TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU


TBMM Başkanvekili Haydar Akar, kurtuluş mücadelesini yöneten ve Cumhuriyet'i ilan eden TBMM'nin başkanvekili görevinde bulunmaktan büyük onur duyduğunu söyledi. Akar, TBMM Başkanvekili görevine seçildikten sonra ilk kez Genel Kurula başkanlık etti. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

21 Temmuz 2020 Salı

Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, 24 Nisan 1920'de Meclisin açılışı sonrasında kürsüden yaptığı ilk konuşmada Mondros Mütarekesi'nden Erzurum Kongresi'ne, Erzurum Kongresi'nden İstanbul'un işgaline ve Meclisin açılışına kadar tüm aşamalarıyla kurtuluş mücadelesini ve belgelerini millete açıkladığını belirten Akar, "Yani ilk açıldığı andan itibaren yüce Meclisimizin görevi, Büyük Önder Atatürk'ün göstermiş olduğu gibi milletine hesap vermek olmuştur." diye konuştu.

Meclisin, barut kokularının üzerinde hissedildiği savaş günlerinde, Başkanı Atatürk'e acımasızca, en sert şekilde hesap soran bir Meclis olduğunu ifade eden Akar, şunları kaydetti:

"Bu Meclis dünyada örneği olmayan büyük bir Meclistir; Kurtuluş Savaşı sırasında düzenli ordu kurmuş, Kurtuluş Savaşı'nı yönetmiş bir Meclistir. Bu Meclis laik, çağdaş cumhuriyetin, demokrasinin, ulusal egemenliğin en büyük yapıtıdır. Bu Meclis dili, dini, rengi, yaşam biçimi, kökeni demeden tüm yurttaşlarına eşit ve adil bir ülke için kurulmuş bir Meclistir. Bu Meclis çıkardığı yasalarla hakkı, hukuku ve adaleti her bir dakikasında içselleştirmesi için kurulmuş bir Meclistir. Bu Meclis bu güzel vatanı dünya milletler ailesinin onurlu bir üyesi olarak hedefleyen bir Meclistir. Kurtuluş mücadelesini yöneten ve Cumhuriyeti ilan eden TBMM'nin bugün başkanvekili görevinde bulunmaktan büyük onur duyduğumu belirtmek isterim. Beni bu göreve layık gören 83 milyonun temsilcileri olan siz değerli milletvekillerine teşekkür ediyorum.

Başta bu Meclisi kuran ve yöneten Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Birinci Meclisten başlayarak bu kutsal çatı altında görev yapan ve aramızdan ayrılmış olanlara Allah'tan rahmet, hayatta olanlara selam ve saygılarımı sunuyorum.

Ayrıca, dünyada ve ülkemizde yaşanan pandemi süresince sağlımız için mücadele ederken hayatlarını kaybeden doktorlarımıza, sağlık çalışanlarımıza ve vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyor, ülkemizin bu süreçte aldığı hasarı bir an önce iyileştirerek gerçek normalleşme sürecine girmesini temenni ediyorum. Bu süreçte işlerini kaybeden vatandaşlarımız, kepenklerini kapatan esnafımız, özveriyle çalışan işçilerimiz, memurlarımız bizlerden yani TBMM'den yaralarını saracak, onları yeniden ayağa kaldıracak yasal düzenlemeler bekliyorlar. Bizlerin de önceliğinin milletimizin temel sorunlarına çözüm getirecek düzenlemeleri bir an önce hayata geçirmek olmasını diliyorum."

Akar, görevini yerine getirirken Anayasa'ya, TBMM İçtüzüğü'ne, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ilkelerine ve hukukun üstünlüğüne sonuna kadar bağlı kalarak milletvekillerine eşit ve özgür bir çalışma ortamı yaratma kararlılığında olacağını da ifade etti.

TBMM Genel Kurulunda, AK Parti Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker "Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının Kocaeli'de yaptığı yatırımlar"; HDP Iğdır Milletvekili Habip Eksik "Iğdır'ın sorunları" ve CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer "İstanbul Sözleşmesi"yle ilgili gündem dışı konuştu.

Milletvekillerinin yerinden söz almasının ardından, grup başkanvekilleri gündemdeki konulara ilişkin görüşlerini açıkladı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, yüreklerinin bu kez Muğla'da öldürülen Pınar Gültekin için yandığını ifade ederek, Gültekin'e Allah'tan rahmet, ailesine sabırlar diledi.

Dervişoğlu, "Kadınların hala şiddete maruz kalıyor ve öldürülüyor olması içimizi kanatmaktadır. İktidar, İstanbul Sözleşmesi'nin hükümlerini derhal uygulamaya geçirmeli ve kadınların mağduriyetine son verecek önlemleri almalıdır." diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, geçen hafta şehit olan güvenlik kuvvetlerine Allah'tan rahmet diledi.

Akçay, Kıbrıs Barış Harekatı'nın yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, Türkiye'nin dün olduğu gibi bugün ve daima KKTC'nin ve meşru davasının savunucusu ve destekçisi olacağını vurguladı.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Kıbrıs Barış Harekatı'nın yıl dönümü dolayısıyla "Karaoğlan"ı, Necmettin Erbakan'ı minnet ve rahmetle andıklarını belirtti ve şehitlere rahmet, yaşayan gazilere şükranlarını sunduklarını söyledi. Özel, "Ecevit'in, 'Biz milliyetçiliği Kıbrıs'ın Beşparmak Dağları'na yazmış bir hareketiz' sözünün altını kalın kalın çiziyoruz." dedi.

Muğla'nın Ula ilçesinde Pınar Gültekin'in cansız bedeninin bulunduğunu anımsatan Özel, "Bu vahşi cinayeti lanetliyoruz. Kadın cinayetlerinin son bulması için siyaset üstü ve parlamenter kararlılıkla ortaya konmuş İstanbul Sözleşmesi'ne sahip çıkılması gereğinin bir kez daha altını çiziyoruz. Parti farkı gözetmeksizin İstanbul Sözleşmesi için direnen tüm kadın siyasetçileri sonuna kadar destekliyoruz." değerlendirmesini yaptı.

Özel, "OHAL kafası, AK Parti kafası, AK Parti'nin iş görüş biçimi FETÖ ile mücadele konusunda çuvallamıştır ve çuvallamaya devam etmektedir." görüşünü dile getirdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Kıbrıs Barış Harekatı'nın yıl dönümü dolayısıyla eski başbakanlar Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan ile şehitleri rahmetle yad ettiğini söyledi.

Üniversite öğrencisi Pınar Gültekin'in Muğla'da cansız bedeninin bulunmasıyla ilgili olarak da Zengin, "Kadına şiddet ile ilgili AK Parti olarak o kadar cezaları artırdık, yaptırımlar getirdik ama tüm bunlara rağmen şiddeti önlemek için özel bir gayrete ihtiyaç var; birbirimize saldırmak yerine birlikte kafa yoralım. Kadın meselesi ayrışacağımız değil birleşeceğimiz bir mesele. Cezaları artırarak bu meseleyi çözemeyiz. Bunların sonlanmasıyla alakalı zihinsel dönüşüme ihtiyaç var." değerlendirmesini yaptı.

Zengin, AK Parti'nin FETÖ'nün temizlenmesi ve hak ettikleri cezaları almasıyla ilgili en ufak bir tereddüdü olmadığını ve bu gayretlerin sonuna kadar devam edeceğini belirtti.

TBMM Genel Kurulunda, İYİ Parti'nin fındık üreticilerinin sorunları konusunda verdiği önergenin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurulda, gündem dışı konuşmaların ardından partilerin grup önerileri ayrı ayrı ele alındı.

İYİ Parti'nin, "fındık üreticilerinin sorunlarının detaylı incelenmesi ve gerekli tedbirlerin alınması" ile ilgili verdiği araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.

İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs, fındığın, Kocaeli'den Artvin'e 16 il, 123 ilçe, 3 bin 200 köyde, 720 bin hektar alanda yaklaşık 500 bin üreticiyle üretildiğini belirtti.

Ülke açısından milli ve stratejik bir ürün olan fındık konusunda hükümet tarafından milli bir politika oluşturulamadığını söyleyen Örs, her sezon öncesinde fındık taban fiyatıyla ilgili üretici mağduriyeti yaşandığını dile getirdi.

Taban fiyatının belirlenmesi ve açıklanmasında üreticinin yok sayıldığını savunan Örs, üreticinin özel sektör ve yabancı şirketlerin eline mahkum edildiğini iddia etti.

Örs, 2020 yılı fındık taban fiyatının henüz açıklanmadığını, bu durumun, bölgede spekülasyonlara neden olduğunu belirtti.

Fındık taban fiyatının acilen açıklanmasının, üreticinin lehine olacağına işaret eden Örs, şöyle konuştu:

"Yaşanan salgın süreci ve şartları göz önüne alınarak 2020 yılı için maliyetin üzerine enflasyon ve çiftçinin yaşam payı da ilave edilerek üreticiyi de memnun edecek taban fiyat belirlenmeli ve taban fiyat hasat başlamadan önce açıklanmalıdır. Bu yıl rekoltede yaşanan düşüş de dikkate alınarak fındık taban fiyatı 25 liradan az olmayacak şekilde açıklanmalı, üreticinin kaygılarına son verilmelidir. Tarım ve Orman Bakanlığı öncülüğünde milli bir tarım politikası oluşturulmalıdır."

HDP Bitlis Milletvekili Mahmut Celadet Gaydalı, fındık üreticilerinin her yıl aynı sorunlarla aynı belirsizliklerle karşılaştığını söyledi.

Fındık üretiminde temel sorunun, taban fiyat belirlenirken alın terinin, emeğin karşılığının verilmemesi olduğunu ifade eden Gaydalı, "Ne gariptir ki fındık gibi dünya pazarında bu kadar güçlü bir ürün kendi topraklarında değer görmüyor. Aksine fındık üreticisini destekleyen kurumların içi boşaltılıyor." dedi.

CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, fındıkla ilgili her yıl aynı konuların gündeme geldiğini, aynı şeylerin konuşulduğunu söyledi.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin, fındık rekoltesini 665 bin ton olarak açıkladığını hatırlatan Torun, "Sayın Bakan, bu rekolteyi size kim açıklattı, kim dayattı? Uluslararası Sert Kabuklu Meyveler ve Kuru Meyveler Konseyi (INC) 610 bin ton civarında açıklıyor ama siz tutuyorsunuz 665 bin ton olarak açıklıyorsunuz. Bunun fındık üreticisi için anlamının ne olduğunu biliyor musunuz?" diye sordu.

Fındık üreticisinin mağdur olduğunu öne süren Torun, FİSKOBİRLİK gibi bir kurumun bitirildiğini, yerine TMO'nun getirildiğini hatırlatarak, "TMO, piyasaya girecek mi girmeyecek mi, belli değil. Asıl, benim gerçekten fındık gelirine ihtiyacı olan üreticimin kazanması lazım. Öbürü zaten her halükarda kazanıyor, gelir elde ediyor ama siz ne yapıyorsunuz? Garibanın elinden fındık çıktıktan sonra TMO'yu devreye sokuyorsunuz" ifadesini kullandı.

Fındık üzerinde oyun oynandığını söyleyen Torun, "Fındığın üzerindeki oyunu bozun, garibanın fındığı para etsin. Artık yalnızca yurt dışındaki bazı insanlara para kazandırmayın." diye konuştu.

AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk, hasat öncesinde fındık üzerine araştırma önergeleri verilmesinin mutat hale geldiğini söyledi.

Fındığın, çok önemli bir ürün olduğunu dile getiren Öztürk, "Türkiye, fındıkta gerek üretimde gerekse ihracatta tartışmasız bir numara. Fındığın patronuyuz." dedi.

Fındığın, yüzde 85'inin ihraç edildiği için dünya şartlarına da bağlı bir ürün olduğunu hatırlatan Öztürk, şöyle devam etti:

"Ben aynı zamanda bir fındık müstahsiliyim, fındığa da emek vermiş, FİSKOBİRLİK Genel Müdürlüğü yapmış bir kardeşinizim. Değerli arkadaşlar güzel şeyler söylediler ama bir haksızlık yapılıyor. Bazı arkadaşların zoruna gidiyor ama AK Parti iktidara geldiğinde, 2002'de 1,5 lira fiyatla sezona başlamıştı ama AK Parti geldiğinde bu fiyat yükseldi ve 4 dolarlara kadar çıktı. Dün Giresun Ticaret Borsasıyla toplantı yaptım. Fiyatlar halen 20 lira, 21 lira düzeylerinde. Önümüzdeki günlerde inşallah Sayın Cumhurbaşkanımız fiyatları açıklayacak. İnanıyoruz ki fındık fiyatları müstahsilimizin beklentisi doğrultusunda olacak, Türkiye'nin şartları ve dünyanın şartları noktasında olacak."

AK Parti TBMM Grubu'ndaki milletvekilleri olarak kendi aralarında 3 yıldır çalıştıklarını, "Fındık Çalışma Grubu" kurduklarını anlatan Öztürk, şunları kaydetti:

"Müstahsilimizden, ziraat odalarından ve fındık üreticileri tarafından aldığımız bilgileri Tarım ve Orman Bakanımız vasıtasıyla hükümetimize iletiyoruz. Bu sene de ilettik. 16 Haziran'da Mecliste ilk toplantımızı yaptık daha sonra Tarım ve Orman Bakanımızla buluşarak tekliflerimizi kendisine ilettik. Tarım Bakanımız da konuya ilişkin açıklamalar yaptı. Elbette spekülasyona açık bir ürün çünkü bir taraftan alıcılar var, bir tarafta da müstahsil. Biz müstahsilin yanındayız. Hükümet olarak da eminiz, müstahsilimiz mağdur edilmedi, edilmeyecek.

Biz eminiz ki Cumhurbaşkanımız, hükümetimiz en iyi, en güzel kararı verecekler ve Türkiye'nin yararına olan, Türkiye'nin altını mesabesinde olan fındığı değerlendireceğiz. Gönül ister ki fındık meselesini sadece sezon öncesi tartışmayalım. Bütün partilerimizin iyi niyetli olduğuna inanıyorum, çünkü bu milli bir davamız."

Yerinden söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "16 ili etkileyen böyle bir üründe, 620 bin ton rekolteyi 665 bin ton açıklayarak, 8 milyon insanın aşıyla ekmeğiyle oynayan Tarım ve Orman Bakanı hakkında anayasal yetkimiz elimizde olsaydı gensoru verilecekti." dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Özel'e, "Cevaptan kaçmıyoruz. Kaldı ki gensoru denen şeyin ne olduğunu da gayet iyi biliyoruz. Netice itibarıyla Türkiye'de kaç bakan gensoruyla düşmüştür? Düşen hep sizin bakanlarınız." karşılığını verdi.

Konuşmaların ardından yapılan oylama sonucunda İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulunda, CHP ve HDP'nin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda, HDP'nin, "20 Temmuz 2015'te Suruç'ta yaşanan patlamanın tüm yönleriyle araştırılması" ile ilgili verdiği araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.

HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, 20 Temmuz 2015'te Suruç'ta insanlığa ve gençliğe karşı bir suç işlendiğini söyledi.

"Suruç'taki katliam oyununun yönlendiricilerinin tespit edilmesi" gerektiğini belirten Bülbül, "Kimler rol almıştır? Kimlerin rolü gizlenmiştir? Polisleri kim katletmiştir? Neden bu dosyanın üzeri kapatılmıştır? Bütün ayrıntılarıyla ortaya çıkarmanın olanağı vardır. İnsanlığa, gençliğe, annelere karşı işlenen bir suçun ortadan kaldırılması, en azından hukuki sübuta erdirilmesinin olanakları vardır." diye konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, "20 Temmuz'da Suruç'taydım, insan hakları ihlalleri mücadelesinde geçirdiğim en ağır travmalardan biriydi. Gittiğimde henüz ağır bir kan kokusu vardı. O, ağır kan kokusu halen de burnumun ucunda." dedi.

AK Parti Kilis Milletvekili Mustafa Hilmi Dülger, Türkiye'deki terör eylemlerinden birinin, 20 Temmuz 2015'te Suruç'ta yaşandığını söyledi.

Dülger, "Hepimizce belki bilinmeyebilir ama bilmesi gerekenler tarafından bilinir ve kayıtlarda da olduğu için söylüyorum, bir terör örgütüne müzahir, bir sivil toplum kuruluşunun düzenlediği, kendilerinin deyimiyle Kobani, esas sahiplerinin sözüyle Ayn el Arap denilen topraklarda şu cümleyi kullanarak bir seferberlik başlatmışlardır, 'Beraber savunduk, beraber inşa edeceğiz.' Oysa hepimiz biliyoruz ki o günlerde orada kantonlar kurulmaya çalışılmıştı." diye konuştu.

Oylama sonrası HDP grup önerisi kabul edilmedi.

Daha sonra CHP'nin "ekonomik ve sosyal eşitsizliklerin araştırılması" konusunda verdiği araştırma önergesinin, bugün görüşülmesine dair grup önerisi ele alındı.

CHP İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, Türkiye'de son 1 yılda Türkiye'de ağır bir umutsuzluk hali olduğunu savundu.

Nüfus 1 milyon 59 bin kişi artmışken iş gücünün yani çalışabilir olup da çalışmaya istekli olanların sayısının 3 milyon 13 bin kişi azaldığını söyleyen Böke, "Milyonlar bu düzenden artık umudunu kaybetmişler. İş aramaktan dahi vazgeçiyorlar. Bundan daha ağır bir ekonomik kriz olabilir mi? Kriz var mı, yok mu sorusunun yanıtı burada yatıyor. Çalışabilir durumda ama iş dahi aramaktan vazgeçmiş durumda milyonlar." dedi.

Düzenin, ağır bir adaletsizlik yarattığını ileri süren Böke, "Bireye 'Ne yaparsam yapayım olmaz.' dedirten düzeni değiştirip bireye 'Ben, ben olduğum için hakkım olarak yapabilirim.' dedirtecek ve onunla dayanışan 'Birlikte yaparız.' diyen güçlü bir sosyal devleti biz mutlaka kuracağız. Nasıl derseniz? Ekonomi beyaz olacak, içinde yolsuzluk olmayacak, kirli ilişkiler olmayacak, şeffaf olacak, halkın parası halk için kullanılacak." ifadelerini kullandı.

AK Parti Eskişehir Milletvekili Emine Nur Günay, hükümetin, sosyoekonomik politikalar hakkında bütüncül bir yaklaşımda olduğunu belirtti.

Günay, sosyal hareketliliği kapsayıcı büyüme ve kapsayıcı kalkınma çerçevesinde daha geniş ve bütüncül bir yaklaşımla ele aldıklarını dile getirdi.

"Pandemi nedeniyle küresel ekonominin sarsıldığı bir gerçek. Yorum yaparken lütfen bu gerçeği de göz önüne alalım" diyen Günay, dünyanın sosyoekonomik açıdan çok sıkıntılı bir dönem geçirdiğine dikkati çekti.

Günay, Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde hükümetin, 11. Kalkınma Planı, ekonomik istikrar kalkanı ve sosyal koruma kalkanı politikalarını uygulaması sonucu bu zorlu süreçten daha da güçlü çıkacağını belirtti.

CHP grup önerisi kabul edilmedi.

Bu arada Genel Kurulda, AK Parti'nin, Meclisin çalışma takvimine ilişkin grup önerisi görüşüldü.

Kabul edilen grup önerisine göre, İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, gündemin ikinci sırasına alındı.

Uluslararası anlaşmaların uygun bulunmasına ilişkin 3 kanun teklifi, gündemin ön sıralarına alındı.

Genel Kurulda daha sonra İYİ Parti Adana Milletvekili İsmail Koncuk'un, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa İlişkin Kanun Teklifi'nin, doğrudan gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.

Grup önerilerinin görüşmelerinin tamamlanmasından sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.