TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

ADALET KOMİSYONUNDA BAROLARA İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ GÖRÜŞMELERİ DEVAM EDİYOR


TBMM Adalet Komisyonunda, Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin 12 maddesi daha kabul edildi.

04 Temmuz 2020 Cumartesi

Komisyon, Başkanvekili ve AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç başkanlığında toplandı.

Kovid-19 tedbirleri kapsamında, daha geniş alana sahip TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen toplantıda, teklifin maddeleri üzerinde konuşmalar yapılıyor.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Kovid-19 salgınının yaşandığı koşullarda bu çalışmayı yapmanın herkesin sağlık ve yaşam hakkına yönelik doğrudan tehlike arz ettiğini söyledi.

Bu koşullarda teklifin görüşülmesine tepki gösteren Tanrıkulu, "Meslek örgütleri, Türkiye Barolar Birliği ve barolar her zaman iktidarların hedefi olmuştur. Sizin de 18 yıl boyunca hedefiniz oldu. Şimdi Türkiye Barolar Birliği Başkanı ile uyumlu bir görüntü veriyorsunuz ama barolarla değil." dedi.

Bazı baroların yaptığı açıklamaların kızgınlık ve öfke ile karşılandığını ve ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın barolarla ilgili bir düzenleme yapılması gerektiğini gündeme taşıdığını ifade eden Tanrıkulu, "Anayasa'nın 135. maddesinde tanımlanmış yargının bir parçası olan savunma örgütüyle ilgili olarak bir düzenlemenin kızgınlıkla, öfkeyle ya da intikam duygusuyla ele alınmayacağını ben de sizler de biliyorsunuz." diye konuştu.

HDP Muş Milletvekili Şevin Coşkun, kanun teklifinde avukatlık mesleği, savunma hakkı ve toplum yararına hiçbir şeyin bulunmadığını ileri sürerek, "Baroların, hükümetin anti demokratik politikalarına karşı etkin muhalefet yürütmesi böyle bir yasa teklifinin ortaya çıkmasına sebep olmuştur." değerlendirmesinde bulundu.

Çoklu baroya ilişkin düzenlemeyi eleştiren Coşkun, avukatların çoklu baro gibi bir talebinin olmadığını, Türkiye'nin böylesi bir baro sistemine ihtiyacının bulunmadığını, Türkiye'nin ihtiyacının yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı olduğunu belirtti.

İYİ Parti Aksaray Milletvekili Ayhan Erel ise teklifte avukatlara maddi ve manevi anlamda menfaat sağlayan bir maddenin olmadığını dile getirerek, "Avukatların problemi baroyla ilgili değil. Avukatların meslekle, ekonomiyle, mesleğin onuruyla ilgili dünya kadar problemi var." dedi.

Avukatların yaşadığı sorunları anlatan Erel, baroların sesine kulak verilmesini istedi.

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, dünya gündemi koronavirüs ve ekonomiye kilitlenmişken baroları parçalamanın sırası olmadığını söyledi. Bankoğlu, "Barolara neşter atma çabanız ve tüm amacınız sistemi kargaşa içine sokmaktır. Her şeyin ayarlarıyla oynadınız, liyakatı bitirdiniz. Ayarlarını FETÖ ile bozduğunuz adalet sistemini bütünüyle çökertip uydunuz haline getirmeye çalışıyorsunuz." dedi.

Çoklu baronun FETÖ projesi olduğunu ileri süren Bankoğlu, "Bunu yalnızca biz de söylemiyoruz, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da söylemiş. Hedefiniz örgütlü ve muhalif sesleri susturmak." ifadesini kullandı.

CHP Gaziantep Milletvekili Bayram Yılmazkaya, Kovid-19 salgınının yaşandığı bir dönemden geçildiğine işaret ederek, bir hekim olarak bu şartlar altında görüşmelerin sürdürülmesinin sıkıntılı olduğunu belirtti.

AK Parti ve MHP sıralarını işaret ederek, "Burası kalabalık, orası sakin düşünüyor olabilirsiniz. 27 saattir buradayız. Bu virüsü 15-20 dakikadan sonra buradaki herkes bulaştırabilir. Bence gelin bu yasayı çekelim, buradan hep beraber hızlıca kaçıp gidelim." dedi.

Bunun üzerine Adalet Komisyonu Başkanvekili Yılmaz Tunç, Yılmazkaya'ya "Daha kolayı var, teklifi daha hızlı geçirelim." karşılığını verdi.

CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, çoklu baroyu Türkiye'nin gündemine FETÖ'nün getirdiğini, şu anda bunun yeniden güncellenerek gündeme getirildiğini öne sürdü.

"Paralel baro ile baroların bölünüp parçalanmasının hiç kimsenin yararına olmayacağını" savunan Demirtaş, "FETÖ'nün hedefi zaten buydu. Bu şekilde FETÖ'ye hizmet ediyorsunuz. Bugün şunu görüyorum, karşımda, AK Parti sıralarında sanki FETÖ'nün ruhu dolaşıyor. Bunu kabul etmiyorum." dedi.

Demirtaş, baroları bölmenin "bölücülük" olduğunu iddia etti.

Bunun üzerine MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, söz alarak Demirtaş'ın sözlerine tepki gösterdi.

Bülbül, MHP'nin yalnızca bu meselelerde değil, dünyaya bakış açısı noktasında, Türkiye'yi yorumlayışında, Türk milletine bakış açısında herhangi bir sıkıntının olmadığını, barolarla ilgili teklifin de MHP'nin geçmişten bugüne ortaya koyduğu siyasetle tutarlı olduğunu belirtti.

Bülbül, "MHP'ye ve bu teklife yönelik ifadelerde bulunan karşımızdaki cephenin içeriğinin, mahiyetinin ne olduğuna baktığımızda MHP'nin, doğru bir işin içinde olduğunu gayet iyi anlıyoruz. Bizi, FETÖ'nün bir kanun teklifini buraya veriyormuş gibi konuşanlar, bu iradeye FETÖ'nün karıştığını ispat etmek zorundasınız. Bunu ispat edemiyorsan müfterisin." diye konuştu.

Bülbül, AK Parti ile beraber ortaya koydukları teklife, "FETÖ'nün hazırladığı teklif", "FETÖ'nün işini görüyorsunuz" şeklindeki ifadelerin kabul edilemeyeceğini kaydetti.

Bülbül'ün konuşmasının ardından Bülbül ile CHP milletvekilleri arasında kısa süreli tartışma yaşandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan da barolara ilişkin kanun teklifinin, "FETÖ teklifi olduğu" yönündeki ithamları haksız bulduğunu vurgulayarak, "FETÖ ruhunun, 15 Temmuz sonrasındaki muazzam mücadelemizde nerede olduğu, nerede olmadığı herkesin zaten malumu. Kime karşı olduğu, olmadığı herkesin gündeminde. DHKP-C'nin kim karşısında, kim hedefinde değil herkesin gündeminde. Böyle afaki, delilsiz, ispatsız konuları söylemeyi doğru bulmuyorum. Ben de bu ithamların ispat edilmediği zaman sizin üzerinizde büyük bir bühtan olarak kalacağını düşünüyorum." diye konuştu.

Bazı milletvekillerinin konuşurken çok ağır ithamlarda bulunabildiğine, hakarete, tehdide varan ifadeler kullanabildiğine değinen Turan, "Arkadaşlarımızdan en ufak bir şerh geldiği zaman bağırmaya başlıyorlar." dedi.

Eleştirilere sabretmeye çalıştıklarını ancak teklif sahiplerinden kim ağzını açıyorsa benzer tepkiyle karşılaştıklarını belirten Turan, "Bu, komisyonun adabına, usulüne uygun değil. Sizin bir iddianıza 'Hayır, böyle değil.' dediğimiz zaman büyük bir reaksiyon göstermenin kimseye faydası yok." değerlendirmesini yaptı.

Düzenlemeye ilişkin "sarayın talimatı", "sarayın içindeki", "saraydaki kişi" ifadelerinin rahatsız edici olduğunu vurgulayan Turan, şöyle devam etti:

"Saray dediğiniz bu milletin evi. 20 yıldan beri milletin önüne sayısız defa gitmiş, onay almış, gelmiş bir ekibin çalışması. 'Saraydaki kişi' dediğiniz bizim Genel Başkanımız. İster inanın ister inanmayın, bu kanun teklifini Genel Merkezimiz, avukatlarımız, MHP'deki avukat arkadaşlarımız, bizim avukat arkadaşlarımız beraber çalıştık. Barolardan fikir aldık. Bu çalışmayı yaptık, şerefle gururla Genel Başkana sunduk. Tabii ki sunacağız. Israrla 'Baroları bölüyorsunuz.' diyorlar. Önümüzde 'baroları zorla bölmek' diye bir metin yok. Terminolojiyi iyi kullanın. Örgütlenme hürriyetinin gereği olarak baroların da birden fazla olmasına imkan veriliyor. İmkan başka, zorunluluk başka bir şey."

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise MHP'li Bülbül'ün fazla sertleştiğini belirterek, "CHP'de bu ülkenin üniter yapısıyla sorunlu tek kişi yoktur. Federatif sistem savunan kimse yoktur. 'Self determinasyon' diyerek bölücülük yapan kimse yoktur. Hele hele PKK'ya terör örgütü diyemeyen kimse yoktur. DHKP-C'yi kutsayan kimse yoktur." dedi.

Özel, FETÖ'nün 2012'de aynı kanun teklifini getirdiğini, bunu talep ettiğini savunarak, o zaman nasıl karşı çıkıldığına ve bugün aynı projeye nasıl sahip çıkıldığına ilişkin siyasi bir eleştirinin başka yere çekildiğini vurguladı.

Baro başkanlarının Meclise alınmamasına ilişkin süreçte yaşananlara değinen Özel, şunları söyledi:

"İçeriye yalnızca konuşacaklar girecek, diğerleri girmesin.' dendi. Ben de baro başkanlarına, 'Kayıt altında hepinizi bir salona alamıyorlar. Size Ala Restoranı teklif ediyorlar. Diğerleri gelsin konuşsun' dedim. 'Hangisi Anadolu'da bir baronun kapısında kalmış da biz kapıda kalıyoruz.' deyince inanın sizin adınıza ben cevap veremez hale geldim."

CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, 3 gündür Anayasa'ya, evrensel hukuk ilkelerine aykırı bir kanun teklifini Kovid-19 tehdidi altında görüştüklerini, baro başkanlarının da 3 gündür Meclis'e alınmadığını söyledi.

Genç avukatların sorunlarının ödenek değil, en başta işsizlik olduğunu dile getiren Kılıç, "Gelin, genç avukatların işsizliğini konuşalım. Benim üyesi olduğum İzmir Barosu 2020 yılı aidatı 396 lira, yarısı 198 lira ediyor. Genç avukatların sorunlarını 198 liraya indirgeyen bir anlayışa sahipsiniz ki bu da bize hukuktan, avukatlık mesleğinden, barodan ne kadar bihaber olduğunuzu gösteriyor." dedi.

Teklifin Anayasa'ya aykırı olduğunu öne süren Kılıç, "Hukuk devleti ilkesini, yargı birliği ilkesini, dürüst yargılanma ve savunma hakkını, yargı bağımsızlığı ilkesini, hakim tarafsızlığı ilkesini, temsilde adalet ilkesini ve en önemlisi eşitlik ilkesini ayaklar altına alan bir kanun teklifiyle karşımıza çıktınız." diye konuştu.

HDP Muş Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit de teklifi eleştirerek, "Siz, 'Baroları demokratikleştireceğiz. Barolarda temsilde adalet yok.' diyorsunuz. Hiç aynaya bakmıyor musunuz? Şu anda bizim 45 belediyemize kayyum atadınız. Siz kim demokrasi kim? 45 belediyeye kayyum atayan hükümetin baroları demokratikleştirme ihtimali olabilir mi? Olamaz." ifadelerini kullandı.

HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni, teklifin Anayasa'ya aykırı olduğunu ve teklifi verenlerin buna neden ihtiyaç duyulduğunu 3 gündür ortaya koyamadığını savunarak, "Bazı tartışmalarda atılan laflara baktığımızda bunun rövanşist bir düzenleme olduğunu görüyoruz." dedi.

İYİ Parti Mersin Milletvekili Behiç Çelik ise çoklu baro sistemine geçilmesinin yargı erkinin kötü bir sürece sokulması sonucunu doğuracağını öne sürerek, "Adalet tecelli etmeyecek, ciddi sıkıntılar meydana gelecektir." diye konuştu.

Baro başkanlarının Meclis'e alınmamasını eleştiren Çelik, "Baro başkanlarının görüşlerine yer verilmeden sadece yandaş birtakım odaklarla görüşülüp böyle bir kanun teklifinin hazırlanmış olmasının hukuk devleti ve Türkiye Cumhuriyeti'nin yargı erki için yüz karası olduğunu ifade etmek istiyorum." dedi.

TBMM Adalet Komisyonunda, AK Parti ve MHP milletvekillerinin imzasını taşıyan Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 12 maddesi daha kabul edildi.

Kabul edilen maddelerine göre, aynı ilde birden fazla baronun bulunması halinde aynı büroda birlikte çalışma ve avukatlık ortaklığı kurma için aynı baroya kayıtlı olma şartı aranmayacak.

Teklifle "avukatlık ortaklığı", aynı ilde kurulu barolardan herhangi birine kayıtlı birden çok avukatın bu kanuna göre mesleklerini yürütmek için oluşturdukları tüzel kişilik olarak tanımlanacak.

Avukatlar, Türkiye Barolar Birliği (TBB) tarafından şekli belirlenen cübbeyle mahkemelere çıkacak. Avukatlara kılık ve kıyafetle ilgili başkaca bir zorunluluk getirilemeyecek.

Aynı ilde birden fazla baronun bulunması halinde adalet dairelerinde barolara ayrılacak yer, TBB'ye tahsis edilecek. Birlik bu yeri, kayıtlı avukat sayısını dikkate alarak, barolara tahsis edecek.

Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararıyla ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısı denetiminde ve kayıtlı olunan baro temsilcisinin katılımı ile aranabilecek.

Avukatların, avukatlık ile TBB ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararlarına temyiz yolu açılacak. Bu kapsamda ilk derece mahkemelerinden verilen 5 yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları da temyiz edilebilecek.

Teklifle, denetleme ve şikayetle ilgili meselelerde avukatın bilgi vermek zorunda olduğu baro, kayıtlı olunan baro olarak netleştirilecek.

Denetleme ve şikayetle ilgili meselelerde avukat, meslek sırrını saklama yükümlülüğüne aykırı düşmedikçe, kayıtlı olduğu baro başkanına veya yönetim kuruluna, bunlar tarafından görevlendirilen üyelerden birine bilgi vermek ve istek üzerine dosyaları göndermek, dinlenmek üzere çağırıldığı hallerde baro başkanı, yönetim kurulu veya bu kurul üyelerinden birinin davetine uymak zorunda olacak.

Yazılı zorunluğa uymayan avukat hakkında, kayıtlı olduğu baro yönetim kurulu, 10 bin liradan 100 bin liraya kadar para cezası verebilecek. Bu para cezasına, tebliğinden itibaren 15 gün içinde, kararı veren baronun disiplin kuruluna itiraz edilebilecek.

Mesleğe yeni başlayan avukatların baro keseneği, 5 yıl süreyle yarı oranında alınacak.

Bir ilde birden fazla baronun bulunması halinde avukat o ilde bulunan herhangi bir baronun levhasına kayıt olacak.

Bir avukat, levhasında yazılı bulunduğu baro bölgesi dışında sürekli olarak avukatlık yapar veya disiplin cezası gerektiren bir eylemde bulunursa, bu tespiti yapan baronun yönetim kurulu tarafından bu konuda düzenlenecek tutanak, gereken işlem yapılmak üzere avukatın levhasında yazılı olduğu baroya gönderilecek.

5 binden fazla avukat bulunan illerde asgari 2 bin avukatla bir baro kurulabilecek.

Kuruluş müracaatında, kuruluş talebini içeren dilekçe ile 2 bin avukatın imzasının ve bu avukatların belirlediği 4 kişilik kurucular kurulunun isimlerinin yer aldığı liste TBB'ye verilecek. Birlik, kuruluş işlemlerini yerine getirmek üzere kurucular kurulunu görevlendirecek. Kurucular kurulu en geç 6 ay içinde yeni baronun kuruluşunu tamamlayacak ve TBB'ye bildirecek.

Avukat sayısının 2 binin altına düşmesi halinde TBB, barodan asgari avukat sayısının 6 ay içinde sağlanmasını yazılı olarak isteyecek. Verilen süre içinde eksiklik giderilemezse TBB, baronun tüzel kişiliğine son verecek ve son verme kararı TBB'nin resmi internet sitesinde ilan edilecek.

Tüzel kişiliği sona eren baroya kayıtlı avukatlar ve stajyerler ilan tarihinden itibaren 15 gün içinde o ilde bir baro varsa o baroya, birden fazla baro varsa diledikleri baroya kaydolacak ve bunların devam eden iş ve işlemleri kaydoldukları baro tarafından yürütülecek. Tüzel kişiliği sona eren baronun tasfiye işlemleri son yönetim kurulu tarafından birliğin denetim ve gözetiminde yapılacak ve kalan mal varlığı TBB'ye geçecek.

Aynı ilde yeni bir baronun kurulması halinde TBB, tüzel kişilik kazanma tarihini esas almak ve birden başlamak suretiyle baroları o ilin adıyla numaralandıracak.

Teklifle, tüm il barolarının genel kurullarının, baroların kuruluş tarihine bakılmaksızın, belirli bir düzen içinde ve aynı tarihlerde yapılması amaçlanıyor. Buna göre, tüm baro genel kurulları son rakamı çift olan yıllarda olmak şartıyla iki yılda bir ekim ayının ilk haftası içinde yapılacak.

Seçim döneminin bitmesinden önce ayrılan baro başkanının yerine baro yönetim kurulu tarafından, kendi üyeleri arasından, kalan süreyi tamamlamak üzere baro başkanı seçilecek.

Barolara ilişkin 28 maddeden oluşan kanun teklifinin 17. maddesinin kabulünün ardından TBMM Adalet Komisyonu Başkanvekili ve AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, toplantıyı, teklifin diğer maddelerinin görüşmeleri için bugün saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.