TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU


TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu Teklifi'nin 7 maddeden oluşan birinci bölümü kabul edildi.

06 Nisan 2021 Salı

TBMM Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş, üç milletvekiline gündem dışı söz verdi. AK Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, Ordu'nun il oluşunun 100'üncü yıl dönümü; CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Karadeniz Bölgesi'nin çevre sorunları; MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem gıda tüketimi ve gıda israfının önlenmesine ilişkin gündem dışı konuştu.

Genel Kurulda, daha sonra grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, MHP Kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş'i vefatının 24'üncü yılında rahmet ve minnetle yad ettiğini belirtti.

5 Nisan'ın Avukatlar Günü olduğunu ve tüm avukatların gününü kutladığını belirten Türkkan, "Adaletin güçlüden değil, haklıdan yana olduğu daha güzel günlere ulaşmayı temenni ediyorum." dedi.

Doğu Türkistan'ın Barın kasabasında Çin'in gerçekleştirdiği katliamın üzerinden 31 yıl geçtiğini ve orada hayatını kaybedenleri rahmetle andığını dile getirdi.

Türkkan, Çin'in Ankara Büyükelçiğinin, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında attığı twitle diplomatik kurallara aykırı hareket ettiğini belirterek, "Bu, iktidarın Çin'e karşı izahı zor hoşgörüsünden cesaret alan bir eylemdir. Siyaset kurumuna karşı işlenmiş bu hadsizliği kınıyoruz." diye konuştu.

Bu twitin, Akşener'in, halen zulme tabi tutulan Uygur Türkleriyle ilgili Doğu Türkistan'a dair bir açıklaması üzerine atıldığını aktaran Türkkan, "Çin Büyükelçiliği en hafif tabirle ayıp işlemiştir. Bizler her mecrada Doğu Türkistan'da vuku bulan bu mezalimi dile getirmekten vazgeçmeyeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Türkkan, enflasyon rakamlarının açıklandığını ve alım gücünün gün geçtikçe düştüğünü iddia ederek, hükümetin rotasının toparlanmaz şekilde daha da kötüye sürüklendiğini ileri sürdü.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, kurucu Genel Başkan Alparslan Türkeş'in, Türk milliyetçiliği fikrini, fikir sahasından siyaset sahnesine taşıdığını, milliyetçiliği Milliyetçi Hareket Partisiyle bir program haline getirdiğini söyledi.

Türkeş'in ileri görüşlülüğü, isabetli tespitleri, vatan ve millet sevdalısı bir devlet adamı vasfıyla milyonlarca gencin yetişmesine vesile olduğunu, Türk milliyetçiliği, ülkücülük ve Milliyetçi Hareket Partisi gibi büyük bir miras bıraktığını ifade eden Akçay, "Rahmetli Başbuğ'umuzun hatırası aynı tazelikle zihnimizde ve kalbimizdedir. Mücadelesi aynı heyecanla devam etmekte, fikirleri dün olduğu gibi bugün de geleceğimize ışık tutmaktadır. Bu duygu ve düşüncelerle Başbuğ Alparslan Türkeş'i ve tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum." dedi.

Akçay, bazı emekli amirallerin açıklamasıyla ilgili, muhtıra üslubuyla kaleme alınan, şekli, usulü ve mahiyetiyle kargaşa ve kaosa hizmet eden, hukuk dışı, vesayet hevesli, art niyetli bir girişim olduğunu söyledi.

15 Temmuz'u hafife alanların, bugün de bu bildiriyi hafife alıyor görüntüsü vermeye çalıştıklarını belirten Akçay, "Organize ve planlı bir şekilde bu bildiriye meşru bir demokrasi talebi ve ifade özgürlüğü, bildiriyi imzalayanlara demokrasi havarisi gözüyle bakmak fevkalade yanlıştır." değerlendirmesinde bulundu.

Görüş ifade etmenin yolunun gece yarısı örgütlü bir şekilde muhtıra mahiyetinde bildiri imzalamak değil Anayasa'nın öngördüğü şekilde haklarını kullanmak olduğunu vurgulayan Akçay, "Birtakım siyasetçilerin bu bildiri karşısında amasız, fakatsız, net bir şekilde duramaması kendini inkardır, çelişkidir, cehalettir. Siyasetçiler cılız beyanlarla bu meseleyi hafife almaktan vazgeçmeli demokrasinin ve aziz milletimizin yanında saf tutmalıdır." dedi.

Akçay, Montrö Boğazlar Sözleşmesi üzerinden kara propaganda ve kirli algı üreterek milletin aklının bulandırılmak istendiğini belirterek, Montrö'nün kırmızı çizgi olduğunu kaydetti.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç da avukatların 5 Nisan Avukatlar Günü'nü kutladı.

Oluç, 1 Ocak-26 Mart 2021 arasında icra ve iflas dairelerine 1 milyar 928 bin 390 yeni dosya daha eklendiğini belirterek, "Yani icra dairelerinde derdest bulunan dosya sayısı bir yıl öncesine göre 1 milyon 500 binin üstünde artarak 22 milyon 250 bine yaklaşmış. Bu ne demektir? Yurttaşların bankalara borçları ve birbirlerine borçları artıyor demektir. Vatandaş borçlu, borçlarını ödeyemiyor." dedi.

İktidarın yanlış ekonomi politikalarıyla vatandaşı bu hale getirdiğini, pandemi döneminde de borçluların iyice arttığını savunan Oluç, TÜİK'e göre yıllık enflasyonun yüzde 16,19 olduğunu söyledi. Oluç, ancak uzmanların ve akademisyenlerin içinde bulunduğu Enflasyon Araştırma Grubu'na göre yıllık enflasyonun yüzde 28 olduğunu öne sürdü.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, avukatlar gününü kutladığı konuşmasında, "Aşağılanan, ötekileştirilen, bazen terörist gibi gösterilen sevgili avukatlarımızın günlerini tebrik ediyoruz ve bilmelerini istiyoruz ki Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında avukatlar, yani savunma makamı iddia makamıyla aynı düzlemde görev yapacaktır." dedi.

Polis Haftası'nın da bu hafta başladığını ifade eden Altay, 10 Nisan Polis Günü ve emniyet teşkilatının 176'ncı kuruluş yıl dönümünü tebrik etti.

Altay, polisin şehit olmaktan değil, emekli olmaktan korktuğunu belirterek, polise, öğretmenlere ve din görevlilerine verilen 3600 ek gösterge sözünün tutulmasını istedi.

Engin Altay, CHP olarak suni gündemin peşine takılmayı doğru bulmadıklarını belirterek, "Bizi, bu son günlerdeki suni gündemle ilgili sevindiren bir husus şudur: Vaktiyle, Recep Tayyip Erdoğan Başbakan iken, generallere mektup yazıp 'Siyasi iktidarı uyarın' diyenlerin şimdi, emekli generallerin basın açıklamasını 'Darbeye davet' diye yorumlamalarını kendileri adına demokrasi bakımından olumlu bir gelişme olarak gördüğümü de belirtmek isterim." diye konuştu.

TBMM'nin asli işinin milletin derdiyle dertlenmek ve yaşadığı sorunları çözmek olduğunu belirten Altay, çiftçinin traktörünün, ahırdaki öküzünün hacizde bulunduğunu iddia etti.

Altay, vergi mükellefleri dükkanlarını açamazken şubat, mart, nisan aylarında vergi taksitlerinin ödenmesinin talep edildiğini belirterek, "Hiçbir esnaf şubat ve mart taksitini ödeyemez. Eğer maksadınız samimiyse, vergi borçlarının yeniden yapılandırılmasıyla ilgili gerçekten küçük esnafı, KOBİ sahiplerini düşünüyorsa hükümet çağrımız, hiç değilse bu taksitlerin temmuzda başlamasıdır, başlatılmasıdır." diye konuştu. Altay, çiftçinin de esnafın da borç faizlerini CHP ve Millet İttifakı iktidarında silecekleri sözünü verdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Alparslan Türkeş'i rahmetle andığını, 5 Nisan Avukatlar Günü'nü de kutladığını söyledi.

Elitaş, İYİ Parti Grup Başkanvekili Türkkan'ın, Çin'in Ankara Büyükelçiliği'nin twitiyle ilgili dile getirdiği konu üzerine, şöyle konuştu:

"Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi, İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı hakkında sosyal medyada bir 'twit' paylaşmış. Bu konu diplomatik kuralları aşan, diplomatik nezaketi tamamen göz ardı eden bir davranış şeklidir; kabul edilemez. Böyle bir paylaşımı doğru bulmadığımızı ifade ediyoruz.

Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi, Dışişleri Bakanlığına çağırılarak gerekli uyarılar ve bu konuyla ilgili tepkilerimiz dile getirilecektir. Türkiye'de siyasi partilerin ne zaman ne konuşacakları, hangi ölçüde konuşacakları ve bunu tayin etme hakkının da bir başka ülkenin büyükelçisine düşmediğini açık ve net şekilde ifade ediyoruz. Bu, bizim demokratik kurallarımıza aykırı bir davranış şeklidir, şiddetle reddettiğimizi ifade etmek istiyorum."

Elitaş, bazı emekli amirallerin yaptığı açıklamayla ilgili, Türkiye'nin cumhuriyet tarihi boyunca darbelerle vesikalanmış bir ülke olduğunu belirterek, cumhuriyet tarihinde ilk defa bir iktidarın herkese yerini yurdunu gösterdiğini "Devlet memuru memurluğunu yapacak, milli iradenin verdiği görevini yerine getirecek." dediğini aktardı.

Mustafa Elitaş, "Bugün, 103 amiralin yaptığı işi 'Gündem değiştirmek, gündemi sulandırmak' diye ifade etmek, tarihimizde geçen konuları örtbas etmektir. Açıkça ifade ediyorum, Sayın Meral Akşener'in ifade ettiği gibi bu bir zevzeklik değil bu bir kepazeliktir, bu bir darbeye teşviktir, teşebbüstür. Bununla ilgili yargı gerekeni yerine getirecektir ve bu kişilere haddini bildirecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Türkkan, Çin büyükelçisinin tavrı karşısında gösterdiği duyarlılık karşısında Elitaş'a teşekkür ederek, devletin içişlerine müdahale şeklindeki bu davranış karşısında büyükelçinin "istenmeyen adam" ilan edilmesini beklediklerini kaydetti.

Söz alan Erkan Akçay, Engin Altay'ın ifadelerine yanıt verirken, 2004'de Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin imzaladığı ve o dönem sadece generallere değil, tüm devlet protokolüne, milletvekillerine, medya organlarına, bürokrasinin temsilcilerine, 4 bin kişiye mektup gönderdiğini ifade ederek, saklısı, gizlisi bulunmadığını aktardı. Akçay, "MHP'nin o günkü konjonktüre ilişkin görüşlerini ifade eden bir mektuptur söz konusu. Basında sadece generallere gönderilmiş izlenimi veren bir üslup ve başlıkla verildi. Kesinlikle böyle bir durum söz konusu değildir. Milletle paylaşılan, saklısı gizlisi olmayan 17 sayfalık bir mektuptur." dedi.

Engin Altay da 15 Temmuz'da TBMM Genel Kurulu'na AK Partili üyelerden önce CHP'li üyelerin koşa koşa geldiğini belirterek, "CHP'ye darbeyle ilgili bir eleştirinin, hakaretin ya da yaftanın yapışmayacağının altını çizmek isterim." diye konuştu.

Altay, bazı emekli amirallerin basın açıklamasının da kamuya açık olduğunu savunarak, "Neticede zamanlaması, bunların böyle bir çağrışıma yol açacağını düşünebilmelerini ben de isterdim. Ama sayın Elitaş da AK Parti'li arkadaşlarımız da Sayın Erdoğan da emin olmalıdır ki artık Türkiye'de darbeyi tartışmak bile abesle iştigaldir." ifadelerini kullandı.

Çin büyükelçisinin de haddini bilmesi gerektiğini söyleyen Altay, "Çin büyükelçisi Sayın Meral Akşener'e ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanına ayar veriyorsa ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Devleti o büyükelçiyi kulağından tutup sınır dışı edemiyorsa yazıklar olsun." diye konuştu.

Genel Kurulda, İYİ Parti'nin, Eski Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal'ın görevden alınmasına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.

İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, Naci Ağbal'ın Merkez Bankası Başkanlığı görevinden alınarak yerine Şahap Kavcıoğlu'nun atanmasının ardından Türk Lirası'nın yaklaşık yüzde 15 değer kaybettiğini, doların saatler içerisinde 7,20 seviyelerinden 8,30 seviyelerine çıktığını belirtti. Ataş, "Buna bağlı olarak hem ülkemizin dış borcu artmış hem de başta ham maddeye dolarla ulaşan sanayiciler ve bunun olumsuz etkilerini derinden hissedecek tüm vatandaşlarımız tedirginlik yaşamıştır. Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin yaratmış olduğu, tek bir kişinin keyfi kararlar vermesi, her geçen gün ülkemize ve vatandaşlarımıza yeni bir yük getirmektedir. Sadece yaşanan bu kur artışından dolayı kamunun borcu 225 milyar lira, özel sektörün borcu da 250 milyar lira artmıştır." dedi.

AK Parti Gaziantep Milletvekili Abdullah Nejat Koçer ise dünyanın baş döndürücü bir hızla değiştiğini vurgulayarak, bu değişime ve yeni dünya düzenine uyum sağlamak için her gün yeni adımlar atmaları gerektiğini söyledi.

Üretimin ve istihdamın devam etmesinin, ekonomi için taşıdığı öneme dikkati çeken Koçer, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Salgınla birlikte dünya zor bir dönemden geçiyor. Bu zor dönemde ihracat pazarlarında yeni negatif süreçler yaşanmasına rağmen Türkiye mart ayında tüm zamanların ihracat rekorunu kırarak yüzde 42'lik artışıyla yeni bir başarıya imza attı. İstihdamını ve üretim gücünü koruyan Türkiye, ihracatta tarihi rekorlar kırmaya başladı. Mart ayında dış ticaret açığımız 2020'ye göre yüzde 14,2 gibi önemli bir düşüş göstererek 5,5 milyar dolardan 4,7 milyar dolara geriledi. Ekonomide istikrar ve güven süreci elbette kolay oluşmuyor, inişler ve çıkışlar olabilir; önemli olan, sahip olduğumuz yetişmiş insan kaynağımız ve üretim gücümüzdür. Üreten ve ürettiğini dünya pazarlarında rekor seviyede ihracatla sunan bir Türkiye var artık. Yüksek teknolojili ürünlerle katma değere yönelen, savunma sanayisinde büyük başarılar elde eden, markalar yaratan, inovatif ürünlerini dünya pazarlarına sunan bir Türkiye var."

Türkiye'nin, salgın gibi küresel bir zorluğa rağmen kalıcı büyüme ve katma değerli ihracat hedefleri doğrultusunda yıldızını parlatmaya devam ettiğini dile getiren Koçer, "Alınan her karar, ülkemizin daha iyi yarınlara ulaşması ve daha iyi bir istikrar sürecine kavuşması içindir. Ülkemiz güçlendikçe ekonomimiz daha az etkilenecektir. Türkiye salgın sürecini tüm olumsuz gelişmelere rağmen en iyi şekilde yönetmiştir." diye konuştu.

Konuşmaların ardından İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurulda, CHP'nin, avukatların ve hukuk fakültesi mezunlarının sorunlarına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de ele alındı.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Türkiye'de avukatların sorunlarının çok fazla olduğuna işaret ederek, maddeler halinde bu sorunları anlattı.

Hukuk fakültelerinin sayısının oldukça fazla olduğunu ve niteliğinin sürekli düştüğünü dile getiren Tanal, "Stajyer avukatlar ciddi anlamda ekonomik sıkıntı yaşamaktadır. Hakim ve savcı stajyerlerin aldığı maaş gibi, aynı şekilde onlara da maaş verilmeli ve onların sigortası da devlet tarafından karşılanmalıdır. Kendine ait hukuk ofisi kuramayan avukatlar başka bir avukatın yanında sigortalı olarak, bağlı çalışan olarak çalışmayı tercih etmekte, ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kalmaktadır. Avukatların dosya inceleme ve örnek alma işlemleri engellenmeye çalışılmaktadır. Avukatlar dosyayı yeteri kadar inceleyememekte, dosyayı inceleyemediği için de savunmayı yeteri kadar yapamamaktadır." ifadesini kullandı.

AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya ise savunma hakkının sağlanmasının, hukukun üstünlüğü ilkesinin ön koşullarından biri olduğunu belirtti.

Türkiye'de de avukatlık mesleğinin bir kamu hizmeti olarak kabul edilmekte olduğunu ve nitelikli biçimde yerine getirilebilmesi için avukatlık mesleğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kaya, şunları kaydetti:

"Avukatlık mesleğinin güçlendirilmesi ve yaşanan sorunların ortadan kalkabilmesi adına üç ana noktayı değerlendirmekte fayda olacağını görüyorum. Bunları, eğitim, mesleğe giriş ve meslekte yaşanan sorunlar olarak gruplandırabiliriz. Bu sorunların çözülmesi ve avukatlık mesleğinin güçlendirilmesi için 18 yılda çok önemli düzenlemeler yaptık. Yine Yargı Reformu Strateji Belgesi ve İnsan Hakları Eylem Planı'yla bu kararlılığımızı da tekrar göstermiş olduk. İyi eğitim görmüş, hukuki altyapısı sağlam, yetenekli, doğru sonuca ulaşan hukukçuları yetiştirmemiz gerekiyor ve bu noktada akademik kadronun güçlendirilmesi ve müfredatın ele alınarak yeniden yapılandırılması hususu önem arz ediyor."

Müzakerelerin ardından CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Öte yandan Genel Kurulda, HDP'nin genç işsizler ve kamuda kadro ile atama bekleyen üniversite mezunu çeşitli meslek gruplarının sorunlarına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de kabul edilmedi.

Genel Kurulda ayrıca CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu'nun, 8 Nisan'ın Dünya Romanlar Günü Olarak Kabul Edilmesi Hakkında Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi de görüşüldü.

Özcan Purçu, Türkiye'de 5 milyon Roman'ın bulunduğunu belirterek, "CHP'nin milletvekili olarak her zaman geldim konuştum, bir tane AK Parti'li hükümetin tarafı konuştu mu? Romanlar ne içer ne yer? 8 Nisan Dünya Romanlar Günü'nü tüm dünya kutluyor. Her sene kanun teklifi veriyorum, bir defaya mahsus kabul etmediniz. Kaynanalar Günü bile var. Romanlar Günü var mı? Romanlara bu kadar mı değer veriyorsunuz? Romanlar yoksulken şimdi açlığa mahkum ettiniz." dedi.

AK Parti İzmir Milletvekili Cemal Bekle ise AK Parti dönemine kadar Romanların bir şey isteyemediğini belirterek, "Neden biliyor musunuz? Yapılmayacağını bildiği için." değerlendirmesinde bulundu. AK Parti döneminde Romanların ilk defa kendini bu ülkenin eşit, birinci sınıf vatandaşı hissettiğini vurgulayan Bekle, "Romanların toplumun ortak hafızasında yer alan sorunlarını çözmek için taşın altına elimizi değil gövdemizi koymaya hazırız." diye konuştu.

Konuşmaların ardından CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu'nun teklifinin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulunda, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.

**** HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.