TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU


AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edildi.

10 Ocak 2022 Pazartesi

Komisyon, AK Parti Ankara Milletvekili Emrullah İşler, başkanlığında toplandı.

İşler, Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi ile öğretmenin mesleğe girişten itibaren tabi olacağı kariyer sistemi ve bunun getirdiği özlük haklarının belirlendiğini ifade ederek, "Teklif ile öğretmenlik adaylık döneminden sonra öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen olmak üzere üç kariyer basamağına ayrılmakta, aday öğretmenlerin öğretmenliğe atanmasında sınav uygulaması kaldırılmakta, uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik unvanlarının kazanılması için gerekli kıdem, eğitim ve sınav şartları belirlenmektedir." dedi.

Kanun teklifinin uzman öğretmenler ve başöğretmenler için derece ve ücret artışı öngördüğünü belirten İşler, "Teklif ile birinci dereceli kadrolarda görev yapan öğretmenlerin ek göstergesi 3600'e çıkarılmakta, diğer derecelerde bulunan öğretmenlerin ek göstergeleri de bu artışa göre düzenlenmektedir. Ayrıca sözleşmeli öğretmenlerin can güvenliği ve sağlık mazeretleri nedeniyle başka yerlere atanmaları hüküm altına alınmaktadır." diye konuştu.

İşler, "Teklif ile mevzuatımıza, öğretmenlere münhasır bir meslek kanununun kazandırılması tarihi niteliktedir. Eğitim sistemimizin temel direği olan öğretmenlerimiz için büyük önem taşıyan bu teklif öğretmenlik mesleğinin statüsünü yükseltecektir. Teklif ile getirilen kariyer sistemi ve öğretmenlere sağlanacak mali katkı öğretmenlerin gelişimini destekleyeceği gibi performanslarını arttırmada teşvik niteliği taşıyacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Teklife ilişkin komisyona bilgi veren AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş de hem Türk eğitim sistemi hem de eğitim sisteminin en önemli ögesi öğretmenler açısından tarihi bir kanun teklifini görüşmek üzere toplandıklarına işaret ederek, eğitimle ilgili konuların bazen siyasi parti aidiyetlerini aşan bir ortak düşünce, tasavvur ve amaç gerektirdiğini söyledi.

İnsani kalkınma hedeflerinin temelini eğitimin oluşturduğunu vurgulayan Maviş, "Biz, geleceğimizin güçlü inşasını eğitimin gücünde görüyoruz. Eğitimi insanımızın yaşam kalitesini yükselten, ülkemizin insan kaynağını dünya ile rekabet edebilir donanıma kavuşturan bir süreç olarak görüyoruz. Biz, sosyal ve ekonomik kalkınmada sahip olduğumuz en önemli zenginliğimizin insan kaynağımız olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle temel önceliğimiz hep insana yönelik yatırımlar olmuştur. 2002'den bu yana her yıl bütçeden en büyük payı milli eğitime ayırmamızın nedeni işte bu temel bakış açımızdan kaynaklanmaktadır." dedi.

Türkiye'nin stratejik hedeflerine ulaşmasının güçlü eğitim yapısına bağlı olduğunu ifade eden Maviş, şunları kaydetti:

"Küresel ve bölgesel aktör olmamızın nitelikli insan kaynağına bağlı olduğunu biliyoruz. Bilimde, sanayide, teknolojide hedeflerine ulaşmış güçlü ve büyük Türkiye'yi ancak eğitimdeki başarılarımızla kurabileceğimize inanıyoruz. Elbette ki Türkiye'nin stratejik hedeflerine ulaşabilmesi için birçok faktörün olduğunu biliyoruz. Ancak bu faktörlerin en önemlisinin de eğitim stratejimiz olduğu, sanıyorum hepimizin ortak kanaatidir. Bugüne kadar eğitim stratejimizi güçlendirecek birçok şey yaptık."

Öğretmenlik mesleğinin saygınlığını, verimliliğini, uzmanlığını ve etkinliğini daha da artırmanın önceliklerinden olduğunu dile getiren Maviş, "Bu amaçla geçtiğimiz yıllarda Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterlilikleri ve Öğretmen Strateji Belgesini hazırladık. Şimdi de öğretmenlerimizle ilgili yine güçlü bir adım atıyor ve öğretmenlerimiz için önemli güçlendirmelerin yer aldığı Öğretmenlik Meslek Kanunu'nu yüce Meclisimize teklif ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Maviş, "Mevzuatımızda var olan öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği hukuksal zemini önemli oranda karşılayan düzenlemeler yanında kanun teklifimizle, mesleğe girişten itibaren öğretmenlik mesleğinin önemiyle uyumlu bir kariyer sisteminin ve bu kariyer sistemiyle alakalı yeni özlük haklarının belirlenmesi öngörülmektedir. Şimdi Öğretmenlik Meslek Kanunu bakımından en önemli gördüğümüz düzenlemeleri bu yasa teklifi ile takdirlerinize arz ediyoruz." dedi.

Maviş, kanun teklifinde yer alan düzenlemeleri de anlattı.

HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki, öğretmenliğin bir uzmanlık mesleği ve tek kariyerin de kıdem olduğunu belirterek "Bildiğim kadarıyla gelişmiş ülkelerin çoğu kıdemi esas alır, bunun dışında kariyer basamakları bir sınavla düzenlenemez." dedi.

AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez, kanun teklifinde yer alan düzenlemeleri anlatarak "3600 ek gösterge sözümüzün yerine getirilmesi muhalefeti endişeye sevk etmiştir. Kanunun özünde yer alan hususların eğitim camiamızda memnuniyetle karşılanması muhalefeti yine siyasi kaygılara sevk etmiş." dedi.

Çalışmada komisyon üyesi milletvekillerinin ciddi emeği olduğunu vurgulayan Çilez, "Kanun çok nettir. Getirdiği düzenlemeler milli eğitim camiamızın talepleri, milli eğitimimizin ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanmıştır." diye konuştu.

Çilez, "Bu kanun öğretmenlik mesleğiyle ilgili içerdiği hususlar açısından camianın taleplerini karşılamaktadır ve başarılı bir çalışmadır." ifadesini kullandı.

CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal ise kanun teklifinin her şeyden önce Öğretmenlik Meslek Kanunu değil bir kariyer düzenleme çalışması olduğunu savundu.

Kanun teklifinde öğretmenlerin nasıl yetiştirileceği konusunda bir düzenlemenin olmadığını ifade eden Köksal, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Özlük ve sosyal haklarında iyileştirme, geliştirme yoktur. Yine burada eğitimin asli bileşenlerinin, sendikaların görüşü alınmadan konuyu sadece kariyer basamaklarına ve maaşa indirgemek aslında iktidarın eğitime ve öğretmenlere ne kadar değer verdiğini açıkça göstermektedir. Müjde diye paylaşılan bu kanunun öğretmenleri bölmekten, ayrıştırmaktan başka bir işe yaramayacağı açıkça görülmektedir. Aynı işi yapan öğretmenler farklı statü ve farklı maaşla çalıştırılacaktır. Bu aynı zamanda eşit işe eşit ücret ilkesine de aykırıdır."

Milletvekillerinin konuşmalarının ardından sendika temsilcileri de kanun teklifine ilişkin görüşlerini paylaştı.

Söz alan BBP Genel Başkanı Destici, öğretmenlik mesleğinin sıkıntılarını bildiğini ve bir dönem öğretmenlik yaptığını belirtti, teklifi çok önemsediğini dile getirdi.

Atama bekleyen öğretmenlerin ve bazı branşlarda öğretmen açığının olduğunu belirten Destici, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bugün 15 bin öğretmenin alınacağını açıkladığını anımsatarak, bunun sevindirici bir gelişme olduğunu, yapılacak atamalarla açığın kapatılacağına inandığını söyledi.

Ücretli öğretmenlerin sorunlarına da değinen Destici, "Şu an da ücretli öğretmenlik adeta bir meslek haline dönüşmüş durumda. 80-90 bin ücretli öğretmen var. Ücretli öğretmenlerimizin tamamına yakını buradan elde ettikleri ücretle geçinmeye çalışıyorlar. Normal bir öğretmenin girdiği kadar derse giriyorlar, bütün işleri yapıyorlar ama maalesef aldıkları maaş asgari ücretin çok altında. Bu ücretlerin arttırılması ve ücretli öğretmenlerin asgari ücretin üzerinde bir ücrete kavuşturulması gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Ücretli öğretmenlerin aldığı ücretin girdiği derse göre değiştiğini belirten Destici, ücretli öğretmenlerin atanma talebinin de olduğunu, yetkin olan ve yüksek puan alanların değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Suriyeli Çocukların Türk Eğitim Sistemine Entegrasyonunun Desteklenmesi Projesinde görev alan öğretmenlerin mültecilere Türkçe öğrettiğini anımsatan Destici, proje bittikten sonra bu öğretmenlerin Türkçe konuşmakta zorluk çeken bölgelerde çocuklara Türkçe dersi vermek için kadroya alınabileceğini ifade etti.

Özel okul öğretmenlerinin birçoğunun devletin de verdiği ücretin altında bir ücrete çalıştırıldığını ve sigortalarının yatırılmadığını söyleyen Destici, "Eğitim ve öğretmene ne kadar yatırım yaparsak bu kesinlikle boşa gitmez, ziyadesiyle geri döner." dedi.

Destici, öğretmenlik mülakatlarında kabul edilemeyecek uygulamaların gerçekleştiğini de savundu.

Konuşmaların ardından teklifin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanarak, maddelerin görüşmelerine geçildi.

AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edildi.

Teklifle, eğitim öğretim hizmetlerini yürütmekle görevli öğretmenlerin atamaları ve mesleki gelişimleriyle kariyer basamaklarında ilerlemelerinin düzenlenmesi amaçlanıyor.

Öğretmenliğin, "eğitim öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleği" olarak tanımlandığı teklife göre, öğretmenler bu görevlerini, Türk milli eğitiminin amaç ve temel ilkeleri ile öğretmenlik mesleği etik ilkelerine uygun olarak ifa etmekle yükümlü olacak. Öğretmenlerin çalışma şartları, eğitimde kalitenin yükseltilmesi için belirlenen amaçları gerçekleştirmek üzere düzenlenecek. Öğretmenlik mesleğine hazırlık, genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon/öğretmenlik meslek bilgisiyle sağlanacak. Öğretmenlik mesleği, aday öğretmenlik döneminden sonra "öğretmen", "uzman öğretmen" ve başöğretmen" olmak üzere üç kariyer basamağına ayrılacak.

Öğretmen adaylarında genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon/öğretmenlik meslek bilgisi bakımından aranacak nitelikler Milli Eğitim Bakanlığınca tespit edilecek. Öğretmenler, öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumlarından ve bunlara denkliği kabul edilen yurt dışı yükseköğretim kurumlarından mezun olanlar arasından seçilecek.

Aday öğretmenler, özel mevzuatında yer alan hükümler saklı kalmak üzere, aday öğretmenliğe atanabilmek için Devlet Memurları Kanunu'nun ilgili maddesinde sayılan şartlara ek olarak yönetmelikle belirlenen yükseköğretim kurumlarından mezun olacak. Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'na göre güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmış olma ve Milli Eğitim Bakanlığınca ve/veya Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı tarafından yapılacak sınavlarda başarılı olma şartları aranacak.

Adaylık süresi bir yıldan az, iki yıldan çok olamayacak. Bu süre içinde zorunluluklar dışında aday öğretmenlerin görev yeri değiştirilemeyecek. Aday öğretmenler, eğitim ve uygulamadan oluşan Aday Öğretmen Yetiştirme Programı'na tabi tutulacak. Aday öğretmenlerden adaylık süreci sonunda Adaylık Değerlendirme Komisyonu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda başarılı olanlar öğretmenliğe atanacak.

Aday öğretmenlerden atanma niteliklerinden herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılanların, adaylık süresi içinde atanma şartlarından herhangi birini kaybedenlerin, adaylık sürecinde aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanların, aday öğretmenler için öngörülen Aday Öğretmen Yetiştirme Programı'na mazeretsiz olarak katılmayanlarla bu program sonunda Adaylık Değerlendirme Komisyonu'nca yapılan değerlendirmede başarısız olanların görevine son verilecek ve bunlar 3 yıl süreyle öğretmenlik mesleğine alınmayacak.

Görevlerine son verilmesi gerekenlerden aday öğretmenliğe başlamadan önce Devlet Memurları Kanunu'na göre memurlukta adaylığı kaldırılarak asıl memurluğa atanmış olanlar, kazanılmış hak aylık derecelerine uygun memur unvanlı kadroya atanacak. Aday öğretmenlerin adaylık sürecinde yetiştirilmelerine esas Aday Öğretmen Yetiştirme Programı ve Adaylık Değerlendirme Komisyonu'nun oluşumu ve aday öğretmenlik sürecine ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenecek.

Teklifle öğretmenlik kariyer basamakları belirleniyor. Buna göre, aday öğretmenlik dahil öğretmenlikte en az 10 yıl hizmeti bulunanlardan mesleki gelişime yönelik 180 saatten az olmamak üzere düzenlenen Uzman Öğretmenlik Eğitim Programı'nı ve mesleki gelişim alanlarında uzman öğretmenlik için öngörülen asgari çalışmaları tamamlamış, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası bulunmayan öğretmenler, uzman öğretmen unvanı için yapılan yazılı sınava başvuruda bulunabilecek. Uzman öğretmen unvanı için yapılan yazılı sınavda 70 ve üzeri puan alanlar başarılı sayılacak. Yazılı sınavda başarılı olanlara uzman öğretmen sertifikası verilecek.

Uzman öğretmenlikte en az 10 yıl hizmeti bulunan ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezası olmayan uzman öğretmenlerden mesleki gelişime yönelik 240 saatten az olmamak üzere düzenlenen Başöğretmenlik Eğitim Programı'nı tamamlamış olan ve mesleki gelişim alanlarında başöğretmenlik için öngörülen çalışmaları tamamlayanlar başöğretmen unvanı için yapılan yazılı sınava başvuruda bulunabilecek. Yazılı sınavda 70 ve üzeri puan alanlar başarılı sayılacak. Yazılı sınavda başarılı olanlara başöğretmen sertifikası verilecek.

Yüksek lisans eğitimini tamamlayanlar, uzman öğretmen unvanı için öngörülen doktora eğitimini tamamlayanlar ise başöğretmen unvanı için öngörülen yazılı sınavdan muaf tutulacak.

Eğitim kurumu yöneticiliği ve sözleşmeli öğretmenlikte geçen süreler öğretmenlik süresinin hesabında dikkate alınacak.

Öğretmen unvanından bu göreve atanmanın atamaya yetkili amir tarafından onaylandığı tarihten, uzman öğretmen veya başöğretmen unvanından ise uzman öğretmen/başöğretmen sertifikasının düzenlendiği tarihten itibaren yararlanılacak. Uzman öğretmen veya başöğretmen unvanını kazandıktan sonra alan değiştiren ya da ilgili düzenlemelerle alanı kaldırılan veya alanının adı değiştirilen öğretmenler, kazandıkları unvanları kullanmaya devam edecek.

Uzman öğretmen veya başöğretmen unvanı alanlara her unvan için ayrı ayrı olmak üzere bir derece verilecek. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış olanlar, cezaları özlük dosyasından silindikten sonra uzman öğretmen veya başöğretmen unvanı için başvuruda bulunabilecek. Öğretmenlik mesleği kariyer basamaklarında ilerlemeye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenecek.

Teklifte hüküm bulunmayan hallerde, İlköğretim ve Eğitim Kanunu, Devlet Memurları Kanunu, Milli Eğitim Temel Kanunu ile diğer yasaların bu düzenlemeyle çelişmeyen hükümleri uygulanacak.

Devlet Memurları Kanunu'nda yapılan değişiklikle uzman öğretmen ve başöğretmen unvanına haiz olanların, eğitim ve öğretim tazminatında iyileştirmeye gidiliyor. Uzman öğretmenlere ödenen eğitim öğretim tazminatı yüzde 20'den yüzde 60'a, başöğretmenlere ödenen eğitim öğretim tazminatı ise yüzde 40'tan yüzde 120'ye yükseltiliyor.

Birinci dereceli kadroda görev yapan öğretmenlerin ek göstergeleri 3600'e çıkarılıyor. Diğer derecelerde bulunan öğretmenler bakamından da bu artışa göre düzenleme yapılması öngörülüyor. Ek gösterge, ikinci derecede bulunan öğretmenler için 3000, üçüncü derecede bulunanlar için 2200 olarak belirlenirken, dördüncü derece için 1600, beşinci derece için 1300, altıncı derece için 1150, yedinci derece için 950, sekizinci derece için 850 olacak. Bu madde, 15 Ocak 2023'te yürürlüğe girecek.

Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ilgili maddesinde yapılan değişiklikle, sözleşmeli öğretmenlerin can güvenliğine ve sağlık mazeretine bağlı olarak yer değiştirmelerine imkan sağlanması öngörülüyor.

Öğretmenlik ve öğretmenlerin nitelikleri ve seçimiyle ilgili hususlar bu teklifle düzenlendiği için Milli Eğitim Temel Kanunu'nun ilgili maddeleri yürürlükten kaldırılıyor.

Yayımlandığı tarihte uzman öğretmen ve başöğretmen unvanına haiz olanlar bu düzenlemeden yararlanacak.

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Sadri Şensoy, Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi konusundaki çok değerli fikirlerden ve katkılardan dolayı bakanlığı adına katılımcılara teşekkür etti.

Komisyona bazı bilgilendirmelerde bulunan Şensoy, "Yaklaşık 850 bin sınıfımız var bizim, şubemiz var. Bunun yüzde 53'ü 25 ve altındaki öğrencilerden oluşmakta, yüzde 18,5'i 26 ile 30 arasındaki öğrencilerden oluşmakta, yüzde 15'i ise 31 ila 35 arasındaki öğrencilerden oluşmakta. Biraz önce geçti bu konu, 'yaklaşık en az 37 ile 57 arasında öğrenci var' denildi. Bu şekilde bir noktamız var." dedi.

Kanun teklifinin madde sayısının az olmasına yönelik eleştirileri anımsatan Şensoy, burada belirtilmeyen birtakım hususların Devlet Memurları Kanunu'nda yer aldığını söyledi.

Konuşmalarda aile bütünlüğünden de bahsedildiğini dile getiren Şensoy, "Aile bütünlüğüyle ilgili eşlerin ikisi birden kadroluysa zaten problem yok yani özür atamalarıyla bir şekilde bu gerçekleşiyor ancak eşlerden birisi sözleşmeli, diğeri kadroluysa, eğer kadrolu olan, eşinin sözleşmeli olduğu yere tayinini yaptırabiliyor; sadece, burada, sözleşmeli olan, kadrolu olan eşinin olduğu yere geçiş yapamıyor ama her ikisi de sözleşmeliyse şu anda bununla ilgili herhangi bir geçiş söz konusu değil." diye konuştu.

Şensoy, "Bilinsin ki tüm öğretmen, eğitim camiası bu toplantıdan çıkacak olan sonucu bekliyor. Komisyon üyelerimize, sendikalarımıza, paydaşlarımıza, ilgili bakanlık çalışanlarına süreçte verdikleri desteklerden dolayı tekrar teşekkür ediyoruz." dedi.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.