TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU


TBMM Genel Kurulunda, Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi, kabul edilerek yasalaştı.

26 Aralık 2020 Cumartesi

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı.

Gündem dışı söz alan MHP İstanbul Milletvekili Hayati Arkaz, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ve aşı çalışmalarına ilişkin yaptığı konuşmada, Türkiye'yi ve dünyayı derinden etkileyen salgın ile mücadelenin aralıksız sürdüğünü söyledi.

Kovid-19 karşısında çok sayıda ülke çaresiz kalırken Türkiye'nin tüm dünyaya öncülük yaptığını ifade eden Arkaz, "Sorun küreseldir ve bu sorunu hep birlikte aşacağız. Kimi aşılar vardır ki 20 yılı aşkın sürenin sonunda bulunmuştur. Koronavirüs aşısının kısa sürede bulunmuş olması bu açıdan önemlidir." dedi.

Arkaz, Kovid-19 aşısını sırası gelince derhal yaptıracağını belirterek, "Bizim için en uygun olanı Çin'den gelen aşıdır. Almanya'daki aşı ile ilgili de anlaşmalar yapılmıştır. Yerli ve milli aşı çalışmaları da ciddi şekilde sürüyor." diye konuştu.

TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, grup başkanvekillerine yerlerinden söz verdi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, kısa süre önce yayın hayatına başlayan Olay TV'nin dün itibarıyla kapandığını söyledi.

"Ülkede otokrasinin geldiği boyut tam da budur" diyen Türkkan, "Kurulan baskı rejimini toplum iliklerine kadar hissetmektedir. Medya ve özgürlüklere yapılan baskıyı kınıyorum. Bu baskının bir gün size de zarar vereceğini hatırlatmak istiyorum." ifadelerini kullandı.

Son dönemde koronavirüse yakalananların hastalığı ağır geçirdiğini ve birçok insanın vefat ettiğini belirten Türkkan, "Bu ülkede her gün iki uçak düşüyor. Yani günde o kadar insanı kaybediyoruz. Hekimlerimiz de çaresiz. Bir gün arayla hem annesini hem babasını kaybetti özel hastane sahibi bir arkadaşımız. Bu işin şakasının olmadığını, durumun vahametini ilk günden bu yana vurgulamaya devam ediyoruz. İnşallah daha ciddi önlemler almaya başlanır." diye konuştu.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş ise Meclis Başkanının imzasıyla kendilerine bazı önerilerin geldiğini, bütün grupların ziyaret edilerek salgın döneminde çalışma konusunda uzlaşı aranması istendiğini ifade etti.

TBMM'nin kapalı olması gereken bir dönemde gece geç saatlere kadar çalıştıklarını anlatan Beştaş, "Türkiye'de en yüksek pandemi oranı TBMM'de. Yüzde 35'miş. Meclis Başkanının önerilerine uyulmuyor. Kendi hazırladıkları öneriye uymayan bir iktidarla karşı karşıyayız. Bunu insani bulmuyoruz. Meclis kendi haklarını koruyamazsa halkın haklarını nasıl korur? Herhalde yakında sendika kuracağız ya da isteyeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal'ın, 2021 yılı enflasyon hedefini yüzde 5 olarak açıkladığını anımsattı.

Ağbal'ın buna inandığını belirttiğini aktaran Özkoç, "Biz, sizin neye inandığınızı değil, ülkenin gerçeklerini duymak istiyoruz. 2006'dan beri yürüttüğünüz enflasyon hedeflerini 2 defadan başka tutturamadınız. Neye inandığınızı değil, neden hedefleri tutturamadığınızı milletimize açıklamanızı istiyoruz. Faiz sebep mi, sonuç mu, buna bir karar verin. Faizi niye bu kadar düşürdünüz, şimdi niye bu kadar yükseltiyorsunuz, ona da cevap verin." dedi.

Özkoç, kur ve faiz politikalarıyla vatandaşların ve işletmelerin özellikle döviz cinsinden borçlanmasının teşvik edildiğini, bunun sonucu, Türkiye'nin 2002 yılında 129 milyar dolar olan dış borcunun 2020 yılında 422 milyar dolara yükseldiğini savundu.

Yanlış uygulamalar nedeniyle iktidara duyulan güvenin de kalmadığını iddia eden Özkoç, "Tüm yoksulluğumuzun temeli tam da burasıdır. İnsanlarımızın pandemide evlerinde tutulmayıp can vermesinin nedeni de budur. Hesap vermeden, bilgi vermeden, şeffaf olmadan, adalet sağlamadan, dilek ve temennilerle ekonomiyi yönetemezsiniz, zaten yönetemiyorsunuz. Uyardık, uyarıyoruz, uyarmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

AK Parti Grup Başmanvekili Cahit Özkan, Kovid-19 salgını başta olmak üzere doğal afetlerle karşı karşıya kaldıkları bir yılı geride bıraktıklarını söyledi.

Tüm zorluklara rağmen 2020 yılının, millet adına büyük kazanımların da elde edildiği bir yıl olarak tarihe geçtiğini dile getiren Özkan, "Özellikle 86 yıl aradan sonra Ayasofya'nın milletimizle buluşması ve ibadete açılması, Anadolu coğrafyasının yarısı büyüklüğünde Mavi Vatan'ı inşa etmemiz, Suriye'de, Azerbaycan'da ve Libya'da askeri zaferlerimiz, terörle mücadeledeki başarılarımız, 405 milyar metreküp doğal gaz ve birçok yerli ve milli sanayi teknolojisi milletimizle buluşturuldu." dedi.

Tüm bunların zor şartlar altında milletin ve devletin gayreti ile hayata geçirildiğini söyleyen Özkan, bu başarılara imza atan herkese teşekkür etti.

2021 yılının çok daha büyük reformların hayata geçeceği bir yıl olacağını vurgulayan Özkan, "Hukuk reformu, ekonomik reformlar, hayvan hakları kanunu ve pek çok kanunda reform çalışmamıza hep beraber devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Cahit Özkan, basın özgürlüğü konusunun, AK Parti'nin göreve geldiği günden itibaren, yasaklarla mücadele başlığı altında bir reform alanı olarak görüldüğünü ve bu alanda reformların hayata geçirildiğini belirtti.

Batı demokrasilerinde nasıl bir medya özgürlüğü varsa Türkiye'de de olduğunu dile getiren Özkan, "Olay TV konusunda bazı hususların göz ardı edilmesini ve bunların yok sayılarak bu alanda yorum yapılmasını kabul etmiyorum. Cavit Çağlar, 'Biz bu kanalı basın özgürlüğünün gereği olarak hayata geçirdik ama bir de baktım ki HDP'nin yayın organı olmuş.' diyor. İlgili medya sahibinin söylemlerine tamamen kulak tıkayarak yorum yapmak da 'el insaf' dedirtiyor." değerlendirmesini yaptı.

TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmaların ardından siyasi partilerin gündeme ilişkin önerileri ele alındı.

İYİ Parti'nin "yap-işlet-devret modeliyle yapılan köprü ve otoyollar"; HDP'nin "kadınların politika yapım ve yönetim süreçlerine katılımı"; CHP'nin "hak ihlalleri" ile ilgili araştırma önergelerinin ön görüşmelerinin bugün yapılması önerileri kabul edilmedi.

Grup önerilerinden sonra, alınan karar gereğince, Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine Dair Kanun Teklifi'nin ikinci bölümünün görüşmelerine geçildi.

Görüşmelerde İYİ Parti Grubu adına söz alan Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, teklifin Türkiye açısından hayati öneme sahip olduğunu ancak FATF'ın tavsiyeleri yerine çok sayıda gereksiz maddenin bu kanun teklifi ile karşılarına geldiğini ileri sürdü.

"Hukuk güvencesi kalmayınca ekonomi de düzelmiyor" diyen Subaşı, "Ülkemizin önemli sorunları önem sırasına göre gündeme alınmalı. Bugün insanlarımız yoklukla savaşıyor. O kadar çok düşman yarattınız ki neredeyse dostumuz kalmadı." dedi.

MHP Gaziantep Milletvekili Sermet Atay da kitle imha silahlarının dünyada nükleer, kimyasal ve biyolojik silahlar olarak nitelendirildiğini, bu silahların kullanılmasının birçok can ve mal kaybına neden olduğunu söyledi.

Bu silahların kullanılmasını önlemek için öncelikle finansal altyapıyı ortadan kaldırmak gerektiğini vurgulayan Atay, bunun da ancak ulusal ve uluslararası seviyede bir mücadele ile mümkün olabileceğini kaydetti.

Önleyici tedbirler dışında, bu faaliyetlerle bağlantısı olan kişi, kuruluş ve organizasyonların finansman, ekipman, malzeme, teçhizat ve teknolojiden mahrum bırakılmasının diğer tedbirlere nazaran çok daha etkili olacağına işaret eden Atay, "BMGK tarafından alınan ve uyulması zorunlu kararlar ile Mali Eylem Görev Gücü tarafından alınan tavsiye ve kısa vadeli hedefler, önleyici tedbirler bağlamında uluslararası yol gösterici nitelik taşımaktadır." diye konuştu.

HDP Mersin Milletvekili Fatma Kurtulan da teklif metninin içeriğinin, özgürlükleri imhayı kapsadığını öne sürdü.

OHAL süresince alınan kararlardan halkın büyük kesiminin etkilendiğini savunan Kurtulan, "OHAL sürecinde birçok kurum ve kuruluş KHK'lerle kapatıldı. Bunlar arasında çocuk haklarını savunan, kadına şiddetin önlenmesine karşı çalışmalar yürüten dernek vardı. Dernek ve vakıfları doğrudan hedef alacak şekilde iç hukukta düzenleme yapmayı hedefliyorsunuz. Sosyal mücadele yürüten vakıfların tümü tek sözünüzle kapansın istiyorsunuz. Kendinize yeni suçlar icat etmekte, bunu yasalara yerleştirme derdindesiniz." dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu da teklifin, "OECD'nin bastırması sonucu gündeme geldiğini" söyledi.

Bu meselenin, Türkiye'nin beka meselesi olduğunu belirten Erdoğdu, şunları kaydetti:

"Bir memleket nasıl yıkılır? Memleket; savaşta yıkılır mı? Hayır. Memleket, memleketse direnir. Bir memleket yozlaşmayla, çürümeyle yıkılır. Bizim milli gelirimiz kabaca 800 milyar dolar civarında. En iyi hesaplamalara göre milli gelirimizde yüzde 5 ila yüzde 10 arasında rüşvet ve yolsuzluğa konu edilen bir tutar vardır. Kabaca hesap edecek olursak son 20 yıl içerisinde 1 trilyon dolarımız rüşvet ve yolsuzluğa gitmiştir. Rüşvet ve yolsuzluk öyle bir hastalıktır ki 1 birim rüşvet 5 birim kamu zararına yol açar. Yani kabaca 5 trilyon dolarımız, son 20 yılda rüşvet ve yolsuzlukla buharlaştırılmıştır."

Erdoğdu, FATF'ın, 12 nolu tevsiye kararında, "Siyasi nüfuzlu kişileri, kamu adına kudret kullanan herkesi takip edeceksiniz." denildiğini ancak teklifte bu hususun yer almadığını ileri sürdü.

Listenin hazırlanmasının zor olmadığını ifade eden Erdoğdu, "Namussuzlar namuslulardan çok daha güçlü hale geldi. Yolsuzluk ve çürüme bu ülkede milli güvenlik meselesi haline gelmiştir. Bu yasayı çıkarmak çok zor olabilir. Biz 600 milletvekili, gerçekten milletin vekiliysek, gerçekten milletimize hizmet etmek istiyorsak bu yasayı çıkarmalıyız." diye konuştu.

Daha sonra Adalet Komisyonu Başkanı Yılmaz Tunç teklif üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Tunç, BM Mali Eylem Görev Gücü'nün (FATF) kuruluşundan buyana üye ülkelere öncelikle terörizmin finansmanı ile mücadele ve kara para aklamayla mücadele hususlarında yol gösterici hususların, ülkelerin mevzuatlarında yer almasını tavsiye ettiğini söyledi.

Türkiye'nin bu iki hususla ilgili olarak geçmişte yasal düzenlemeler gerçekleştirdiğini anlatan Tunç, FATF'ın bu iki hususun yanı sıra nükleer silahların yayılmasının finansmanı ile mücadeleyi de temel hedefleri arasına aldığına dikkati çekti.

Tunç, şöyle devam etti:

"Kanun teklifinde bu tavsiyelerin öncelikli olanlarını, yani tamamını karşılayan düzenlemeler söz konusu. Burada şu an kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanının önlenmesine dair temel kanun hazırlanıyor. Bu temel kanuna bağlı olarak gerek yardım toplama kanununda, gerek dernekler kanununda, gerek suç gelirlerinin aklanması kanununda, ticaret kanununda ve bazı kanunlarda değişiklik tekliflerini görüşmekteyiz. BMGK'nin bu konudaki kararlarının uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyen bir kanun eksikliğimiz vardı. Bu teklifle bu eksik giderilmekte.

Bu kanunda, yasak işlem ve faaliyetleri gerçekleştirmeye yönelik makul sebeplerin varlığı halinde kişi ya da kuruluşların Türkiye'deki mal varlıklarının dondurulmasıyla ilgili olarak denetim ve iş birliği komisyonu ihdas ediliyor. Bu komisyonun önerisi neticesinde Cumhurbaşkanı kararı ile bu yasak işlemleri gerçekleştiren kişi ya da kuruluşların mal varlıkları dondurulabiliyor."

Tunç, Türkiye'nin, terörün her türlüsüyle mücadele eden, terörle mücadelede uluslararası iş birliğinin önemine inanan bir ülke olduğunu söyledi.

Türkiye'nin, üyesi olduğu uluslararası kuruluşların tavsiyeleri doğrultusunda gerekli mevzuat değişikliklerini zamanında yapan bir ülke olduğunu anlatan Tunç, Dernekler Kanunu'nda yapılan değişikliklerin dernek kurma özgürlüğünü ihlal etmediğini belirtti.

Görevden uzaklaştırma ve geçici alıkoymanın sadece 3 suçla alakalı olduğuna işaret eden Tunç, "Bunlar terörizmin finansmanı, uyuşturucu imal ve ticareti, suçtan kaynaklanan mal varlığının değerlerini aklama suçudur. Bu 3 suçtan hakkında dava açılan birisi dernek yönetiminde bulunuyorsa İçişleri Bakanı tarafından geçici olarak görevden uzaklaştırılabilecek. Tabii bu karar yargı denetimine tabi olacak. Eğer gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de eğer bu tedbir yeterli değilse derneğin faaliyetleri geçici olarak durdurulabilecek. Burada dernek kurma özgürlüğünü ihlal eden bir durum söz konusu değildir." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulunda, Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine Dair Kanun Teklifi'nin ikinci bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.