TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ARAŞTIRMA KOMİSYONU


TBMM Küresel İklim Değişikliği Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Veysel Eroğlu, maden ihalelerinin tüm kurumlardan görüş ve muvafakat alındıktan sonra yapılması gerektiğini belirterek, "Devlete düşen, tüm kurumlardan izinleri toplayıp ÇED çalışmasını yapmak. İhaleyi alan kişinin kimseyle muhatap olmadan ertesi gün kazmayı vurması lazım. Şimdi vatandaşlarla iş adamlarını karşı karşıya getirmiş oluyoruz." dedi.

02 Haziran 2021 Çarşamba

Veysel Eroğlu başkanlığında toplanan TBMM Küresel İklim Değişikliği Araştırma Komisyonunda TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç sunum yaptı.

Ataç, atmosferdeki insan kaynaklı karbondioksit birikiminin yüzde 35'inin arazi bozulmasından kaynaklandığını, bu durumun bir yandan sera gazı salımı yapmaya diğer taraftan da yutakların yok olmasına neden olduğunu söyledi.

Türkiye'nin coğrafi konumu nedeniyle iklim değişikliğinden en çok etkilenecek ülkeler arasında yer aldığını, Dünya Bankası verilerine göre Avrupa ve Orta Asya'da 21. yüzyılın sonlarına doğru ekstrem iklim olaylarına en çok maruz kalacak üçüncü ülkenin Türkiye olacağına işaret eden Ataç, şöyle konuştu:

"Artık dünya çok kritik bir eşikte. Gezegenin yaşaması için bildiğimiz varsayımlar ve teorilerle çok gidemeyeceğiz gibi görünüyor. Tüm insanoğlu ve devlet yönetimlerinin çok daha farklı bir bakış açısı ile olaylara bakması gerekecek. İklim değişikliği, kuraklık ve su varlıklarının verimli kullanılması hukuki ve siyasi bir meseledir. Aslına bakarsanız 2008 yılında hiç konuşmadığımız konular birdenbire büyük bir tehdit olarak hepimizin masasına gelmiş durumda. Hepimizin gözlüklerimizi değiştirmesi gerekiyor. Herkesin artık çevreci olması gerekiyor, aksi halde bu düzen mevcut haliyle gitmeyecek."

Ataç, TEMA olarak kök sorunları üç ana başlık altında ele aldıklarını, bunların politika, yasalar ve uygulama olarak sıralanabileceğini dile getirdi.

Sadece kalkınmayı önceleyen kamu yararı anlayışının çok hakim olduğunu gördüklerini belirten Ataç, kalkınmanın önemli olduğunu ancak bu noktada sadece kalkınmayı düşünerek ilerlemenin ne Türkiye için ne de başka ülkeler için mümkün görünmediğini ifade etti.

Bakanlıklarda yapılan çok değişik çalışmaların olduğunu ancak bu planlamaları ve uygulamaları bağlayan üst politikanın henüz oluşturulamadığını gözlemlediklerini anlatan Ataç, "Toplumun da süreçlere yeterince katılması gerekiyor. Türkiye'deki çevre olaylarında birtakım reaksiyonların çok büyümesinin ve tepkilerin gelmesinin önemli nedeninin toplumu bu işlerin içine katmamak olduğunu yakından izliyoruz. İnsanların yaşamı hakkında karar verirken onları da bu kararın içine almamız lazım." diye konuştu.

TEMA Başkanı Ataç, mevzuat düzenlemelerinin sürekli doğa aleyhine geliştiğini savundu.

Maden kanunu, orman kanunu ve toprak kanunundaki değişiklikleri ele aldıklarında yapılan her değişikliğin doğadan bir şeyler götürdüğünü, bunun da önemli bir sorun halini aldığını ileri süren Ataç, "Üst planlara biraz daha farklı bakmamız lazım. Çok iyi eylem planları yapıyoruz ama ne kadar uygulanıyor? Bu eylem planlarının ne kadar ele alındığına dikkat etmemiz lazım." dedi.

Deniz Ataç, TEMA olarak fosil yakıtlardan bir plan dahilinde en kısa sürede çıkılması gerektiğini, kömürlü termik santrallerin hem havayı hem suyu hem de toprağı kirlettiğini dile getirdi.

Ataç, TEMA olarak madencilik konusunda 16 ilin haritasını çıkardıklarını, büyük oranda doğa tahribatının karşılarına çıktığını belirterek, şöyle devam etti:

"Bu tahribatların sonucunu ormanlarda çok net şekilde görebiliyoruz. 11 yılda 10 hektardan küçük maden alanlarının oranı yüzde 118 artmış vaziyette. Ormanları biraz kolay araziler gibi görüp değişik nedenlerle parçalıyoruz. Bu çok tehlikeli çünkü ormanın kendi ekosistem hizmetlerini yerine getirebilmesi için bütünlüğünü kaybetmemesi gerekiyor. İzin verilmeden önce gerçekten alternatif alanın olmadığından bütün ilgili kurumların çok ciddi çalışmalar yaparak emin olması gerekiyor. Ormanları çok parçalamışız. Türkiye çok önemli bir biyoçeşitliliğe sahip, o yüzden korunan alanların yükseltilmesi lazım. Biyoçeşitlilik hepimizin yaşamının sigortası. Bu çeşitliliği kaybedersek çok büyük bir fakirleşme yaşarız. Bu dönem artık dünya için restorasyon dönemi. Artık hep beraber restorasyona geçmemiz lazım."

Komisyon Başkanı Veysel Eroğlu, AK Parti hükümetleri döneminde orman alanlarının 2,1 milyon hektar artırıldığını kaydetti.

Herkesin bu konuda hassas olduğunu ifade eden Eroğlu, şunları söyledi:

"Ben vahşi madenciliğe karşıyım. Bunu her zaman söyledim ama çevreci madenciliğe mecburuz. Benim tüm kurumlara tavsiyem şudur; yapılacak ihalelerde tüm kurumlardan görüş alınmalı. Gerekli izinler, muvafakatlar alındıktan sonra ihale yapılmalıdır. Bunu yapmadan ihale edildiğinde vatandaş da mağdur oluyor. Devlete düşen, tüm kurumlardan izinleri toplayıp ÇED çalışmasını yapmak. İhaleyi alan kişinin kimseyle muhatap olmadan ertesi gün kazmayı vurması lazım. Şimdi vatandaşlarla iş adamlarını karşı karşıya getirmiş oluyoruz. Yapılacak şey; tüm işlemleri devlet tamamlasın, kendi kurumlarından izinleri, ruhsatları ne varsa yapsın, her şey tamam olduktan sonra ihaleye çıksın. Bu benim talebimdir."
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.