TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU TOPLANDI


TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş başkanlığında toplandı. Genel Kurulda gündem dışı konuşmalar ve grup başkanvekillerinin değerlendirmelerinin ardından siyasi parti gruplarının gündeme ilişkin önerileri ele alındı.

22 Haziran 2022 Çarşamba 15:25

Meclis Başkanvekili Erdoğmuş, Genel Kurulda üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu "Kocaeli'nin yerel sorunları", CHP İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek "Bayburt'un sorunları", AK Parti Zonguldak Milletvekili Hamdi Uçar "Zonguldak'ın düşman işgalinden kurtuluşunun 101. yıl dönümü" konusunda gündem dışı konuştu.

HDP Kocaeli Milletvekili Gergerlioğlu, eski Kocaeli MHP İl Başkanı Aydın Ünlü'nün aldığı ihalenin haberini yapan Gazeteci Güngör Arslan'ın eski Ülkü Ocakları Başkanı Ersin Kurt tarafından öldürüldüğü iddiasını dile getirdi.

Bunun üzerine söz alan MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, "MHP'nin kurumsal olarak hiçbir şekilde ne ihale peşinde koşması ne de haksız kazanç elde etmesi söz konusu olamaz." dedi.

Cinayette bahsi geçen Kurt'un 2001-2002 yılında Ülkü Ocakları Başkanı olduğunu, üzerinden geçen 20 yılda MHP ile en ufak bir bağlantısı olmadığını vurgulayan Bülbül, kurumsal olarak yapılarını hedef alan suçlamaları reddettiklerini söyledi. Gergerlioğlu'nu elinde bir delil varsa ilgili yargı makamlarına başvurmaya davet eden Bülbül, "MHP yanlışın, ihanetin himaye edildiği bir siyasi hareket değildir. Biz hesabını veririz. Suçlu bulunan kim varsa cezasını çeker ama beraat eder, aklanırsa da yoluna aynı şekilde devam eder." ifadelerini kullandı.

CHP İstanbul Milletvekili Zeybek, Bayburt'ta Toprak Mahsulleri Ofisinin alımlarının eylül ayı sonuna kadar uzatılması gerektiğini belirtti.

AK Parti Zonguldak Milletvekili Uçar, Filyos Projesi'nin memleket sevdalılarının gurur duyacağı bir eser olduğunu dile getirerek "Fakat vatan ve bayrak sevdası olmayan, 'Burada gaz yok, sizi kandırıyorlar' diyen kafalara bizim söyleyecek sözümüz yoktur, halkımız onlara gereken cevabı sandıkta verecektir." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmalardan sonra grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, 500 metrekare bile olsa her tarlaya bir su sayacı takılmasının istendiğini iddia ederek, 100 dönüm tarla ile 1 dönüm tarlaya aynı muamelenin yapılmasının kabul edilemeyeceğini söyledi.

Usta, "Belli büyüklüğün üzerinde olan tarlalarda, her bir tarla için ayrı ayrı abonelik istenebilir ama onun dışında kalanlara, o aboneliğin önceki uygulamada olduğu gibi taşınabilmesine imkan tanıyacak bir uygulama yapmak lazım." önerisinde bulundu.

Pınar Gültekin cinayeti davasında verilen karara ilişkin Usta, "14 yıl sonra da bu insan elini kolunu sallayarak bu toplumun içerisinde gezecek, belki de bir af çıkacak, 14 yıl bile yatmayacak. Bunu kabul etmek mümkün değildir ve bu olup bitenin sorumlusu da bugünkü idaredir, 20 yıllık AK Parti iktidarıdır." ifadelerini kullandı.

MHP Grup Başkanvekili Muhammet Levent Bülbül, Marmaris'te çıkan orman yangınlarına dikkati çekerek, "Yaz sıcaklarının artmaya başlamasıyla yangın riskinin artması ve vatan haini terör örgütlerinin sabotaj ihtimallerinin varlığı, milli servetimiz olan ormanlarımızın korunması hususunda hepimize daha fazla görev ve sorumluluk yüklemektedir." dedi.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Ankara Ulus'taki Atatürk anıtı önünde toplanan gazetecilerin Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin geri çekilmesini istediklerini belirterek, gazetecilerin, bu yasanın toplumsal bir otosansür dalgası yaratacağını, bu nedenle de sadece gazetecilerin sorunu olmadığını dile getirdiklerini anlattı.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, gazetecilerin Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin geri çekilmesini istediklerini, kendilerinin de bunun tam arkasında olduklarını söyledi.

Özkoç, "Bu yasa, temel insan haklarına, haberleşme özgürlüğüne, basın özgürlüğüne aykırıdır, gazeteciler bunun için sokaktalar." ifadelerini kullandı.

Gazetecilerin, "Gazetecilerin özgürlüğü değil, tüm toplumun özgürlüğü tehdit altındadır." dediğini aktaran Özkoç, "4. güç basını tamamen yok etmek mi istiyorsunuz?" diye sordu.

Marmaris'teki orman yangınına işaret eden Özkoç, "Türk Hava Kurumu'nun uçakları yapılmış olsaydı, binlerce hektar alan, canlı telef olmayacaktı' dedik. O günkü Tarım Bakanı, 'Hayır, doğru değildir' dedi. Şimdiki Tarım Bakanı diyor ki 'O uçakları tamir ediyoruz, yangınları söndürmekte kullanacağız.' Şimdi ben kamu barışını bozmaya elverişli bir şey mi söylüyorum?" diye konuştu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya seslenen Özkoç, "Geçen yıl ormanlar yanarken, 'Mehmetçiği neden görevlendirmediniz?' dedim. Bana cevaben 'O geçmişte kaldı, gerek yok' dedi. Şimdi Mehmetçiği göreve davet ediyor. Dün mü yaptığın yanlıştı, bugün mü yaptığın yanlış? Kamu huzurunu bozan ben miyim, sen misin?" sorularını yöneltti.

AK Parti Grup Başkanvekili Tunç, Marmaris'teki orman yangınına 8 dakika içerisinde ilk müdahalenin yapıldığına dikkati çekerek, 20 helikopter, 14 uçak, 1494 personel, 7 TOMA aracı, 39 iş makinasının sahada görev yaptığını belirtti.

Devletin tüm kurumlarının topyekun bir mücadele ortaya koyduğunu söyleyen Tunç, yangının çıkış sebebiyle ilgili gerekli soruşturmaların başladığını dile getirdi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi'nin bölgede çalışmalara nezaret ettiklerini kaydeden Tunç, yangının büyük ölçüde kontrol altına alındığını söyledi.

Tunç, Pınar Gültekin kararına ilişkin, "Bu karar, kesin bir karar değil. Zaten istinaf ve temyiz süreci bunun için var. Yargı içerisinde hatalı bir karar varsa bu yargı süreci içerisinde elbette ki düzeltilecektir. Bu hunharca cinayeti hiç kimsenin tasvip etmesi mümkün değildir. Bu, insanlık dışı bir vahşettir." yorumunu yaptı.

Soruşturmanın başında bir kısım sanıklara verilen takipsizlik kararına karşı Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma yoluyla konuyu Yargıtay'a götürdüğünü hatırlatan Tunç, "O sanıklar bakımından dava sürecini başlatan Adalet Bakanlığıdır. Karar, şu anda toplum vicdanını rencide eden bir karar olarak ortaya çıktı." dedi.

Yargı kararlarının eleştirilebileceğini dile getiren Tunç, "Biz de bu kararı hazmedemiyoruz. Gerçekten bu hunharca cinayetin karşılığı bu olmamalı diyoruz." diye konuştu.

Tunç, "kasten öldürme suçlarının cezasının müebbet hapis cezası olduğunu, kadına karşı işlenmişse ağırlaştırılmış müebbet cezası olmalı" diye kanunda değişikliği TBMM'de hep beraber yaptıklarını anımsatarak, bu kararın, istinaf ve temyiz sürecinde adil bir şekilde sonuçlanacağına inandığını ifade etti.

TBMM Genel Kurulunda CHP, HDP ve İYİ Partinin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda, İYİ Partinin "Artan kira fiyatları", HDP'nin "Ekonomik eşitsizlik" ve CHP'nin "Basın mensuplarının sorunları" ile ilgili verdiği araştırma önergelerinin ön görüşmelerinin bugün yapılmasına dair önerileri ayrı ayrı görüşüldü.

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ümit Beyaz, Türkiye'de ekonomik krizin yanı sıra barınma krizinin de olduğunu savundu.

İktidarın ülkeye sıcak para girişini sağlamak uğruna kendi vatandaşlarını yoklukla, çileyle, krizle baş başa bıraktığını iddia eden Beyaz, "Yabancılara tanıdığınız imtiyazlar sayesinde Türk vatandaşlarını kendi ülkelerinde ikinci sınıf vatandaş haline getirdiniz. Türk milletinin bekası için bir an önce yabancılara konut satışı ve vatandaşlık politikası durdurulmalı, verilmiş olan vatandaşlıklar da gözden geçirilmelidir." dedi.

Özellikle İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyük şehirlerde konut krizinin her geçen gün büyüdüğünü öne süren Beyaz, şu ifadeleri kullandı:

"Kiracı ve ev sahibi ilişkilerini alt üst eden fahiş kira artışlarına karşı getirdiğiniz yüzde 25'lik sınırla çözüm değil, sorun yaratmışsınızdır. İstanbul'da Nisan 2022 sonu itibarıyla son bir yıl içinde mevcut kiralar için bir senelik kira fiyatları yüzde 46 civarında artmıştır. Yeni kiralık konut ücretlerinin artış oranı ise yüzde 161 olmuştur. Yeni kiracılar için ise ortalama kira bedeli 6 bin 360 lirayı bulmuştur. Ortaya koyduğunuz yüzde 25'lik zam sınırlaması hem kiracıyı hem de ev sahibini mağdur etmiştir, bunun yanında zaten yüksek enflasyonu daha da arttırmıştır. Devrik iktidarınızda her kesimi birbirine düşürdüğünüz gibi ev sahipleri ile kiracıları da birbirine düşman ettiniz. Kendi sürdüğünüz refahı ve şatafatı tüm ülkenin yaşadığını zannediyorsunuz, siz durumun ciddiyetinin farkında değilsiniz."

HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu ise son zamanlardaki kira artışı nedeniyle İYİ Parti'nin önergesinin güncel öneme sahip olan bir öneri olduğunu söyledi.

Enflasyonun kira artışını beslediğini belirten Katırcıoğlu, konut fiyatlarının yüksekliğinin vatandaşların çok daha kötü koşullara sürüklenmesine sebep olduğunu ileri sürdü.

Katırcıoğlu, kiralara getirilen yüzde 25'lik sınırlamanın sorunu çözmeyeceğini ifade etti.

CHP Ankara Milletvekili Nihat Yeşil, Türkiye'nin her alanda derin bir darboğazdan geçtiğini, ekonomik krizin yerini ekonomik buhrana bıraktığını savundu.

Vatandaşın geçinmek için 1 kuruşun dahi hesabını yaptığını iddia eden Yeşil, "Bugün gelinen noktada barınma hakkı ekonomik kriz ve enflasyon yüzünden tehlikeye girmiştir. Kira artışları ülke genelinde alıp başını gitmiştir. Bu durum sürdürülebilir değildir. Yabancıya 400 bin dolara vatandaşlık verenler, kendi vatandaşının konut sorununu görmezden gelenler; kendi ülkesini, kendi vatandaşını kaderine terk ettiler." değerlendirmesini yaptı.

TÜİK'e göre yabancıya ev satışlarının yüzde 70'i geçtiğini aktaran Yeşil, kira artışlarını yüzde 25'le sınırlamanın da çare olmadığını söyledi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Demir ise dar ve sabit gelirli vatandaşların kira konusunda yaşadığı mağduriyeti gidermek, sosyal huzuru ve barışı sağlamak için kira artışının yüzde 25'le sınırlandırıldığını aktardı.

Yapılan düzenlemeyle kiracı ve ev sahibinin hakkına, hukukuna girmeden ikisinin de belli bir fedakarlıkta bulunarak bu sürecin aşılmasını hedeflediklerini dile getiren Demir, "Vatandaşlarımızın barınma hakkını en iyi şartlarda kullanması için, TOKİ tarafından 2003 yılından bugüne kadar yaklaşık 5 milyon insanımızın yaşadığı 1 milyon 100 bin konut üretilmiştir ve üretilen konutların yüzde 87'si sosyal konutlardır. Sayın Cumhurbaşkanımızın son yirmi yılda vatandaşlarımızın ev sahibi olması için ortaya koyduğu vizyonla TOKİ tarafından üretilen sosyal konutlar, vatandaşlarımıza az peşinat, düşük taksit ve uzun vadeyle sunulmuştur. Pandemiye rağmen son üç yılda tam 213 bin konut üretilmiş ve vatandaşlarımıza sunulmuştur." bilgisini verdi.

Görüşmelerin ardından İYİ Parti, HDP ve CHP'nin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda daha sonra İstanbul Finans Merkezi Kanunu Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.