tarafından teklif edileceğinin açık olduğunu, teklifin de Anayasa'ya uygun bir düzenleme olduğunu kaydetti.

Bütçe teklifinin bir kanun teklifi olduğuna işaret eden Kalaycı, bunun İçtüzüğe göre görüşüleceğini, bu konuda daha önceki yıllarda izlenen yolun geçerli olduğunu vurguladı. Kalaycı, "Kanun teklifinin gelişinde sorun yok. Bütçe teklifini Cumhurbaşkanı sunuyor, değişiklik teklifi de Cumhurbaşkanı tarafından sunulmuş." şeklinde konuştu.

AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk, 18 yıl sonra ilk kez bütçe değişikliği teklifi sunulduğunu belirterek CHP'li Kuşoğlu'nun söylediği gibi bu tür düzenlemelerin görüşülmesinde bir teamül oluşturulabileceğini, bu şekilde sonraki yıllara ışık tutulabileceğini dile getirdi. Öztürk, "Bu teklifin Anayasa ve İçtüzük hükümlerine uygun sunulduğunu düşünüyorum." dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, bütçe değişikliği teklifinin görüşmelerinin Anayasa ve İçtüzüğe uygun olduğunu söyleyerek "Ne Anayasa ne kanuna ne de İçtüzüğe aykırı bir durum söz konusudur. Bir gider artışı hasıl olmuştur, bunun yapılması gerekiyor. Bunun yapılması istenmiyor mu?" değerlendirmesinde bulundu.

Komisyon Başkanı Yılmaz, TBMM'de geçmişte onlarca kez ek bütçe çıkarıldığını ancak 2004 yılından bu yana bu yönde bir düzenleme yapılmadığı ve yeni bir yönetim sistemine geçildiği için bugün bu konunun tartışıldığını anlattı. Bu konudaki eleştirileri rapor halinde Meclis Başkanlığına sunacaklarını da bildiren Yılmaz, gerekiyorsa milletvekilleriyle daha sonra bir araya gelerek önerilerini dinleyebileceklerini ifade etti.

Anayasa'da ve diğer mevzuatta ek bütçe görüşmelerine ilişkin hükümlerin bulunduğunu anlatan Yılmaz, bu bağlamda teklifi Cumhurbaşkanı'nın sunması gerektiğine işaret etti. Yılmaz, ek bütçe sunumunun ise yürütme adına Cumhurbaşkanı Yardımcısı veya bir bakan tarafından yapılabileceğinin hüküm altına alındığına işaret ederek "Cumhurbaşkanımız tarafından imzalanan, bugün burada Hazine ve Maliye Bakanımız tarafından sunumu yapılacak ek bütçe teklifiyle alakalı sunma yetkisi noktasında Anayasa veya İçtüzük açısından bir aykırılık bulunmamaktadır." diye konuştu.

Ek bütçe teklifinin farklı bir usulle görüşülmesine yönelik eleştirileri yanıtlayan Yılmaz, parlamento teamüllerinin öğrenilebilmesi için geçmiş ek bütçe görüşmelerini incelettiğini vurguladı. Yılmaz, şunları kaydetti:

"1990'lı yıllardan sonra çıkarılan ek bütçelerde, ek bütçe kanunlarının görüşülme usulünde ne komisyonda ne de Genel Kurulda ayrı bir yöntem belirlenmemiş, ek bütçe kanunları diğer kanunlar gibi görüşülmüş. İki örnek vereceğim. 1996 yılında çıkarılan ek bütçe kanunu, Plan ve Bütçe Komisyonunun şu anda üyemiz olan, o zamanki Maliye Bakanı Sayın Abdüllatif Şener tarafından sunulmuş ve diğer kanun teklifleriyle aynı usulde görüşülerek kabul edilmiştir. Genel Kurul görüşmelerinde ise yine diğer kanun tekliflerinde olduğu gibi teklifin geneli, maddeleri ve varsa önergeleri işleme alınarak kanun tekamül ettirilmiştir. 2004 yılında AK Parti döneminde çıkarılan ek bütçe kanununda ise o dönemki Maliye Bakanı, rahmetli Sayın Kemal Unakıtan sunuş yapmış, kanun tasarısı şeklinde görüşülmüştür. Bu örneklerin dışında diğer ek bütçelerin de aynı usulle görüşüldüğünü görüyoruz. Bugün tartışmaya ve itirazlara konu olan ek bütçe teklinin ayrı bir usulle görüşülmesine ilişkin öneri, o dönemki hiçbir siyasi partimiz tarafından ne komisyonda ne de Genel Kurulda ileri sürülmüştür. Bu, ilk defa gündeme gelen bir tekliftir. Dolayısıyla ek bütçe teklifinin görüşmelerinde belirlediğimiz usul, Anayasa, İçtüzük, 5018 sayılı kanun ve parlamento teamüllerine uygun düşmektedir."

Tartışmanın ardından Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, sunumuna başladı.

Bakan Nebati, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile Bağlı Cetvellerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerinde konuştu.

Yerinde ve zamanında alınan etkili önlemlerle yakalanan yüksek büyüme ve artan gelir performansı sayesinde 2021 yılını milli gelire oranla yüzde 2,7'lik bütçe açığı ile kapattıklarına işaret eden Nebati, "Böylece beklenenin üzerinde bir bütçe performansı yakalamayı başardık. Bildiğiniz üzere 2022 yılı bütçe hedef ve tahminlerimiz de 2021 yılının ikinci yarısındaki makroekonomik görünüm ve beklentilerimiz çerçevesinde belirlenmişti. Ancak 2021 yılının sonuna doğru küresel salgın etkisini azaltırken yeni riskler ortaya çıkmıştır. Dünyada hızla yükselen enflasyon, tedarik zincirlerindeki bozulma, emtia fiyatlarındaki rekor seviyeler ve Rusya-Ukrayna savaşı tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de makroekonomik görünüm ve varsayımlarda çok büyük değişimlere yol açmıştır. Bu değişim hem gelir beklentilerimizi hem de harcama büyüklüklerimizi ve ihtiyaçlarımızı farklılaştırmıştır. İşte, küresel belirsizliklerin ve risklerin devam ettiği bu makroekonomik ve jeopolitik ortamda mevcut bütçemizdeki ödeneklerin dağılımını ve miktarını yeniden taksim etme ve kamu hizmetlerinde devamlılığın sağlanması amacıyla 2022 yılı bütçemizde revizyona gitme ihtiyacı hasıl olmuştur." diye konuştu.

Nebati, bu nedenle, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 19'uncu maddesinde yer alan "kanunla ek bütçe yapılabilir" hükmünden hareketle, hazırladıkları ek bütçeyi yüce Meclis'in takdirine sunduklarını aktardı.

Dünya ve Türkiye ekonomisindeki gelişmelere de işaret eden Nebati, 1929 Büyük Buhranı'ndan sonraki en zorlu dönemden geçen küresel ekonominin, henüz salgın kaynaklı etkileri tam atlatamadan başlayan Rusya-Ukrayna savaşıyla daha da belirsiz ve riskli görünüm sergilediğini söyledi.

Nebati, emtia fiyatlarındaki artışa ve birçok ülkede son 34-40 yılın en yüksek seviyelerine ulaşan enflasyona dikkati çekerken, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Tüm dünyada hem tüketici hem de üreticilerin yüksek enflasyon nedeniyle ekonomik zorluklar yaşadığını görmekteyiz. Dünyada salgınla birlikte artan tedarik sıkıntıları savaş nedeniyle sürmektedir. Rusya'ya uygulanan yaptırımlar özellikle enerji ve gıda fiyatlarının yüksek seyretmesine neden olmaktadır. Küresel düzeyde petrol fiyatları 2021 yılına göre yaklaşık yüzde 60 artarak 100-120 dolar seviyesinde işlem görmektedir. Küresel boyutta enflasyonist baskıların arttığı, finansal koşulların sıkılaştığı ve büyümenin yavaşladığı bir dönemdeyiz."

Bu zorlu küresel şartların, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeleri özellikle maliyet artışları sebebiyle olumsuz etkilediğini belirten Nebati, "Günümüzün küresel ekonomik yapılanmasına uygun, sürdürülebilir, güçlü ve kaliteli bir büyüme sürecinin sağlanması amacıyla Türkiye Ekonomi Modelini uygulamaya aldık. Bu modelde yatırım, yüksek katma değerli üretim ve ihracat artışını teşvik etmek suretiyle cari işlemlerde dengeyi sağlamayı, dış finansman ihtiyacını azaltmayı, dış tasarruflara bağımlılığı ortadan kaldırmayı ve güçlü istihdam artışının sürdürülebilir hale gelmesini hedefliyoruz. Azalan dış finansman ihtiyacı ile birlikte enflasyon üzerindeki kur baskılarının düşeceğini öngörüyoruz. Ülkemizde üretim, ihracat ve yatırımlar, küresel ve bölgesel tüm olumsuz gelişmelere rağmen artışını güçlü bir şekilde sürdürürken istihdam piyasasındaki olumlu görünüm de devam etmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Nebati, rekor sayılabilecek bir oranda büyüme kaydedilen 2021 yılında, büyümenin kompozisyonunun da dengeli bir görünüm sergilediğini anımsatırken, "2022 yılının ilk çeyreğinde ise Rusya-Ukrayna savaşının neden olduğu belirsizlik ortamına ve etkileri devam eden salgına rağmen ekonomimizin yüzde 7,3 büyüme kaydetmesi oldukça değerlidir. Bu dengeli büyüme görünümünü sürdürülebilir ve sağlıklı büyüme hedefimiz doğrultusunda oldukça önemli bulduğumuzu belirtmek isterim. 2022 yılının ikinci çeyreği ve sonrasına ilişkin öncü göstergeler ılımlı bir iç talebe ve güçlü bir ihracata işaret etmektedir." ifadesini kullandı.

Mevcut konjonktürel durumda başta enerji olmak üzere artan küresel emtia fiyatları ile Rusya-Ukrayna Savaşı kaynaklı risklerin dış ticaret dengesi üzerinde etkilerini çok net gördüklerini aktaran Nebati, mayıs ayı itibarıyla yıllıklandırılmış ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 77,3 iken, enerji hariç ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 97,1 seviyesinde gerçekleştiğini söyledi. Nebati, "Bu durum enerji fiyatlarındaki artışın dış ticaret dengesine yansımasını açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Nitekim, biz 2022 bütçesini hazırlarken, varil başına petrol fiyatını ortalama 68 dolar hesaplarken bugün petrol fiyatları 110 dolara ulaşmıştır." ifadesini kullandı.

Nebati, bu gelişmenin Türkiye'nin enerji faturasına 2022 yılı için 50 milyar dolar ilave yük getirdiğine işaret ederek, sözlerine şöyle devam etti:

"Bu olumsuz durumu telafi edecek nitelikte olumlu ekonomik gelişmeler de yaşıyoruz. Salgın kaynaklı belirsizliklerin azalması ile birlikte turizmde önemli ölçüde toparlanma oldu. 2022 yılı ilk çeyreğinde toplam ziyaretçi sayısı yıllık yüzde 148 artarak 6,5 milyon kişiye, turizm gelirleri ise yüzde 122 artarak 5,5 milyar dolara yükseldi. Haziran ayı itibarıyla ülkemizi ziyaret eden kişi sayısının toplam 19 milyona ulaşmasını bekliyoruz. Önümüzdeki dönemde de salgın öncesi rakamların üzerine çıkacağız. İhracattaki güçlü görünüm ve turizm gelirlerindeki toparlanma ile 2021 yılında cari işlemler açığı 13,7 milyar dolara gerilemiştir. 2022 yılında ise cari işlemler açığı başta enerji olmak üzere yüksek emtia fiyatlarının etkisiyle artan ithalat nedeniyle artış göstermiş ve nisan ayı itibarıyla yıllık 25,7 milyar dolar olmuştur. Enerji hariç değerlendirildiğinde cari işlemler dengesi nisan ayında yıllık 35,2 milyar dolar fazla vermiştir. Ekonomik büyümede güçlü performansın görüldüğü bu dönemde enerji hariç cari dengede görülen bu iyileşme Türkiye Ekonomi Modeli'nin önemli bir başarısıdır."

Büyümenin kapsayıcı olmasını çok önemsediklerini belirten Nebati, üretim, yatırım ve istihdam dostu büyüme modeli çerçevesinde ülkedeki refah artışından tüm kesimlerin faydalanmasını amaçladıklarını söyledi. Toplam istihdamın nisan itibarıyla salgın öncesi seviyelerin de üzerine çıkarak 30,4 milyon kişiye ulaştığını aktaran Nebati, "Salgının derinden hissedildiği 2020 yılı Nisan ayına göre ise oluşturduğumuz ilave istihdam 5 milyon kişiyi aşmıştır. Böylece Türkiye, OECD üyeleri arasında en fazla istihdam sağlayan ülke olmuştur. Tüm veriler Türkiye'nin üretimde, ihracatta ve en önemlisi istihdamda ilerlediğini göstermektedir." dedi.

Bakan Nebati, yaşanan küresel gelişmeler nedeniyle enflasyonun tüm dünyada en önemli sorun haline geldiğini bildirerek, "Küresel ölçekte artan fiyatlar bizim gibi gelişmekte olan ve enerjide dışa bağımlı ülkeleri fazlasıyla etkiliyor. Büyük ölçüde dışsal faktörlerden kaynaklanan ve çoğunlukla arz yönlü maliyet artışlarıyla ortaya çıkan bu gelişmeler fiyatlar genel seviyesindeki bozulmanın önemli fakat geçici olduğuna işaret etmektedir. 90'lı yıllarda kronik bir sorun haline gelen enflasyonu iktidara geldiğimiz andan itibaren uyguladığımız ihtiyatlı politikalarla düşürdüğümüz gibi tekrar düşürmek için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Vatandaşlarımızın günlük hayatlarını etkileyen olağanüstü fiyat artışlarının alım güçlerine en az düzeyde yansıması için azami çabayı gösteriyor ve gerekli adımları ivedilikle atıyoruz." diye konuştu.

Bu kapsamda hanehalkının tüketim sepetinde önemli yer tutan gıda, temizlik, hijyen malzemeleri gibi belirli ürünlerde, yeme içme hizmetlerinin tamamında, meskenlerde kullanılan elektrikte KDV indirimi yaptıklarını anımsatan Nebati, atılan diğer adımlara ilişkin şu bilgileri paylaştı:

"Yönetilen/yönlendirilen fiyatlar vasıtasıyla enflasyonist baskıları azaltıcı tedbirler aldık. Elektrik ve doğalgaz gibi stratejik alanlarda kayda değer sübvansiyonlar ile vatandaşlarımızı ve sanayicilerimizi destekledik, desteklemeye devam ediyoruz. Kira artışlarını yüzde 25 ile sınırlayarak vatandaşlarımızı fahiş fiyat artışlarından koruma yönünde kıymetli bir adım daha attık. Ayrıca bazı stratejik ürünlere yönelik dış ticaret tedbirlerini devreye aldık. Tüm bu adımlar çerçevesinde, enflasyonla mücadeleye katkı sağlamak amacıyla kamu olarak 2022 yılında 241,3 milyar lira vergi gelirinden vazgeçiyoruz."

Nebati, 20 Aralık 2021'de Kur Korumalı Türk Lirası Mevduat ve Katılım Hesabı enstrümanını devreye aldıklarını anımsatırken, "Bu enstrüman ve bunu destekleyici diğer 14 adımımız finansal istikrarı güçlendirdi ve ters dolarizasyonu destekledi. Bunun yanında finansal istikrarı gözeten yeni finansal araçlarla bu sürece devam ediyoruz. Tasarruflarını Türk lirasında değerlendirmek isteyen vatandaşlarımıza alternatifler sunmak amacıyla geliştirdiğimiz Gelire Endeksli Senetlerin ihracını duyurduk, talepleri topladık ve talepler de olumlu şekilde neticelendi." dedi.

İstihdamın desteklenmesi ve işgücü maliyetlerinin azaltılması amacıyla çok önemli düzenlemeleri hayata geçirdiklerini anlatan Nebati, "Bu kapsamda 2022 yılı sonuna kadar uygulanmak üzere işe alınacak her bir işçi için asgari ücret üzerinden ödenmesi gereken tüm SGK primlerini 12 ay boyunca karşılıyoruz. İmalat sanayi yatırımlarına sağlanan ilave kurumlar vergisi desteklerini 2022 yılı sonuna kadar uzattık. 2023 yılı sonuna kadar alınan makine ve teçhizatın amortisman süresini yarıya indirdik. 2022 yılı başından itibaren asgari ücreti vergi dışı bıraktık. Böylece asgari ücretli vatandaşlarımızın ücretleri üzerinden gelir ve damga vergisi alınmamasını sağladık. Çiftçimizi desteklemek amacıyla tarımsal destekleme ödemelerinden gelir vergisini kaldırdık. Geçmiş 5 yıl içinde yapılmış kesintileri de iade ettik." ifadesini kullandı.

Nebati, orman yangınlarıyla mücadeleyle ilgili de bilgi verirken, "2021 yılında 39 helikopter var iken bugün 55 tane helikopterimiz var. 3 uçak iken 20 oldu, 4 İHA varken 8 oldu, 13 bin gönüllü varken, 105 bin kişi oldu. Havadaki su kapasitemiz 2002'de 85 ton, geçen yıl 154 ton, şu anda 302 tona çıkmış durumda. Yangınla mücadeleyle ilgili bütçe de 4 milyar Türk lirasıdır." dedi.

****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLRSİNİZ.****
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.