TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU


TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Nimettullah Erdoğmuş başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

17 Kasım 2020 Salı

TBMM Başkanvekili Erdoğmuş, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, Karabağ'ın işgalden kurtarılarak Azerbaycan'a karşı işlenen insanlık ve savaş suçları sonunda, Azerbaycan Türklüğünün demir yumruğuyla cezalandırıldığını belirtti.

"Azerbaycan Türkünün sevinci bizim sevincimiz, gururu bizim gururumuzdur." diyen Osmanağaoğlu, Azerbaycan Türklüğünün bu şanlı zaferini mutluluk ve iftiharla yürekten kutladıklarını ifade etti.

Osmanağaoğlu, "Vatandaşlarımızın, Karabağ'ı kendi öz vatanı ve orada çarpışan orduyu kendi öz ordusu olarak görmesini herkes doğru okumalı ve anlamalı. Türk dünyası birdir ve bütündür. Coğrafyasıyla, tarihiyle ve vatanıyla bu birliğin önünde kimse duramaz. Karabağ'ın işgalden kurtarılması, 30 yıl süren ayrılığın sona erdirilmesi, Türk'e kefen biçenlere ders olsun." dedi.

Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdülkadir Karaduman, mesleğine atanmayı bekleyen yüzbinlerce öğretmen adayının her yıl sınavlara girdiğini, bir yandan da geçim sıkıntısıyla uğraştığını söyledi. Atama bekleyen öğretmenlerin geçimlerini sağlayabilmek için farklı işler yapmak zorunda kaldığını dile getiren Karaduman, görevlerine atanmayı bekleyen 700 binden fazla öğretmen adayı varken okullarda ücretli öğretmenlik gibi garip bir yöntemle öğretmen ihtiyacının giderilmeye çalışıldığını ifade etti.

Karaduman, ücretli öğretmenlik uygulamasının atanması yapılmayan öğretmenler için ağır bir hakaret olduğunu savunarak, bu uygulamanın derhal sonlandırılmasını, atama bekleyen öğretmenlerin görevlerine atanmasını istedi.

AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, Ankara'da kırsal kalkınmaya yönelik yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, KKTC'nin 37'nci kuruluş yıl dönümünü kutladığını anımsatarak, 15 Kasım'ın, Kıbrıs Türk halkının verdiği milli mücadelenin bir devlet olarak taçlandırıldığı gün olduğunu belirtti.

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş başta olmak üzere tüm emeği geçenleri ve kahraman Türk askerlerini rahmet ve minnetle andığını ifade eden Türkkan, "Yıllar önce 'Milli davalar şahsileştirilmez.' diyerek Annan Planı'na imza atmadığı ve masaya oturmadığı için Rauf Denktaş'a olmadık hakaretlerde bulunanlara, eleştirenlere de seslenmek istiyorum: Umuyorum şimdi, Denktaş'ın aziz hatırası önünde utanıyorlardır. O gün Rauf Denktaş dik durmasaydı dün Maraş'a gidenler bugün Maraş'a ayağını bile süremezlerdi. KKTC, önümüzdeki yıllar içerisinde de ilelebet yaşayacak bir cumhuriyet olmaya devam edecektir." dedi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Kıbrıs Barış Harekatı ile tarihe mührünü vuran Kıbrıs Türklüğünün var oluş mücadelesinin 15 Kasım 1983'te bağımsızlık ilanıyla taçlandığını ve yeni bir Türk devleti kurulduğunu dile getirerek, KKTC'nin 37'nci kuruluş yıl dönümünü kutladı.

Akçay, "Kıbrıs'ta gerçeklere dayanan, adil, iki toplumlu, iki devletli bir yapı tesis edilmeden, kalıcı bir çözüm olmadan Kıbrıs davamıza halel getirecek girişimler bizim için yok hükmündedir." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin KKTC ziyaretinin önemine de dikkati çeken Akçay, "Türkiye, Kıbrıs Türk halkının varlığının, egemenlik haklarının, eşit statüsünün korunmasına ve Kıbrıs Türklerinin haklı davasına sahip çıkmaya devam edecektir. KKTC ve Türkiye arasındaki kardeşlik bağları önümüzdeki dönemlerde ekonomik, siyasi ve kültürel hamlelerle perçinlenecektir." şeklinde konuştu.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Diyarbakır'da 2017'de öldürülen Kemal Korkut davasında şüpheli polis hakkında Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin beraat kararı verdiğini söyledi. Kararı eleştiren Oluç, "Adalet Bakanı geçen gün, 'Yargıçlar yasalara bakıp karar vermeli' dedi. Çok merak ediyoruz. Bu yargıçlar neye bakarak karar verdiler? Bu ülkede mahkemeler hukuksuzluğun resmi adresi haline gelmiştir." görüşünü savundu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, KKTC'nin 37. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla devlet adına Türkiye'den bir heyet gittiğini, heyette siyasi partilerden neden sadece MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin olduğunu sordu.

Meclis'te sadece MHP'nin bulunmadığını belirten Altay, "İşinize geldiği zaman 'Bu bir milli davadır, kol kola girelim, el ele tutuşalım.' diye nutuklar atarsınız, ağlamasını bilirsiniz ama 7 tane uçakla Kıbrıs'a giderken CHP'ye, İYİ Parti'ye, HDP'ye yani Meclisteki siyasi parti gruplarına nezaketen bir 'Buyrun.' denmez mi?" ifadesini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında İçişleri Bakanlığı emriyle soruşturma açıldığını anımsatan Altay, "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız hakkında açılan idari soruşturma, olası bundan sonra yapılabilecek adli soruşturma ne Ekrem İmamoğlu'nu ne CHP'yi doğruları söylemekten geri durdurur." dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Azerbaycan'a asker gönderilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresinin görüşüleceğini anımsatarak, "Dost ve kardeş ülke Azerbaycan'a asker gönderilmesine ilişkin tezkereye tüm partilerimizin özellikle Azerbaycan Milli Diriliş Günü'nün olduğu bugünde destek vermesini talep ediyoruz." diye konuştu.

KKTC'nin kuruluşunun 37'nci yıl dönümü kutlamalarına KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın daveti üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin birlikte katıldığını dile getiren Turan, buradaki program kapsamında 46 yıl sonra açılmaya başlanan "Kapalı Maraş" bölgesinde toplantılar yapıldığını, Lefkoşa Acil Durum Hastanesinin de açıldığını kaydetti.

Kıbrıs'ın bir milli dava ve kırmızı çizgi olduğunu vurgulayan Turan, "Kıbrıs Türklerinin haklarını, Doğu Akdeniz'deki uluslararası hukuktan doğan haklarımızı korumakta sonuna kadar kararlıyız." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Altay'ın eleştirilerine de yanıt veren Turan, şunları kaydetti:

"Biz, Cumhur İttifakı'nın paydaşları olarak onurla, gururla KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın davetine icabet ettik. İsterdik ki tüm partilerin genel başkanları da aynı heyecanla, aynı gururla o toplantıya katılsaydı. Kıbrıs meselesine polemikçi bir yaklaşımla 'Uçak vardı, yoktu.', 'Sen çağırıldın, ben çağırılmadım.' tarzı bir söylemle yaklaşmanın ne Kıbrıs'ımıza ne Meclisimize hiçbir faydası olmayacak. Biz, Cumhur İttifakı'nın paydaşı olan genel başkanlarla gitmekten onur duyuyoruz; siz de Millet İttifakı'nın paydaşı olan partilerle beraber gelseydiniz, beraber orada olsaydınız."

MHP Grup Başkanvekili Akçay da CHP'li Altay'ın, MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin KKTC'ye gidişinden neden rahatsız olduğunu sordu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun da uçakların tahsisi meselesine fazla takıldığını, Bahçeli'ye de ayrı bir uçak tahsis edildiğini söylediğini aktaran Akçay, "Özel bir uçak tahsisi söz konusu değil. Sayın Genel Başkanımız, Meclis Başkanvekilimiz Celal Adan ve eski meclis başkanları, bazı bakanlar ve milletvekilleriyle beraberdi. Eğer bir davet bekliyorsanız ve davet edilmediyseniz siz de gitseydiniz. Size de kimse niye geldiniz demezdi." ifadesini kullandı.

Kapalı Maraş'ın açılmasının önemine değinen Akçay, "Kapalı Maraş'ın açılmasından, Cumhurbaşkanımız ve Sayın Genel Başkanımızın büyük bir heyetle kutlamalara katılmasından Rumlar ve Yunanistan'ın rahatsızlığını biliyoruz da Sayın Kılıçdaroğlu, siz neden bu kadar rahatsız oldunuz, anlamadım." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Altay, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, bu ziyaretin bir davet üzerine mi yoksa Bahçeli ile birlikte oraya gitmek istemesi üzerine mi gerçekleştiğinin açığa kavuşması gerektiğini söyledi. Engin Altay, "Eğer KKTC'nin seçilmiş Cumhurbaşkanı Tatar, sadece Sayın Cumhurbaşkanı'nı ve Bahçeli'yi davet etmişse büyük ayıp etmiştir. Bu, siyasi partilerden önce TBMM'ye Ersin Tatar tarafından yapılmış bir saygısızlıktır." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Turan, KKTC Cumhurbaşkanı Tatar'ın, kuruluş yıldönümü etkinliklerine hem CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu hem de İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'i davet ettiğini belirterek, "Seneye de bütün partilerle gitme talebimizi yinelemek istiyorum." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Altay, "Erdoğan, Cumhurbaşkanı sıfatıyla oraya gitmişse, buyrun beraber gidelim nezaketeni göstermek zorundadır. O gittiği uçak babasının malı değil devletin uçağıdır. Ayıp, yanlış, kusurlu olan budur." görüşünü savundu.

Genel Kurulda, grup başkanvekillerinin söz almasının ardından, TBMM ve Sayıştayın 2019 yılı harcamalarına ait dış denetim raporlarının inceleme sonuçları bilgiye sunuldu.

"Ermenistan'ın Azerbaycan'a Saldırması ile Başlayan Gerilim ve Çatışma Sürecinde Yaşanan Hak İhlalleri ve Türkiye'deki Ermeni Vatandaşlarımızın Durumu Alt Komisyonu"nun Azerbaycan'ı ziyaret etmesine ilişkin TBMM Başkanlığı tezkeresi kabul edildi.

Daha sonra partilerin grup önerileri görüşüldü.

İYİ Parti'nin "Kanal İstanbul", HDP'nin "pandemi sürecinde sağlık sistemi", CHP'nin "adil yargılama" ile ilgili verdikleri araştırma önergelerinin öngörüşmelerinin bugün yapılmasına ilişkin önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulun gündemi ve çalışma saatlerine ilişkin kabul edilen AK Parti Grup önerisine göre, Genel Kurulda bugün Azerbaycan'a asker gönderilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi görüşüldü.

Tezkerenin görüşmelerinde söz alan İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ahat Andican, Azerbaycan'ın Karabağ'daki zaferinin, büyük Ermenistan hayallerinin çöpe atılmasını sağladığını belirtti.

Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki antlaşmanın Karabağ sorununu nihai bir çözüme ulaştırmadığını savunan Andican, "Benim inancıma göre asıl Karabağ sorununun halledileceği dönem şu anda başlıyor ama diplomasi masasında ama uluslararası siyaset boyutunda. Azerbaycan, Türkiye ve Türk dünyası için çok büyük bir anlam taşıyan bu zaferi hamasi nutuklarla kutlamak yerine gerçekçi bir bakış açısıyla tespitler yapmanın ve geleceğe yönelik projeksiyonları bugünden itibaren yapmanın gerekli olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.

Türkiye'nin kuracağı gözlem noktalarına gönderilecek İHA'ların, Türk subayları tarafından kontrol edilmesi ve verilerin yine Türk askerleri ve subayları tarafından analiz edilmesi gerektiğini vurgulayan Andican, bu durumda gözlem noktalarının bir fonksiyonu olabileceğini söyledi.

MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, Azerbaycan'ın şerefli ve tarihi bir zafer kazandığını, bu zaferin Türklüğün şahlanışı olduğunu belirtti.

Özdemir, Dağlık Karabağ meselesinin, sorunun çıktığı ilk günden itibaren önem verilen alanlardan biri olarak görüldüğünü kaydetti.

Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki antlaşmaya göre bölgede ateşkese uyulup uyulmadığının denetlenmesi amacıyla işgalden kurtarılan Azerbaycan topraklarında bir ortak merkez oluşturulacağını anlatan Özdemir, bu merkezde Azerbaycan'ın talebi üzerine Türkiye ve Rusya'nın müştereken yer almalarının kararlaştırıldığını ifade etti.

Azerbaycan'ın belirleyeceği yerlerde Türkiye'nin Rusya ile kuracağı ortak merkezde ve bu merkezin icra edeceği faaliyetlerde Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ile lüzumu görülen sivil personelin görev yapmasının amaçlandığını dile getiren Özdemir, şunları kaydetti:

"Azerbaycan'ın talebi üzerine bölgeye gidecek olan Mehmetçik, Azerbaycan'a sunduğumuz taahhütlerimizi yerine getirirken bir ananın iki oğlu, bir amacın iki kulu olarak kader birlikteliğimizi pekiştirecektir. Ayrıca, Kafkasya'nın huzur, güvenlik, barış ve istikrarının tesisinde sorumluluk üstlenecektir. Açıkça söylemek gerekir ki aynı bölgede, Azerbaycan'ın yanında omuz omuza durmamız ortak gelecek inşamızın ve ülkemizin menfaatlerini korumanın da bir gerekliliğidir. Biz, dün de Azerbaycan'da yaşayan soydaşlarımızla beraberdik, bugün de beraberiz ve yarın da Allah'ın izniyle bir ve beraber olmaya devam edeceğiz. Bunun yanı sıra savaş boyunca Ermenistan'ın bölgeye Suriye'den PKK/PYD bünyesindeki çok sayıda teröristi getirdiği malumdur. Kafkasya'da milli güvenliğimize doğrudan tehdit oluşturan bu teröristlerin varlığına asla göz yumamayız. Bu kapsamda, Mehmetçik, milli bekamız için Karabağ'da önemli ve mutlak gerekli bir görevi ifa edecektir."

HDP Adana Milletvekili Tulay Hatımoğlulları Oruç, Ermenistan-Azerbaycan savaşında hem Ermenilerin hem Azerbaycanlıların çok büyük bir travma yaşadığını, savaşın bedelini iki kardeş halkın ödediğini söyledi.

Oruç, "HDP olarak hangi gerekçeyle olursa olsun halkların birbirine kırdırtılmasına, bölgesel çatışmaların derinleştirilmesine, komşu halklarımızın birbiriyle çatışmasına dün 'Evet' demediğimiz gibi bugün de 'Evet' demiyoruz. HDP bu Meclis'te faaliyet yürüttüğü günden bugüne kadar da hiçbir askeri tezkereye evet demedi, hepsine ret verdik. Biz dış siyasette diyalog, barış ve siyasi yöntemlerle çözüm konusundaki ısrarın ikinci plana atılmaması konusundaki kararlılığımızı hep ifade ettik." diye konuştu.

Tezkere üzerinde CHP Grubu adına söz alan CHP İstanbul Milletvekili Ünal Çeviköz, CHP'nin, dost ve kardeş Azerbaycan'ın tasada ve kıvançta her zaman yanında durduğunu söyledi.

"Her zaman Azerbaycan'ın sevincini sevincimiz bilir, acısını yüreğimizde hissederiz" diyen Çeviköz, 1991 yılında Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Azerbaycan'ı ilk tanıyan ülke olarak çok yönlü dayanışma sergilenmesi ve Türkiye ile Azerbaycan arasındaki güçlü ilişkilerin ilerletilmesini her zaman kuvvetle desteklediklerini ifade etti.

Çeviköz, Azerbaycan'ın Ermenistan tarafından işgal edilen topraklarının kurtarılarak yeniden ana vatana katılmasını memnuniyetle karşıladıklarını dile getirerek, şöyle konuştu:

"Umalım ki bu ateşkes, zamanla bir barış anlaşmasına dönüşsün, Kafkasya'da kalıcı barış ve istikrar sağlansın, bölge halkları huzura kavuşsun ve bir daha kan dökülmesin. Ondan sonra bir imar faaliyeti başlayacaktır. İster demir yolu olsun ister kara yolu olsun, Nahçıvan'ı Azerbaycan'a bağlayacak olan ulaşım koridoru Ermenistan toprakları üzerinden geçecektir. Buradaki inşa faaliyetlerinde Türkiye'nin de katkıda bulunması kuşkusuz bölge barışına büyük bir katkı ve kazanım sağlar ama şunu unutmamak gerekiyor: Bütün bunların yapılabilmesi için Azerbaycan-Ermenistan barışının sağlanması kadar Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin de o barışla uyumlu şekilde normalleşmesi gerekiyor. Buna, 'Bugünün konusu değil' diye bakmamak, tarih önünde bu yükümlülüğü ve görevi şimdiden dile getirmek ulusal bir sorumluluktur."

Tezkerenin, Türkiye ile Azerbaycan Arasında Stratejik Ortaklık ve Karşılıklı Yardım Anlaşması taahhütleri kapsamında da değerlendirilerek ileride Kafkasya'da ortaya çıkabilecek Ermenistan ve Azerbaycan'ın taraf olduğu kapsamlı bir çatışmada TBMM'nin devre dışı bırakılmasına neden olabilecek bir zemin hazırladığını savunan Çeviköz, 16 Ağustos 2010 tarihinde imzalanan anlaşmanın birinci ve ikinci maddelerinin, Birleşmiş Milletler şartının 51. maddesi kapsamında, taraflardan birinin saldırıya uğradığında karşılıklı yardımı öngördüğünü belirtti.

Çeviköz, "Söz konusu ikili anlaşmaya dayandırılan paragrafın hemen ardından tezkerede hudut, şümul, miktar ve zamanı Cumhurbaşkanınca takdir ve tayin olunacak şekilde Türk Silahlı Kuvvetlerinin ortak merkezin görevlerinin ifası yönünde hareket etmek üzere yabancı ülkelere gönderilmesi için yetki isteniyor. Başlangıçta, ortak merkezde ve onun icra edeceği faaliyetlerde görev yapması için TSK personelinin gönderilmesi vurgulanırken son paragrafta kullanılan ifadeler, TSK'nın muharip görevler de dahil bu bölgedeki bir savaşın tarafı olarak kullanılması yetkilerini de kapsayacak şekilde genişletilmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

Böyle bir tezkerenin hudut ve şümulünün TBMM tarafından belirlenmesi gerektiğini ifade eden Çeviköz, "Bu tezkereyle verilen yetkinin Azerbaycan, Rusya ve Ermenistan arasında 10 Kasım tarihinde varılan mutabakatın öngördüğü keşif, gözetleme, elektronik destek, istihbarat ve istihbarata karşı koyma yetenekleriyle teçhiz edilmiş personele yönelik olması gerekir. Biz, bu tezkereye bugün olumlu oy verirken bu anlayışla oy kullanıyoruz yani ortak merkezde görev yapacak olan personele yönelik olarak oyumuzu kullanıyoruz." dedi.

TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı, AK Parti Sivas Milletvekili İsmet Yılmaz, AK Parti Grubu adına yaptığı konuşmada, Türkiye'nin, Azerbaycan'ın kabul edeceği çözüme razı olduğunu, her şartta desteğin devam edeceğini söyledi.

"Türkiye bu anlaşmanın neresinde?" diye sorulduğunu aktaran Yılmaz, "Azerbaycan neresindeyse Türkiye de oradadır. Zira, Türkiye Azerbaycan'dır; Azerbaycan Türkiye'dir." ifadesini kullandı.

Otuz yıldır süregiden, bir kuşağın yaşadığı travmaları yansıtan, adeta kemikleşmeye başlamış çözümsüzlük ortamı dikkate alındığında bu defa ulaşılan mutabakatın, ihtilafın kalıcı çözüm için önemli bir fırsat sunduğunu dile getiren Yılmaz, "Azerbaycan halkı memnun mu? Memnun. Azerbaycan ordusu zafer kazandı mı? Kazandı. Bizim bundan başka dileğimiz olmaz." diye konuştu. Yılmaz, şunları kaydetti:

"Anlaşmayla Azerbaycan'ın işgale uğrayan topraklarının beşte birine tekabül eden arazinin çok büyük bir bölümü Azerbaycan'a iade edilmekte, yerlerinden edilmiş 1 milyonu aşkın Azerbaycanlı kardeşimize evlerine dönüş yolu açılmaktadır. Bu mutabakatın en az imzalanması kadar önemli bir diğer boyutu da ateşkesin gözlemlenmesi ve denetlenmesidir. Bu amaçla bir Türk-Rus ortak merkezi kurulması için 11 Kasım'da Rusya'yla bir mutabakat anlaşması imzalanmıştır. Mutabakat zaptına göre, Türk askeri ve sivil personeli Rus muhataplarıyla birlikte ateşkesi müştereken denetleyecektir. Türkiye'nin bu görevi üstlenmesi, dostumuz ve kardeşimiz Azerbaycan'ın bizden önemli bir beklentisidir, bölgede kalıcı barışın kurulması çabalarına önemli bir katkı sağlayacaktır. Türk askerinin sahip olduğu deneyimle ateşkes rejimine uyulduğunu denetlemek için sahadaki mevcudiyeti, Azerbaycan ve tüm diğer taraflar için bir güven unsuru olacaktır."

Yılmaz, Türkiye'nin, Azerbaycan'ın isteği üzerine, sahada ve masada Azerbaycan'ın yanında olmaya devam edeceğini belirterek, "Türk askeri neredeyse orada huzur vardır, orada barış vardır, orada kardeşlik vardır." dedi.

Elde edilen tarihi zaferin korunması için Türk askerinin Azerbaycan'da ve Karabağ'da varlık göstermesinin elzem olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Bölgeye asker gönderilmesi tezkeresinin özeti de budur. Bugün de Karabağ'da, Azerbaycan'da ateşkesin tesisi, ihlallerin önlenmesi, bölge barışı ve istikrarının sağlanması ve ortak merkezde görev almasına onay verilmesi tarihi ve stratejik bir zorunluluktur." diye konuştu.

Oylamada, Azerbaycan'a asker gönderilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Bu arada, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de TBMM Genel Kurulunda Azerbaycan tezkeresinin görüşüldüğü oturuma katıldı.

Milletvekilleri, tezkere görüşmelerine yoğun katılım gösterdi.

Tezkerenin kabul edilmesinin ardından, Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.

****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.