TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Haydar Akar başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulunda, "İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi"nin 5 maddeden oluşan birinci bölümü kabul edildi.

22 Temmuz 2020 Çarşamba

Akar, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel,"Fındık üreticilerinin sorunları", MHP İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu "Mikroplastiklerin çevreyi kirletici etkileri", CHP Antalya Milletvekili Aydın Özer "Antalya'da narenciye üreticilerinin yaşadığı mağduriyetler" hakkında gündem dışı konuştu.

CHP Ordu Milletvekili Adıgüzel, fındıkta bir operasyonla karşı karşıya olduklarını iddia ederek "AK Parti Ordu Milletvekili de iki tane şirket üzerinden ismini de vererek fındıkta bir FETÖ oyunu olduğunu söyledi. Biz, araştırma önergesi verdik. Maalesef Cumhur İttifakı vekillerinin oylarıyla reddedildi. İçinde FETÖ'nün de olduğu söylenen, çok ciddi araştırılması gereken uluslararası bir oyunun araştırılmasına ret vermiş oldunuz." diye konuştu.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin "Avrupalı yüksek fiyattan fındık yemez." dediğini anlatan Adıgüzel, "Bu laf, Avrupalı kartellerin lafı." dedi.

Bunun üzerine MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay yerinden söz alarak "Biz, MHP olarak başka partilerin verdiği grup önerilerine 'evet' demek zorunda değiliz. Fındık da MHP'nin gündemindedir. Konu, partimiz ve bizler tarafından yakından takip edilmektedir." diye konuştu.

Dünyadaki fındığın yüzde 70'inin Türkiye'de üretildiğine işaret eden Akçay, "Fındığın fiyatı, yabancı şirketlerin inisiyatifine bırakılmamalıdır. Bu yıl rekolte düşmüş, talep azalmıştır. Üreticiyi memnun edecek bir taban fiyat mutlaka belirlenmelidir. Tribüne oynamak yerine sayın Cumhurbaşkanının açıklayacağı kararı bekleyelim. İnanıyorum ki hükümet, fındık üreticilerinin beklentilerini karşılayacaktır." ifadelerini kullandı.

MHP İzmir Milletvekili Kalyoncu, mikroplastiklerin çevre ve sağlık açısından büyük tehlike arz ettiğini belirterek insan sağlığı üzerindeki etkilerinin henüz tam bilinmediğini söyledi.

Kalyoncu, mikroplastiklerin büyük bir ciddiyetle ele alınması ve incelenmesi gerektiğini vurguladı.

CHP Antalya Milletvekili Özer de narenciye üreticilerinin dönüm başına 2 bin liradan az olmamak üzere Ziraat Bankasından iki yıl ödemesiz 0 faizli 5 yıl vadeli kredi talepleri olduğunu, tarımsal sulama ücretlerinde indirim istediklerini, ödemeleri devam eden zirai kredilerin vadelerinin 2 yıl ertelenmesini istediklerini anlattı.

TBMM Genel Kurulunda grup başkanvekilleri, yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Ermenistan'ın Azerbaycan'a saldırılarına ilişkin, "Ermenistan bu hain saldırıyla uluslararası hukuku ve komşu ülkelerin egemenlik haklarını hiçe saydığını bir kez daha ispatlamıştır." diye konuştu.

Ermenistan'ın 1992'den bu yana Dağlık Karabağ'ı işgal altında bulundurduğunu ve Hocalı Katliamı'nı hatırlatan Akçay, şöyle devam etti:

"Ekonomik ve siyasi çöküntü yaşayan Ermenistan yönetimi, akıl hocaları ABD ve Fransa'nın emperyal planları doğrultusunda Azerbaycan'a olan saldırılarını sürdürmektedir. Ermenistan bu şirret tavrından acilen vazgeçmeli, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve AGİT kararlarına uymalı ve işgal ettiği Azerbaycan topraklarından çekilmelidir. Batılı ülkeler, uluslararası mecralarda her fırsatta Türkiye ve Azerbaycan'ın aleyhine kara propaganda yapan Ermeni localarının etkisinden kurtulmalıdır. Saldırıda Türkiye'ye doğalgaz sağlayan TANAP Boru Hattı'nın ve Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı'nın geçtiği bir bölgenin seçilmesi tesadüf değildir."

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, 22 Temmuz 2004'te Sakarya'nın Pamukova ilçesinde meydana gelen tren kazasının yıl dönümüne işaret ederek, "Adalet önünde sorumlulara verilecek cezalarla bundan sonraki tren kazalarının önüne bir nebze de olsa geçilebileceğini hatırlatmak istiyorum." ifadelerini kullandı.

Türk Tarih Kurumu Başkanı Ahmet Yaramış'ın istifa ettiğini dile getiren Türkkan, "Türk Tarih Kurumunun Başkanı Yaramış, bugüne kadar ne işe yaramış? Ona, 'Bunları ifade edeceksin' diye vazife verilmiş. O, vazifesini idrak etmiş sorumlu bir memur aslında. Vazifeyi verenlerle beraber değerlendirmek lazım onun bu ifadelerini. Gelinen noktada, vazifesini yaptığını, toplumun nabzını ölçmek için birileri tarafından birtakım sözler sarf ettirildiğini gördük." diye konuştu.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından TELE 1 kanalına verilen beş günlük "ekran karartma" cezasında mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı verdiğini aktaran Türkkan, "Bu kararı son derece haklı ve doğru buluyoruz. Yargının bu baskı ortamında böylesine adaletli bir karar vermesini ise takdirle karşılıyoruz." dedi.

TÜVTÜRK'ün araç muayene istasyonlarında araç muayene ücretlerine 2018 yılına göre yüzde 51 zam yapıldığını kaydeden Türkkan, "Bu araç muayene istasyonlarının sahibi kim? Ferit Şahenk, Doğuş Holding. İki yılda Türkiye'de yüzde 51'lik bir enflasyon var mı? Yok." diye konuştu.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, DİSK'in ve Türkiye İşçi Partisi'nin kurucusu ve yönetim kurulu üyesi olan Kemal Türkler'in 40 yıl önce "katledildiğini" belirterek, Türkler'i saygıyla andıklarını ifade etti.

Yozgat'ın Çekerek ilçesinde orman işçisi olarak çalışan işçilerin, onlardan ayakbastı parası almak isteyen muhtarların isteklerini yerine getirmeyince muhtarların organize ettiği bir kalabalığın saldırısına uğradığını iddia eden Oluç, Kaymakamlığın "can güvenliğinizi sağlayamayız" diyerek, ailenin oradan ayrılmasını istediğini ileri sürdü.

Oluç, Kaymakamlığa ve bu saldırıyı gerçekleştirenlere, "Bu insanlık dışı tutumunuzdan vazgeçin. İnsanlar aş için, iş için, çocuklarının geleceğini sağlamak için, çalışmak için oraya geliyorlar. Bu ülkenin yurttaşlarıdır, hiç kimsenin onlara kötü davranmaya, onları horlamaya, onlara saldırmaya ya da onlardan haraç isteme hakkına sahip değildir, bunu bir kez daha vurgulayalım." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, DİSK'in kurucu Genel Başkanı Kemal Türkler'in suikaste kurban gidişinin 40'ıncı yıl dönümü olduğunu belirterek, kendisini minnetle saygıyla andıklarını söyledi.

Sakarya'nın Pamukova ilçesinde meydana gelen tren kazasında 41 vatandaşın hayatını kaybettiğini hatırlatan Özel, "Pamukova'da sorumlular hesap vermediği için daha sonra Çorlu'da ve Ankara'da tren kazalarında başka canlar yandı, hanelere ateş düştü, yüreğimize ateş düştü." dedi.

Bilirkişi raporunda birinci makinistin sekizde 3, ikinci makinistin sekizde 1 kusurlu bulunduğu davada, bilirkişi raporunda dönemin Devlet Demiryolları Genel Müdürü Süleyman Karaman hakkında soruşturma açılma talebinin, Demiryolları sekizde 4 kusurlu bulunmuş olmasına rağmen dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım tarafından reddedildiğini anlatan Özel, "O gün sekizde 4 kusurlu olan kurumun başındaki kişiyi yargıdan kaçıran Binali Yıldırım daha sonra çok farklı görevlerde bulundu ama 16 yıl önce yaşanan bu faciayla ilgili Binali Yıldırım ve Başbakanlık yaptığı ve daha sonra Başbakanlık koltuğunu feda edip rejim değişikliğine de olanak sağladığı partisi ne düşünüyor? Bunu 16'ncı yılda bir kez olsun duymak isteriz." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dün kendi kendisine karne verdiğini öne süren Özel, "Doları düşüremedi, avroyu düşüremedi, işsizlik tırmandı, ekonomi diplerde ama 3600 ek göstergeyi bekleyen polisler, yine görevlerini yapıyorlar; Mecliste yapıyorlar, Cumhurbaşkanlığında yapıyorlar, karayollarında yapıyorlar ama 3600 ek göstergenin yerinde yeller esiyor. Sırf onlar değil; öğretmenler, hemşireler, din görevlileri, infaz koruma memurları bu verilen sözlerin tutulmadığının hayal kırıklığında ama diğer taraftan 'Çok iyi gidiyoruz.' diyor." ifadelerini kullandı.

"Çiftçi, memur, esnaf yanıyor ama bir bakıyorsunuz, tek adam rejimi başarılı" diyen Özel, şöyle konuştu:

"Meclisi kapatıp gitmeyi düşünenlere şunu söylemek lazım: 5 siyasi partinin sözü vardı, Meclis Başkanının sözü vardı. Bu senenin ilk işi hayvan hakları yasasıydı. Kim elimizi tutuyor da hayvan hakları yasasını çıkarmıyoruz; bunu soruyorum. Aromatik Bitki Çeşitliliği Komisyon Raporu, Nadir Hastalıkları Araştırma Komisyon Raporu, Down Sendromu ve Otizmli Çocukların Sorunlarını Araştırma Komisyon Raporu, Bilişim Teknolojileri Bağımlılığı Araştırma Komisyon Raporu, Rabia Naz Araştırma Komisyon Raporu basıldı, Mecliste görüşülmedi. Nereye gidiyoruz? Nereye gidiyoruz? Tatile gitmenin, Meclisi kapatmanın zamanı mı?"

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Özel'in bahsettiği mevzuların görüşülebileceğini belirterek, "Dün yaptığımız çalışma performansına bakarsak her 3 dakikada bir yoklama iste, ayağa kalk. Zamanımızın yarısını bir hakkın suistimali diyebileceğimiz bir yöntemle harcadığımız için yapmamız gereken işi iki misli saat diliminde yapıyoruz. Hal böyle olunca da işler böyle sarkıyor. Eğer çok arzu ediyorlarsa bu işlerde oturalım, uzlaşalım daha hızlı bir tempo içerisinde götürelim." diye konuştu.

Milletvekillerinin "Meclisi ne zaman kapatıyoruz?" diye sorduklarını anlatan Zengin, "Bu da suç değil. Meclisin tatil olma hakkı var. 'Çalışalım' diyorsanız buna zaten bir itirazımız yok." ifadelerini kullandı.

Milletvekillerinin bir tatil yapmayı hak ettiklerini dile getiren Zengin, "Tabloyu şöyle koymak çok sakil; 'Siz çok çalışmak istiyorsunuz da, biz istemiyoruz'. Asıl meclisi çalıştırmak bizim görevimiz. Zaten biz uğraşıyoruz. Sizlere rağmen uğraşıyoruz." dedi.

Ayasofya'nın ibadete açılacağını öğrenen Tokatlıların umreye gider gibi bir hazırlık yaptıklarını anlatan Zengin, "Onlardaki heyecanı görünce kendi heyecanımızı az buldum. Özellikle davete icabet etmeyenlerin heyecanının neredeyse hiçe yakın olduğunu görüyorum. Neredeyse Cuma namazı gibi toplu olarak kılınmasının vacip olduğu yerlerde ibadetin bir gösteriş gibi, buraya gitmenin sanki bir siyasi şovmuş gibi anlatıldığı durumlara rastlıyoruz. Bu manada ben, bütün siyasileri milletimizin hissiyatıyla paralel bir duygudaşlığa davet ediyorum." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, AK Parti Amasya Milletvekili Mustafa Levent Karahocagil'in yerinden yaptığı konuşmada "AK Parti, siyasetin kaybolan anlamını, seviye kaybeden itibarını, tükenen ulvi amacını on sekiz yıl önce 'tek başına iş başına' diyerek geri kazandırmıştır." ifadelerini kullandığını anlatarak, 21. dönem milletvekilliği yapan siyasetçilere özür borcu olduğunu söyledi.

Meclisi çalıştırmanın nasıl iktidar partisinin bir ödeviyse, toplantı yeter sayısı ve karar yeter sayısını aramanın da muhalefet partilerinin anayasal ödevi olduğunu vurgulayan Özel, "Müzakereler sırasında çil yavrusu gibi dağılıp, oylama sırasında Çin ordusu gibi içeri girme bir yasama tekniği değildir." dedi.

Özel, önce "Ezanın bir davet olduğunu, davet bekleyenlerin İslamiyet'e uzak olduğunun" söylendiğini daha sonra protokol listesi yapıldığını dile getirerek, şunları kaydetti:

"Bunu en iyi Özlem Hanım bilmelidir ki savrulmakta olunan yer çok tehlikeli bir yerdir. İbadet, kurumsal, siyasi değil, kişisel bir tercihtir. Arada kimse yoktur. Bir telefon görüşmesine aleniyet kazandırmak bile o görevi yapan kişi açısından bir şuursuzluktur. Bunun üzerinden siyaset örmeye çalışmak, ibadet tercihini sorgulamak, bir dinin, mezhebin, inancın bir diğerine asla yapmaması gereken bir şey. 'Buna, bu Mecliste en çok kim karşı çıkmalıdır?' diye sorulsa başlarda ismini sayacağım birinden bu siyasi hamasete yeltenmesini doğru bulmadım. Bu konuda bir cevap değil sükutun verdiği pişmanlık beklerim."

HDP Grup Başkanvekili Oluç, Zengin'in "Sizlere rağmen uğraşıyoruz" sözüne işaret ederek, "İktidar ve muhalefet ilişkisine böyle bakarsak ortada zaten yok demokrasi de hiçbir demokratik işleyiş kalmamış olur. 'Muhalefet olmasa bu meclisi ne güzel çalıştırırdık' zihniyetinin varacağı yer, muhalif halk olmasa bu ülkeyi ne güzel yönetirdik' noktasıdır." dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Zengin, muhalefetin varlığının kendileri için çok önemli olduğunu belirterek, "Verilen bir hak karşısında bu hakkın amacının dışında kullanılmasına ben 'rağmen' diyorum." ifadelerini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Özel'in 'Sükut beklerim" ifadesine cevap veren Zengin, "Ne söylediğimin gayet farkındayım. Sizin cumhurbaşkanı adayınız, davet beklediğini ifade etti. 'Ben davet bekliyorum' dediği için kendisine cevaben 'Ezan aslında cuma için bir davettir' dendi. Bu genel bir ifade." diye konuştu.

Kalabalık olduğu takdirde pandeminin getirdiği zor bir durum olduğunu ifade eden Zengin, oradaki organizasyonu sağlıklı bir şekilde hayata geçirmek için bir planlama yapıldığını söyledi.

Özlem Zengin, şöyle devam etti:

"Kesinlikle herkes ister namazını kılar ister kılmaz, ister gizli yapar ister aşikar yapar ister evinde ister camide nasıl olursa olsun. Fakat Ayasofya 86 yıl sonra ibadete açılıyor. İnsanlar, cenaze namazına gelirler fakat namaza iştirak etmezler. Cenaze namazında olmayı tercih ederler. Burada benim kastettiğim birebir namazın içinde olmayı tercih etmeyebilir, kendi isteğidir. Bizim arzumuz, 86 yıl sonra açılan Ayasofya Camisinde o mutlulukta, o muştuda buluşmayı teklif ediyorum."

Özgür Özel ise "Ezan zaten davettir" deyip sonra bir davetli listesi ortaya koyulduğunda bunun komik bir durum olduğunu belirterek, "Birilerinin sizin inanışınıza, giyinişinize, ibadetinize engel olması, yasak koyması ne kadar kabul edilemezse, sizin de 'Keşke davete icabet etseydiniz de, bu davete icabetle samimiyetinizi ortaya koysaydınız' lafı arasında hiçbir fark yok." yorumunu yaptı.

Bir özeleştiride bulunacağını kaydeden Özel, Ayasofya'nın ibadete açılması kararında AK Parti, MHP, İYİ Parti milletvekillerinin duyduğu heyecanı görünce, "Ben Ayasofya meselesinin önemli olduğunu biliyordum onlar için ama atfettikleri önemi gözlerine bakınca anladım" dediğini anlattı.

Bunun üzerine Zengin yerinden söz alarak, "Ben yasaklarla mücadele ediyorum, ettim. Herkesin kendi inandığı gibi var olmasını arzu ediyorum. Hiç kimsenin de icbar, kendisini mecburiyet altında hissetmesini istemiyorum. Yani namaz kılma mecburiyetini niye hissetsin? Ama sonuçta benim burada ifade ettiğim şey, vatandaşımızı gördüm yani insanların hacca, umreye gider gibi hazırlandığı bir yerde bunun, bu coşkunun hep beraber, hepimiz tarafından paylaşılmasının ben altını çiziyorum." diye konuştu.

Genel Kurulda, gündem dışı konuşmaların ardından partilerin grup önerileri ayrı ayrı ele alındı.

İYİ Parti'nin, salgın sürecinde 65 yaş üstü vatandaşların yaşadığı sorunların incelenmesi ile ilgili verdiği araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.

Öneri üzerinde söz alan İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, yaşlanmanın, kişinin fiziksel ve ruhsal yönden değişmesi olarak tanımlandığını, Türk toplumunun tarihine bakıldığında yaşlıların, geleneksel aile modeli içinde söz sahibi ve otoriter bir kişilik olarak kabul gördüğünü söyledi.

Yaşlılara duyulan saygı, sevgi ve merhamet duygularının, İslam'ın ve Türk toplumunun kültürünün en önemli özelliği olduğunu ifade eden Yokuş, şöyle konuştu:

"TÜİK verilerine göre ülkemizde çalışma yaşını aşmış 65 yaş ve daha yukarı yaştaki nüfus, son 5 yılda yüzde 21,9 artarak 7 milyon 550 bine ulaşmıştır. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı da 2019 itibarıyla yüzde 9'lara çıkmıştır. Pandemi sürecinde 65 yaş ve üzeri vatandaşlara uygulanan sokağa çıkma yasağı ile yaşlılarımızın bir yerlerde unutulmuş ve yalnız kaldıklarını gördük. Zorunlu dışarı çıkan bazı yaşlılarımızın da alay konusu olduğuna şahit olduk. Yaşlılarımız bu durumdan olumsuz etkilenmektedir. Sayıları 8 milyona varan büyüklerimiz bu dönemde büyük sıkıntılar çekmişlerdir."

Fahrettin Yokuş, yaşlılara hak ettikleri değeri vermenin en önemli göstergesinin, uygulanan kısıtlamaları kaldırmak olacağını, 65 yaş ve üstü vatandaşların refahlarının artırılmasının herkesin görevi olduğunu sözlerine ekledi.

HDP Batman Milletvekili Necdet İpekyüz de Dünya Sağlık Örgütünün 65 yaş üstünü yaşlı olarak tanımladığını, bir ülkede insanların ne kadar uzun yaşarsa o ülkenin o kadar demokratik olduğunu gösterdiğini söyledi.

Sağlığın, fiziksel ve ruhsal olarak tam iyilik hali olduğunu vurgulayan İpekyüz, şunları kaydetti:

"Türkiye'de sağlıksız bir ortam yaşanmaktadır. Türkiye'de bir karar verilirken karardan etkilenen kesimin görüşü alınmamaktadır. 65 yaş üstü vatandaşları 'işe yaramazsınız evde kal' olarak mı değerlendireceğiz? Evde kal denildiğinde insanların ne yapması lazım. Düzenli ilaç kullanması ve efor sarfetmesi gereken insanlar vardır. Bunlarla ilgili hiçbir eğitim çalışması yürütülmemiştir. Türkiye gibi akrabalık ilişkilerinin yoğun olduğu bir ülkede insanları eve hapsetmek gerçek bir zulümdür. Bu insanların ihtiyacı için neler yapılması gerekir bunların araştırılması gerekir."

CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın da İYİ Parti'nin araştırma önergesine katıldıklarını söyledi.

Yaşlı vatandaşlara "kıdemli vatandaş" demenin daha doğru olacağını ifade eden Akın, "Yaşlıları korumak hepimizin görevi olmalıdır. İktidar sadece bir kesimi değil, yoksulların, işsizlerin de yanında olmalıdır. 65 yaş üstü vatandaşın aldığı parayı cebinize koyun ve pazara gidin bakalım o file nasıl dolacak? Elektriğe 2 yılda yüzde 72 zam yaptınız ve enflasyonun yüzde 12 olduğunu söylüyorsunuz. Yapılması gereken, Kurban Bayramı yaklaşmaktadır, bu bayram ve ileriki bayramlarda emeklilerimize 2 bin lira ikramiye verelim." diye konuştu.

AK Parti Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın ise "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" düsturuyla 18 yıldır hizmet ettiklerini ve bu 18 yılda ciddi bir mesafe katedildiğini söyledi.

"Pandemi sürecinde medeni olarak gösterilen birçok ülke sınıfta kalmıştır" diyen Aydın, "Yaşlılara yönelik muameleleri hep beraber izledik. Biz bunu yaşamadık. Önemli olan gerçekleri görmektir. Sanki Türkiye güllük gülistanlıktı, 2002'den önce Türkiye uzaya gidecek bütün imkanlara sahipti de AK Parti geldikten sonra bu kısıtlamalar oldu. AK Parti'nin karnesini millet veriyor. 18 yıldır nasıl ki milletin takdirine gidiyorsak bundan sonra da onların takdirine gedeceğiz." şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından yapılan oylama sonucunda İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Öte yandan, HDP'nin "Van'da yaşayan göçmenlerin sorunları" ile CHP'nin 'Pandemi sürecinde reel sektör açısından devreden KDV'nin iade edilmemesinden kaynaklanan sorunlar"la ilgili önerileri de kabul edilmedi.

Genel Kurulda, daha sonra İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin görüşmelerine geçildi.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.