TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU


TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulunda görüşülen İmar Kanunu'nda değişiklik teklifine 5 yeni madde ihdas edildi.

11 Şubat 2020 Salı

Bilgiç, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

AK Parti Konya Milletvekili Ahmet Sorgun, "23. yılında 28 Şubat" konulu konuşmasında, 28 Şubatı tek başına değerlendirilemeyeceğini, darbeler zincirinin bir parçası, ara durağı olarak görmek gerektiğini söyledi.

Küresel egemenlerin ülkelere, toplumlara biçtikleri rollerin aşılmak istenirse modern, postmodern yollarla toplumun hizaya getirildiğini dile getiren Sorgun, darbe girişimlerinin ekonomiye, topluma, demokrasiye nelere mal olduğunu herkesin bildiğini vurguladı.

"Darbelerin yerlisi ve millisi olmaz" diyen Sorgun, hiçbir darbenin dış destek olmadan yapılmadığına dikkati çekti.

Sorgun, ABD'nin 15 Temmuz'un ilk saatlerinde taraflara itidal çağrısını hatırlatarak, "Bu çağrının anlamı nedir? Darbeciler ile darbeye karşı duranları aynı meşruiyet içinde görmek değil midir?" diye sordu.

Darbelerin halk iradesine, millet egemenliğine karşı yapıldığını vurgulayan milletvekili Sorgun, bütün darbelerde, toplumun darbeye karşı direncini kırabilmek için kaos ortamı oluşturulduğunu hatırlattı.

Darbelerin ekonomik ve sosyal faturasını milletin ödediğine işaret eden Ahmet Sorgun, "Kaymağını iç ve dış egemenler yer." dedi.

Darbelerin bir de "hacı yatmazı" olduğunu aktaran Sorgun, "Darbelerin serisinin hep korunup kollananı, FETÖ. 12 Eylül'de ismi güya arananlar listesinde ama o aleni şehir şehir dolaşıyor. Ağlarını örüyor. 28 Şubat'ta herkese kan kusturulurken, gazeteciler andıçlanıp, sermaye rengarenk boyanırken alan FETÖ'ye sonuna kadar açılıyor. 15 Temmuz'da ise durum farklı. 15 Temmuz'un kazananı millet. Ama bu sefer de FETÖ'ye kuklalar değil asıl kukla sahip çıkıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Bütün darbelerin ülkedeki birliğe karşı yapıldığının altını çizen Sorgun, "Darbeler Anadolu insanını tasfiye etme harekâtıdır. Darbeler, enerjimizi içeride tüketme, boşa harcama ameliyesidir. Darbe, darbedir. Darbenin iyisi olmaz. Kim yaparsa, kime karşı yapılırsa yapılsın, nerede yapılırsa yapılsın, ne için yapılırsa yapılsın darbeler kötüdür gayri meşrudur. Hep birlikte darbecileri ve darbeseverleri, halk içine çıkamaz insan yüzüne bakamaz hale getirmeliyiz." diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, partisinin 51. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yaptığı konuşmasına İdlib'de şehit olan askerlere Allah'tan rahmet dileyerek başladı.

Türkiye'nin büyük bir beka mücadelesi verdiğine işaret eden Bülbül, şunları söyledi:

"MHP, bu zorlu süreçte devletimize, hükümetimize ve ordumuza koşulsuz destek vermektedir. Ülkemizin gelecek yüzyıllarda güvenliği, refahı ve huzuru için son derece önemli olan bu dönemeçte siyasi arenada her yapının aynı hassasiyetle hareket ettiğini söylemek oldukça zordur. Yaşanan her dış politik gelişmede Türkiye'yi ve hükümeti bütün günahların ve kötülüklerin kaynağı veya yegâne kusurlusu olarak sayarken mücadele içinde olduğumuz emperyal devletlerin zalimce faaliyetlerini görmezden gelmek, terör örgütlerini meşru gören bir anlayışla, devamlı olarak Türkiye'yi örselemek insafsızlıktır, vicdansızlıktır. Eğer kasten yapılıyorsa ihanetin ta kendisidir."

İdlib'de ordunun seferde olduğunu belirten Muhammed Levent Bülbül, "Yarım yamalak bilgilerle ülkemizi, ordumuzu yıpratacak faaliyetlerde bulunmak ancak düşmanı sevindirmektedir. Özellikle sosyal medya üzerinden PKK ve FETÖ sevici hesaplar Türk milletinin milli mukavemetini kırmaya yönelik yalan haberlerle zehir saçmaktadırlar. Bu süreçte yapılacak en asaletli iş, devletimizin ve Mehmetçik'imizin ihtiyaç duyduğu milli kenetlenmeye katkı sağlamaktır. Türkiye, kimsenin himmetine muhtaç olmamıştır ve olmayacaktır." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin bu süreçten de kendi gücüyle, aklıyla muzaffer çıkmayı bileceğini vurgulayan Bülbül, "MHP olarak bizler, devletimizin kabiliyetine, gücüne güveniyoruz." diye konuştu.

HDP Van Milletvekili Muazzez Orhan da, Van'ın Bahçesaray ilçesinde yaşanan çığ düşmesi olayına ilişkin, yaşamını yitirenlere rahmet diledi.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, İdlib'de şehit olan askerlere Allah'tan rahmet dileyerek, "Son iki haftada 13 evladımızı İdlib'de şehit verdik. Türk askerinin İdlib'deki gözlem noktaları Rusya tarafından mutabakat altına alınmasına rağmen nasıl oluyor da rejim güçleri tarafından ateş altına alınabiliyor? İdlib'de Tahrir el Şam adlı örgütle rejim güçleri çatışırken, bizim askerimiz İdlib sınırına neden sürekli askeri sevkiyat gerçekleştiriyor? Tahrir El Şam ile rejim mücadelesinde Türk askerinin rolü ve amacı nedir? Olası İdlib operasyonunda hükümetin politikası nedir? Bu soruların cevaplarını bekliyoruz." diye konuştu.

Hükümetin planını soran Türkkan, İdlib'den gelmekte olan sığınmacılar düşünüldüğünde hükümetin aldığı hiçbir tedbir gözükmediğini savundu.

"Suriye politikanız iflas etmiştir. Hükümet ısrarla yanlış yapmaya devam etmektedir. Tavsiyemiz artık bunun farkına varın" diyen Türkkan, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in bu konudaki sözlerine kulak verilmesini önerdi.

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın The Guardian gazetesine verdiği demece ilişkin Türkkan, "Bu sözleri esefle ve şiddetle kınıyoruz. Büyük bir fedakarlık sonucu şehit kanlarıyla kurulan bir devletin bugün başında oturan bir kişinin bu sözleri, her şeyden evvel canlarını veren ve toprakları vatan yapan Kıbrıs Türklerine ve Türk askerine hakarettir." diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, İdlib'de şehit olan askerlere rahmet, yararlılara acil şifa dileyerek, "Esad rejiminin kalleş saldırıları, İdlib'i kazan sahasına çevirmeye çalışan emperyal odakların kural tanımaz kararları, önemli bir gerçeği göstermektedir. Türkiye egemenlik haklarından doğan münhasır haklarının savunucusu konumunda sahnelenen emperyal oyunun karşısında dimdik durmaktadır. Türkiye, İdlib'de kazan kazan hesapları yapan ucuz hesapların bekçisi, güç istenciyle gözü dönmüş hegemon politikaların savunucusu değildir." değerlendirmesinde bulundu.

Akçay şunları kaydetti:

"Türkiye'nin de mensup olduğu NATO, Birleşmiş Milletler gibi uluslararası örgütler İdlib'te sahnelenen bu kurgusu zayıf oyunu perde arkasından izlemeyi acilen bırakmalı, Türkiye'nin meşru davasının arkasında durmalıdır. Bıçak kemiğe dayanmış, sabrımız kalmamıştır. Türkiye'nin ne Esad gibi piyonlara ne de bölgede vekalet savaşı yürüten diğer odaklara meydan vermeye niyeti yoktur. İdlib'de diplomasi hezimete uğramış, verilen sözler yerine getirilmemiş ve Türkiye'nin Suriye iç savaşının ortaya çıktığı 2011 yılından bu yana gözettiği barışçıl politikalar suistimal edilmiştir. İdlib ile 130 kilometre sınır ortaklığımız bölgede kurgulanan emperyal oyun ve İdlib'de gerçekleşen her hadisenin ülkemizi doğrudan ilgilendirmesi, orada bulunmamızın meşru dayanağı olma bakımından yeter."

Van'ın Bahçesaray ilçesinde yaşanan çığ düşmesi olayına ilişkin Akçay, yaşanan afetlerde koordinasyon ve kriz yönetimi için mevcut koşulların iyileştirilmesinin elzem olduğunu söyledi.

MHP tarafından bölgede arama kurtarma faaliyetlerine katılmak, incelemelerde bulunmak ve yöre halkına destek amacıyla bir heyet gönderildiğini bildiren Akçay, "Vatandaşlarımızın üzerine düşen her çığ yüreklerimizi kor gibi yakmıştır." dedi.

İdlib'de şehit olan askerlere rahmet dileyen CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "Bizim yasama meclisi olarak bu şehitlere, bunların ailelerine şu anda İdlib dahil 780 bin 500 kilometrekarelik coğrafyamızda ve coğrafyamız dışında gerek ülkemize yönelik terör tehdidinden kaynaklı olarak gerek değişik stratejik gerekçelere dayalı olarak askerlerimiz karda yağmur siperlerinde vatan görevi yapıyorlar." ifadesini kullandı.

İdlib özelinde geçmişte yaptığı konuşmalara dikkati çeken Altay, "İdlib'de hem sınır güvenliğimize hem 12 gözetleme kulesindeki askerlerimizin can güvenliğine dikkat çekmişim. 'Gözetleme kulesindeki askerlerimizin hayati tehlike riski olduğunu düşünüyorum.' demişim. Zira hava desteği noktasında onlara yapabileceğimiz bir şey yok demişim. Şehidimizi helikopterle alamadık. Burada oturup taziye dilemekle olmuyor bu işler. Orada 12 kulemiz var. Astana süreçleri ve 2018 Soçi mutabakatına rağmen şehidimizi helikopterle alamayıp kara yoluyla zor koşullarda Türkiye'ye getirmişsek, burada bir sıkıntı vardır. Bu sıkıntıyı TBMM görmezden gelmemelidir." dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, yaklaşık 120 yıl evvel ihanet odakları tarafından ekilen fitne tohumlarının hala Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafyayı tehdit ettiğini belirterek, "Ülkemizin ulusal güvenliğini, sınır güvenliğini, milletimize kasteden terör örgütlerinin tasfiyesini, oluşturulmak istenen terör devletini ortadan kaldırmak üzere, insani dramı sonlandırmak, 3 milyon Suriyelinin ülkelerine dönmesi için sınır ötesi operasyonlar sürdürüyoruz." dedi.

Bu operasyonlarla Suriye'de Fırat'ın doğusu ve batısında 30 kilometre derinliğe kadar inmek suretiyle 4 bin 129 kilometrekarelik alanda barışın ve huzurun egemen kılındığının altını çizen Özkan, "Terör koridorunu bertaraf ettik. Oluşturulmak istenen terör devletini ortadan kaldırdık." diye konuştu.

İdlib'de Mehmetçiğin kahraman mücadelesini sürdürdüğünü kaydeden Özkan, "Masada ve sahada varlığımızı sürdürüyoruz. Bir taraftan uluslararası toplumla görüşmelere devam ederken diğer taraftan da sahada mücadelemizi sürdürüyoruz. Sürdürmek zorundayız. Bu, aziz milletimizin bizlerden beklentisidir." dedi.

Bu mücadeleye devam ederken tarihte olduğu şekilde adımlar atmak zorunda olduklarını ifade eden Özkan, "Gazi Meclisimiz, kuruluş ve kurtuluş mücadelesinde ne yapmışsa 15 Temmuz'da onu yapmıştır. Bugün de aynı kararları almak ve aynı istikamette yürümek zorundayız." ifadesini kullandı.

Grup Başkanvekilleri Türkkan, Akçay, Altay, Özkan konuşmaları sırasında, hayatını kaybeden eski MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu için Allah'tan rahmet diledi.

Meclis Genel Kurulunda, CHP'nin İdlib konusunda genel görüşme önergesi ile HDP ve İYİ Parti'nin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda, İYİ Parti'nin, Dormofol adlı ilacın kullanımında yaşanan sorunlarla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.

İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, Dormofol ilacının etken maddesi nedeniyle Isparta'da bir kişinin hayatını kaybettiğini, ayrıca yoğun bakımda tedavi altına alınanlar olduğunu söyledi.

Sağlık Bakanlığının, söz konusu ilacın geri çekilmesine ilişkin duyuruların daha önce yapıldığı yönünde açıklamalarının bulunduğunu anımsatan Cesur, internet sitesinden açıklanan duyurunun, ilacın geri çekilmesi yönünde alınan karardan 5-6 gün sonra yapıldığını kaydetti.

Cesur, "Alınan karar ve duyuru arasında geçen 5-6 günde memleketin neresinde ne olmuş, o boşluklarda kimler ne gibi komplikasyonlara maruz kalmış, araştıralım istiyoruz." dedi.

AK Parti Ankara Milletvekili Arife Polat Düzgün, Türkiye'de ilaç takip sisteminin oturduğunu belirtti. Düzgün, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun, Isparta'daki olaydan önce söz konusu ilaçla ilgili inceleme ve analiz çalışması başlattığını ve ilacın satışının durdurulduğunu söyledi.

Konuşmaların ardından İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurulda, CHP'nin "İdlib meselesinin gündeme alınması ve Türkiye'nin bu cendereden çıkabilmesi için gerekli adımların tespiti amacıyla" verdiği genel görüşme önergesi ele alındı.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, önergeyle amaçlarının İdlib'de yaşanan gelişmelerin Mecliste genel görüşmeyle tartışılması, hükümete kimi tavsiye ve kararların bildirilmesi olduğunu belirtti.

Soçi'de 17 Eylül 2018'de Türkiye-Rusya arasında bir mutabakat yapıldığını anımsatan Altay, mutabakat çerçevesinde Rusya'nın ne söz verdiği ve ne kadarını yapıp yapmadığının bilinmediğini ifade etti.

İdlib'in, AK Parti'nin iç meselesi olmadığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, İdlib ile ilgili tasarruflarını partisinin grup toplantısında söylemek yerine TBMM'ye bilgi vermek zorunda olduğunu söyleyen Altay, "Bunu vermiyorsa Sayın Cumhurbaşkanı, hepimize saygısızlık yapmaktadır." dedi.

İdlib mutabakatında, Türkiye'nin altına imza attıklarının olabilirliğinin bulunmadığı konusunda uyardıkları değerlendirmesinde bulunan Altay, "Bu kadar taahhüde, kapasitenizin çok üstünde bir işe ne gerek var? Niye yapıyorsunuz bunu? Bu kadar basiretsiz, beceriksiz, öngörüsüz bir mutabakattan uluslararası literatürde bir tane daha bulamazsınız." şeklinde konuştu.

Altay, TBMM Başkanlığının, İdlib konusunda hükümetten bilgi talep etmesi gerektiğini söyledi.

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Kasım Gülpınar, rejim güçlerinin, Rusya'nın da desteğiyle terörizm ile mücadele bahanesiyle hastaneler ve okullar dahil olmak üzere çok sayıda sivil yerleşim yerini ve sivil altyapıyı hedef aldığını söyledi.

Bu saldırılarla yüzbinlerce insanın Türkiye sınırlarına göç etmek zorunda kaldığını dile getiren Gülpınar, şunları kaydetti:

"Saldırılarda bölgedeki gözlem noktalarımız ve askeri konvoylarımız rejim güçlerince hedef alınmış, maalesef askerlerimiz şehit olmuş ve yaralanmıştır. Gözlem noktamızın güvenliğini sağlamak, buraya giden ikmal yollarını açık tutmak ve bölgedeki gerginliği azaltarak ülkemizi göç baskısından korumak maksadıyla her türlü tedbir alınmaktadır.

Gözlem noktalarımız görevini sürdürmektedir. Güvenlik kuvvetlerimize karşı yapılan saldırıların kabul edilmesi mümkün değil. Saldırılara en sert şekilde mukabele edilmektedir. Astana ruhuna aykırı şekilde askerlerimize ve gözlem noktalarımıza yönelik bu saldırıların derhal durdurulması gerekmektedir. Rusya'nın üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekmektedir. Bu konuda görüşmeler devam etmektedir. Görüşmeler neticesinde muhalefetin talebi doğrultusunda hükümet kanadından bir bilgilendirme olacaktır. Bu konuda aceleci olmamak kanaatindeyim."

Konuşmaların ardından CHP'nin önergesi kabul edilmedi.

Öte yandan HDP'nin Van'daki çığ felaketine ilişkin önergesinin ön görüşmelerinin bugün yapılmasına dair önerisi de kabul edilmedi.

Grup önerilerinin ardından CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın "Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nin doğrudan Genel Kurul gündemine alınması önerisi ele alındı. Konuşmaların ardından yapılan oylamada Tanal'ın önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurulda, Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.