TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU


TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı. Türkiye Çevre Ajansının Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

23 Aralık 2020 Çarşamba

TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

Meclis Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı ve AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, "100 yıl önce 100 yıl sonra Türkiye Cumhuriyeti, dünü, bugünü, yarını" hakkındaki konuşmasında, Türkiye'nin büyük bir mucize gerçekleştirdiğini belirterek, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün gazi ve şehitleri rahmet ve minnetle andı.

100 yıl önce ve bugüne bakıldığında Türkiye'nin büyük bir başarıya imza attığına işaret eden Yayman, 100 yıl önce 35 bin köyünde elektrik, su, yol, hemşire, doktor bulunmadığını, Türkiye nüfusunun yüzde 90'ının okuma yazma bilmediğini belirtti.

Tarım için kara saban dahi bulunmadığını, sadece 1923 yılında bin traktör bulunduğunu kaydeden Yayman, o günlerden bugünlere gelmenin herkes tarafından "Türkiye mucizesi" olarak değerlendirildiğini ifade etti.

Yayman, 1950 yılında Türkiye'de İstanbul-Ankara arasında karayolu bulunmadığını, 1923-1950 arasında sadece 3 baraj inşa edildiğini dile getirerek, "Baraj, otoyol, hızlı tren, hastane yapmak hayaldi. İşte bu hayalleri gerçekleştiren büyük lider Recep Tayyip Erdoğan'dı." diye konuştu.

Büyük dönüşümleri, büyük liderlerin yaptığını ifade ederek, Avrupa ülkelerinden örnek isimleri sıralayan Yayman, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da bu şekilde büyük başarılar elde ettiğini söyledi.

Yayman'ın bu sözlerine muhalefet milletvekilleri tepki gösterdi.

AK Parti'li Yayman, 1923 yılında kişi başına milli gelirin 50 dolarken bugün 10 bin dolar civarında olduğunu vurgulayarak, o tarihten bu yana ekonominin 3 kat büyüdüğünü kaydetti.

İhracatın, bölünmüş yol uzunluğunun ve havalimanı sayısının arttığını anlatan Yayman, "Bu, Türkiye'nin başarısıdır. Bu aziz milletimizin başarısıdır. Türkiye Cumhuriyeti, doğusu batısıyla, kuzeylisiyle güneylisiyle birdir ve herkes Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin eşit ve birinci sınıf vatandaşıdır. Bizim davamız, millet, hürriyet, demokrasi, kalkınma davasıdır ve Türkiye'yi 2030, 2053 hedeflerine ulaştırma davasıdır." diye konuştu.

100 yıl sonra Türkiye'nin küresel bir güç olma yolunda ilerlediğini, Osmanlı'ya "hasta adam" diyenlerin bugün yıldızı parlayan Türkiye'yi izlediklerini ve takdirle andıklarını dile getiren Yayman, AK Parti'nin çok büyük icraatlara imza attığını ancak bugün daha büyük icraatlara imza atacağını söyledi.

Yayman, yeni yılın hayırlı ve "koronasız, salgınsız" bir sene olması temennisinde bulundu.

Türkiye'yi 2053 hedeflerine taşımak için mücadelelerini sürdürdüklerine dikkati çeken Yayman, "AK Parti'nin tek bir rakibi vardır, AK Parti'dir. AK Parti, başkalarına bakarak hiza alan bir parti değildir, milletin partisidir." sözlerini sarf etti.

AK Parti Konya Milletvekili Halil Etyemez, "Mehmet Akif Ersoy'u anma haftası"na ilişkin konuşmasında, Akif'in dizelerine atıfta bulunarak, Akif'in dünyaya söz sahibi olmak için milleti ve dini anlamak gerektiğini belirttiğini anlattı.

Akif'in, çeşitli ortamlarda halkı uyandırma görevini yerine getirdiğini ve Meclis çalışmalarına katkı sağladığını vurgulayan Etyemez, Akif'in aşılamaya çalıştığı ruhun, Anadolu'yu, vatan uğrunda canlar feda edebilecek vatan haline getiren ruh olduğunu kaydetti.

Etyemez, 15 Temmuz FETÖ'nün hain darbe girişimine karşı aziz milletin, Kurtuluş Savaşı ve Çanakkale ruhunun dirildiğini belirtti.

İstiklal Marşı'nın ilk sözcüğünün "Korkma" olduğunu anımsatan Etyemez, Akif tarafından İstiklal Marşı'nın millet için ebedi bir dua olarak kaleme alındığını da dile getirdi.

İstiklal şairi Akif'in, "Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın." sözlerine işaret eden Etyemez, Milli şair Mehmet Akif Ersoy'u, vefatının seneyi devriyesinde rahmet ve minnetle andı.

MHP Gaziantep Milletvekili Ali Muhittin Taşdoğan, "Gaziantep'in Fransız İşgalinden kurtuluşunun 99'uncu yıl dönümü" hakkındaki konuşmasında, 100 yıl önce kilometrelerce öteden gelerek binlerce Gaziantepli'yi şehit eden Fransızlar ve onların işbirlikçisi Ermeni çetelerinin unutulmayacağını vurguladı.

Taşdoğan, "Bugünleri iyi anlamak için o günlere iyi bakmak gerekir. Bu Fransa'yı merak edenler, Ermenilere Fransız üniformasını giydirip üzerimize nasıl saldıklarını hatırlasınlar. Adana'da mezalimi sorsunlar, Urfa neden 'Şanlı' olmuş öğrensinler, Maraş neden 'Kahraman' oldu bilsinler, yıkılan Mersin'i duysunlar, Antep'in neden 'Gazi' olduğunu dinlesinler." diye konuştu.

Kahraman Türk ordusu, yaklaşık 100 yıl sonra Afrin'e barış ve huzur götürdüğünde Fransızların yaptığı beton hendeklerle karşılaşmasının tesadüf olup olmadığını soran Taşdoğan, "O gün Fransız askeri kıyafeti giydirilmiş Ermeniler ile bugün başka ülkelerin askeri üniformalarıyla dolaşan PKK'lı, YPG'li teröristler aynı değil mi?" sorusunu yöneltti.

Fransa'nın, Gaziantep'teki mağlubiyetini anımsatan Taşdoğan, "Bugün bulduğu her fırsatta Türk'e düşmanca tavırlar sergileyen Fransa Cumhurbaşkanı tarihten bihaberdir." diye konuştu.

Genel Kurulda ilk olarak İYİ Parti'nin, zincir marketlere karşı küçük esnafın korunmasına dair önerisi ele alındı. Daha sonra HDP'nin Şırnak'ın Uludere ilçesi Ortasu köyünde 34 kişinin hayatını kaybettiği olayla ilgili grup önerisi ile CHP'nin Tokat Erbaa'daki altın madenciliğiyle ilgili önerisi görüşüldü.

TBMM Genel Kurulunda CHP, HDP ve İYİ Parti'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda daha sonra Türkiye Çevre Ajansının Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin maddelerinin görüşmelerine geçildi.

Genel Kurulda, partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

CHP, HDP ve İYİ Parti'nin anayasa çalışması yürüttüğü iddiaları, TBMM Genel Kurulunda tartışma konusu oldu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Dursun Müsavat Dervişoğlu, teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın kardeşi Osman Öcalan'ın, "TRT'deki konuşması için teklifin TRT'den geldiğini ve son dönemde Cumhurbaşkanı danışmanıyla uzun bir görüşme yaptığını söylediğini" aktardı.

Bu konuda iktidardan açıklama beklediklerini söyleyen Dervişoğlu, "Bu görüşme Cumhur İttifakı'nın diğer ortaklarının bilgisi dahilinde mi gerçekleşmiştir?" sorusunu yöneltti.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "O bahse konu kişinin televizyonda konuşturulmasının Cumhur İttifakı ile uzak yakın bir alakası yoktur, bilgimiz dahilinde de değildir. Bu açık ve nettir." dedi.

Akçay, 24 Haziran 2018 seçimleri öncesinde kimlerle birlikte kapalı kapılar ardında Anayasa taslağı hazırlıkları yapıldığı konusunda açık, net, milleti bilgilendiren bir açıklama yapılmadığını belirterek, şöyle konuştu:

"Bu tartışmaların başladığı günden bu yana Anayasa profesörü Sayın İbrahim Kaboğlu'nu bir türlü Meclis'te göremiyoruz. Neden acaba? Neden bu anayasa hazırlık çalışmaları saklı tutuluyor veya önce kabul edildi kaç defa, daha sonra inkar edildi, daha sonra tevil edilmeye çalışıldı? Milletten gizli olarak birtakım çalışmaların yapıldığı konusunda da milletin zihninde ciddi şüpheler oluşmuştur. Ayrıca, tabii bir de kahvaltı hazırlıkları var, biliyorsunuz. O kahvaltıyı yapma arzusunda oldukları da çok açık, net bir şekilde ortaya çıkmıştır, anlaşılmıştır verdikleri cevap nedeniyle."

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, AİHM'nin Selahattin Demirtaş kararına ilişkin açıklamalarını anımsatarak, "Erdoğan'ın bu sözleriyle masumiyet karinesini ihlal ettiğini, tarafsızlığını yitirdiğini ve yargıya talimat verdiğini" iddia etti.

Demirtaş'ın yargılanmasında bütün iç hukuk yollarının tüketildiğini savunan Beştaş, AİHM'nin Demirtaş kararına ilişkin, "Bu karar, demokratik siyasete, HDP'ye yönelik bütün müdahaleyi, siyasi darbeyi, kumpası mahkum etmiştir." görüşünü savundu.

Meral Danış Beştaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AİHM kararlarına uygun davranması ve tutuklu HDP'li siyasilerin serbest bırakılması gerektiğini söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, "Anayasa taslağını istediğimiz herkesle görüşürüz. Anayasa taslağı diye bir taslak yok." şeklinde konuştu.

HDP'nin Türkiye'nin 3'üncü büyük siyasi partisi olduğunu, Meclis'in tüm çalışmalarında yer alan HDP'nin bir milletvekillinin de TBMM Başkanvekili olarak Genel Kurulu yönettiğini anlatan Özkoç, "Bizim, burada MHP dahil olmak üzere Türkiye'nin geleceğiyle ilgili görüşmeyeceğimiz hiçbir siyasi parti yoktur. Halkın oyunu alan, TBMM'ye gelen her siyasi parti bizim muhatabımızdır, oturur konuşuruz. Bunun da hesabını kimseye vermeyiz." dedi.

CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu'nun Genel Kurul çalışmalarına katılıp katılmama gerekçesini MHP'ye açıklamak zorunda olmadıklarını, CHP'nin bir çalışma sistemi bulunduğunu dile getiren Engin Özkoç, Kaboğlu'nun gerektiğinde Genel Kurul çalışmalarına katıldığını söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Meclis'in bütün siyasi partilerin katılımıyla çalışma yapabildiğini ve bunu kendilerinin de arzu ettiğini dile getirdi.

Özkan, MHP ile oluşturdukları Cumhur İttifakı'nın, milletten hiçbir şeyi gizlemeyen şeffaf ve denetlenebilir bir ittifak olduğunu belirtti.

Farklı siyasi parti gruplarının bir araya gelerek anayasa çalışması yapabileceğini ifade eden Cahit Özkan, "Anayasa çalışması için 3 parti bir araya gelir, eğer milletten bir şey gizlenirse, zaten anayasa çalışması baştan çökmüş olur. Bizler AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, kimlerle, hangi noktalarda mutabakata varılarak ne görüşüldü, bunların cevabını istiyoruz. Milletimiz bizden bunun hesabının sorulmasını istiyor." diye konuştu.

Terör örgütü yanlısı Abdülkadir Aktürk'ün, Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan'ı hedef göstererek suikast çağrısında bulunduğunu söyleyen Özkan, Türkiye'de yaşam hakkını, özgürlük ve güvenlikleri teminat altına alarak bunların hesabını soracaklarını, Sayan'ın arkasında duracaklarını vurguladı.

"Terör örgütü üyeleriyle görüşüldüğü" iddiasını reddettiklerini belirten Cahit Özkan, "Çünkü terör örgütü üyelerinin ağzına bakılmaz. Örgüt üyelerinin ne dediğine bakmayacaksınız. Bu ülkenin seçilmiş iradesi Recep Tayyip Erdoğan, yargı makamları, siyasi yelpazede meşru siyaset içerisinde olanlar ne demiş, buna bakmak lazım. Yalanla, dolanla, terör örgütünün ağzına bakarak Türkiye'nin geleceği tayin edilmez." değerlendirmesinde bulundu.

İYİ Parti'li Dervişoğlu, anayasa çalışması iddialarının ilgili siyasi parti liderlerince yalanlandığını belirterek, "Yalandan medet ummanın kimseye bir faydası yoktur." ifadesini kullandı.

Dervişoğlu, AK Parti'li Özkan'a, "Osman Öcalan ile görüşülmesi meselesinden MHP'nin haberi var mıdır? Yoksa niye vermediniz?" sorusunu yöneltti.

MHP'li Akçay, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Millet İttifakı'nın anayasa çalışmaları yürüttüğüne ilişkin açıklamalarda bulunduğunu aktararak, CHP, İYİ Parti ve HDP temsilcilerinin yürüttüğü anayasa çalışmasının milletten saklandığını söyledi.

CHP'li Özkoç da "MHP birisine soru sormak istiyorsa, desteklediği Cumhur İttifakı'ndaki AK Parti'ye 'Oslo görüşmelerinde, Dolmabahçe Sarayı'nda neler görüştünüz?' diye sorsun." şeklinde konuştu.

Meclis Başkanvekili Bilgiç, konuşması sırasında Özkoç'un maskesini takmasını istedi. Engin Özkoç'un, "Bizi manipüle etmeye çalışmayın." diye tepki gösterdiği Bilgiç, "Benim görevim aynı şekilde sizlerin ve çalışan arkadaşlarımızın sıhhatini korumak." karşılığını verdi.

Özkoç, "CHP, varlığı boyunca ne terör örgütleriyle bir araya gelmiştir, ne terör örgütlerini desteklemiştir, ne kapalı kapılar ardında FETÖ ile birlikte olanlarla bir araya gelip plan ve hesap yapmıştır. Ne yapıyorsa milleti, ülkesi, bayrağı için yapıyor." sözlerini sarf etti.

AK Parti Grup Başkanvekili Özkan ise "Milli iradenin hakimiyetini, milletin verdiği yetkiyi kullanan Sayın Cumhurbaşkanımız, AK Parti, bugüne kadar terör örgütüne 'Ey terör örgütü silahı bırakacaksın, gömeceksin. Bunun haricinde sana yaşam hakkı vermeyiz' dedik. Silahlara davrandığı zaman kimin terör örgütleriyle beraber olduğu da milletimizin huzurundadır." diye konuştu.

Genel Kurul'da, Türkiye Çevre Ajansının Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin birinci bölümünde yer alan 6 madde daha kabul edildi.

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, teklifin maddeleri üzerindeki konuşmasında, AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık'ın bugün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun terör saldırısında şehit olanların ailelerine 121 lira aylık bağlandığı şeklindeki sözlerine ilişkin açıklamada bulunduğunu hatırlattı.

"Çalık'ın, şehitler arasındaki ayrımı itiraf ettiğini" öne süren Karaca, "Şehitleri kaç sınıfa ayırdınız? Sınıflandırmada dayanağınız nedir? Bir polis şehidimizin yakını 6 bin küsur maaş alır iken aynı saldırıda şehit düşen genç arkadaşımızın annesine 121 lira maaşı hangi vicdanla, dayanakla, gerekçeyle bağlayabiliyorsunuz?" sorularını yöneltti.

İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, bankaların tahvil ve bono gelirlerine vergi indirimi yapılmasına ilişkin düzenlemenin Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandığını belirterek, "piyasalarla restleşmemesi" önerisinde bulundukları iktidarın, gelinen noktada piyasaya teslim olduğunu öne sürdü.

Hükümeti bu yoldan dönmeye çağıran Usta, "Üst gelir gruplarının özellikle sermaye kazançlarının daha fazla vergilendirilmesini gündemine alması gerekir. Üst gelir gruplarına vergi kıyağı yapılıyor, 'altta kalanın canı çıksın.' deniliyor. Bunu kabul etmek mümkün değildir." dedi.

HDP Şırnak Milletvekili Hüseyin Kaçmaz, konuşmasında, "İktidarın Kürt halkının onuru ve haysiyetine kasteden uygulamalarına tanık olduklarını" ileri sürdü.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Kaçmaz'ın sözlerine cevaben, bu coğrafyada adalet ve barış dağıtan, fitneye müsaade etmeyen bir anlayışla görevlerini yaptıklarını vurguladı.

Özkan, "Kürt vatandaşlarımızın temsil hakkını kimse kendi tekelinde göremez. Allah'ın izniyle bütün milletimizin temsilini gerçekleştiriyoruz. Fitne sokmaya çalışanların da Nemrut ve Firavun'a hizmet ettiğine inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, kimsenin arasına fitne sokmadıklarını, hakikati savunduklarını belirterek, AK Parti'li Özkan'ın, Kaçmaz'ın iddialarını yalanlayamayacağını öne sürdü.

CHP Sinop Milletvekili Barış Karadeniz, "iktidarın çevre konusundaki sicilinin bozuk olduğunu" iddia etti.

Millet İttifakı'nın iktidara geleceğine yönelik inancını dile getiren Karadeniz, iktidarlarında esnafa, çiftçiye destek vereceklerini; gelirde ve vergide adaleti sağlayacaklarını; bilim insanlarına ve eğitime değer vereceklerini anlattı.

Karadeniz, "Tebdili mekanda ferahlık vardır." sözünü anımsatarak, "Millet İttifakı'nın yapılacak ilk seçimleri kazanarak, yaşam sevincini artırmak için AK Parti'yi muhalefet sıralarına göndereceğini" söyledi.

CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Ruanda'da naylon poşet kullanımının yasak olduğuna dikkati çekerek, plastik kullanımını yasaklayan ülkeler bulunduğu gibi Türkiye'nin de aralarında yer aldığı bazı ülkelerin paralı poşet uygulamasını benimsediğini ifade etti.

İktidarın, poşet kullanımını azaltmanın yükünü vatandaşın üzerine yüklediğini öne süren Süllü, bu uygulama nedeniyle vatandaşın cebinden "kuru ekmek parasının eksildiğini" ifade etti. Süllü, "2019 yılında vatandaşın cebinden çıkan 266 milyon lira devletin, 92 milyon lira marketlerin kasasına gitmiş durumda. Naylon poşet kullanımını azaltmak için paralı poşet uygulaması gibi şimdi de atık depozito yönetimi için Çevre Ajansı ile kasaya gelsin paralar. Donald Duck çizgi filminde, 'Varyemez Amca'nın gözünde nasıl dolar işaretleri varsa, 'çevre' deyince sizlerin de gözünde paralar havada uçuşuyor." diye konuştu.

Çevre talanının sona erdirilmesini isteyen CHP'li Süllü, geri dönüşümün sağlanmasına değil, çevrenin gelir getirici bir unsur olarak görülmesine karşı olduklarını da söyledi.

HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, teklifin maddeleri üzerindeki konuşması sırasında, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç'e "sataşmak istediğini" belirterek, HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu'nun tekerlekli sandalyeden düşürülmesine ilişkin TBMM Başkanlık Divanı'nın halen bir açıklama yapmamasını eleştirdi.

"Kapitalizmin ürettiği çevre" kavramının, insan-doğa ilişkisini açıklamadığını savunan Bülbül, "Dünyanın 1500 yıllık ömrü kalmışken, ağaçları, toprağı, suyu, doğayı, havayı, rüzgarı iktidarın yağmalama yaklaşımından kurtarmaya çalıştıklarını" savundu.

HDP Grup Başkanvekili Beştaş, teklifin maddeleri üzerindeki konuşmasında, AİHM'in Selahattin Demirtaş kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bugün bu konuda yaptığı açıklamalara değinen Beştaş, Erdoğan'ın "Batasuna konusunda doğru bilgilendirilmediğini" öne sürdü.

HDP ile ancak kapatılan DTP'nin karşılaştırılabileceğini, Batasuna ile bir karşılaştırma yapılmasının doğru olmadığını savunan Beştaş, İspanya'da 17 özerk bölge ve siyasal çoğulculuk bulunduğunu, ayrılıkçı partilerin dahi faaliyet gösterebildiğini söyledi.

Beştaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önceki yıllarda 3 kez AİHM'e başvurduğunu belirterek, "Siz başvurunca AİHM yargı merci, kararı bağlıyor. Biz başvurunca bağlamıyor. Bu ne yaman çelişki." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulunda, teklifin, ikinci bölümünün tümü üzerindeki görüşmeler sürüyor.

Genel Kurulda, Türkiye Çevre Ajansının Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ikinci bölümü üzerinde milletvekilleri söz aldı.

İYİ Parti Mersin Milletvekili Zeki Hakan Sıdalı, teklifin çoğunluğu üzerinde olumlu bir yaklaşıma sahip olduklarını ancak bazı konularda sıkıntı gördüklerini söyledi.

Sürdürülebilirliğe ve yeşil büyümeye odaklanılmadığı sürece dünyanın ithal çöp deposu olmaya devam edileceğini ileri süren Sıdalı, karlı atıklar bir avuç seçkinin yönetimine bırakılırken karsız atıkların yarattığı kirliliğin vatandaşa bırakıldığını iddia etti.

"İşin ucunda menfaat varsa çevreci, yoksa çevreye kör olarak gündelik kararlarla çevre sorunlarımızı çözemeyiz." diyen Sıdalı, bir tür çevre varlık fonu kurulmasından endişe duyduklarını ileri sürdü.

Teklife göre Türkiye Çevre Ajansının Kamu İhale Kanunu'nun dışında tutulacağını ifade eden Sıdalı, yapılacak harcamaların şeffaf olmayacağını ve kamuya hesap verilmekten kaçıldığını öne sürdü.

Sıdalı, otopark yapma ve işletme görevlerinin büyükşehir belediyelerinden alınıp ilçe belediyelerine verileceğini de iddia ederek, "Bu düzenlemeyi masum bulmuyor, Millet İttifakı belediyelerini zayıflatmaya yönelik bir çaba olarak değerlendiriyoruz." dedi.

MHP İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu, bu günlerde çevre ve ekolojinin daha da önem kazandığını belirterek küresel ısınma ve iklim değişikliğinin oluşturduğu sorunların tek elden çözülemeyeceğini, ancak etkilerini azaltmak için önlemler alınabileceğini kaydetti.

"Bir karış toprağı, bir çakıl taşını başkasına vermemek için can veren, kan döken bir milletin o toprakların kirletilmesine müsaade etmeyeceği aşikardır." değerlendirmesinde bulunan Kalyoncu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının "Sıfır Atık Projesi"ni desteklediklerini dile getirdi.

Yerel yönetimlerin çöp toplama faaliyetlerini yeniden düzenlemesi gerektiğini söyleyen Kalyoncu, ayrıştırma işlerinin konutta başlamasının da önemine değindi.

Çevre eğitimi gerektiğini de anlatan Kalyoncu, Milli Eğitim Bakanlığıyla iş birliği yapılarak çevre eğitiminin anaokullarından başlatılması gerektiğini söyledi.

Kentsel tasarım çalışmalarında bitkilerin farklı özelliklerinden yararlanılması gerektiğini de dile getiren Kalyoncu, kent içi bitkilendirme çalışmalarında karbon emilimi yüksek ve suyu az isteyen bitkiler tercih edilmesi gerektiğini ifade etti.

Kalyoncu, Çevre Ajansının iklim değişikliğinin etkileri üzerine de faaliyet göstermesi ve oluşabilecek olaylarla ilgili önlemler paketi oluşturulması gerektiğini dile getirerek, "Bugün asli işlevini yerine getiremeyen Türkiye Su Enstitüsü durumuna gelmemelidir. İşlevsiz kurumlar çevre ve su üzerine yük oluşturmaktadır." diye konuştu.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.