TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

BAZI KANUNLARDA VE 399 SAYILI KHK'DE DEĞİŞİKLİK ÖNGÖREN TEKLİFİ PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONUNDA


TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, bu yıl meydana gelen ve 7 ili etkileyen 3 depremden zarar gören afetzedelere yardım edilebilmesi, elektronik haberleşme hizmeti sunan kuruluşlarla finansal kuruluşların müşterileriyle yaptıkları işlemlerde sözleşmelerin elektronik ortamda düzenlenebilmesi, ödenmeyen çek bedellerine ilişkin borçlunun ödeme, alacaklının tahsil imkanının güçlendirilmesini de kapsayan kanun teklifi kabul edildi.

10 Haziran 2020 Çarşamba

Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Mersin Milletvekili Lütfi Elvan başkanlığında toplandı.

AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir ve AK Parti'li milletvekillerinin imzasını taşıyan, Bazı Kanunlarda ve 399 sayılı KHK'de Değişiklik Yapan Kanun Teklifi komisyonda ele alınıyor.

Komisyonun gündeme geçmesinin ardından CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu ile HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan usule ilişkin söz alarak kanun teklifinin "torba teklif" şeklinde hazırlanmasını eleştirdi.

Aydemir, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, ilk imza sahibi olduğu Bazı Kanunlarda ve 399 sayılı KHK'de Değişiklik Yapan Kanun Teklifine ilişkin milletvekillerine bilgi verdi.

Kanun teklifinde yer alan bazı maddelerin Kovid-19'la mücadele süreci içerisinde ele alınması gerektiğini dile getiren Aydemir, "Teklifimizde 12 farklı kanun ve kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılması öngörülüyor. Tamamı milletimizin çok daha ferah yaşaması, devletimizin imkanları çok daha pratik kullanmasını temin gayesiyle hazırlanmıştır. Kimi maddeler, uygulamada birlik ve bütünlüğü amaçlıyor." diye konuştu.

Kovid-19 salgının başından itibaren Türkiye'nin vatandaşını kucaklayan bir uygulama ortaya koyduğunu belirten Aydemir, eş zamanlı olarak yaşanılan afetlerin sıcaklığına rağmen bu salgın musibetinin kucaklandığını dile getirdi.

2020 yılı içerisinde Manisa, Elazığ, Malatya, Diyarbakır, Adıyaman, Tunceli ve Van illerimizde meydana gelen depremlerden zarar gören vatandaşların olası mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla teklifle düzenleme yapıldığını aktaran Aydemir, şöyle devam etti:

"Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız 2020 yılı içerisinde Manisa, Elazığ, Malatya, Diyarbakır, Adıyaman, Tunceli ve Van'da meydana gelen deprem sonrası hasar tespitini yaptı. 31 bin 500 dolayında konut, işyeri ve ahır bütünüyle yıkılmış ya da ağır veya orta hasar görmüş. Teklif ile mağduriyet yaşayan vatandaşlarımıza destek amacı güdülmektedir. Destekte öncelikli şart, bu yapıların imara uygunluğu ve DASK yaptırmış olması yer alıyor. Bu şarta rağmen yüzde 95 oranında insanımız, bunları yerine getirmemiş. Bunu aşabilmek ve mağduriyeti ortadan kaldırabilmek adına yardım kanununda düzenleme yapıyoruz. Yapılan çalışmalar, 19 bin dolayında yeni yapı ihtiyacını, bunun da 5 milyar 700 milyonluk bir ödeneği gerektirdiğini önümüze koyuyor. Vatandaşların bu imkandan faydalanması halinde 2 yılı ödemesiz, 18 yıllık bir ödeme planı çıkarılmış. Burada bir faiz de söz konusu değil."

Aydemir, Kovid-19 salgını nedeniyle kamu kurum ve kuruluşları ile kamu sermayeli bankaların mali yıl içerisinde oluşabilecek ilave finansman ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla ihraç edilebilecek olan ikrazen özel tertip devlet iç borçlanma senetleri için 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu'nda belirlenen limitin, 2020 yılı için ilgili kanunda belirlenen başlangıç ödeneklerinin yüzde 5'ine kadar olacak şekilde artırılabileceğini de aktardı.

Kovid-19 sürecinde yapılanlara mali dayanak olması nedeniyle söz konusu düzenlemenin yapıldığını ifade eden Aydemir, salgın sürecinde açılan kredilerin ve farklı mali desteklerin bu nevide bir ilave kaynağa ihtiyaç gösterdiğinin inkarı kabil olmayacak bir gerçek olduğunu söyledi.

Aydemir'in bilgilendirmesinin ardından teklifin tümü üzerinde milletvekilleri söz aldı.

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, teklifle getirilen düzenlemelerin çoğuna itiraz etmeyeceklerini ancak içerisinde sakıncalı buldukları değişiklikler yer aldığını belirtti.

Bekaroğlu, ihraç edilebilecek olan ikrazen özel tertip devlet iç borçlanma senetleri için 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu'nda belirlenen limitin, 2020 yılı için ilgili kanunda belirlenen başlangıç ödeneklerinin yüzde 5'ine kadar olacak şekilde artırılabilmesine olanak sağlayan düzenlemeyi eleştirdi. Bekaroğlu, "Borçlanma yetkisi dediğimiz şey, bütçeyle verilen bir şeydir. Geçen yıl da Hazine'nin borçlanma limitini artırdınız. Bu düzenleme anayasaya aykırıdır. Ek bütçe ile bu limit artırılabilir. İhtiyaç varsa Kovid-19'dan dolayı bu ek bütçeyi yapalım. Bir torba yasa teklifine bir tane madde koyarak bu işi geçiştirmek ne kadar doğru?" diye sordu.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, devlet iç borçlanma senetleri için 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu'nda belirlenen limitin artırılmasının, "ikrazen" olduğu için doğrudan bütçeye gelen bir yük oluşturmadığını belirterek "Ne zaman yük olabilir? Eğer bu Hazine alacağı tahsil edilemezse o yılın bütçesine gider kaydedilir. O nedenle ek bütçe şu aşamada yapılmasına gerek yok. Kanuna göre işler yürütülüyor. Limit parasal olarak 32,5 milyar liradan 54,1 milyar liraya yükseltiliyor. Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu sermayeli bankaların mali yıl içerisinde oluşabilecek ilave finansman ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla söz konusu düzenleme yapılıyor." diye konuştu.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, Kovid-19'un ekonomiyi ciddi oranda etkilediğini dile getirdi.

Kişi başına düşen milli gelirin 2013'ten beri sürekli düştüğünü savunan Kuşoğlu, böyle bir ortamda yapısal değişikliklerin gündeme gelmesi gerektiğini söyledi. Kuşoğlu, "İktidardan gelen teklifler yapısal değil 'pansuman' teklifler. Bürokrasinin kendi yanlışlarını düzeltmesine yönelik konular geliyor komisyona. Meclis'in bunlarla uğraştırılması üzüntü vericidir. Devlet bir iş yerine, bir fabrikaya, küçük esnafa, 'dükkanını kapat', demişse onun bedelini ödemek zorundadır. Bizim bunları konuşmamız gerekirdi, pansuman tedbirleri değil." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Zafer Sırakaya, hayatının uzun bir sürecini yurt dışında geçirdiğini, kendisini "gurbetçi" değil, yurt dışında bulunan bir vatandaş, Avrupalı Türk şeklinde tanımladığını söyledi.

Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'da yapılan değişikliğe dikkati çeken Sırakaya, "Olaylara popülistçe bir yaklaşımla değil, mahiyet ve içerik olarak yaklaşıldığı zaman; yurt dışındaki vatandaşlarımıza, seçim döneminde taahhüt ettiğimiz, yarım gün çalışabilmeyi, bu yasa teklifiyle gerçekleştireceğiz. Komisyon toplantısından sonra teklifin Genel Kurula intikal ettirilmesi, bizlerin, verdiği sözü de yerine getirmiş olması anlamına gelecektir." diye konuştu.

Teklifin tümü üzerindeki konuşmaların ardından maddelere geçildi.

Bu yıl meydana gelen ve 7 ili etkileyen 3 depremden zarar gören afetzedelere yardım edilebilmesi, elektronik haberleşme hizmeti sunan kuruluşlarla finansal kuruluşların müşterileriyle yaptıkları işlemlerde sözleşmelerin elektronik ortamda düzenlenebilmesi, ödenmeyen çek bedellerine ilişkin borçlunun ödeme, alacaklının tahsil imkanının güçlendirilmesini de kapsayan, ekonomide düzenlemeler içeren torba kanun teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi.

AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir ve AK Parti'li milletvekillerinin imzasını taşıyan "Bazı Kanunlarda ve 399 sayılı KHK'de Değişiklik Yapan Kanun Teklifi" ile diğer kamu bankalarına, bunların bağlı ortaklık ve iştiraklerine sağlanan istisnadan Vakıf Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketinin de yararlandırılması amaçlanıyor.

Türkiye Vakıflar Bankasının Sermaye Piyasası Kanunu'na göre faaliyette bulunan gayrimenkul yatırım ortaklıkları, Kamu İhale Kanunu'na tabi olmayacak.

Manisa, Elazığ, Malatya, Diyarbakır, Adıyaman, Tunceli ve Van'da bu yıl içinde meydana gelen 3 depremden zarar gören vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesinin amaçlandığı teklif, bu depremlerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı fen heyetlerince tespit edilmiş yıkık, ağır veya orta hasarlı konut, ahır ve iş yerlerinden hak sahibi olan afetzedelere destek sağlanmasına imkan tanıyor.
"Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun"a yapılan eklemeyle, yurt dışında bulunan vatandaşların, zorunlu sigorta kapsamında olmakla birlikte sigorta primi ödemesinden muaf olacak şekilde kısa süreli çalışmalarının, zorunlu çalışma olarak değerlendirilip aylık bağlanamaması veya bağlanmış aylıkların bu çalışmalar nedeniyle kesilmesinin önüne geçiyor.

Teklife göre, bu kapsamda çalışan vatandaşlara aylık bağlanabilecek, aylık alanların ise aylıkları kesilmeksizin ödenmesine devam edilecek. Kısa süreli çalışmaya tabi işler yönetmelikle belirlenecek.

Kovid-19 salgını nedeniyle kamu kurum ve kuruluşları ile kamu sermayeli bankaların mali yıl içerisinde oluşabilecek ilave finansman ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla ihraç edilebilecek olan ikrazen özel tertip devlet iç borçlanma senetleri için 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu'nda belirlenen limiti, 2020 yılı için ilgili kanunda belirlenen başlangıç ödeneklerinin yüzde 5'ine kadar olacak şekilde artırılabilecek.

Teklifle, "Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun"a geçici madde ekleniyor. Maddenin yürürlüğe gireceği tarihten önce alınmış kamulaştırma kararları üzerine, mahkeme kararıyla idare adına tescil edilen taşınmazların kamulaştırılmasına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle idari yargıya açılmış davalarda iptal kararı verilmesi nedeniyle idare aleyhine açılacak davalarda; Taşınmazın idare adına tesciline karar verilmesi üzerine idarece ödenmiş kamulaştırma bedeli, davacı tarafından mahkeme veznesine depo edilecek.

Teklifle, Bankacılık Kanunu'nda yer alan bankaların faaliyet konularına ilişkin bankalar ve müşteriler arasındaki sözleşmelerin şekli düzenleniyor.

Sözleşmelerin, yazılı veya uzaktan iletişim araçlarıyla mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın kurulun yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek, müşteri kimliğinin doğrulanmasına imkan verecek diğer yöntemler yoluyla kurulabilmesi öngörülüyor.

Bu düzenleme ayrıca, Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'ndaki "sözleşme şartları" hükmüne de ekleniyor.

Böylelikle, bankalar ile müşteriler arasında ilk defa sözleşme ilişkisi kurulmasında, bankaların potansiyel müşterilerle yüz yüze gelmeden, fiziki belge ve ıslak imza kullanılmadan, günün teknolojisine uygun diğer yöntemlerin de kullanılabilmesinin önü açılıyor.

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bankalar ile bireysel müşterileri arasında akdedilecek sözleşmelerin içeriğinde yer alması gereken asgari konular ile tip sözleşmelerin uygulanacağı işlemler, kurulun uygun görüşü alınarak, kuruluş birlikleri tarafından belirlenecek.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen, AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan Bazı Kanunlarda ve 399 sayılı KHK'de Değişiklik Yapan Kanun Teklifi ile Elektronik Haberleşme Kanunu'nda düzenleme yapılıyor.

Buna göre tüketiciler, elektronik haberleşme hizmetine abone olurken bu hizmeti sağlayan işletmeciyle sözleşme yapma hakkına sahip olacak. Sözleşme, yazılı olarak veya elektronik ortamda kurulacak. Elektronik ortamda kurulacak sözleşmelerde, başvuru sahibinin kimliğinin doğrulanmasına imkan verecek şekilde, kurum tarafından belirlenecek yöntemler kullanılacak ve bunlara ilişkin usul ve esaslar kurum tarafından belirlenecek.

Abonelik sözleşmelerinin feshedilmesi sürecinde abonenin talebinin yazılı bildirilmesi koşulu kaldırılacak. Abone, elektronik yöntemlerle de talebini iletebilecek.

Çek Kanunu'nda yapılan düzenlemeyle, karşılıksız çekten hüküm giyen kişi, tahliye tarihinden itibaren en geç 1 yıl içinde çek bedelinin ödenmeyen kısmının onda birini alacaklıya ödemek zorunda olacak. Kişinin, kalan kısmını 1 yıllık sürenin bitiminden itibaren ikişer ay arayla 15 eşit taksitle ödemesi durumunda, mahkemece, ceza mahkumiyetinin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilecek. İnfazın durdurulduğu tarihten itibaren en geç 1 yıl içinde çek bedelinin ödenmeyen kısmının onda biri ödenmediği takdirde, alacaklının şikayeti üzerine mahkemece hükmün infazının devamına karar verilecek.

Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'ndaki düzenlemeye göre, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri ile müşterileri arasındaki sözleşme, yazılı veya uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın kurulun, yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek, müşteri kimliğinin doğrulanmasına imkan verecek yöntemler yoluyla kurulacak şekilde düzenlenecek. Buna ilişkin usul ve esaslar, kurul tarafından belirlenecek.

Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'da da düzenlemeye gidildi. Buna göre, ticari amaçla makaron veya yaprak sigara kağıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satanlar, satışa arz edenler, bulunduran ve nakledenlere yönelik cezaya ilişkin uygulama 1 Temmuz 2020'de yürürlüğe girecek.

Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara yönelik cezai uygulama ise 1 Temmuz 2021'de yürürlüğe girecek.

Kamu iktisadi teşebbüsleri (KİT) ve bağlı ortaklıklarında Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nda tanımlanan iç kontrol sistemi oluşturulacak. KİT'lerin ve bağlı ortaklıklarının her düzeydeki yöneticisi iç kontrol sisteminin etkin şekilde oluşturulmasından ve uygulanmasından, yönetim kurulları ise gözetiminden ve gerekli tedbirlerin alınmasından sorumlu olacak.

İç denetim, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nda belirlenen faaliyetleri kapsayacak. İç denetim, iç denetçiler tarafından yapılacak. Yapıları ve personel sayıları dikkate alınmak suretiyle KİT ve bağlı ortaklıklarında iç denetçi istihdam edilecek. İç denetçiler, gerekli şartları taşıyanlar arasından yönetim kurulu tarafından atanacak ve aynı usulle görevden alınacak. İç denetçiler, kanunda belirtilen görevleri İç Denetim Koordinasyon Kurulunca belirlenen kamu iç denetim standartlarına uygun şekilde yerine getirecek.

KİT ve bağlı ortaklıklarına iç denetçi olarak atanacaklarda Devlet Memurları Kanunu'nda belirtilen şartlar aranacak. İç denetçiler, mali ve sosyal haklar ve yardımlar ile diğer özlük hakları bakımından bakanlık iç denetçisine denk olacak.

Gerekli şartları yerine getirerek iç denetçi olarak görevli bulunanlardan anılan ilgili karardaki gerekli sertifikaya sahip olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde istihdam edildikleri teşebbüs veya bağlı ortaklıklarına başvuruları üzerine iç denetçi kadrolarına atanacak.

Sertifika şartı hariç diğer gerekli şartları yerine getirerek, iki yıl içerisinde sertifika sahibi olmak üzere iç denetçi olarak görevli/atanmış bulunanlar, en geç 31 Aralık 2021'e kadar olmak üzere belirtilen sürede gerekli sertifikalardan birine sahip olmaları halinde, istihdam edildikleri teşebbüs veya bağlı ortaklıklarına başvuruları üzerine iç denetçi kadrolarına atanacak.

İç denetçi kadrolarına atamaları yapılmış olanlar ile görevlendirme suretiyle iç denetim faaliyetini yürütenlerden şartları en geç 31 Aralık 2021'ye kadar yerine getiremeyenlerin atamaları veya görevlendirilmeleri iptal edilecek, bu kişiler bir önceki görevlerine iade edilecek.

****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.