TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU


Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) yürürlükte olan disiplin nizamında ihtiyaç duyulan düzenleme ve değişikliklerin yapılması ile harekat etkinliğinin artırılması için hazırlanan kanun teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

16 Temmuz 2020 Perşembe

TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

AK Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, "Ayasofya" hakkındaki konuşmasında, İstanbul'un fethinin sembolü Ayasofya'nın, Fatih Sultan Mehmet'in emaneti olduğunu belirtti.

Müzeye dönüştürüldüğü için Ayasofya'nın minarelerinin 86 yıl boyunca susturulup hüzne boğulduğunu dile getiren Gündoğdu, yeniden ibadete açılmasıyla bu suskunluğun sona erdiğini söyledi.

Necip Fazıl Kısakürek'in "Bugün mü yarın mı bilemem. Fakat Ayasofya açılacak." sözlerini aktaran Gündoğdu, "O gün gerçekleşti, Türk milletinin, Türk İslam dünyasının, mazlum ve mağdur coğrafyaların gözü aydın." dedi.

AK Parti'li Gündoğdu, Ayasofya'nın tekrar ibadete açılışına yönelik imzayı atmanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a nasip olduğuna işaret ederek, "Ayasofya'yı ibadete açarak, milletimizin binlerce yıldır muhafaza ettiği birlik ruhunu, eksik parçasını tamamlayan; bizim büyük bir millet olduğumuzu yeniden hatırlatan Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kez daha teşekkür ediyoruz." diye konuştu.

HDP Bitlis Milletvekili Mahmut Celadet Gaydalı, "Bitlis'in sorunları" hakkındaki gündem dışı konuşmasında, her seçimde sözü verilen Bitlis Havalimanı'nın yapılmaması nedeniyle iktidarı eleştirdi.

Şehre yapılması planlanan bazı karayolu ve çevre yollarının da hizmete sunulmadığını savunan Gaydalı, öte yandan TEKEL fabrikasının kapatılmasıyla birçok kişinin işsiz kaldığını söyledi.

Gaydalı, Kovid-19 salgını nedeniyle iş yerlerinin kapılarına kilit vurduğunu belirterek, normalleşme sürecinden sonra ildeki vaka sayılarının arttığını ifade etti.

İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukcuoğlu, "Bilim adamlığı" hakkındaki konuşmasında, iktidarın, muhalefet tarafında siyasetçilerin, iktidar tarafında ise bilim insanlarının yer aldığı televizyon programları yapılmasını sağladığını öne sürdü.

Yanlı görüş bildiren bu akademisyenler yüzünden bilim insanlarının kredibilitelerini kaybettiğini savunan Kabukcuoğlu, televizyonlardaki kavgalı tartışma programlarının vatandaşların kafasının karışmasına neden olduğunu, iktidarın da bu durumdan memnuniyet duyduğunu iddia etti.

Kabukcuoğlu, akademisyenlerin, özgeçmişlerindeki saygın yayınları ve bilimsel çalışmalarıyla anımsanması gerektiğine işaret ederek, "Bilim insanları kendi değerlerini, milletin kendilerinden ne istediğini bilmelidir. Objektif, tarafsız olmalıdır." diye konuştu.

Genel Kurulda partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Van'da 7 emniyet personelinin, Bitlis'te 2 kahraman askerin şehit olduğunu anımsatarak, şehitlere Allah'tan rahmet, millete başsağlığı diledi.

Çözüm bekleyen en önemli konuların başında 3600 ek göstergenin geldiğini belirten Türkkan, son seçimlerde söz veren iktidarın hala bu konuyu Meclis gündemine getirmemesini eleştirdi.

Türkkan, iktidarın esnafın sorunlarını duymazdan geldiğini, çiftçinin problemleri ele almadığını savunarak, suni gündemler yaratma çabalarına karşın partisinin halkın esas gündemini dile getirmeye devam edeceğini söyledi.

Türkkan, bu yılın ilk 6 ayındaki bütçe açığının 110 milyar lira olarak açıklandığını aktararak, "Bu açık nasıl kapatılır? Ya borç bulacaksınız ya üretim yapacaksınız. Borç bulma şansınız yok." diye konuştu.

Türkiye'nin "borç verilebilir ülke" olma sıfatını kaybettiğini öne süren Türkkan, "Hukukun ayaklar altına alındığı, yargının birilerinin sesi olduğu, adaletten bahsedilmeyen, demokrasinin rafa kaldırıldığı bir ülkeye hiç kimse borç vermez." sözlerini sarf etti.

Üretim kaynaklarının ortadan kalktığını ileri süren Türkkan, "Fabrikanın üretimi bir önceki aya yükseldi diye sevinirken, gerçek anlamda önceki yıllara baktığınızda üretimin azaldığını göreceksiniz. Hal böyleyken Türkiye'nin bu bütçe açığını, üretmeden, borç bulmadan nasıl kapatmayı düşünüyorsunuz?" dedi.

Türkkan, Şırnaklılara Irak ile bir sınır kapısı açılacağı sözünün 10 yıl önce verildiğini, hala açılmadığını da söyledi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Van'da keşif uçağı kazasında hayatını kaybeden Emniyet personeli ile Siirt'te teröristlerle girilen çatışmada yaşamını yitiren 2 kahraman askere Allah'tan rahmet, ailelerine, silah arkadaşlarına ve aziz millete sabır ve başsağlığı dileklerini iletti.

Akçay, tedavileri devam edenlere de acil şifa temennisinde bulundu.

Türkiye'nin siyasi ve demokrasi tarihinin en hain teşebbüsü olan 15 Temmuz darbe kalkışmasının 4. yılının dün idrak edildiğini anımsatan Akçay, FETÖ'nün, asırlardır devam eden Anadolu'yu işgal planlarının, 21. yüzyıldaki adı olduğunu belirtti.

15 Temmuz'un kamuda ehliyet ve liyakatin gözardı edilerek, devlete sadakat yerine hukuk dışı yapılara bağlılıkların öncelikli olması halinde neler yaşanabileceğinin bir kanıtı olduğuna işaret eden Akçay, "15 Temmuz'da sadakat, ihaneti yenmiştir. Bu destanın gurur kaynağı olan bir kesiti de çatısı altında bulunmaktan şeref duyduğumuz TBMM'de yazılmıştır. Tarihinde ilk kez bombalanan ve kurşunlanan Gazi Meclisimiz, milletimizin şanına yaraşır şekilde şahlanan birlik ruhuyla FETÖ'cü hainlerin ve efendilerinin oyunlarını bozmuş, Meclisin işgalini önlemiştir. MHP, meseleye siyaset dışı bakmakta, tarih penceresinden milli şuur ve ruhla yaklaşmaktadır." diye konuştu.

Geçen süre zarfında FETÖ üyelerinin önemli bir kısmının yargılamalarının tamamlandığını ve mahkum edildiklerini belirten Akçay, güvenlik güçleri ve bağımsız yargı mercilerinin mücadeleyi kararlılıkla yürüttüğünü ve yürütmeye devam edeceğini de kaydetti.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Şırnak'ta uzman çavuşun, bir kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğunu öne sürerek, bu olaya Şırnak halkının büyük tepki gösterdiğini, daha sonraki süreçte söz konusu kişinin tutuklandığını anlattı.

Bu olaya yönelik Şırnak Valiliğinin açıklamasını eleştiren Oluç, "Valilik, açıklamasında, tutuklama gerekçesi olarak cinsel istismarı, tacizi ifade etmedi, 'silahla tehdit' dedi. Çünkü cinsel istismar suçunun üst sınırı çok yüksek. Mağdurenin psikolog olmadan alınan ifadesi de dikkate alınmamış. Çocuğu taciz ve istismar çok açık ortadayken, açıklamadaki ikinci skandal, 'Bu kişi alkollüymüş, çevreye rahatsızlık vermiş.' İşlenen suçu örtmek, hafifletmek, normalleştirmek için bunu diyor. Valiliğin bu açıklaması, yapılan kadar vahim bir iştir." sözlerini sarf etti.

HDP'li Oluç, "Kürt çocuklara yönelik cinsel istismar ve saldırıların bu şekilde devam etmesinin halkta büyük bir infial ve tepki yarattığını iktidara hatırlatmak istiyoruz." ifadelerini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Van'daki keşif uçağının düşmesi sonucu yaşamını yitiren 7 Emniyet personeli ile Siirt'te çatışma sonucu şehit olan askerlere Allah'tan rahmet dileyerek, daha ciddi tedbirler, sağlıklı ve tutarlı politikalarla verilen şehit sayısının azaltılabileceğini dile getirdi.

İslam inancında şehitlik mertebesinin kutsal olduğunu da anımsatan Altay, şehit aileleri ve yakınlarının duydukları acı bakımından bunun övünülecek bir durum olmadığını söyledi.

Altay, LGS sonuçlarını değerlendirirken, "Tablo çok vahim.'' dedi.

CHP'li Altay, sınavda, Türkçe dersinde toplam 20 soruda ortalama 10 doğru, İnklap Tarihi ve Atatürkçülük dersinde 10 soruda ortalama 5 doğru, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi'nde 10 soruda ortalama 6, matematikte 20 soruda ortalama 4,8 ve Fen Bilimleri dersinde 20 soruda ortalama 10 doğru yanıt verildiğini anlattı.

Niteliksiz, kalitesiz, fırsat eşitliğinden yoksun, eğitime erişim konusunda çocukların önüne "Çin Seddi" gibi örüldüğü bu ortamı Türk milletinin çocuklarının hak etmediğini söyleyen Altay, "Bütün milletimizin kıymetli evlatları eşit eğitimi hak ediyor. LGS'ye 1 milyon 472 bin yavrumuz girdi, 7 öğrenciden sadece bir tanesi Bakanlığın güya nitelikli ortaöğretim kurumu olarak gördüğü okullara girebilecek." diye konuştu.

Altay, Artvin Borçka'da Yiğit Atabay'ın sınavının, salon görevlilerinin "sınav kağıdını zarfa koymama" kusuru yüzünden iptal edildiğini savunarak, Milli Eğitim Bakanlığının bunu tamir etmesini istedi.

Genel Kurul çalışmalarına devam ederken yeniden söz alan Altay, Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinin kendisini arayarak, Atabay'ın mağduriyetinin giderileceği konusunda bilgi verdiğini aktardı.

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, milletin, 15 Temmuz'da birlik ve beraberlik gösterdiğini, toprakların birliğine ve beraberliğine tekrar sahip çıktığını vurguladı.

Bu toprakların vatan olarak kalması için ağır bedeller ödemeye devam edildiğine işaret eden Muş, mücadeleler sırasında çok üzücü haberler alındığını dile getirdi.

Van ve Siirt'teki şehitlerin şehadete yürüdüğünü belirten Muş, şehitlerin ailelerine ve millete başsağlığı dileklerini iletti.

Muş, CHP'li Altay'ın Genel Kurulun salı günkü birleşimindeki bir iddiasına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Altay'ın "15 Temmuz şehitleri anıtının mermerlerinin, FETÖ soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Sami Çoban'ın şirketinden 33 milyon liraya alındı" iddiasını araştırdığını anlatan Muş, "Birinci köprünün orada, tepede bir anıt var. Şehitler makamının bütün maliyeti, 5 milyon 78 bin 864,61 kuruş artı KDV. Dolayısıyla mermerlerin 33 milyon lira olması söz konusu değil. Bu rakamın içine Nakkaştepe'den gelen yol ve granit parke taşı kaplama, çevre düzenlemesiyle bütün aydınlatma ve elektrik işleri de dahildir." diye konuştu.

Altay'ın iddiasının gerçeği yansıtmadığını kaydeden Muş, "Yanıltıcı bilgi verilmiştir. Bunu esefle karşıladığımızı, Gazi Meclise büyük bir haksızlık yapıldığını özellikle ifade etmek isterim." dedi.

HDP'li Oluç'un Şırnak'taki olaya yönelik iddialarını araştırdığını ve bilgi aldığını aktaran Muş, soruşturma kapsamına cinsel saldırı ve istismarla alakalı kısmın da eklendiğini bildirdi.

AK Parti'li Muş, söz konusu kişinin, alkollü olduğunu ve bir tartışma sırasında kız çocuğuna yönelik tacizde bulunduğu iddiasının ortaya çıktığını belirterek, şunları kaydetti:

"Soruşturma sürüyor. Biz de bu meseleyi yakından takip edeceğiz. Çocukların Kürt'ü, Türk'ü olmaz. Çocuk çocuktur. Hangisine yapılmaya çalışılıyorsa bunu lanetleriz, üzerine gideriz. Bunda asla tavizimiz olmaz. Hele hele İçişleri Bakanımızın, Cumhurbaşkanımızın, partimizin ne kadar hassas olduğu bilinen bir gerçektir. Burada kim ne yapmışsa sonuna kadar üzerine gidilecektir. Sayın Bakanla yaptığım görüşmede olayla alakalı aldığım bilgidir. Kimsenin bir şey örtmeye, saklamaya çalıştığı yoktur. Tabii ki bu olayın üzerine gideceğiz ama aynı şekilde PKK'nın küçük yaşta dağa kaçırdığı o kız çocukları için hep beraber parlamento mücadele verecek, HDP Grubu da verecek."

CHP'li Altay, 15 Temmuz Şehitleri Anıtı'na yönelik iddiasına ilişkin, "Mermerlere ödenen para zannettim. 33,5 milyon var. Düzeltilmiş olsun. Sami Çoban'ın şirketlerine devletin darbe girişimi öncesi 33,5 milyon lira teşvik verdiği anlaşılmıştır." dedi.

TBMM Genel Kurulunda CHP, HDP ve İYİ partinin grup önerileri görüşüldü.

CHP Antalya Milletvekili Rafet Zeybek, CHP'nin Antalya'nın Belek ve Kadriye sahillerinde günübirlik tesislerle ilgili rüşvet iddialarının araştırılmasına ilişkin yaptığı konuşmada, Dışişleri Bakanı ile Kültür ve Turizm Bakanı tarafından organize edilen bir toplantıda Serik Belediyesince 500 bin lira rüşvet alındığının ortaya çıktığını ileri sürdü.

Serik Belediye Başkanının telekonferans yöntemiyle gerçekleştirilen toplantıyı terk ederek sosyal medya hebasında paylaşımda bulunduğunu ileri süren Zeybek, bu olayın 5 Mayıs 2020'de ortaya çıktığını söyledi.

CHP'li Zeybek,"Rüşvet olayıyla ilgili ne Dışişleri Bakanı ne Kültür ve Turizm Bakanı ne İçişleri Bakanı ne Sayın Cumhurbaşkanı açıklama yaptı. Öyle anlaşılıyor ki 500 bin liralık rüşvet örtbas edilmeye çalışılıyor. 2 ay 70 gün olmuş, hiçbir yetkili bir açıklamada bulunmuyor. Herkes suspus. Ama ortada bir gerçek var ki Serik Belediyesi 500 bin lira rüşvet almış." şeklinde konuştu.

Dışişleri Bakanı ve Kültür ve Turizm Bakanına çağrıda bulunduğunu belirterek, rüşvet alan kişinin açıklanmasını isteyen Zeybek, bu olayın takipçisi olacaklarını ve mutlaka açığa çıkartacaklarını ifade etti.

İYİ Parti Antalya Milletvekili Feridun Bahşi, 2018 Sayıştay raporunda, Belek ve Kadriye beach parklarının belediye meclisi kararıyla bedelsiz ve süresiz olarak bir şirkete devredildiğinin belirtildiğini öne sürdü.

Belediyenin 500 bin lira rüşvet aldığının iddia edildiğini öne süren Bahşi, "Konuyla ilgili bugüne kadar bir dava açıldı mı? Hayır. Dava açılmasıyla ilgili bir umudumuz var mı? Hayır." diye konuştu.

HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, "Mevcut vaziyet yenilir, yutulur, anlaşılır, hukuken, insani, ahlaki olarak tarifi olan bir şey değil." değerlendirmesinde bulundu.

Çürümüşlüğe, ahlaksızlığa hep birlikte çare bulunması gerektiğini söyleyen Bahşi, verilen önergenin doğru ve yerinde olduğunu belirtti.

AK Parti Antalya Milletvekili Kemal Çelik, Belek ve Kadriye turizm merkezlerindeki günübirlik alanların vatandaşın hizmetine sunulması ve buralarda beach park yapılmasının bir süredir gündemdeki yerini koruduğunu ifade etti.

Çelik, konu ile ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığının, sahil düzenlemesini gerçekleştirerek sahili bizzat işletmek suretiyle vatandaşa kullandırtmak isterken Serik Belediyesinin de işletme hakkının kendisine verilmesini talep ettiğini söyledi.

Çelik, şöyle konuştu:

"Aslında sahili Kültür ve Turizm Bakanlığı işletse de Serik Belediyesi işletse de sahil Seriklilerin kullanımında olacak, hemşehrilerimiz birinci sınıf hizmet alarak denizden ve kumsaldan gönüllerinece faydalanacaktır. Konunun görüşüldüğü bir toplantıda Serik Belediye Başkanımız, Kültür ve Turizm Bakanımıza hitaben 'Serik'te sahillerle ilgili çok fazla dedikodu yapılıyor. Buranın işletmesini bize verin' sözü üzerine Sayın Bakanımız 'Başkasının dedikodularına itibar etmeyin başkanım, dedikodulara itibar edecek olsak bizlerde (belediye sahillerin işletmesi için para alıyor, bundan dolayı bakanlığa vermek istemiyor) diyorlar. Biz de bu dedikodulara mı itibar edelim ki etmiyoruz. Buradaki amacımız sahilden herhangi bir gelir elde etmek değil, vatandaşımıza layık olduğu en iyi hizmeti vermektir' demiştir. Sayın Bakanımız 'işletmeciler sahil için belediyeye para veriyor' derken kastı Serik Belediyesinin sahilin kiraladığı işletmecilerden aldığı resmi belgeli, makbuzlu kira bedelidir. Ancak olayın geçtiği toplantının yüz yüze değil video konferansla yapılıyor olması nedeniyle belediye başkanımızca yanlış anlaşılmış, kasıt rüşvet olmamasına karşın belediye başkanımız olayın sıcaklığıyla açıklama yaparak belediyecemizce herhangi bir usülsüz para alınmasının mümkün olmadığı beyanından konunun araştırılması ve soruşturulmasını istemiştir. Şu anda da İçişleri Bakanlığımızın müfettişleri konuyu araştırmaktadır. Şu anda müfettişler oradadır."

Rüşveti alanın da verenin de melun olduğunu belirten Çelik, "Sayın bakanımızın hiçbir şekilde ne belediye başkanımıza ne de Serik Belediyesine yönelik bir rüşvet iddiası olmamıştır." diye konuştu.

Kültür ve Turizm Bakanının sektörden gelen birisi olarak turizm konusunda Serik ve Antalya için bir şans olduğunu vurgulayan Çelik, "Serik Belediyesi kimseden bir kuruş rüşvet almamıştır. Belediye Başkanımız da Antalya kamuoyunun yakından bildiği, uzun yıllar siyasetin içinde olan, rüşvetin ismiyle yan yana gelemeyeceği bir başkanımızdır." dedi.

Yapılan oylamada CHP'nin grup önerisi ile İYİ Parti'nin, "malul ve gazilerin yaşadığı sorunlara" ilişkin önerisi ve HDP'nin "yargı üyeleri üzerindeki siyasi baskı"lara ilişkin önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurulda grup önerilerinin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.

****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.