TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU


TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) yürürlükte olan disiplin nizamında ihtiyaç duyulan düzenleme ve değişikliklerin yapılması ile harekat etkinliğinin artırılması amacıyla hazırlanan kanun teklifinin geneli üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

11 Temmuz 2020 Cumartesi

HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, "engellilerin sorunları", CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, "Ali İsmail Korkmaz'ın vefatının 7. yılı", AK Parti Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey, "Balıkesir'in tarımsal faaliyetleri ve ülkemize katkıları"na ilişkin gündem dışı konuşmalar yaptılar.

HDP'li Musa Piroğlu, salgın sürecinde bazı zorunlu uygulamaların ve keyfi dayatmaların, engellilerin hayatında ciddi sorunların oluşmasına yol açtığını söyledi.

Bu uygulamalardan birinin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı yüksek hızlı tren (YHT) idaresi tarafından yürürlüğe koyulduğunu savunan Piroğlu, YHT'de engellilerin yasal düzenlemelerle kazandığı ücretsiz ulaşım hakkının askıya alındığını dile getirdi.

Engellilerin trene binmesinin yasaklandığını, bunun ayrımcılık olduğunu ifade eden Piroğlu, "Trenlere binmesi yasaklanan engelliler 20 Mayıs'tan bu yana metrobüslere, Marmaray'a, metroya, bütün belediye otobüslerine, vapurlara ve şehirlerarası otobüslere binebilmektedir. Engellilere yönelik bu açılımın Türkçesi şudur: Engelliler vebalıdır, engeliler virüs, hastalık taşır. Onlardan uzak durmak gerekir. Bu, engellileri düşmanlaştırma, ötekileştirme politikasıdır." dedi.

Sağlık bahane edilerek engellilerin haklarının gasbedildiğini ileri süren Piroğlu, "Bu uygulamaya son verilsin. Devlet ve devlet kurumları engellilerin önünde engel olmaktan vazgeçsin." diye konuştu.

CHP Hatay Milletvekili Güzelmansur, Ali İsmail Korkmaz'ın Eskişehir'de Gezi parkı olayları sırasında 2 Haziran 2013'te darbedilerek beyin kanaması geçirdiğini, 38 günlük yaşam mücadelesinin ardından hayatını kaybettiğini söyledi.

Mehmet Güzelmansur, "Ali İsmail Korkmaz ve Gezi parkı olaylarında yitirdiğimiz tüm canların hayallerini gerçekleştirmek için mücadelemiz sonuna kadar devam edecektir." dedi.

AK Parti Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey, Balıkesir'in hem Marmara hem de Ege denizine kıyısı olan, ciddi turizm ve tarım potansiyeli taşıyan, çevreye ve doğaya saygılı Türkiye'nin en güzel şehri olduğunu söyledi.

Pandemi sürecinin tarımın ve tarımsal üretimin ne kadar stratejik bir alan olduğunu bir kez daha gösterdiğini dile getiren Canbey, Balıkesir'in bamya, buğday, çavdar, süpürge otu üretiminde Türkiye birincisi, mısır, bakla, dereotu, Macar fiği, kuşkonmaz, maydanoz ve yulaf üretiminde Türkiye ikincisi, yağlık zeytin, taze sarımsak, sorgun, yemlik bezelye, çarliston biber, çeltik, silajlık mısır, patlıcan, yem şalgamı üretiminde de Türkiye üçüncüsü olduğunu aktardı.

Tarımsal üretimin içinde hayvansal üretimin ağırlıklı olarak yer işgal ettiği Balıkesir'in, 2019'da et tavuğu üretiminde üçüncü sırada yer aldığını hatırlatan Canbey, şöyle konuştu:

"Bitkisel ve hayvansal üretimin yoğunluğuyla birlikte tarıma dayalı sanayinin gelişmekte olması, sahip olduğu iklim koşulları, sulama imkanları ve uzun hasat süresiyle tohum yetiştiriciliği için en uygun bölge olması, mikroklima bölgelerinin varlığı sayesinde çok çeşitli meyve türlerinin yetiştirilebilmesi, organik tarım için uygun arazilerin var olması, ilde sözleşmeli üretim modelinin başarıyla uygulanması, su ürünleri yetiştiriciliğine uygun deniz kıyılarının ve iç suların varlığı, bölgenin yoğun jeotermal su kaynaklarına sahip olması gibi avantajlar nedeniyle Balıkesirimize yatırım yapmak isteyenleri davet ediyoruz. Balıkesir, önümüzdeki dönemde tarımsal anlamda öne çıkan illerden olacak."

Genel Kurulda, daha sonra yerinden söz alan milletvekilleri Danıştay'ın Ayasofya'nın ibadete açılması kararı, Srebrenitsa soykırımının 25. yılı ile illerinin sorunları ve çözüm yollarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grubu adına söz alan Aksaray Milletvekili Ayhan Erel, Srebrenitsa'da 25 yıl önce ağır silahlı Sırp ordusu tarafından 8 bin 372 Boşnak'ın katledildiğini dile getirerek, "Acısını halen yüreklerimizde hissettiğimiz vahşeti unutmadık, unutturmayacağız." diye konuştu.

Bosna Hersek'in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç'in, "Unutulan soykırım tekrarlanır." sözünü hatırlatan Erel, "Bosna'da Sırplar tarafından yapılan soykırım sırasında vurulan 4 yaşında bir çocuğun ölmeden önce annesine sorduğu, 'Çocukları küçük kurşunla öldürürler değil mi anne?' sorusu gözlerimizi buğulandırıp, yüreklerimizi halen yakmaktadır. Bosna Hersekli kardeşlerimizin acılarını paylaşıyor, katledilen binlerce Bosnalı kardeşimize Allah'tan rahmet diliyorum." ifadelerini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, tarihe insanlığın utancı olarak kaydolan bu acı olayda 8 binden fazla Bosnalı Müslümanın hunharca katledildiğini söyledi.

"Dünyada adalet arayışının ve acının sembolü olan Srebrenitsa katliamı halen açık bir yaradır." diyen Özkoç, katliamda hayatını kaybedenlerin kimlik tespitlerinin halen devam ettiğini belirtti.

Özkoç, Srebrenitsa katliamında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diledi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, tarihin, çeyrek asır önce Avrupa'nın göbeğinde acısı hala yüreklerde hissedilen bir soykırıma tanıklık ettiğini söyledi.

Sırp devlet adamları Karaciç ve Miloseviç'in emirleriyle, katil Miladiç komutasındaki Sırp askerlerin 11 Temmuz 1995'te yaklaşık 8 bin 500 Boşnak'ı vahşice katlettiğini dile getiren Akçay, "Sözde uygar Batı, gözleri önünde cereyan eden bu kıyıma sessiz kalmış ve insanlık tarihinin en utanç verici vahşetine sebep olmuştur." dedi.

Akçay, Srebrenitsa'da 11-16 Temmuz 1995'te yaklaşık 2,2 milyon kişinin evini terk etmek zorunda kaldığını, 100 binin üzerinde Sırp olmayan insanın toplama kamplarında işkenceye maruz kaldığını, 25 binden fazla Boşnak kadının tecavüze uğradığını, Boşnakların kültürel varlığını yansıtan camilerden 985'inin yok edildiğini söyledi.

Miladiç'in, "Türklerden intikam almanın vakti geldi." sözünü hatırlatan Akçay, şöyle konuştu:

"Batı'nın Türk milletine olan asırlık kinini ortaya koymuştur. Osmanlı Devleti'nin nizam-ı alem ülküsüyle adaletle yönettiği topraklar, Batı'nın ırkçı, Darwinist, sömürgeci, materyalist zihniyetiyle kana bulanmıştır. Acısı halen yüreklerimizi yakan bu utanç vesikası insanlığın vicdanına yapılan bir saldırıdır. Dünya kamuoyunun önünde gerçekleşen katliam 20. yüzyılın en büyük insanlık suçlarından biridir. Bu vesileyle Srebrenitsa'da katledilen binlerce Bosnalıyı ve Aliya İzzetbegoviç'i bir kez daha rahmetle anıyor, insanlığın bir kez daha böyle acılar yaşamamasını temenni ediyorum."

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, 11-18 Temmuz 1995'te Sırp askerleri ve bağlı paramiliter grupların, Birleşmiş Milletlerin güvenli bölge ilan ettiği Srebrenitsa kasabasında, dünyanın gözleri önünde 8 binden fazla Boşnak Müslümanı katlettiğini dile getirdi.

Benzer vahşetlerin son 40 yılda Orta Doğu'nun birçok bölgesinde de yaşandığını belirten Oluç, şunları ifade etti:

"Srebrenitsa katliamı 2007'de Uluslararası Adalet Divanı tarafından soykırım olarak tanımlandı. Birinci derece sorumlular mahkum edildi. Bugün halen 25 yıl önce öldürülenlerin defin işlemleri yapılmaktadır. Srebrenitsa soykırımının sorumlularını 25. yılında bir kez daha lanetliyoruz. Bu katliamda hayatını kaybeden binlerce insana Allah'tan rahmet diliyor ve Bosna halkının acılarını paylaşıyoruz. Aliya İzzetbegoviç'in, 'Soykırımı unutmayın, unutulan soykırım tekrarlanır.' sözünü de herkese bir kez daha hatırlatıyoruz."

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Ayasofya'nın, 86 yıllık aradan sonra cami statüsüne kavuştuğunu belirtti.

Danıştay'ın Ayasofya kararının önemine dikkati çeken Özkan, "Danıştay'ın hukuki olarak tespit ettiği durum, Ayasofya'nın bundan sonra ilelebet cami olarak kalacağının kararıdır." dedi.

İnsanlığın ortak mirası olan Ayasofya'nın yeni statüsüyle Müslüman, gayrimüslim bütün insanlığa, ziyaretçilere açık olacağını dile getiren Özkan, Ayasofya'nın, 24 Temmuz'da cuma namazıyla fiili olarak ibatede açılacağına işaret etti.

Özkan, "Aziz milletimizin farklı siyasi düşüncelerden, inançlardan, yaşam tarzı tercihlerinden herkesin üzerinde ittifakla mutabakata vardığı bir konu varsa o da Ayasofya'dır." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Özkan, çeyrek asır önce Avrupa'nın göbeğindeki Srebrenitsa'da binlerce insanın katledildiğini hatırlattı.

Devletlerin ve milletlerin genlerinde ne varsa bunun tezahür ettiğini söyleyen Özkan, "Avrupa köylü isyanları, Yüzyıl Savaşları, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları ile 30 Yıl Savaşları ile geçmişte nasıl kan ve gözyaşına boğulmuşsa aynı kültür yeniden Srebrenitsa'da maalesef nüksetmiştir." ifadesini kullandı.

Boşnak halkın lideri Aliya İzzetbegoviç'in, "Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır ve bugünkü refahı, devam edegelen sömürgeciliği; döktüğü kan, akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur." ifadesini hatırlatan Özkan, şunları kaydetti:

"Coğrafyamızda, Suriye'de yaşanan dramlar da petrol, para ve silah üzerinden Batı uygarlığının yürüttüğü emperyalist hedeflerin neticesinde meydana gelmiştir. Bu emperyalist hedeflere karşı milletçe, mazlumların ve gönül coğrafyasının adeta sığındığı bir liman olduk ve bundan sonra da olmaya devam edeceğiz. Srebrenitsa'da katledilen bütün mazlumlara Allah'tan rahmet diliyorum, mekanları cennet olsun. İnsanlığın, bunun hesabını tarih nezdinde sorması gerekir."

Genel Kurulda daha sonra grup önerilerinin görüşmelerine geçildi.

TBMM Genel Kurulunda, Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) yürürlükte olan disiplin nizamında ihtiyaç duyulan düzenleme ve değişikliklerin yapılması ile harekat etkinliğinin artırılması amacıyla hazırlanan kanun teklifinin görüşmelerine başlandı.

Genel Kurulda, Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri öncesinde, görev süreleri dolan Meclis'teki 18 ihtisas komisyonuna üye seçimi yapıldı.

İhtisas komisyonlarında AK Parti, CHP, HDP, MHP ve İYİ Parti parti gruplarına düşen üyelerin isimleri okundu. Daha sonra 27. Dönem ikinci devre için görev yapacak ihtisas komisyonu üyeleri seçildi.

Seçilen komisyon üyelerinin görev süreleri 16 Temmuz 2020'de başlayacak.

Genel Kurulda daha sonra kanun teklifinin görüşmelerine başlandı.

Temel kanun olarak iki bölüm halinde görüşülecek teklifin tümü üzerinde söz alan İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ, Türk ordusunun zaferlerinin arkasında, Türk askerinin yüksek disiplin anlayışı olduğunu söyledi.

Teklifin, Türk ordusunun disipliniyle ilgili olduğunu dile getiren Özdağ, "Üzerinde konuştuğumuz kanun teklifi, AKP'nin TSK ile ilgili izlediği yanlış politikalarında ısrarcı olduğunu gösteriyor." dedi.

Teklifle, astsubay kıdemli başçavuş rütbesindeki personelin yaş haddinin 55'ten 60'a uzatılmasının öngörüldüğünü belirten Özdağ, "Türk ordusunun bel kemiği olan astsubaylarımızın da tıpkı subaylar gibi en tecrübeli oldukları dönemde görevlerine daha uzun bir süre devam etmelerini sağlamak olumlu bir gelişme olacaktır fakat bu durum, aynı zamanda bize daha farklı bir şey göstermektedir. Ordunun, tecrübeli astsubay personeli görevde daha fazla tutmaya ihtiyacı olduğu açıktır." diye konuştu.

Teklifle, TSK'nin siyasallaşmasının da devam ettiğini savunan Özdağ, "Düzenlemeyle şimdiye kadar Genelkurmay Başkanlığının teşkil ettiği Yüksek Disiplin Kurulu, Milli Savunma Bakanlığında kuruluyor. Bu da siyasallaşmanın nasıl devam ettiğini gösteriyor." dedi.

İktidarın, kanun teklifine hak ettiği önemi vermediğini savunan Özdağ, şöyle konuştu:

"Teklif alelacele gündeme getirilmiş, kanun bütünlük içinde ele alınmamış, araya sıkıştırılmıştır. Kanun teklifi, TSK'nin kurumsal yapısına ve askeri personele dair yığınla sorunun yalnızca birkaçını kısa vadeli, geçici ve yetersiz şekilde ele alma girişiminden ibarettir. İYİ Parti olarak kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve onun mensuplarının ivedilikle çözülmesi gereken temel, asli ve somut sorunlarına yönelik çabamız her zaman ısrarcı biçimde devam edecektir. Kanun teklifini her ne kadar yetersiz olarak değerlendirsek de TSK ve personelinin güçlendirilmesi amacıyla destekleyeceğiz."

MHP Bursa Milletvekili Mustafa Hidayet Vahapoğlu, dünyanın her yerinde silahlı kuvvetlerin başarısını sağlayan unsurlardan ilk ikisinin disiplin ve hiyerarşi olduğunu dile getirdi.

TSK'de ise bunların önüne vatan sevgisinin eklendiğini belirten Vahapoğlu, "Bir orduda vatan sevgisi, disiplin ve hiyerarşi yoksa ya da dumura uğramışsa o ordudan başarı beklemek ham hayal olacaktır." dedi.

TSK'nin, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında, kısa süre önce maruz kaldığı olumsuz şartlara rağmen sınır içi ve sınır ötesinde ulaştığı başarılı sonuçların, sahip olduğu yüksek vatan sevgisi ve disiplini sayesinde gerçekleştiğini dile getiren Vahapoğlu, kanun teklifinin, bu nedenle önemli olduğunu ifade etti.

Teklifle, astsubay sınıfında ihtiyaç duyulan personel yaş haddinin 55'ten 60'a çıkarılacağına değinen Vahapoğlu, düzenlemenin amacının, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminin ardından, ordunun kendini temizleme operasyonu sonucunda ihtiyaç duyduğu, uzun vadede kullanabileceği personeli temin etmek olduğunu kaydetti.

Doğu Akdeniz ve Libya'da yaşanan gelişmeleri hatırlatarak Türkiye'nin bölgede yürüttüğü faaliyetlere değinen Vahapoğlu, "Bütün bunları yaparken güçlü, donanımlı, morali yüksek bir orduya, takdir ve teveccüh gören, desteklenen, özellikle siyasi olarak desteklenen bir orduya ihtiyacımız var. Unutmayın ki güvenlik güçlerinin en büyük gıdası, beslendiği kaynağı onları sevk ve idare eden siyasi otoritenin onlara vermiş olduğu desteğin niteliğidir." ifadelerini kullandı.

Vahapoğlu, MHP olarak kanun teklifini desteklediklerini belirtti.

TBMM Genel Kurulunda, Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) yürürlükte olan disiplin nizamında ihtiyaç duyulan düzenleme ve değişikliklerin yapılması ile harekat etkinliğinin artırılması amacıyla hazırlanan kanun teklifinin geneli üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerde CHP Grubu adına söz alan İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi, kanun teklifine bakıldığında, stratejik seviyedeki bazı hataların taktik düzenlemelerle tedavi edilmeye çalışıldığının görüldüğünü savundu.

Çelebi, "Düşünün ki bir insan Kovid olmuş, ateşi çıkmış, ateş düşürücü veriyorsunuz. Burada tekliflerde yapılan bu aslında yani yapısal sorunlara taktik seviyede cevaplar verilmeye çalışılmış ama işe yaramaz." dedi.

Ordunun eğitim sisteminin bozulduğunu öne süren Çelebi, "Harp Akademileri teşkilatı bozulmadan Milli Savunma Üniversitesine bağlanmalıydı. Harp okulları da kuvvetlere bağlı kalmalıydı. Eğitim sistemini onlar dizayn etmeliydi. Bunlar yapılmalıdır, aynı zamanda askeri liseler tekrar açılmalıdır." diye konuştu.

Türkiye'nin son 10 yıldır FETÖ, PKK, IŞİD odaklı terör, göç ve iç güvenlik sorunlarının yanında aynı zamanda ekonomik darboğazdan geçtiğini dile getiren Çelebi, şöyle devam etti:

"Bu, savunma sanayi projelerine de yansıyabilir. Bu kaçınılmaz bir şey ancak modernizasyon ve idame projelerinde Deniz Kuvvetlerine, özellikle Doğu Akdeniz harekat alanında ateş ve manevra gücü kaybına neden olacak durumlara asla düşmeden destek verilmesi gerekir. Mavi vatan, Misakı Milli'nin denizlerdeki karşılığıdır. Bu, çok önemlidir; ana vatan Türkiye, yavru vatan Kıbrıs, mavi vatan denizlerimiz ve bunların semaları bir bütündür, asla parçalanamaz. Dolayısıyla savunma sanayisinde de buralara dikkatli bir şekilde destek vermek gerekir."

Teklif sahibi olarak Genel Kurula bilgi veren AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Sait Kirazoğlu, "21. yüzyılda risk ve tehdit algısının değiştiği, savunma ve güvenlik stratejilerinin buna göre farklılaştığı, bölgesel ve uluslararası aktörlerin ve dinamiklerin daha fazla etkide bulunduğu, illegal yapıların ve terör örgütlerinin kullanıldığı, jeopolitik olarak çok önemli bir konumda bulunmaktayız." dedi.

Türkiye'nin bir yandan yurt içi ve sınır ötesinde terör örgütleriyle mücadele ederken Suriye, Irak ve Doğu Akdeniz dahil sınırlarında ve ötesinde oluşan tehdit ve saldırılara karşı koyduğunu, ulusal hak ile menfaatleri diplomasi ve Silahlı Kuvvetler aracılığıyla korumaya çalıştığını belirten Kirazoğlu, "Silahlı Kuvvetlerimiz bu süreçte çok önemli bir fonksiyon üstlenmekte, adını hepinizin bildiği operasyonlarla bölgeye huzur ve güven getirmeye çalışmaktadır." diye konuştu.

TSK'nin, örnek bir disipline sahip olduğunu vurgulayan Kirazoğlu, "TSK kendisine tevdi edilen görevleri üstün başarıyla yerine getiriyor. Bugün her zamankinden daha güçlü ve etkin şekilde istiklalimizin ve istikbalimizin en büyük güvencesi olmaya devam ediyor." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin yürürlüğe girmesiyle Milli Savunma Bakanlığı teşkilatında gerçekleştirilen değişiklikler nedeniyle ilgili mevzuatta uyum düzenlemeleri yapılması gereğinin hasıl olduğunu hatırlatan Kirazoğlu, şunları kaydetti:

"Bu kapsamda Komisyonda kabul edilen teklifimiz, Milli Savunma Bakanlığı kadrolarında görevli tecrübeli personelin söz konusu tecrübelerinden daha etkin faydalanılması, personelin motivasyonunun artırılması amacıyla özlük haklarının iyileştirilmesi, harekat etkinliğinin artırılması için başta askeri disiplinin tesisi olmak üzere tedbirlerin alınmasına yönelik hususlar içermektedir. İlk grupta tecrübeli personelden daha uzun süreli istifade etmeye yönelik düzenlemeler vardır. Burada astsubay kıdemli başçavuşlar için yaş haddinin, istekleri halinde, sicil notlarının iyi olması halinde, 55 yaşından 60 yaşına kadar uzatılması, yine ileri yaşlarda astsubaylıktan subaylığa geçenler için rütbe yaş hadlerinin artırılması söz konusudur. İlave olarak uzman erbaşlara, astsubaylığa geçiş sınavına ilave sınav hakkı verilmektedir. Yedek astsubaylıktan muvazzaf astsubaylığa geçişin alt yapısı oluşturulmuştur."

Temel kanun olarak iki bölüm halinde görüşülen teklifin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı, birinci bölümü üzerindeki görüşmelere geçildi.

TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, teklifin birinci bölümü üzerindeki görüşmeler devam ederken birleşime ara verdi.

Bilgiç, aradan sonra komisyonun yerini almaması üzerine 14 Temmuz Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.