TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU


TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı. Libya ve Afganistan'a asker gönderilmesi için verilen iznin süresinin 18 ay uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkereleri ile "Türkiye ile Azerbaycan Arasında Tercihli Ticaret Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunmasına ve Anlaşmanın Eklerine İlişkin Değişikliklerin Cumhurbaşkanınca Doğrudan Onaylanmasına Dair Yetki Verilmesine İlişkin Kanun Teklifi" TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

22 Aralık 2020 Salı

TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, Genel Kurulda üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Zafer Sırakaya, Vergi Konularında Karşılıklı İdari Yardımlaşma Sözleşmesi'ne ilişkin yaptığı konuşmada, otomatik bilgi paylaşımının Türkiye'nin de taraf olduğu bir sözleşme olup, şimdiye kadar 140 ülke tarafından imzalandığını anımsattı.

G20, Avrupa Birliği ve OECD'nin taraf olduğu bu anlaşma ile vergi kaçakçılığının, vergi kaybının ve kayıt dışılığın önüne geçilmesinin hedeflendiğinı belirten Sırakaya, "Sözleşmenin gerekli kıldığı bilgilerin paylaşımını reddeden ülkelerin 'vergi cenneti' ilan edilme, uluslararası fonlardan yararlanamama veya uluslararası finans ve bankacılık sisteminden izole edilme gibi yaptırımlarla karşılaşmaları olasıdır." dedi.

Türkiye'nin Meclis'te bulunan tüm partilerin kabulüyle 2017 yılında sözleşmeye dahil olduğunu anlatan Sırakaya, Türkiye'nin ilk olarak 2018 yılına ait bilgileri 2019 yılında Norveç ve Letonya ile paylaştığını kaydetti.

2020 yılında ise Türkiye'nin 77 ülkeden bilgi alacağının, 57 ülke ile de 2019 yılına ait bilgileri paylaşacağının açıklandığını dile getiren Sırakaya, bu ülkeler arasında Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda, Avusturya, İngiltere ve İsviçre gibi ülkelerin yer almadığını söyledi.

Bu ülkelerde önemli sayıda Türk vatandaşının yaşadığına işaret eden Sırakaya, "Bu ülkelerle yapılması öngörülen finansal bilgi paylaşımlarının buralarda yaşayan vatandaşlarımızın aleyhine şartlar yaratabileceği akıllara gelebilir. Yapılan bu sözleşme ile geriye dönük otomatik bilgi değişimi yapılması söz konusu değildir. Planlanan bilgi paylaşımı, yalnızca bir önceki yıla ilişkin finansal bilgileri ve 31 Aralık tarihi itibariyle mevcut bakiye bilgisini içermekte, gayrimenkuller, taşınır veya taşınmaz mallar ile araçlar gibi finansal nitelikte olmayan bilgileri kesinlikle içermemektedir. Ayrıca emekli aylığı veya kira geliri gibi hesap hareketlerinin ayrıntıları da paylaşım kapsamı içinde değildir." diye konuştu.

2017 yılı itibarıyla düşük yoğunluklu olarak başlayan bilgilendirme çalışmalarının 2019 sonu ve 2020 yılında daha yoğun bir çalışmayla devam ettiğini belirten Sırakaya, "Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve tarafımızca da katkı verilen bilgilendirici bir rehber vatandaşlarımızın istifadesine sunulmuştur. Ülkemiz, OECD içerisinde vatandaşlarını bilgilendirmek için bu tür bir rehber hazırlayan tek ülkedir." ifadesini kullandı.

CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım, ulaşım sektörü ve esnafların sorunlarına ilişkin yaptığı gündem dışı konuşmada, çiftçilerin yaşadıkları sorunlar nedeniyle artık sokaklara ve meydanlara çıkmaya başladığını söyleyerek, haczedildiği için götürülen bir traktörün resmini milletvekillerine gösterdi.

HDP Bitlis Milletvekili Mahmut Celadet Gaydalı ise seçim bölgesinin sorunlarına ilişkin yaptığı gündem dışı konuşmada, yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) birlikte sorunların giderek arttığını savundu.

Genel Kurulda, TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç ve İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ile AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Sarıkamış Harekatı'nın 106. Yılı dolayısıyla şehitlere ve bugün hayatını kaybeden Trabzonspor Kulübü'nün eski teknik direktörü ve başkanı Özkan Sümer'e Allah'tan rahmet diledi.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle her geçen gün yüzlerce vatandaşın hayatını kaybettiğini belirterek, hükümeti tedbirleri daha da artırmaya, vatandaşları da bu tedbirlere uymaya ve duyarlı davranmaya davet etti. Dervişoğlu, Asgari Ücret Tespit Komisyonunun bugün üçüncü defa toplanacağını belirterek, İYİ Parti'nin asgari ücrete ilişkin önerilerini hatırlattı.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül ise Sarıkamış Harekatı'nın 106'ncı yıl dönümü olduğunu anımsatarak, "Mehmetçik, başta dondurucu soğuk olmak üzere birçok olumsuzluğa, güçlüğe rağmen vatan ve bayrak uğrunda büyük bir şuurla kahramanca savaşmıştır." dedi.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, eski HDP milletvekili Leyla Güven'in yargılandığı terör davasında 22 yıl 3 ay hapse mahkum edilerek tutuklandığını anımsatarak, "'Kürt'e adalet yok, Kürt'e düşmanlık yapıyorsunuz' dediğimiz zaman 'nedir?' diye soruyorsunuz ya, işte budur." ifadesini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Manisa'nın Demirci ilçesinde Ali Tekin adlı vatandaşın ağılının yandığını ve 70 koyunun telef olduğunu belirterek, Tarım ve Orman Bakanlığından, Tekin'e 120 koyun hediye edildiğine ilişkin bir video paylaşıldığını söyledi.

Videonun ardından Eskişehir, Kütahya ve Uşak'tan çok sayıda telefon aldıklarını dile getiren Özel, yardımın KÖY Tv programcısı Emre Tınaz tarafından organize edildiğini, hangi ildeki hangi köyden kaç koyun yardımı yapıldığının tek tek yazıldığını öğrendiklerini anlattı.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin, ilçe tarım müdürlüğünün gayretiyle Ali Tekin'e yapılan yem ve saman yardımından söz edebileceğini ancak koyun yardımı konusunda imece yapıldığını dile getiren Özel, bunun hızlı bir şeklide düzeltilip özür dilenmesini istedi.

TÜİK'in asgari ücret için 2 bin 792 TL önerisinde bulunmasına tepki gösteren Özel, bunun kabul edilemez olduğunu ifade etti.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Türkiye Cumhuriyeti'nin, demokratik bir hukuk devleti olduğunu vurgulayarak, "Anayasal hukuk düzenimiz yine adil yargılanma ilkeleri çerçevesinde taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler ve anayasamızda yer alan temel haklar çerçevesinde vatandaşlarımız eşit vatandaşlık anlayışıyla hukuk önünde eşit bir şekilde sürece tabi tutuluyor." dedi.

Özkan, "Bu hafta iki Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, üç uluslararası sözleşme ve iki yasayı görüşerek inşallah yılın son yoğun tempolu bir çalışmasını, yasama haftasını idrak edeceğiz." diye konuştu.

Libya'ya asker gönderilmesi için verilen iznin süresinin 2 Ocak 2021'den itibaren 18 ay uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Tezkerede, Libya'da Şubat 2011'de meydana gelen olayları takip eden süreçte demokratik kurumların inşa edilmesine yönelik çabaların artan silahlı çatışmalar nedeniyle akamete uğradığı, ülkede parçalanmış bir yapı ortaya çıktığı hatırlatıldı.

Libya Siyasi Anlaşması kapsamında oluşturulan Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin (UMH), BM Güvenlik Konseyinin (BMGK) 2259 (2015) sayılı kararı uyarınca uluslararası toplum tarafından Libya'yı temsil eden tek ve meşru hükümet olarak tanındığına işaret edilen tezkerede, BMGK'nin 2259 sayılı kararının, Libya Siyasi Anlaşması'nın uygulanması ile UMH dahil söz konusu anlaşmada atıfta bulunulan Libya kuruluşlarının desteklenmesine çağrıda bulunduğu belirtildi.

Tezkerede, Libya Siyasi Anlaşması'nda yeri bulunmayan, bu çerçevede hem ulusal hem uluslararası bakımdan gayrimeşru nitelik taşıyan sözde Libya Ulusal Ordusu'nun, 4 Nisan 2019'da başkent Trablus'u ele geçirmek ve UMH'yi devirmek hedefiyle başlattığı, sivilleri ve sivil altyapıyı da hedef alan, Libya'nın bütünlüğü ve istikrarını tehdit eden, DEAŞ, El-Kaide ve diğer terör örgütleri, yasa dışı silahlı gruplar ile yasa dışı göç ve insan ticareti için uygun ortam oluşturan saldırıları üzerine UMH'nin Aralık 2019'da Türkiye'den destek talebinde bulunduğu ifade edildi.

Müteakip süreçte UMH'nin, ülkenin bütünlüğüne kasteden bu saldırıları durdurduğu, böylece Libya'nın Türkiye ve tüm bölge için güvenlik riski teşkil edecek bir kaosa ve istikrarsızlığa sürüklenmesinin önlendiği, ülkede BM'nin kolaylaştırıcılığında, Libyalıların öncülüğünde ve sahipliğinde ateşkes ve siyasi diyalog sürecinin önünün açılabildiği vurgulanan tezkerede şunlar kaydedildi:

"Türkiye, BM öncülüğünde ilgili BMGK kararları çerçevesinde uluslararası meşruiyet kapsamında yürütülen, Libya'nın egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve siyasi birliğinin korunmasına, ülkede kalıcı bir ateşkesin tesisine, ulusal uzlaşıyı sağlayacak siyasi diyalog çabalarına güçlü desteğini sürdürmektedir. Türkiye ile Libya arasında imzalanan ve yürürlüğe giren Akdeniz'de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası ile daha da gelişen iki ülke arasındaki tarihi, siyasi ve ekonomik köklü ilişkiler dikkate alındığında, Libya'da ateşkes ve siyasi diyalog sürecinin devamı ile bu sürecin sonucunda barışın tesisi ve istikrarın sağlanması Türkiye açısından büyük öneme haizdir."

Türkiye'nin, bu kapsamda Libya ile imzalanan ve yürürlüğe giren Güvenlik ve Askeri İş Birliği Mutabakat Muhtırası kapsamında Libya'nın güvenliğine katkı sağlayacak eğitim ve danışmanlık desteğine devam ettiği anlatılan tezkerede, gelinen aşamada Libya'da kalıcı ateşkesin ve siyasi diyalog sürecinin sonuçlandırılması ve kurumların birleştirilmesinin henüz mümkün olamadığına işaret edildi.

Sözde Libya Ulusal Ordusu'nun, dış güçlerin desteğiyle Libya'nın orta ve doğu bölgelerindeki askeri tahkimatının sürdüğüne dikkat çekilen tezkerede, BM himayesinde yürütülen askeri ve siyasi görüşmelerin sonuçlanmasını teminen çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesinin önem taşıdığı vurgulandı.

Bu kapsamda, ülkeden Türkiye dahil tüm bölge için neşet eden risk ve tehditlerin devam ettiği, sözde Libya Ulusal Ordusu'nun saldırılarının ve çatışmaların yeniden başlaması halinde Türkiye'nin gerek Akdeniz havzasındaki gerek Kuzey Afrika'daki çıkarlarının olumsuz etkileneceğine yer verilen tezkereye, şöyle devam edildi:

"Bu mülahazalarla Türkiye'nin milli çıkarlarına yönelik her türlü tehdit ve güvenlik riskine karşı uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli her türlü tedbiri almak, Libya'daki gayrimeşru silahlı gruplar ile terör örgütleri tarafından Türkiye'nin Libya'daki menfaatlerine yönelebilecek saldırıları bertaraf etmek, kitlesel göç gibi diğer muhtemel risklere karşı milli güvenliğimizin idame ettirilmesini sağlamak, Libya halkının ihtiyacı olan insani yardımları ulaştırmak, UMH tarafından talep edilen desteği sürdürmek, bu süreç sonrasında meydana gelebilecek gelişmeler istikametinde Türkiye'nin yüksek menfaatlerini etkili bir şekilde korumak ve kollamak, gelişmelerin seyrine göre ileride telafisi güç bir durumla karşılaşmamak için süratli ve dinamik bir politika izlenmesine yardımcı olmak üzere hudut, şümul, miktar ve zamanı Cumhurbaşkanınca takdir ve tayin olunacak şekilde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerektiği takdirde Türkiye sınırları dışında harekat ve müdahalede bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesi, bu kuvvetlerin Cumhurbaşkanının belirleyeceği esaslara göre kullanılması ile risk ve tehditlerin giderilmesi için her türlü tedbirin alınması ve bunlara imkan sağlayacak düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için TBMM kararıyla verilen iznin süresinin 2 Ocak 2021'den itibaren 18 ay uzatılması hususunda gereğini bilgilerinize sunarım."

Tezkere üzerinde İYİ Parti Grubu adına söz alan Bursa Milletvekili Ahmet Kamil Erozan, Türkiye Cumhuriyeti'nin, "siyasi hedefi meçhul bir macera filminin oyuncusu olmasına" karşı çıktıklarını ifade etti.

Ortaya çıkan tablonun Türkiye'yi "değerli yalnızlık" ile "onurlu izolasyon" arasına sıkıştırdığını öne süren Erozan, "Libya'nın geleceğinde ne Ulusal Mutabakat Hükümeti var ne de Tobruk'taki Temsilciler Meclisi var. Biz, bir sene içinde başka bir Libya'yla karşı karşıya kalacağız, yani bugünkü muhataplarımızı bulamayacağız" diye konuştu.

Yeni gelecek yönetimin de meçhul olduğunu vurgulayan Erozan, "Hani İdlib, Suriye, Irak, Afganistan vesairelere ilişkin tezkerelere 'evet' derken, orada en azından Türkiye'nin veya küresel anlamda güvenlik açısından bir terörle mücadele unsuru vardı; Libya'da o da yok. Her ne kadar tezkerede 'El Kaide, DAEŞ' gibi kelimeler sarf ediliyorsa da bunların gerçekle alakası yok." değerlendirmesini yaptı.

Erozan, şunları kaydetti:

"Bilmediğimiz sebeplerle Libya'daki Ulusal Mutabakat Hükümetine karşı bir cömertliğimiz var. Bu cömertliğin garabeti, bu tezkerenin 12 değil 18 sekiz ay süreyle gelmiş olmasıyla da irtibatlıdır. Libya'da 24 Aralık 2021'de seçimler yapılacak ve tezkere halen o tarihte geçerli olacak. O zaman, ister istemez aklımıza şu geliyor: Acaba iktidar objektif değil, subjektif temellerde almış olduğu bir kararla Libya'nın geleceğine yön verecek o seçimlere de müdahale etmek arayışında mı? Bu cömertliğin karşılığında bir şey aldık mı? Bizim müteahhitlik alacağımız olarak orada 20 milyar dolar var. Nerede bu 20 milyar dolar? Madem bu cömertliği yapıyoruz, bunun karşılığını alıyor muyuz? Bütün bu belirsizlikler çerçevesinde, geçen sefer 'hayır' dediğimiz tezkereye, bugün 'evet' dememizi gerektirecek herhangi bir unsur yok."

MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, sözde Libya Ulusal Ordusunun, dış güçlerin yoğun desteğiyle Libya'nın orta ve doğu bölgelerindeki askeri tahkimatını sürdürdüğünü belirtti.

Hafter'e bağlı sözde Libya ordusunun siyasi süreci baltalaması ve askeri yöntemlere başvurarak meşru hükümete yönelik yeniden saldırılar düzenlemesinin ihtimal dahilinde olduğunu dile getiren Özdemir, "Nitekim bu yönde sadece saha bulgusu olmayıp medyaya da yansımış olan çok sayıda haberler mevcuttur. BM dahi bu tespiti yapmaktadır. Bu kapsamda Libya'daki durumun ülkemiz dahil olmak üzere tüm bölge için risk ve tehditler barındırmayı sürdürdüğü açıktır." dedi.

Sözde Libya Ulusal Ordusunun saldırılarının yeniden başlaması ve meşru hükümetin sıkıntıya düşmesi halinde Türkiye'nin gerek Libya'da gerek Akdeniz havzasında gerekse Kuzey Afrika'daki çıkarlarının olumsuz etkilenebileceğini ifade eden Özdemir, "Kaldı ki bunun için pusuda hazır bekleyenler de vardır. Libya ve bilhassa Akdeniz üzerinden ülkemize yöneltilmeye çalışılan beka tehditlerinin mevcudiyeti her haliyle kendisini göstermektedir. Bu nedenlerle Libya'da askeri yöntemlere başvurulması ve saldırıları yeniden başlatma girişimlerinin caydırılması ve engellenmesi önem taşımaktadır." diye konuştu.

Uzun menzilli bölgesel hava savunma sistemi tedarikinin Türkiye için hayati bir gereklilik olduğunu vurgulayan Özdemir, Türkiye'nin önceliğinin, NATO müttefiklerinden milli güvenlik açığını gidermek olduğunu ancak hiçbir NATO üyesi ülkenin, ABD'nin bu sistemleri Türkiye'ye satmak istemediğini anımsattı.

Özdemir, "Neticede tedarik sürecinde en uygun teklifi veren Rusya menşeli sistemlerin alınması kararlaştırıldı. Egemenliğimizi doğrudan ilgilendiren bir meselede başka ülkelerden akıl ve icazet almayız. Egemenlik haklarımızın gereğini yerine getiriyoruz diye aldığımız kararlardan da geri adım atacak değiliz. Aynı durum Doğu Akdeniz için de geçerlidir. Türkiye, gerginliği azaltmak için bütün samimiyetini ortaya koymuşken yanlış ve yakışıksız politikalarla haklarımızdan geri adım atabileceğimizi zannedenler boşa oyalanmasın." değerlendirmesini yaptı.

CHP İstanbul Milletvekili Ünal Çeviköz, AK Parti iktidarının bu tezkere özelinde attığı adımların "Türkiye'nin itibar kayıplarına yeni halkalar eklediğini" öne sürdü.

"Maceraperest politikalar ülkemizi adeta kurtlar sofrasına atmakta ve hukuksuz uygulamalarla karşı karşıya getirmekte. Bunun en son örneğini maalesef, bir konteyner gemimizin hukuksuzca aranmasında da gördük." diyen Çeviköz, şunları söyledi:

"İktidarın risk algısını anlamak gerçekten mümkün değil. Ülkemiz için oluşan riskleri bertaraf etmeyip aksine, sorun yaşanmayan yerlerde sorun yaratmak gibi bir yeteneği var. Libya'yla ilgili her açıklamamızda şu uyarılarda bulunduk: 'Libya'da çatışan taraflardan birini destekleyip taraf tutmayın. Libya'nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterin, ülkenin iç işlerine karışmayın. Sorunu BM nezdinde halletmek için girişim yapın, istendiği takdirde arabulucu olun.' İktidar bu durumun tam tersini yaptı. Hani, ulusal bir dış politika izlediğinizi iddia edip muhalefeti neden yanınızda göremediğinizde yakınıyorsunuz ya, muhalefetin önerilerinin hangi birine kulak astınız ki?

Tezkere için 18 ay izin isteniyor. 18 ay askerlik bile yok artık, nereden çıktı bu? Üstelik bu 18 ay, 24 Aralık 2021 tarihi için kararlaştırılan Libya seçimlerinin süresini de aşıyor. Bu seçimlerden sonra iktidarı Libya'ya davet ettiği ileri sürülen Ulusal Mutabakat Hükümetinin kalıp kalmayacağı ne malum? Askerlerimizi orada bulundurmanın gerekçesi ne olacak? Hangi meşruiyete dayanılacak? Seçimlerden söz açılmışsa yoksa siz olası bir erken seçimde iktidarı kaybedeceğinizin farkındasınız da şimdiden peşin peşin izin mi istiyorsunuz?"

Çeviköz, Türk askerinin bir iç savaşın hüküm sürdüğü yabancı bir ülkenin topraklarında can güvenliği tehdidinin tam ortasına atıldığına, ancak siyasi hedefin belli olmadığına dikkati çekerek, "Silahlı Kuvvetlerimiz kimsenin özel güvenlik gücü değildir. Vatan evlatları Libya çöllerine bu şekilde sorumsuzca sevk edilemez. Daha biz geçen yıl Libya'da kaç şehidimizin olduğunu TBMM çatısı altında konuşabildik mi? Sayın Erdoğan 'Libya'da birkaç şehidimiz var.' dedi, sonra bu konuya dair haber yapan gazeteciler yargılandı. Şehitlerimizi yurttaşlarımıza, yüce Meclisimize açıklayamıyorken nasıl olur da 18 aylık bir tezkere için izin istenir?" diye konuştu.

Türk personelin de bulunduğu Vatiyye Üssü'ne bir saldırı düzenlendiğini ve askeri teçhizatın imha edildiğini aktaran Çeviköz, saldırının hangi ülke uçakları tarafından yapıldığının belli olmadığını söyledi.

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Mehdi Eker, Türkiye'nin Libya'daki gelişmelere tarih boyunca kayıtsız kalmadığını ifade etti.

"Bizim, Libya'yla ve Libya halkıyla bir mazimiz, samimi bir gönül birliğimiz bulunmaktadır." diyen Eker, "Hal böyleyken istikrarsızlık ve karışıklığın bulunduğu Libya'nın destek taleplerini yok saymamız, Libyalılar'ı çatışmaya ve istikrarsızlığa terk etmemiz mümkün değildir." diye konuştu.

Denizden komşu olunan Libya'da güvenlik ve istikrarın sağlanmasının, ilişkileri geliştirmenin, Doğu Akdeniz'deki imkanlardan birlikte istifade edebilecek ortamın hazırlanmasının artık Türkiye için daha da önemli hale geldiğini vurgulayan Eker, "Çünkü bölgede, karşımızda yer alan aktörlerin Libya'daki varlığımızı da hedef alması, Libya'yla müştereken güçlü varlık göstermemiz gerektiğine işaret etmektedir. Libya'da güvenlik ve huzur ortamının sağlanması bağlamındaki iş birliğimizi geliştirmeyi hedefleyen bu tezkere, Libyalı kardeşlerimizin uzun yıllardır hasretini çektiği kalıcı barış ve istikrara kavuşması için meşru hükümetin çabalarının desteklenmesi yönünde atılmış bir adımdır." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin Libya'nın ve Libyalılar'ın meşru, hukuki ve demokratik taleplerine verdiği desteğin, bugün Libya'da siyasi çözüm ve siyasi uzlaşı konularında önemli mesafelerin kat edilmesine imkan sağladığını anlatan Eker, "Türkiye sayesinde sahada yakalanan denge siyasi sürecin önünü açmıştır. Türkiye başından beri diplomatik çabaları destekledi. Bu çabalara aktif olarak katıldı ve destek sağladı." dedi.

Şahsı adına söz alan CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre, CHP olarak "Türkiye bölgeye gözünü kapatsın, bölgeyle ilgilenmesin" demediklerini ancak Türkiye'nin ortaklarını çoğaltmasını istediklerini, askeri seçeneğin en son seçenek olması gerektiğini belirtti.

Emre, "Cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde sınırlarımız dışında bu kadar fazla askeri güç kullanır, bu kadar fazla ülkede asker bulundurur durumda olmadık. Bize karşı bu kadar geniş birliktelikler hiçbir dönem olmadı ve hiçbir dönem bu kadar yalnız kalmadık." diye konuştu.

TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı, AK Parti Ankara Milletvekili Emrullah İşler, Türk askerinin barış ve istikrar sağlamak üzere Libya'da göreve başlamasının üzerinden geçen bir yılın, Meclisin aldığı kararın ne kadar doğru olduğunu açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.