TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU


TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş başkanlığında toplandı. "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" Genel Kurul'da kabul edilerek kanunlaştı. TBMM, alınan karar gereği 1 Ekim 2020 Perşembe gününe kadar tatile girdi.

28 Temmuz 2020 Salı

TBMM Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş, üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, "cezaevlerindeki düşünce suçlularına" ilişkin gündem dışı konuşmasında, aydınların dönem dönem cezaevine alınarak terbiye edilmeye çalışıldığını öne sürdü.

Silivri Cezaevi'ni ziyaret ettiğini belirten Çakırözer, Osman Kavala davasını anımsattı. Osman Kavala'nın bir yıldır haksız yere tutulduğunu iddia eden Çakırözer, Kavala'nın bir an önce tahliye edilmesi gerektiğini savundu.

Eski HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın yargılandığı davaya da değinen Çakırözer, Demirtaş'ın düşüncesini dile getirdiğini ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi karalarının hiçe sayılarak, cezaevinde tutulmaya devam edildiğini öne sürdü.

Hiçbir darbe döneminde, bu dönemde olduğu kadar gazeteci ve aydının cezaevine alınmadığını savunan Çakırözer, Müyesser Yıldız, Barış Pehlivan ve Ahmet Altan gibi gazetecilerin keyfi uygulamalarla özgürlüklerinin çalındığını ileri sürdü.

Çakırözer, "düşünce suçluları için gerekirse bir yargı paketi daha çıkarılarak, Türkiye'nin bu ayıptan kurtarılması gerektiğini" söyledi.

HDP Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan Şanlıurfada'ki tarım sektörünün sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşmasında, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'yi eleştirdi.

Çiftçilere ödenen tarım desteğinin blokeli olduğunu, domatesin kilosunun tarlada 50 kuruşa satıldığını, yapılan çalışma ve açıklamaların da algı oluşturmaktan ibaret olduğunu belirten Öcalan, DEDAŞ'ın elektrik kesintileri nedeniyle hayvanların sussuzluktan kırıldığını ileri sürdü.

Karadeniz'de üretilen fındık için devletin taban alım fiyatı belirlediğini anımsatan Öcalan, Şanlıurfa ve Gaziantep'te üretilen fıstık için de devlet tarafından taban fiyat belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

AK Parti Kayseri Milletvekili Hülya Nergis de "AK Parti hükümetleri döneminde kadına karşı şiddetle alakalı alınan kararlar ve yapılan çalışmalara" değindi.

Şiddetin dini, rengi ve ırkı olmadığını vurgulayan Nergis, dünyanın birçok ülkesinde kadınların şiddete kurban gittiğini belirtti.

Nergis, dünyada her yıl 1,4 milyon insanın şiddet nedeniyle hayatını kaybettiğini, 3 kadından birinin şiddete maruz kaldığını ve 10 şiddet olayından birinin güvenlik birimlerine intikal ettiğini kaydetti.

Geçen yılın Haziran ayına göre kıyaslandığında, bu yılın Haziran ayında kadına yönelik şiddet olaylarında yüzde18'lik düşüş gözlendiğini belirten Nergis, "Bizim için her can çok kıymetlidir. Bu nedenle hükümetlerimiz döneminde önemli yasal düzenlemeler yapıldı. 81 ilde şiddeti izleme merkezleri kuruldu. Ülke genelindeki 145 kadın konuk evinde barınmadan mesleki eğitime kadar kadın ve çocuklara çok yönlü hizmet sunulmaktadır. Mobil uygulama sistemi KADES şiddete maruz kalan kadınlarımız için kuruldu.15 ilde elektronik kelepçe uygulamasına başlandı ve bunun bütün illere yayılmasının amaçlıyoruz." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulunda, siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerinden söz aldı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Mersin'deki kazada şehit olan askerlere Allah'tan rahmet, yaralılara şifa diledi.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ndeki cuma hutbesini anımsatan Türkkan, "Ayasofya'nın camiye dönüşmesine Diyanet İşleri Başkan Ali Erbaş'ın lanet okuması gölge düşürdü. Eğer, Atatürk'e lanet okumak gaflet, dalalet ve hıyanet değilse, bir cehalettir. Atatürk'ün kurtardığı ülkede yaşayarak, kurtardığı İstanbul'a ayak basarak ve kurduğu koltuğa oturarak Atatürk'e lanet okumak densizliktir, hadsizliktir. Diyanet İşleri Başkanı o makamda oturmamalı ve bir an önce istifa etmelidir." diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Mersin'deki kazada şehit olan askerlere Allah'tan rahmet, yaralılara şifa diledi.

Bülbül, fındık taban fiyatının Karadeniz ve Marmara bölgelerinde büyük bir memnuniyete neden olduğunu dile getirerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ve emeği geçenlere teşekkür etti.

Ayasofya'nın camiye dönüştürülmesiyle ilk cuma namazının kılındığını anımsatan Bülbül, şunları söyledi:

"Ayasofya'nın ibadete açılması bazı odakları rahatsız etmiştir. Yunanistan tarafından yapılan açıklamalar kabul edilebilir değildir. Yunanistan'daki gösterilerde şanlı bayrağımızın yakılması tam bir alçaklıktır. Tarihten ders almayan Yunanistan, boyundan büyük işlere kalkışmaktadır. Bazı çevrelerin Ayasofya üzerinden kin kusmaları planlı bir projenin parçasıdır. İçeride Yunan borusunu öttürmeye çalışanlar da mevcuttur. Ayasofya'nın ibadete açılmasından sonra ortaya çıkan tartışmalar bizim tökezlememizi bekleyenlerin ekmeğine yağ sürmektedir. Ayasofya'daki konuşmaları başka emeller doğrultusunda kullanmak devletimize ve milletimize zarar verecektir. Ayasofya ibadete açılmıştır, siyasete değil. Atatürk'ü bu tartışmaların merkezine oturtmak doğru değildir. Fatih Sultan Mehmet bizim için ne kadar aziz ise Gazi Mustafa Atatürk de o kadar azizdir. Ayasofya tartışmaları etrafında fitne çıkaran ve insanlarımızı fitneye teşvik edenleri kınıyorum."

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Şırnak gibi illerde koranavirüsün yaygınlaştığına dikkati çekerek, vatandaşları uyardı.

Bölgede durumun vahim olduğunu ve iktidarın "umursamaz" davrandığını öne süren Oluç, "Bunun için halka sesleniyorum; zorunlu ihtiyaçlar dışında çarşı ve pazara çıkmamaya dikkat edelim. Bayram ve cenaze ziyaretlerinde mutlaka maske takalım ve mesafeyi koruyalım. Kalabalık bayram ziyaretlerinde bulunmayalım. Kurban etinin dağıtılmasında da herkes dikkatli davranmalı. Düğünler de mümkünse tehlike geçinceye kadar ertelenmeli. Bölgede hava çok sıcak. Zorlansak da vatandaşlarımızdan maskelerini çıkarmamasını rica ediyoruz." dedi.

Oluç, Yüksekova'da ciddi bir sussuzluk olduğunu belirterek, bunun halk sağlığını tehlikeye attığını söyledi.

Halkın tankerlerle su taşıdığını anlatan Oluç, kayyumların bu sorunu çözmek yerine daha da derinleştirdiğini savundu. Hakkı Saruhan Oluç, sorunu çözmek için İller Bankasından alınan kredinin yerinde kullanılmadığını öne sürerek, paraların nerelere harcandığının açıklanması gerektiğini dile getirdi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Mersin'deki kazada şehit olan askerlere Allah'tan rahmet, yaralılara şifa diledi.

Milletvekilliği düşen Enis Berberoğlu'nun davasına değinen Özkoç, Anayasa Mahkemesinin kararını bir an önce açıklamasını beklediklerini söyledi.

Sosyal medyaya yönelik teklife ilişkin görüşlerini de dile getiren Özkoç, "Sosyal medya, yasaklarla kontrol edilecek bir yer değildir. Bu yasa teklifi sosyal medyayı bitirecek bir düzenlemedir. İktidar sosyal medyayı kontrol altına almaya çalışıyor. Biz özgürlükleri kısıtlamayı hedefleyen bu ucube yasa teklifine karşı çıkıyoruz." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Mersin'de kazada şehit olan askerlere Allah'tan rahmet, yaralılara şifa diledi.

24 Temmuz'un, milletin Ayasofya'yla yeniden buluştuğu tarih olduğunu vurgulayan Özkan, Ayasofya'nın ibadete açılmasına milletin büyük bir teveccüh gösterdiğini vurguladı.

Yunanistan'da bazı provokatörlerin Türk bayrağını yaktığını belirten Özkan, "Bunları yapanları kınıyor ve lanetliyorum." dedi.

Yunan Rahip Evangelos Papanikolaou'nun, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin açılmasının ardından Atina yönetimine karşı "Girit'te Türkler bir tane bile manastır kapatmadı ama Yunanistan'da Othonas’ın emri ile çok sayıda manastır ve kilise kapatıldı.” şeklindeki açıklamasını aktaran Özkan, "Bu provakasyonları yapan oradaki hadsizlere Yunan rahibin sözleriyle cevap veriyorum" dedi.

Bugün TBMM Genel Kurulunda görüşülecek sosyal medya düzenlemesine de değinen Özkan, "Sosyal medya düzenlemesi çok kıymetli bir düzenlemedir. Uluslararası alanda yapılan düzenlemeleri dikkatle inceledik. Düzenleme kişi güvenliği, hak ve özgürlükleri, haber alma hakkının güvence altına alınması çerçevesinde ortak akılla Meclis gündemine geldi. Özgür tartışma ortamında en ideal düzenlemeyi hayata geçireceğimize inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Genel Kurulda daha sonra AK Parti'nin gündem ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisi kabul edildi.

Buna göre, kamuoyunda sosyal medya düzenlemesi olarak bilinen İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi gündemin ilk sırasına alındı.

Öte yandan, İYİ Parti'nin "turizm sektörünün sorunları"; HDP'nin "makroekonomik veriler", CHP'nin "Mustafa Necati Kültür Evi" ile ilgili verdikleri araştırma önergelerinin bugün ele alınması önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurul'da daha sonra AK Parti ve MHP milletvekillerinin imzasını taşıyan, "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" görüşmelerine başlandı.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, görüşmeler öncesinde teklifin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğunu öne sürerek, teklifin Adalet Komisyonuna iadesini istedi.

Meclis Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş'un bu talebi yerinde bulmaması üzerine Özkoç, usul tartışması açılmasını istedi.

Teklifin iadesinin kabul edilmemesi üzerine teklifin tümü üzerindeki görüşmelere geçildi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, iktidarın yapılan çirkin paylaşımları fırsata çevirmeye çalıştığını savunarak, "İnterneti, kurmak istedikleri totaliter bir rejimin parçası yapmak, hem ülkemize hem de geleceğimize ihanettir. İktidar, Türkiye'de yeni bir rejim inşa etmeye çalışıyor. Copla, polisle, hapisle korkutulan ve özgür düşüncenin kontrol altında tutulduğu bir Türkiye yaratmaya çalışıyorlar." diye konuştu.

Türkkan, insanların düşünce özgürlüğünü yaşayabildiği, fikirlerini ifade edebildiği, nefes alabildiği tek bir alan olarak sosyal medyanın kaldığını, getirilen düzenleme ile internetin kafese konulduğunu iddia etti.

Düzenlemeyle vatandaşların ifade ve haber alma özgürlüklerine sınır çizildiğini savunan Lütfü Türkkan, "Özgürlükler, AK Parti'nin rantının başladığı yerde bitiyor. Liyakatsiz ve usulsüz atamaların başladığı yerde bitiyor. Hükümetin yanlışlarının başladığı yerde bitiyor. Yolsuzlukların konuşulduğu yerde bitiyor. Adrese teslim ihalelerde bitiyor. Özgürlüklerimiz, iktidara yakın vakıf ve derneklerin skandallarının başladığı yerde bitiyor." şeklinde konuştu.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, iktidar ittifakının "toplumsal muhalefetin sesinin kesilmesine" karar verdiğini belirterek, "Saray kendini korumak için bu teklifi getiriyor. Her vatandaşı potansiyel suçlu olarak görüyor. İktidar hukuksuz geçmişini silmek istiyor. Para kasalarının sıfırlanması gibi geçmişteki hukuksuzluklar sıfırlanacak. Bu bir sansür yasasıdır. FETÖ ile çekilen fotoğraflar, Ensar Vakfındaki olaylar gibi yüzlerce belge silinmek isteniyor. Geçmişi silmek ve yarını kontrol altına almak için bu adım sonuç vermez. Her şey kayıt altında." dedi.

Oluç, sosyal medya düzenlemesinin Fransa'da da gündeme geldiğini, konunun bir yıl tartışıldıktan sonra meclislerinde kabul edildiğini, ancak kabul edilen teklifin Fransa Anayasa Mahkemesinde reddedildiğini söyledi.

Hakkı Saruhan Oluç, sosyal medyanın Almanya'da tartışıldığını, ancak konunun aşırı ırkçı Neonazi ve İslamofobi bağlamında değerlendirildiğini belirtti.

Oluç, getirilmek istenen yasanın Alman modeli değil "yasakçı Çin modeli" olduğunu da iddia etti.

CHP İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel, "iktidar partisi ve küçük ortağının alelacele bu yasa teklifini TBMM Genel Kuruluna getirerek sosyal medyayı kontrol altına almak istediğini, asıl dertlerinin fişleme olduğunu" ileri sürdü.

Adıgüzel, Almanya'da bu konunun 2 yıl tartışıldığını belirterek, "İktidar Fransa'yı da söylemekten özellikle kaçınıyor. Çünkü Fransa'da Anayasa Mahkemesi, ifade özgürlüğüne aykırı olduğu için kabul edilen yasanın bazı maddelerini iptal etti. Kurnazlık yapıyorsunuz. Bu yasa teklifi, açıkça sansür teklifidir. Muhaliflerin görüşlerini beyan ettiği tek alan sosyal medyadır. Şimdi sosyal medyanın 'alo Fatihlerini" oluşturmak istiyorsunuz." diye konuştu.

MHP grubu adına söz alan Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, sosyal medyada sahte hesap kullanıcılarının "Kimseye yakalanmam, görünmem" düşüncesiyle hareket ederek çoğu zaman haksız kazanç, dolandırıcılık, itibar suikastı, terör faaliyeti, algı operasyonu yürüttüğünü ifade etti.

Sahte profil hesap kullanıcıları bazen başkaları adına sahte hesap açmakla yetinmeyip, bahsi geçen bu sahte hesaplar aracılığıyla başka gerçek ve tüzel kişilere karşı hakaret, tehdit, şantaj, haberleşmenin gizliliğinin ihlali, dolandırıcılık gibi suçları da işleyebildiklerini dile getiren Öztürk, şunları kaydetti:

"MHP olarak dijital mecraların kısıtlanması, yasaklanması yerine hukuki altyapı üzerine inşa edilecek yeni toplumsal düzen ve iletişim becerilerini yönetmek gerektiğine inanmaktayız. Dijital mecralar, bazılarının bugünkü 'yasaklanıyor' söylemleri üzerinden ziyade, düzenleyici ve yönlendirici kurallarla etik işleyişi biçimlendiren yeni değerler sistemini kurgulamasıyla sağlıklı bir biçim alacaktır. Dijital mecraların içeriğine ilişkin bilinçli bir toplum kitlesi yaratmak, ancak böyle bir anlayışla mümkün olabilecektir. AK Parti'yle Meclis Başkanlığına sunmuş olduğumuz kanun teklifimizle, sahte hesapların yarattığı mağduriyetlerle hakları ihlal edilen kullanıcılar, bundan sonra adaletli ve hukuka uygun bir şekilde haklarını arama imkanı bulmuş olacaktır."

AK Parti grubu adına söz alan Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız da devletlerin, vatandaşlarının kişilik ve güvenlik haklarını korumak gibi bir görevinin olduğunu belirtti.

Sosyal medya alanınındaki gelişmelerin insan hakları bağlamında da değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yıldız, teklifin içeriğine ilişkin bilgiler paylaştı.

Kanun teklifinin sosyal ağ sağlayıcılarıyla vatandaşlar arasında muhattaplık ilişkisini tesis ettiğini vurgulayan Zeynep Yıldız, "Temsilci bulunması durumunda vatandaş kişilik haklarının incindiğini belirterek, ilgili ağ sağlayıcı şirkete başvuracak. Vergilendirme meselesi de burada önemli. Asgari ücret alan vatandaşlarımız vergisini öderken, ağ sağlayıcı şirketler neden ödemesin? Yasaya karşı çıkanlar, daha çok temsilcilerin gelmeyeceğinden hareket ediyor. Ancak biz etraflıca çalıştık. 30 gün içinde eğer bir temsilci atanmazsa para cezası verilecek. Ağ sağlayıcının temsilci göndermemekte ısrar etmesi durumunda para cezası artacak. Bu cezalar reklam kesintisi ve bant daraltmaya kadar gidecek." ifadesini kullandı.

Yıldız, Türkiye'de veri merkezinin kurulmasını, verilerin vahşi bir şekilde kullanılmasını engellemeyi ve sosyal medyanın şeffaflaşmasını amaçladıklarını dile getirdi.

TBMM Genel Kurulunda, sosyal medyaya ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifinin birinci bölümünü oluşturan ilk dört maddesi kabul edildi.

Görüşmelerde, AK Parti ve MHP'nin ortak önergesiyle, teklife, taraflara ilişkin IP adresi, verilen hizmetin başlama ve bitiş zamanı, yararlanılan hizmetin türü, aktarılan veri miktarı ve varsa abone kimlik bilgilerini içeren "trafik bilgisi" tanımına "port bilgisi"nin de eklenmesine ilişkin hüküm ihdas edildi.

Söz konusu önergeyle, aynı IP adresini kullanan farklı kullanıcılar açısından yaşanabilecek mağduriyetlerin giderilmesi amaçlanıyor.

Sosyal medyaya ilişkin düzenlemeleri içeren İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi,, TBMM Genel Kurulunda sabah saatlerinde kabul edilerek kanunlaştı.

Kanunla, internet kullanıcılarının kişisel başvurularında veya kamu kurumlarının bildirimlerinde yaşanan zorlukların aşılması için sosyal ağ sağlayıcılarla muhataplık ilişkisi kurulması amaçlanıyor.

Kanunla, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'a "sosyal ağ sağlayıcı" şeklinde yeni bir tanımlama getiriliyor.

Bu kapsamda kullanıcıların internet ortamında sosyal etkileşim amacıyla metin, görüntü, ses, konum gibi içerikleri oluşturmalarına, görüntülemelerine veya paylaşmalarına imkan sağlayan gerçek veya tüzel kişiler, sosyal ağ sağlayıcı olarak tanımlanacak.

İdari para cezaları, muhatabın yurt dışında bulunması halinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından doğrudan doğruya muhataba, internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler üzerinden elektronik posta veya diğer iletişim araçlarıyla da bildirilebilecek.

Bu bildirim, Tebligat Kanunu'na göre yapılan tebligat hükmünde olacak. Bu bildirimin yapıldığı tarihi izleyen 5. günün sonunda tebligat yapılmış sayılacak.

Yükümlülüğünü yerine getirmeyen yer sağlayıcılarına, caydırıcılığın sağlanması için verilecek idari para cezası artırılacak. Bu kapsamda yer sağlayıcılık bildiriminde bulunmayan veya yükümlülüklerini yerine getirmeyen yer sağlayıcı hakkında, 10 bin liradan 100 bin liraya kadar verilebilen idari para cezası, 100 bin liradan 1 milyon liraya kadar artırılacak.

Düzenlemeyle, suç oluşturan kısmi içeriğin çıkarılmasının mümkün olduğu durumlarda, erişimin engellenmesi kararı yerine içeriğin çıkarılması kararının verilmesi imkanı sağlanarak, aynı internet sitesinde yer alan ve suç oluşturmayan içerikler yönünden ifade ve haber alma özgürlüğü daha da güvenceli hale getirilecek.

İçeriğin çıkarılması kararları, erişim sağlayıcılar tarafından değil içerik ve yer sağlayıcılarca yerine getirilebileceği için bu kararlar, içerik ve yer sağlayıcılarına bildirilerek gereğinin yerine getirilmesi istenecek.

Kişilik haklarının ihlal edilmesi halinde İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un, erişimin engellenmesi kararı verilmesini düzenleyen hükmü yönünden de içeriğin çıkarılması kararı verilebilecek.

Erişim Sağlayıcıları Birliği tarafından ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcıya gönderilen içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararının gereği en geç 4 saat içinde ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcı tarafından yerine getirilecek.

İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talep etmesi durumunda hakim tarafından, başvuranın adının, ihlale konu internet adresleriyle ilişkilendirilmemesine karar verilebilecek. Kararda, Erişim Sağlayıcıları Birliği tarafından hangi arama motorlarına bildirim yapılacağı da yer alacak.

Böylece arama motorları tarafından başvurucunun adı ile ihlale konu içeriğin ilişkilendirilmemesi sağlanarak kişilik haklarının daha etkin korunması sağlanacak.

Türkiye'den günlük erişimi 1 milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, en az 1 kişiyi Türkiye'de temsilci olarak belirleyecek. Bu kişinin iletişim bilgilerine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer verilecek.

Sosyal ağ sağlayıcı bu kişinin kimlik ve iletişim bilgilerini BTK'ya bildirecek. Temsilcinin gerçek kişi olması halinde Türk vatandaşı olması zorunlu olacak. Verilen önergenin kabul edilmesiyle, bu maddenin ve bağlı düzenlemelerin yürürlük tarihi 1 Ekim 2020 tarihinde olarak değiştirildi.

Temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcıya, BTK tarafından bildirimde bulunulacak. Bildirimden itibaren 30 gün içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde sosyal ağ sağlayıcıya, BTK Başkanı tarafından 10 milyon lira idari para cezası verilecek.

Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde 30 milyon lira daha idari para cezası verilecek.

****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.