TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU


TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş başkanlığında toplandı. Ekonomiye ilişkin düzenlemeler içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. Pazar günü de aralıksız devam eden Genel Kurul görüşmelerinde Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi.

17 Temmuz 2021 Cumartesi

Erdoğmuş, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

Anayasa Mahkemesinin "hak ihlali" kararının ardından buna ilişkin Başkanlık Tezkeresi'nin TBMM Genel Kurulu'nda okunmasıyla yeniden milletvekilliği vasfını kazanan HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, gündem dışı yaptığı konuşmasında, vekilliğinin sona ermesinin ardından yaşadıklarını anlattı.

CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya "Ankara'nın sorunları" hakkında, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili İmran Kılıç "Kurban Bayramı"na ilişkin gündem dışı söz aldı.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Mimar Sinan'ı vefatının 433. yılında andı.

Mimar Sinan'ın, 99 yıllık ömründe 81 cami, 51 mescit, 55 medrese, 26 darülkurra, 17 türbe, 17 imarethane, 3 hastane, 5 su yolu, 8 köprü, 20 kervansaray, 36 saray, 8 mahzen ve 48 hamam olmak üzere 375 eser inşa ettiğini dile getiren Akçay, "Asırlar boyunca büyük medeniyetler inşa eden, devletler kuran Türk milleti, bağrından Koca Sinan, Sedefkar Mehmed Ağa, Mimar Kemaleddin gibi çok sayıda usta mimarlar çıkarmış ve çıkarmaya devam edecektir. Bugün Mimar Sinan ismi sadece fakülte, okul, cadde, mahalle ismi olarak kalmamalı, Türk mimarisinin pusulası ve mühendislerin hocası olarak istifade edilmelidir." dedi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakan Yardımcısı, Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı'nın, KKTC'nin ismiyle birlikte anayasayı da değiştirip başkanlık sistemine geçmeyi planladıklarını ifade ettiğini aktararak, "Türkiye'de tek adam sisteminin ülkeyi getirdiği nokta ortada, bu kez de KKTC'de, yavru vatanda, yavru tek adam sistemine geçiliyor." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin, Yunanistan'ın, doğu Ege adalarının silahsızlandırılmış statüsünü ihlal ettiğini belirten eylemler hakkında Birleşmiş Milletlere mektup göndererek şikayette bulunduğunu dile getiren Türkkan, "Ege'deki Türk adalarına sahip çıkamayan ve Yunanistan'ın 18 tane adamızı işgaline seyirci kalan iktidarın BM kapısında sızlanmaya hakkı yoktur." şeklinde konuştu.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Muğla'nın Milas ilçesindeki İkizköy halkının Akbelen Ormanı'ndaki kesimi durdurmak için mücadele verdiğini dile getirdi.

Muğla'nın, yapılan araştırmalara ve ortaya çıkan raporlara göre, talana uğradığını iddia eden Oluç, "Muğla'nın yüzde 59'u, ormanların yüzde 65'i, tarım alanlarının yüzde 48'i, milli parkların yüzde 55'i, kültür varlıklarının yüzde 66'sı maden için ruhsatlandırılmış vaziyette. Böyle bir talan olabilir mi? Bu iktidarın Muğla iliyle alıp veremediği nedir? Muğla'daki bütün yeşili ortadan kaldıracak bir adımla karşı karşıyayız." ifadesini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, bütçe dönemleri dışında pek olağan olmayan bir şekilde TBMM Genel Kurulunun cumartesi çalıştığını söyledi.

Birtakım konularda süre uzatımına ilişkin toplumda beklentilerin bulunduğunu ve buna ilişkin yapılan düzenlemeleri desteklediklerini belirten Özel, "Bu şeker kaplamanın içinde üç OHAL maddesi zehri var. Bunu reddediyoruz. Bu nedenle de hafta başından itibaren Meclisin gündeminde olan gerek turizm kanununda gerekse de torba kanun teklifinde muhalefetimizi yapmaya, direnmeye devam ediyoruz." diye konuştu.

Torba yasa teklifinde her şeyin bulunduğu ancak Soma'daki maden işçilerine yönelik verilen sözlerin bulunmadığını ifade eden Özel, madencilerin ödenmemiş tazminatlarıyla ilgili yaptığı eylemleri ve karşılaştıkları sorunları aktardı.

Özel, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumunun taraf olduğu rödovans sözleşmeleri kapsamında işletilen özel maden işletmelerine ait ocaklarda çalışan madencilerin tazminat ve alacaklarının ödenerek yaşanan mağduriyetin giderilmesini istedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Genel Kurulun gündeminde olan torba kanun teklifiyle ilgili muhalefetin ısrarla "OHAL kanunu" dediğini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Görüştüğümüz bu yasa teklifinin içerisinde Çek Kanunu'ndan tütüne, depremden birçok desteğe çok farklı konular var. Bu kadar farklı konunun olduğu yerde sadece içerisindeki birkaç maddeden yola çıkarak 'OHAL kanunu' demek hem Türkiye demokrasisine hem bizlere haksızlık. Pandemiden kaynaklı gecikmeler ve benzer gerekçelerle iki konudaki sürenin uzatılması gündemde. Asla temeli, niteliği olağanüstü hali andıran bir mesele değil.

Bununla ilgili eleştirilen iki konu var. Bir tanesi memuriyetten ihraç konusundaki usulle ilgili bir tartışma. Buna ilişkin zaten mahkeme yolu açık ancak malum örgütün sinsiliğinden kaynaklı daha pratik iş yapmak için ve pandemiden kaynaklı gecikmeden dolayı bir yılı aşmayan bir süre talep edilmekte. İkincisi, gözaltı süresi kural 4 gün, bu değişmiyor ancak terör iltisaklı olan konularda yoğunluk, çok sayıda insan ve saire olduğunda mahkeme kararıyla bu 4 günlük sürenin en fazla 2 kez uzatılması imkanı veriyor."

Turan, teklife "OHAL kanunu" yakıştırması yapılmasını doğru bulmadığını kaydetti.

TBMM Genel Kurulunda CHP, HDP ve İYİ Parti'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda, siyasi parti gruplarının önerileri ayrı ayrı ele alındı.

İlk olarak İYİ Parti'nin, "OYAK'ın, Demirören Holding'e ait TOTAL'i siyasi baskıyla, zarar etme pahasına satın aldığı iddiasının araştırılması" ile ilgili verdiği araştırma önergesinin bugün ele alınmasına dair grup önerisi görüşüldü.

İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, OYAK'ın, TOTAL'i fahiş fiyata satın aldığını iddia etti.

Öztürk, "OYAK Yönetim Kurulu, bu satın alma kararını temayüllere aykırı şekilde onayladı. OYAK'ın, TOTAL'i satın alma kararı generallere baskı yapılarak, kendileri istifaya zorlanarak alındı. Generaller, OYAK'ı ve ordumuzu yıpratmamak adına ortalık yerde konuşmuyorlar ama toplantının kamera kayıtları var." dedi.

OYAK'ın, müflis bir tüccarı kurtaracak bir hayır kurumu olmadığını belirten Öztürk, "Masumane düşünmeye çalışıyorum; ya OYAK'ın, askerlerimizin alın terinden toplanan paraları riske atacak kadar çok parası var ya da bu işin içinde başka bir iş var. OYAK'a FETÖ çökmek istedi, beceremedi, siz çöktünüz." ifadelerini kullandı.

AK Parti Kütahya Milletvekili Ahmet Tan, bu satın alma işlemiyle OYAK'ın, akaryakıt pazarında yüzde 100 yerli bir firma olarak faaliyet göstereceğini söyledi.

OYAK'ın, bu sayede akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren en büyük ilk 5 firma içinde OPET'ten sonra ikinci yerli firma olarak yerini alacağını belirten Tan, "Sonuçta bu bir ticari alışveriş, taraflar ise ülkemizde faaliyet gösteren binlerce özel sektör firmalarından ikisi. Taraflar da yıllarca sanayi, üretim ve istihdamın içinde yer alıyor." diye konuştu.

Görüşmelerin ardından yapılan oylamada, İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Daha sonra HDP'nin, "şehir hastanelerinin sağlık sistemi üzerindeki etkilerinin araştırılması" ile ilgili grup önerisi ele alındı.

HDP Batman Milletvekili Necdet İpekyüz, "Sağlıkta dönüşüm denilirken yapılan işlem aslında tamamıyla sağlıkta ranta dönüşüm." dedi.

"Şehir hastanelerinin, sağlığın şirketlere devri" olduğunu ileri süren İpekyüz, açılan 10 şehir hastanesinin yüzde 70'ini dört şirketin yönettiğini savundu.

İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, şehir hastanelerinin, gelecek nesillerin bütçe hakkını ipotek altına alan bir proje olduğunu iddia etti.

Şehir hastanelerini eleştiren Cesur, "Önce İngiliz mahkemelerini yetkili kıldınız sonra 'hasta garantisi' adı altında bir kılıf icat ettiniz ve bu hastanelere sürekli para ödemenin yolunu açtınız." dedi.

CHP Balıkesir Milletvekili Fikret Şahin, şehir hastanelerini, "modası geçmiş bir yatırım modeli", "bir hortumlama sistemi" olduğunu öne sürerek, "Sağlığı yabancılara teslim etmişsiniz, sömürüyorlar." diye konuştu.

AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, Dünya Sağlık Örgütünün, Kovid-19 salgınıyla mücadelede Türkiye'yi dünyaya örnek gösterdiğini söyleyerek, "Böyle olmasına karşın, şehir hastanelerini tu kaka yapmanızı hayretle karşılıyorum." dedi.

AK Parti döneminde yapılan 13 şehir hastanesinde, 18 bin nitelikli yatak bulunduğunu dile getiren Tamer, "2002 öncesindeki durumu bilmeden bugünkü şehir hastanelerine laf atmak bana göre anlamsız. Bir doktor olarak yer olmadığı için bir yatakta iki kişi yatırdığımı hatırlıyorum. Yer yok. Hasta refakatçileri rezalet durumdaydı." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Hayalim." dediği şehir hastanelerini hizmete soktuklarını hatırlatan Tamer, "Pandemide bütün dünya gördü ki Türkiye'de hiçbir hasta dışarıda kalmadı, hiçbir hasta banklarda ölmedi. Çöp tenekelerinden cesetler toplanmadı. Şehir hastanelerini yapmaya, bu ülkenin insanlarına hizmete devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Görüşmelerin ardından yapılan oylamada, HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Bu arada CHP'nin, "Saros Körfezi'nde yapımı devam eden FSRU Limanı'nın olası etkilerinin ve körfezin karşılaştığı diğer risklerin araştırılarak, alınması gereken önlemlerin belirlenmesi" konusunda verdiği araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de müzakerelerin ardından kabul edilmedi.

Daha sonra ekonomiye ilişkin düzenlemeler içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.

Terörle mücadelenin etkin şekilde sürdürülmesi için gözaltı sürelerinin, bazı suçlarla ilgili olarak yeniden düzenlenmesine ve ek gözaltı süreleri getirilmesine ilişkin hükümlerin uygulaması 31 Temmuz 2021'den itibaren 1 yıl uzatılacak.

TBMM Genel Kurulunda, Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin, terörle mücadelenin etkin şekilde sürdürülmesi için gözaltı sürelerinin, bazı suçlarla ilgili olarak yeniden düzenlenmesine ve ek gözaltı sürelerinin getirilmesine ilişkin hükümlerin uygulamasının, 3 yıl daha uzatılmasını öngören maddesi, AK Parti'nin değişiklik önergesiyle revize edildi.

Müzakerelerin ardından kabul edilen önergeye göre, söz konusu uygulama süresi 31 Temmuz 2021'den itibaren 3 yıl yerine 1 yıl daha uzatılacak.

HDP Ağrı Milletvekili Abdullah Koç, düzenlemenin, işkenceye ve kötü muameleye ortam hazırlamak için getirildiğini iddia etti.

Kanun teklifinin, sendikacılara karşı gözaltı sürelerini uzatmayı amaçladığını savunan Koç, "Bir tweet atan öğrenci gözaltına alınıyor, günlerce gözaltında tutuluyor. Her gün HDP'nin yöneticilerine ve çalışanlarına yönelik gözaltılar yaşanıyor ve bu kanuna dayanılarak günlerce gözaltında tutuluyor. OHAL rejimi bitti, Anayasa'ya aykırı bir biçimde OHAL'in devamı sağlanmaya çalışılıyor." ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Aksaray Milletvekili Ayhan Erel de düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğunu iddia etti.

Düzenlemeyle, iktidarın, "OHAL şartlarını Meclis denetimi olmadan 1 yıl daha sürdürmek istiyorum. İnsanları, istediğim şekilde gözaltına alabilirim, kamudan ihraç edebilirim, kimseye hesap vermem." dediğini savunan Erel, "Bu maddeyle anayasal özgürlüklerin pervasızca kısıtlanması, OHAL rejimine ait bazı uygulamaların devam ettirilmesi kabul edilemez." şeklinde konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, "Terörle etkin mücadele kapsamında, anayasal çerçevede, Meclis iradesiyle ortaya koyulan yasal düzenleme söz konusudur. 31 Temmuz 2021'de sona erecek sürenin, yine Meclis iradesiyle 1 yıl daha uzatılması talep edilmiştir." dedi.

Vatandaşlar için OHAL'in söz konusu olmadığını belirten Akbaşoğlu, "Ancak terörle, terör örgütleriyle doğrudan irtibatlı olanların korkması gereken bir düzenleme söz konusudur. Bunun dışındaki bütün iddialar da hakikat dışı suçlamalardır." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "Vatandaşla ilgili bir durum yok." söyleminin doğru olmadığını, düzenlemeyle, yargının alabileceği kararların yürütmenin emrine verileceğini savundu.

Özel, "Normal demokrasilerde ancak yargının alabileceği bir ihraç kararını, 'Yürütme verdi ve doğrudur. Bunun dışındaki herkes vatandaştır. Bu kişi vatandaş bile değildir, hakkını da arayamaz.' diyorsunuz. Bunun en büyük sakıncası hukuk güvencesinin ortadan kalkmasıdır." değerlendirmesini yaptı.

Bu durumun, FETÖ ile mücadeleyi sulandıracağını öne süren Özel, "Yaratılan her mağdur, verilen her haksız karar, verilen her yandaşça karar, dönüp dolaşıp FETÖ'nün gerçek mensuplarını rahatlatıyor, kendisini orada veya burada renklendirerek gizleyen bukalemunlar için avantajlı bir vasat ortam yaratıyor." dedi.

Ekonomiye ilişkin düzenlemeler içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.