TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU


TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Haydar Akar başkanlığında toplandı. Stokçuluğa karşı caydırıcılığın artırılmasını da içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

05 Ocak 2022 Çarşamba

Genel Kurulda, AK Parti Adana Milletvekili Mehmet Şükrü Erdinç, İYİ Parti Adana Milletvekili Mehmet Metanet Çulhaoğlu, CHP Adana Milletvekili Orhan Sümer, Adana'nın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yıl dönümü ile ilgili gündem dışı konuşma yaptı.

Meclis Başkanvekili Akar, Başkanlık Divanı olarak Adana'nın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yıl dönümünü kutladıklarını ifade etti.

TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmalardan sonra grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Resmi Gazete'de bugün yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararına işaret ederek, "Bu karara göre IŞİD ve El Kaide ile bağlantılı olduğu iddia edilen beş kişinin mal varlıklarının dondurulmasına ilişkin karar kaldırıldı. Bu karar, 30 Eylül 2013 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla alınmış. Şimdi soruyoruz; bu karar neden kaldırıldı?" diye konuştu.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin "Artık 'heterodoks politika' var." sözlerine ilişkin Oluç, şunları söyledi:

"Heterodoks ekonomi politikaları adıyla uygulanan bu adımların her biri hem Brezilya'da hem Arjantin'de ve kısmi olarak uygulandığı Türkiye'de fiyaskoyla karşı karşıya kaldı. Dolayısıyla, bir kez daha bunu vurgulamak istiyoruz. Yani bu kıpır kıpır Bakan, gözlerinde Bakan ışığı kalmamış olan Bakan; heterodoks ekonomi politikalar, ücretli çalışanların, işçinin, emekçinin, emeklinin, kamu çalışanının, kadının, gencin haklarına, maaşlarına, ücretlerine daha fazla el uzatacak, yoksulluğu daha fazla artıracak adımlardır bunlar."

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, "Bugün 1'inci madde olarak görüşeceğimiz limanların kiralama süreleri daha dolmadığı halde, onları ihalesiz aynı firmalara veriyor olmak Anayasa'ya aykırıdır, hukuksuzluktur, millet vicdanına sığmaz, etik değildir, kul hakkı yemektir." dedi.

"İktidar açıklamalıdır; bu insanların ayrıcalığı ne?" diye soran Özkoç, "Türkiye'de binlerce iş insanı var, girişimci kurumlar var; bunlar da limanın ihalesine katılmak istiyorlar ve bedel artırmak istiyorlar ve bundan dolayı Türkiye'nin menfaatlenmesinin, milletin çıkarının önü açılacak." ifadelerini kullandı.

İktidarın sadece kendi yandaşlarına ve Katar'a bu limanları ihale dışı bırakarak hukuksuzluk içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir yasa çıkarmaya çalıştığını ileri süren Özkoç, "Bu, bu Meclisin tozlu sayfaları içerisine geçecektir ancak hafızalarda kara bir sayfa olarak kalacaktır. Bu, doğru değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisindeki milletvekillerinin hiçbir koşulda bir avuç zenginin menfaati doğrultusunda iktidarla birlikte iş birliği neticesinde devlet malını yağmalaması doğru değildir." yorumunu yaptı.

Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisinde bu karara el kaldıranların tarihte bunun hesabını vereceğini savunan Özkoç, "Tamamen hukuksuz, tamamen millet vicdanına aykırı olan bu karara Cumhuriyet Halk Partisi olarak sonuna kadar direneceğiz, millet ve kamu menfaatini sonuna kadar kollayacağız. Ama buradan sesleniyorum: Bu ihaleyi alanlar da bir gün yasalar karşısında bağımsız mahkemelerde bunun hesabını vereceklerdir, tıpkı bunu onlara verenler gibi." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, hiçbir zaman toplumun aleyhine, toplum kesimlerinin aleyhine bir yasa teklifi getirmelerinin söz konusu olmayacağının altını çizerek, "Burada olup biten hadise var olan bir kira sözleşmesinin güncellenerek uzatılmasına dönük bir düzenlemedir." dedi.

Kanun teklifinde vatandaşların lehine olmak üzere stokçulukla etkin bir mücadele yapılmasına ilişkin düzenlemelerin de söz konusu olduğunu vurgulayan Akbaşoğlu, "Aynı zamanda elektrikle ilgili de bazı düzenlemeler, bu getirdiğimiz teklifte söz konusudur. Dolayısıyla, asla ve kata halkın menfaatine olmayan bir kanun teklifine AK Parti Grubu olarak da Cumhur İttifakı olarak da hiçbir şekilde halkın menfaati yoksa 'evet' demeyiz, halkın menfaati varsa 'evet' deriz, bunun bilinmesini isterim." ifadelerini kullandı.

Dün memur ve emekliye ek zammı, TL finansal araçlara talebin artırılması, kademeli doğal gaz satış fiyatı belirlenmesi düzenlemelerini de içeren kanun teklifinin TBMM Başkanlığına sunulduğunu hatırlatan Akbaşoğlu, "Biz hiçbir zaman toplumumuzun hiçbir kesimini enflasyona ezdirmedik, asla ezdirmeyeceğiz." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in, 4-6 yaş kuran kurslarına ilişkin açıklamasını da değerlendiren Akbaşoğlu, "Milletimizin dinine, diyanetine, değerlerine, halkımıza, milletimize, onun inançlarına 'Orta Çağ zihniyeti' diyen zavallı düşünceyi protesto edin ve milletimizden özür dileyin." dedi.

Bunun üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Özkoç, CHP'nin Türkiye Cumhuriyeti'nde Diyanet İşleri Başkanlığını, İlahiyat Fakültelerini kurduğunu, İmam Hatip Okullarını açtığını vurgulayarak, "Ezanlar minarelerde okunurken, Amerika orayı bombalarken Noel'de Noel kutlaması yapan ve 'Ben bu projenin eş başkanıyım' diyen Türkiye Cumhuriyeti'nde bir tek kişi vardır, adı Recep Tayyip Erdoğan'dır." ifadelerini kullandı.

Özkoç, 3 milyon 750 bin Müslümanın katledildiğini anlatarak, "Bu projenin eş başkanı olduğunu söyleyen, Müslümanların, Libya'da çocukların, İzmir'den kalkan uçaklarla bombalanmasının önünü açan Recep Tayyip Erdoğan'dır. Siz mi bize dinle ilgili fetva vereceksiniz? Siz mi bize din konusunda akıl vereceksiniz? İlk önce kul hakkı yemeyin, Allah'tan korkun, ondan sonra gelin, burada konuşun." şeklinde konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Akbaşoğlu ise Diyanet İşleri Başkanlığının Anayasa'nın 136'ncı maddesine göre Atatürk tarafından kurulmuş bir teşkilat olduğunu ve kendi özel kanunu olduğunu anlatarak, "Biz bir tarafta Libya'daki kardeşlerimizin, bir tarafta Karabağ'daki kardeşlerimizin yanındayız. Biz, İslam dünyasının, mazlum ve mağdur coğrafyaların gür sesi olarak emperyalistlere Osmanlı tokadı atıyoruz, Osmanlı tokadı." karşılığını verdi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, bazı limanlarla ilgili kira sözleşmelerinin uzatılmasına ilişkin düzenlemeyi eleştirdi.

Neden acele edildiğini ve bir ihale yapılmadan, bir rekabet ortamı oluşturmadan neden bu işin yapıldığını soran Usta, "Bir şeyi yağmalamaya mı çalışıyorsunuz? Bu yağmalama zihniyeti." dedi.

Apaçık, "yolsuzluğun önünün açıldığını" iddia eden Usta, "AK Partili arkadaşlarımdan istirhamım şu; lütfen bu maddeyi geri çekin. Burada devletin, milletin menfaati yok." dedi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Adana'nın düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünü kutlayarak, şunları kaydetti:

"Adana, Antep, Urfa'yı işgal eden Fransa, Suriye sınırındaki Afrin'i karargah seçmişti. Gazi Mustafa Kemal önderliğinde birliklerimizin düzenli orduya çevrilmesinin ardından Afrin'e operasyon düzenlenmiştir. 1920'de Afrin'de ne işimiz varsa bugün de Zeytin Dalı Operasyonuyla onu gerçekleştirdik. Fransa, bu operasyon sonrası anlaşma yapıp, gitmek zorunda kalmıştır. Tarihten ders almayan Türkiye düşmanı Macron, bugün piyonu Yunanistan'la birlikte Türkiye'ye karşı hasmane bir tutum izlemektedir. Macron'a, 1915'te Çanakkale Boğazı'nın dibindeki savaş gemilerini, denizaltıları hatırlatıyoruz."

Akçay, Arif Nihat Asya ile İzmir Adliyesine yönelik PKK'lı teröristlerce düzenlenen saldırıda şehit olan polis memuru Fethi Sekin'i vefatlarının yıl dönümünde rahmetle andı.

TBMM Genel Kurulunda, CHP, HDP ve İYİ Partinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda, grupların, gündeme ilişkin önerileri ele alındı.

Genel Kurulda, İYİ Parti'nin "dar ve sabit gelirlilere yapılan zamların etkileri", HDP'nin "yeni ekonomi modeli" ve CHP'nin "sözlü sınavlar" ile ilgili araştırma komisyonu kurulmasına dair önergelerinin ön görüşmelerinin bugün yapılması önerileri kabul edilmedi.

Daha sonra stokçuluğa karşı caydırıcılığın artırılmasını da içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.

Tümü üzerindeki görüşmeleri dün tamamlanan ve temel kanun olarak ele alınan teklifin birinci bölümünün görüşmelerine başlandı.

TBMM Genel Kurulu'nda, stokçuluğa karşı caydırıcılığın artırılmasını da içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin birinci bölümünün tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Teklifin birinci bölümü üzerine İYİ Parti Grubu adına söz alan Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, "Stokçuluk, kanunlarımızda doğru tanımlanmış ve hapis cezası gibi ağır bir cezası var. Bu teklifte ise yalnızca Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 18'inci maddesinde para cezaları artırılıyor. Hapis cezası zaten varken siz para cezasını biraz daha artırmakla çözüm bulacağınızı iddia ediyorsunuz. Kusura bakmayın ama buna göz boyamak yani algı operasyonu denir." diye konuştu.

Devlet Demiryollarına ait İskenderun Limanı'nın 2011'de, Mersin Limanı'nın 2007'de, Samsun ve Bandırma limanlarının 2010'da 36 yıllığına; Derince Limanı'nın 2015'te 39 yıllığına işletilmek üzere özelleştirildiğini anımsatan Altıntaş, "Bu limanlardan da sözleşmesi en önce yani 2007'de imzalanan limanın devrinin üzerinden henüz 14 yıl geçmiş, sözleşme bitimine daha 22 yıl var; Derince Limanı'nın sözleşmesinin bitimine 32 yıl var. Erken seçim kararı almasanız dahi, seçimlerin 2023 Haziranı'nda olacağı da ortadayken bu acele nedir? Tekrar iktidar olacağınıza inanıyorsanız bu teklifi seçimden sonra getirin." ifadelerini kullandı.

CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, bağımsız olması gereken EPDK'nin, vatandaşa yapılan tarihi zamma yol verdiğini ileri sürerek, "Enerji lobilerine teslim oldu. Kurum amacından çıktı, EPDK talimatla çalışan, AK Parti'nin ilçe başkanlığı durumuna geldi. EPDK'ye 'Bu zamların talimatını da saraydan mı aldınız?' diye sormak lazım. Kademeli tarifeyi amacı dışına çıkardınız, insani yaşam şartlarından ve sosyal tarife olmaktan uzaklaştırdınız. Yaptığınız hukuksuzdur, fırsatçılıktır. Çıkardığınız yasaya aykırı uygulamaya geçtiniz ve yine 'Ben yaptım, oldu' dediniz. Kazanan kim oldu? Kazanan enerji lobileri oldu, kaybeden de vatandaşımız." görüşünü savundu.

MHP Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının Türkiye'yi enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmak için çok önemli bir çalışmanın içerisinde olduğunu belirterek, "Türk milletinin önümüzdeki yüzyıllarda da bu coğrafyada hür ve bağımsız bir şekilde yaşayabilmesi, enerjide dışa bağımlılıktan kurtarabilmek için bugün Gabar'da, Cudi'de, Tendürek'te petrol arama çalışmalarını yapan, bugün yerden yere vurduğunuz bu Enerji Bakanlığının çalışanlarının sayesinde bu aşamalar gerçekleşiyor." diye konuştu.

Yer altı su kaynaklarının bu ülkenin önemli su kaynakları olduğunun altını çizen Kaşıkçı, ancak çiftçilerin mahsulünü sulamak için bu su kaynaklarını kullandığını söyledi.

Çiftçilerin bu suyu su pompalarıyla çıkardığı için önemli miktarda elektrik faturası ödediğine dikkati çeken Kaşıkçı, şöyle devam etti:

"MHP olarak, tarımsal sulamada, bu tür önemli ovalarda, özellikle güneş enerjisi sisteminden faydalanmak gerekiyor diye düşünüyoruz. Bunu yaparken de çiftçilerimizin bireysel olarak bunu yapmalarından ziyade, aslında kuracağımız kooperatifler aracılığıyla vatandaşımızı ve çiftçilerimizi bu yöne doğru yönlendirebiliriz. Bizlerin, o bölgenin, o şehrin yerel yöneticilerinin de bu kooperatiflerin içerisinde bulunması aynı zamanda çiftçilerimize de önemli bir güven verecek diye düşünüyorum. Denizdeki dip akıntısının elektrik enerjisine çevrilmesiyle ilgili bu teklifimizi biraz sonra Sayın Bakanımıza da sunacağım ve çiftçilerimizin güneş enerjisinden daha fazla faydalanıp önemli bir girdi olan elektrik enerjisinden de tasarruf edilmesi açısından önemli bir katkı sunacağını düşünüyorum."

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız, stokçuluğa karşı caydırıcılığın artırılmasını da içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Genel Kurulundaki görüşmeleri sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Teklifte yer alan düzenlemelere benzer bir uygulamanın olup olmadığına dair bir soruya Altunyaldız, "Benzer uygulama; 4760 sayılı kanun kapsamında Hazine Taşınmazlarının Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile ilgili bir düzenleme yapıldığına dair bir bilgi var elimizde. Anayasa Mahkemesine iptali için açılan davanın olumsuz sonuçlandığına dair bilgiyi paylaşmak istiyorum. Bu uygulama tüm limanlar için otomatik işleyecek bir uygulama değil. Bir talep süresi, değerlendirme süreçleri var. Sonunda onay süreçleri var. Dolayısıyla yapılmak istenen şey; idarenin tüm eylem ve işlemlerinin hukuk denetimine, yargı denetimine tabi olması prensibi ve anlayışı gereği tüm bu çalışmalar yargı denetimi içinde yürüyecektir." yanıtını verdi.

Süreçlerin belirlendiğini vurgulayan Altunyaldız, buna ilişkin iddiaların bir temeli olmadığını bildirdi.

Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunda 2020'de 2 bin 900, 2021'de 2 bin 703 olmak üzere toplamda 5 bin 603 dosya görüşülüp karara bağlandığını ifade eden Altunyaldız, "Bu kapsamda 896 dosyada aykırılık tespit edilmiş ve fahiş fiyat artışı, piyasayı bozan stokçuluk faaliyetleri sonucunda firmalara toplamda 25 milyon 444 bin 478 TL idari para cezası uygulanmıştır." bilgisini paylaştı.

Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu tarafından bir otomotiv bayisine stokçuluk yaptığı gerekçesiyle 545 bin 550 TL idari para cezası uygulandığını hatırlatan Altunyaldız, "81 ilde 15 Eylül - 28 Aralık 2021 tarihleri arasında Ticaret Uyum Müdürlüklerince gerçekleştirilen haksız fiyat denetimlerinde toplam 14 bin firma ve 101 bin 338 ürün incelenmiş ve denetlenmiştir." dedi.

Altunyaldız, yapılan düzenlemeyle ceza alt ve üst sınırlarını düzenlemek ve değiştirmek suretiyle etkinliği artırmayı amaçladıklarını dile getirerek, "Birlikte üretmeye, piyasanın kendi dengelerini korumaya ve üretimle ihracatla büyümeye devam edeceğiz." dedi.

Stokçuluğa karşı caydırıcılığın artırılmasını da içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Kanuna göre, Türkiye Denizcilik İşletmeleri Anonim Şirketi ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları İşletmesi Genel Müdürlüğüne ait bazı limanların işletme hakkı verilmesi/devri yöntemiyle özelleştirilmeleri neticesinde imzalanan 49 yıldan az süreli sözleşme süreleri; başvuru gerçekleştirilmesi ve sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesi ile davalardan vazgeçilmesi halinde 49 yıla kadar uzatılacak.

Ek sözleşmelerde süre uzatımı, ek sözleşme bedeli ve ödeme koşullarıyla ilgili konular dışında, özelleştirme sözleşmesini değiştirecek herhangi bir hükme yer verilemeyecek. Ek sözleşmeyle uzatılan süre, yatırım sürelerine eklenemeyecek.

Ek sözleşme bedelinin tespitinde, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümleri kapsamında Sermaye Piyasası Kanunu'na göre değerleme yapmaya yetkili en az iki kuruluş danışman olarak görevlendirilecek.

Özelleştirme sözleşmesi bedeli, işletici/alıcı tarafından yapılan yatırım tutarları, kapasite artışı ve özelleştirme sonrasında işletici şirket hisselerinin satışı söz konusu olmuş ise bu bedeller ve diğer tüm veriler dikkate alınarak, uluslararası değerleme standartlarına göre hazırlanmış değerleme raporlarıyla belirlenen ek sözleşme bedeli, uzatım süresi ve diğer konular, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun onayına sunulacak.

Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun onayı halinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca alıcı/işleticilere ek sözleşme imzalanmak üzere üç ayı geçmemek üzere süre verilecek. Talep halinde bir defaya mahsus olmak üzere ilk verilen süreyi geçmemek üzere ek süre verilebilecek.

Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'da yer alan "depolama" tanımının kapsamı genişletilecek. Tanımdaki "LPG dağıtıcıları" ibaresi; "piyasa faaliyetinde bulunanlar" şeklinde değiştirilecek. Böylece diğer lisans sahipleri de kapsama dahil edilecek. Rafinerilerin, rafineri sahası dışında LPG depolama ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla "depolama" tanımına rafinericiler de eklenecek.

Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na aykırı fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlara, LPG Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında lisans verilmeyecek.

Lisans sahibinin tüzel kişi olması durumunda söz konusu tüzel kişilikte suçun işlendiği tarih itibarıyla yüzde 10'dan fazla paya sahip ortaklar ile görevden ayrılmış olan veya halen görevde bulunan yönetim kurulu başkan ve üyelerine, temsil ve ilzama yetkili olanlara lisans verilmeyecek, bu kişiler lisans başvurusu yapan tüzel kişiliklerde doğrudan pay sahibi olamayacak.

Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun kapsamında, 30 Haziran 2021'den sonra işletmeye girecek kapasite artışları, işletmeye giriş tarihinden itibaren yerli katkı fiyatından yararlanacak.

Kapatılan ETİBANK ve Türkiye Elektrik Kurumu ile Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) ve özelleştirilen elektrik dağıtım şirketleri adına tapuda tescil edilen ve bu tescil sırasında geçmişte harç, döner sermaye gibi hizmet bedelleri ödenmiş olan mülkiyet ve mülkiyetten gayri ayni hakların (tesislerin), faaliyet alanlarına göre TEİAŞ veya Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ'ye devri; mükerrer harç, döner sermaye gibi hizmet bedeli ödenmeden sağlanacak.

Tescil işlemlerine ilişkin devir ve tashih işlemleri her türlü harç ve döner sermaye hizmet bedelinden muaf olacak.

Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un "ceza hükümleri" başlıklı maddesinde değişiklik yapılacak.

Üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetler ile tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetlerde bulunanlara uygulanan idari para cezasının alt ve üst sınırı yeniden belirlenecek.

Caydırıcılığın artırılması amacıyla 50 bin lira olan alt sınır 100 bin liraya, 500 bin lira olan üst sınır ise 2 milyon liraya çıkarılacak.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu hükümlerine göre, üyelerin oda ve borsalara olan aidat, navlun hasılatından alınacak oda payları ve borsa tescil ücreti ile oda ve borsaların, birliğe olan aidat borçları asılları ile Sigortacılık Kanunu uyarınca TOBB'a ödenmesi gereken sigorta eksperleri ve sigorta acenteleri levha aidat borç asıllarına ilişkin alacaklar bakımından 31 Aralık 2023'e kadar derdest olan icra ve iflas takipleri duracak, taraf ve takip işlemleri yapılmayacak, ihtiyati haciz kararları icra ve infaz edilmeyecek, yeni icra ve iflas takipleri olmayacak, zaman aşımı süreleri ile takip hukukuna ilişkin süreler duracak. Bu süreler durma süresinin sona erdiği günden itibaren işlemeye başlayacak.

Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine 15 gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere 30 gün uzamış sayılacak.

Teklifin yasalaşmasının ardından, Danışma Kurulu önerisi kabul edildi. Buna göre, Genel Kurul 6 Ocak Perşembe günü çalışmayacak.

TBMM Başkanvekili Haydar Akar, alınan karar gereğince, birleşimi, 11 Ocak Salı saat 15.00'da toplanmak üzere kapattı.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.