TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU


TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Haydar Akar başkanlığında toplandı. Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

15 Ekim 2020 Perşembe

Akar, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

Saadet Partisi (SP) Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman, "Pandemi döneminde üniversitelilerin yaşadığı sorunlar", CHP Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel "Tarımsal desteklemeler ve çiftçilerin sorunları" ve AK Parti Burdur Milletvekili Bayram Özçelik "Burdur Gölü ve Salda Gölü" hakkında birer konuşma yaptı.

SP'li Karaduman, Türkiye'de her üç gençten birinin işsiz olduğunu ancak bu durumun hükümetin umrunda olmadığını iddia etti. İktidarın, gençlerin Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü borçlarını silmek yerine, 3 bin borçlu genci icra takibine aldığını söyleyen Karaduman, Türkiye'de her 10 gençten 9'unun borçlu olduğunu, 6'sının ise başka ülkelerin vatandaşı olmak istediğini öne sürdü.

Karaduman, gıda ve tarım gibi insan sağlığıyla doğrudan ilişkili konularda düzenleme yapılırken daha titiz ve şeffaf davranılması gerektiğini ancak Genel Kurul'da görüşmeleri geçen hafta başlayan "Gıda, tarım ve orman alanında düzenlemelere ilişkin teklifin" bu özellikleri taşımadığını savundu. Teklifte, tüketilen bir ürünün GDO'lu veya sağlıksız olduğunu teşhir edenlere yönelik para cezaları öngörüldüğünü anlatan Karaduman, düzenlemeyle insanları zehirlemeye çalışan odaklara imkan tanınacağını öne sürdü. Karaduman, "Tüketilen bir ürünün GDO'lu olduğuna dair kimse hiçbir şey yazamayacak, nişasta bazlı olduğunu, küresel şirketlerin insanları nasıl zehirlediğini kimse söyleyemeyecek. İthal pirinçlerin paketlerine yerli yazan firmalar teşhir edilemeyecek." ifadelerini kullandı.

CHP'li Gökçel, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü'nü kutladı. Çiftçinin zarar ettiğini ve borçlarının 160 milyar liraya çıktığını söyleyen Gökçel, iktidarın çiftçinin bu yükün altında ezilmemesi için bir şey yapmadığını, ülkeyi ithalat cennetine çevirdiğini öne sürdü. Tüm çiftçilerin dertli olduğunu öne süren Gökçel, "Ülkede dertli olmayan bir kesim var, yandaşınız olan ithalat baronları. 28 liradan et ithal ettiniz. AKP iktidarı, tarımı bitirme politikasında çok başarılı." sözlerini sarf etti.

"İktidarın lafa gelince atıp tuttuğunu" öne süren Gökçel, "Bal, bal denilince ağız tatlanmıyor." ifadesini kullandı. Cengiz Gökçel, "iktidarın çiftçisine olan borcunu ödemek yerine yandaş müteahhitlerin milyarlarca liralık borcunu bir gecede sildiğini" de iddia ederek çiftçinin tarımsal destek ödemelerinin zamanında yapılmasını beklediğini belirtti.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Gökçel'in "yandaş şirketin borçlarının silindiği" yönündeki iddiası hakkında yerinden söz alarak "Damga Vergisi Kanunu'na uygun olarak dışardan döviz getiren şirketlere bir hak tanınıyor, herhangi bir şirkete yönelik özel bir uygulama yapılmıyor." dedi.

Gökçel, yeniden söz alarak iktidarın tarım sektörü ihracatına yönelik destekleri ortadan kaldırdığını söyledi.

AK Parti'li Özçelik, Burdur Gölü Havzası'nın Türkiye'de en az yağış alan yerlerden biri olduğunu, Göl'ün kotunun 1970'li yıllardan bugüne 17 metre azaldığını anlattı. Göl'ün yüzey alanındaki azalmanın da dikkat çektiğini vurgulayan Özçelik, iktidarları döneminde Burdur Gölü'ne ilişkin önemli yatırımlar yapıldığını söyledi. Burdur Gölü çevresindeki tarım arazilerinin kapalı sistem sulama imkanı sağlandığını kaydeden Özçelik, Burdur Gölü'nde buharlaşmanın önlenmesine yönelik Ar-Ge çalışmaların yürütüldüğünü belirtti.

Özçelik, Burdur Gölü'ne Menderes'in bir kolundan yılda bir veya iki ay su takviyesi yapılması gerektiğini vurgulayarak "Bu konuda DSİ'nin mutlaka atım atması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." diye konuştu.

Su Yönetimi Genel Müdürlüğünün ilgili bakanlıklar yaptığı çalışma bağlamında 580 sayfa Burdur Gölü Nehir Havza Planı hazırladığını da aktaran Özçelik, bu kapsamdaki planda belirlenen 7 maddenin uygulanmasının Göl'ün kurtarılması için elzem olacağına dikkati çekti.

Özçelik, Salda Gölü'nün çevresinin temizlendiğini, araç girişlerinin yasaklandığını ve "Saldivler" olarak da adlandırılan alandan göle girişlerin yasaklandığını ancak karşı tarafındaki alanlardan girişlerin devam edeceğini anlattı. Özçelik, "Ocak ayından bu yana 712 bin kişi Salda Gölü'müzü ziyaret etti. Sizleri de dünya harikası Salda Gölü'müzü görmeye davet ediyoruz." dedi.

Genel Kurulda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, grubu adına yaptığı konuşmada, Çin'in, Uygur Türklerine yönelik politikalarına karşı uluslararası tepkiye, Türkiye'nin de katılması gerektiğini söyledi.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Karabağ topraklarının terörist Ermenistan'ın işgalinden kurtarılması için Azerbaycan'ın, hukuka uygun ve mikro cerrahi hassasiyetiyle hedefleri imha ettiğini, askeri hedefleri vurduğunu kaydetti.

Bülbül, Ermenistan'ın insanlık suçu işlemek kastıyla Azerbaycan'da, cepheden uzak illere saldırdığına ve sivilleri şehit ettiğine dikkati çekerek "Azerbaycan inşallah adım adım, büyük kararlılık ve motivasyonla hedefine ulaşacak." diye konuştu.

Oruç Reis'in sismik araştırmalarına devam edeceğini anımsatan Bülbül, Mavi Vatan'da hukuki haklarını kullanan Türkiye'nin, dünyada uluslararası hukukun gereği neyse onun peşinde olduğunu vurguladı.

Bülbül, "Türkiye kimsenin hakkını gasbetmenin peşinde değildir, kendi haklarının gasbedilmesine müsaade etmeyecektir." ifadesini kullandı.

Fatih sondaj gemisinin faaliyetleri sonucunda keşfedilen doğal gaz rezervinin bu hafta sonu açıklanacağını anımsatan Bülbül, bu faaliyetlerin Türkiye için çok önemli olduğuna ve alınan sonuçlardan büyük mutluluk duyduklarına işaret etti.

MHP'li Bülbül, CHP'nin, Genel Kurulun dünkü birleşiminde, TBMM Başkanlığının Azerbaycan Meclisinin davetine icabet etmesine yönelik tezkeresinin okunmasının ardından yoklama talep ettiğini ve yeterli sayıda milletvekili olmadığı için birleşimin kapandığını hatırlattı.

Bülbül, CHP'nin dünkü yoklama talebiyle Azerbaycan açısından bu kadar hassas bir dönemde, usul imkanlarından faydalanarak planları zora sokmasından ve birleşimin kapanmasına neden olmasından duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, 15 Ekim'in partisinin 8. kuruluş yıl dönümü olduğunu, bütün baskılara ve engellemelere rağmen demokratik mücadele zemininde kaldıklarını savundu.

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun, insan hakları ihlallerini araştırmak ve bunları ortadan kaldırmak için çalışması gerektiğini belirten Oluç, cezaevlerinden gelen başvurulara "dayanaktan yoksun" şeklinde karar veren kurumun, başvurulara ciddiyetle eğilmesi gerektiğini söyledi.

Oluç, Resmi Gazete'de yayımlanan bir yönetmelik değişikliğiyle terörle mücadele eden personelin işledikleri suçlar nedeniyle yargılanmaları halinde tutacakları avukatlar için ödeyecekleri ücretlerin devlet tarafından karşılanacağını, bu durumun devletin söz konusu görevlileri suça teşvik edeceği anlamına geldiğini iddia etti.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Sağlık Uygulama Tebliği'nin son olarak 2005 yılında güncellendiğini, döviz kurundaki artışa rağmen o tarihten bu yana çölyak hastalarının tedavisi için devletin ödeyeceği tutarların artırılmadığını söyledi. Özel, çölyak hastalarının sesinin duyulmasını ve bu güncellemenin bir an önce yapılmasını istedi.

Özel, Genel Kurulda görüşülen kamu mali yönetimi ve kontrolüne ilişkin kanun teklifinin, Meclis'in bütçe hakkını elinden alacağını ve şeffaflığı ortadan kaldıracağını ileri sürdü.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Özel'in sözünü ettiği kanun teklifinin, toplumun ihtiyaçlarını karşılayacağını, sonuç odaklı olmayı sağlayan teknik bir teklif olduğunu ve gelişmiş ülkelerin bütçe hazırlama tekniklerinden birinin ülkede uygulanmasını sağlayacağını anlattı.

Muhalefetin, demokrasinin en kıymetli tarafı olduğuna ancak iktidarın her adımının karşısında olmaması gerektiğine dikkati çeken Turan, Azerbaycan'a gerçekleştirilmesi planlanan ziyarete ilişkin oylanması gerekmeyen Meclis Başkanlığı tezkeresinin okunması sırasında CHP'nin yoklama talep ederek Genel Kurulun kapanmasına neden oluşunun, doğru olmadığını söyledi.

AK Partili milletvekillerinin o sırada nerede bulunduğuna ve Meclis'te hangi çalışmaları yürüttüğüne yönelik liste bulunduğunu bildiren Turan, "İktidarlar, muhalefetler değişir ama Azerbaycan gibi gündemlerde, ortak meselelerimizde çocukça yaklaşımlarla gol atmak, yoklama istemek Meclis çalışması değil. Dün sizin de ulusalcı, milliyetçi, devletçi vekillerinizin rahatsızlığını ben duydum, konuştum. Orada yoklama olmaz, ayıptır." dedi.

Bülent Turan, ayrıca 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü'nü kutladı.

TBMM Başkanvekili Haydar Akar, AK Parti Grup Başkanvekili Turan'ın, Meclis Başkanlığı tezkeresine yönelik "oylama yapılmayacağı" yönündeki sözlerinin doğru olmadığını, tezkerenin oylanması gerektiğini, iç tüzük gereği de oylama öncesinde 20 milletvekilinin yoklama talep edebileceğini anlattı.

Akar, Meclis Başkanvekili olarak dün izlediği usulün TBMM İç Tüzüğüne uygun olduğunu belirterek "Siz burada yeterince milletvekiliyle bu tezkerenin bir an evvel geçmesini sağlayabilirsiniz." dedi.

MHP'li Bülbül, Akar'ın sözlerine, "Bu teamülü siz de çok iyi biliyorsunuz. Bunu AK Parti'ye sorumluluk olarak yüklemeniz ve hatırlatma yapmanız hiç şık olmadı." diye karşılık verdi.

Turan da Akar'ın, CHP adına cevap verdiğini belirtti.

Akar, "CHP adına cevap vermiyorum. Şimdi ben de bir sataşma yapayım buradan, Sayın Süreyya Sadi Bilgiç kadar hiç cevap vermiyorum." ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, sataşmadan söz talep ederek kürsüye çıktı.

Genel Kurulda bir ilk yaşandığını belirten Bilgiç, aslında aralarında konuşmaları gereken bir konunun, herkesin önünde konuşulmasından duyduğu üzüntüyü ifade etti.

İç tüzükte tezkerelerin oylanmasına ilişkin maddeyi okuyan Bilgiç, "Meclis yazılı kurallara, iç tüzüğe göre ama aynı zamanda teamüllere göre de yönetilir." şeklinde konuştu.

Özgür Özel, Azerbaycan'a yönelik ziyareti gerçekleştirecek heyetin harcamalarının olacağını, bu nedenle tezkerenin oylanması gerektiğini belirterek "Teamüller çok önemlidir ama tahammül bitince teamüller kalmaz. Anayasaya uymazsan benden teamül bekleyemezsin." diye konuştu.

İktidarın meseleyi Azerbaycan üzerinden hamasete döktüğünü savunan Özel, "Bizim ciğerimiz yanıyor. CHP'nin ciğerini oyacaksınız. Anayasayı tanımayan mahkeme kararı var. Tahammülün bittiği yerde teamül olmaz. Bütçe dahil hiçbir teamüle uymayacağımızı açıkça ilan ediyoruz." sözlerini sarf etti.

Turan, dünkü yoklama sırasında Genel Kurula, İYİ Parti ve CHP'li milletvekillerinin katılmadığını söyledi.

İYİ Parti Denizli Milletvekili Öztürk, partisi adına kürsüden söz alarak AK Parti TBMM Grup Toplantısı'na dün bütün AK Parti milletvekillerinin katıldığını ancak tezkere oylaması sırasında Genel Kurulda olmadıklarını savundu.

Meclis'i çalıştırmak zorunda olan grubun iktidar partisi olduğunu anlatan Öztürk, "Azerbaycan tezkeresine 'evet' oyu kullanacağımızı birazdan görürsünüz, bu konuda hamaset yapmanıza gerek yok." ifadesini kullandı.

AK Partili Turan, yeniden söz alarak "Meclis'i 18 yıldan beri kimin çalıştırdığı belli. Sorumluluğu kabul ediyoruz, eksiksek tamamlayalım. Bütün milletvekillerimizin nerede olduğunu biliyoruz, hasta olan, komisyonda olan var. Burada fiziken var olup da katılmamak ayıp." ifadelerini kullandı.

Özel, Turan'ın, bazı CHP'li milletvekillerinin dünkü durumdan rahatsız olduğunu söylediğini anımsatarak Turan'dan o milletvekillerinin isimlerini açıklamasını istedi.

Genel Kurulda daha sonra, TBMM Başkanı Mustafa Şentop ve beraberindeki parlamento heyetinin Azerbaycan'a yapacağı ziyarete ilişkin Meclis Başkanlığı tezkeresi oylanarak kabul edildi.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.