TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

CHP TBMM GRUP TOPLANTISI


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

14 Ocak 2020 Salı

Irak'ın kuzeyindeki Haftanin bölgesinde, PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan Piyade Uzman Çavuş Bayram Günay ve güvenlik korucusu İlyas Bağater'e Allah'tan rahmet, ailelerine de başsağlığı dileyen Kılıçdaroğlu, "Şehitleri yüceltmek, şehit yakınlarını yüceltmek, gazilerimizi yüceltmek, onlara olan haklarını teslim etmek hepimizin görevidir. En başta da CHP'lilerin görevidir." diye konuştu.

Toplantıda gazilerin de bulunduğunu belirten CHP Lideri Kılıçdaroğlu, "Endişe etmeyin, sizin haklarınızı sonuna kadar savunacağız." ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları'na katılmaya hak kazanan A Milli Kadın Voleybol Takımı oyuncularını, antrenör ve yöneticilerini de tebrik etti.

Kemal Kılıçdaroğlu, "Hepimiz Türkiye'nin geleceği konusunda endişeler taşıyoruz. Ama şunu ifade edeyim: Cumhuriyet Halk Partisi olduğu sürece Türkiye Cumhuriyeti'nde 82 milyon vatandaşımızın endişeye kapılmasına gerek yoktur. Herkesin bir umudu var. O umudu büyüteceğiz." diye konuştu.
"Güzel Türkiye'mizde nasıl yaşamak istiyoruz?" sorusuna herkesin vereceği cevabın aşağı yukarı aynı olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Huzur içinde yaşamak istiyoruz, birlikte yaşamak itiyoruz. Hiç kimsenin yatağa aç girmediği bir Türkiye'de yaşamak istiyoruz. Bütün komşularımızla barış içinde yaşamak istiyoruz. Ekonomik olarak güçlenmek istiyoruz. Üniversitelerimiz, fabrikalarımız; birisi bilgi üretsin, birisi mal üretsin. Sokakları caddeleri temiz olsun. Vatandaşlarımız belediyenin verdiği hizmetlerden memnun olsun. Aslında istediğimiz Türkiye, böylesine güzel bir Türkiye. Bu isteğimizin temellerini ne oluşturuyor. Bu isteğimizin temelini 'hukuk devleti' kavramı oluşturuyor. Hukuk içinde, hukukun üstünlüğü içinde yaşamak; hak aramak, haksızlığa uğradığımız zaman hakkımızı mahkemede aramak. Dolayısıyla hukukun üstünlüğü kavramı içinde hepimiz güzel bir geleceği güvence altına almak istiyoruz."

"Gazilerimiz onurumuzdur, gazilerimiz şerefimizdir, gazilerimiz geleceğimizdir." diyen Kemal Kılıçdaroğlu, gazilerin haklarının yeteri kadar verilmediğini ifade etti.

Gazilere karşı mahçup bir parlamento olduğunu belirten Kemal Kılıçdaroğlu, "Bunun mücadelesini vereceğiz, benim size namus sözümdür. Bu mücadeleyi vereceğiz." dedi.

Adaletin olmadığı bir yerde insanoğlunun huzursuz olacağını belirten Kılıçdaroğlu, dünya ve kâinatın adalet üzerine inşa edildiğini söyledi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, devletin adaleti dağıtmak ve adil davranmak zorunda olduğunu vurgulayarak, Anayasa'nın 5. Maddesi'nde de bunun belirtildiğini aktardı.

"Çoğu vatandaşımızın bundan haberi bile yok. Ama hatırlatmak bizim görevimiz." diyen Kılıçdaroğlu, devletin temel amaç ve görevinin, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak olduğunu kaydetti.

Kemal Kılıçdaroğlu, bu yolda vatandaşın önüne bir engel çıkıyorsa, o engeli kaldırmanın da devleti yönetenlerin görevi olduğunu belirtti.

Salonda bulunan gazilerin "Gaziler onurumuzdur" yazılı pankart açtığını, gazilerin de adalet istediğini vurgulayan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Allah aşkına bana söyler misiniz? Anayasa diyor ki vatandaşın mutluluğunu sağlayacaksın, huzurunu sağlayacaksın, güvenliğini sağlayacaksın, kalkıyorsun ne yapıyorsun? Gazinin elindeki, 'verdiğim aylığı geri isterim' diyorsun. Niçin? Nasıl bir adalettir bu. 'Yanlışlık yaptım' Yanlışlık yaptıysan yanlışlık gaziye ait değil, sana aittir. Yanlışlığı telafi edeceksin. Parayı alarak değil. Zaten kaç lira veriyorsun? Adalet dediğimiz kavram ciddi bir kavramdır. Adamına göre adalet kavramı değişmez, ülkesine göre değişmez. Adalet evrensel bir kavramdır."

Üniversite öğrencisinin yemeğine zam yapılarak tasarruf sağlanamayacağını anlatan Kılıçdaroğlu, dolar bazında geçiş garantisi verilen köprülerden, yollardan, hastanelerden tasarruf edilebileceğini, ancak tersinin yapıldığını ve fakirden fukaradan tasarruf yapılmaya çalışıldığını ileri sürdü.
Anayasanın 10. Maddesi'ne göre de herkesin kanun önünde eşit olduğunu anımsatan Kemal Kılıçdaroğlu, hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya hiçbir sınıfa imtiyaz tanınamayacağını söyledi.

Kılıçdaroğlu, ancak kişilere, ailelere, sınıflara imtiyaz tanındığını öne sürerek, imtiyazdan yana tavır alan herkesi uyarmanın da görevleri olduğunu kaydetti.

Barış bildirisini imzalayan yüzlerce akademisyenin atıldığını belirten Kemal Kılıçdaroğlu, bu kişilerin eline silah almadığını, yürüyüş yapmadığını anlattı.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, ellerinde kalem kâğıt olan akademisyenlerin haksızlığa uğradığını ve haklarını aradığını ifade ederek, Anayasa Mahkemesinin, bu durumun düşünce özgürlüğü olduğunu bildirdiğini anımsattı.

Elinde kalem kâğıt olanların atıldığını ancak silahla Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesine doğru nişan alan birinin hoca yapıldığını belirten Kılıçdaroğlu, "Elinde kalem olanı atıyorsunuz, elinde silah olanı üniversiteye alıyorsunuz. Bu vicdan mıdır bu ahlak mıdır bu adalet midir, bu bilim midir? Nedir bu? Bu, öğrencilere nasıl ders verecek. 'Beyler silahı şöyle tutacaksınız, düşüncesini beğenmediğiniz bir kişi varsa alacaksınız alnının ortasına sıkacaksınız?' Böyle mi ders verecek?" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin bu tecrübeleri yaşadığını ve binlerce gencini toprağa verdiğini vurgulayan Kemal Kılıçdaroğlu, elinde silah olan bir kişinin üniversiteye alınmasının doğru olmadığını vurguladı.

Kılıçdaroğlu, Anayasa'nın 28. maddesinde "basın hürdür, sansür edilemez" diye yazdığını, gelişmiş demokrasilerde medyanın dördüncü güç olduğunu, yanlışı haber yaptığını ifade etti.

Gücü elinde bulunduran kibir sahiplerinin kendi medyalarını oluşturmaya başladığını öne süren CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, buna "havuz medyası" dediklerini, bu basının gücü denetleme değil, gücü pohpohlama görevi üstlendiğini savundu.

Basın İlan Kurumuna bazı gazetelere ilan verilmemesinin söylediğini öne süren Kılıçdaroğlu, "Sanıyorlar ki bu gazeteler yayın yapmayacak. Onlar yayınları yapacaklar, bizler de onları destekleyeceğiz." dedi.

Yeni Asya gazetesi genel yayın yönetmeni, sorumlu yazı işleri müdürü, genel müdürü ile Ankara temsilcisinin basın kartlarının neden halen yenilenmediğini soran Kemal Kılıçdaroğlu, siyaseten farklı düşünse bile demokrasinin gereği olarak her kişinin yorum yapmasının, yazı yazmasının saygıyla karşılanması gerektiğini vurguladı.

Anayasa'nın 49. maddesinde çalışma hakkının yer aldığına işaret eden CHP Lideri Kılıçdaroğlu, 18 yılda geldikleri noktanın asgari ücretin açlık sınırının altında kalması olduğunu belirtti.

Kemal Kılıçdaroğlu, "sarayda oturanların, çocuklarının, akrabalarının işsizlik sorununun, iş arama dertlerinin olmadığını, ayrı bir sosyete oluşturduğunu, lale devri yaşadıklarını" iddia etti.

CHP'li belediye başkanlarının her birinin önünde 20 bin ile 100 bin arasında iş isteyenin dilekçesi bulunduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, Erdoğan'a göre Türkiye'de herkesin işinin olduğunu söyledi.

Verginin adil olması gerektiğini, bunun da Anayasa'nın 73. maddesinde yazdığını anımsatan Kemal Kılıçdaroğlu, devletin tepesindeki kişilerin, yakınlarının, dünürlerinin vergi ödememek için yurt dışında naylon şirket kurması halinde Anayasanın bu maddesinin hiçbir anlam ifade etmeyeceğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, asgari ücretlinin ve çöpten kâğıt toplayanın ekmek, simit alırken vergi ödediğini belirtti.

Otobüs şoförlerinin aldığı B1, B2, D1, D2 yetki belgelerinin fiyatlarına geçen yıldan bu yana gelen artışları sıralayan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, geçen yıl 60 bin lira olan B1 belgesinin bu yıl 250 bin liraya, 25 bin lira olan B2 belgesinin 180 bin liraya, 30 bin lira olan D1 belgesinin 200 bin liraya, 15 bin lira olan D2 belgesinin 165 bin liraya çıkarıldığını kaydetti.

Kemal Kılıçdaroğlu, toplanan vergilerin ülke genelinde huzuru, refahı artırmak için kullanılması gerekirken bunun yapılmadığını söyledi.

Doğu ve Güneydoğu bölgelerindeki bazı illerde sanayileşmede büyük bir gerileme yaşandığını savunan Kılıçdaroğlu, bunun Van'da yüzde 45, Bitlis'te yüzde 42, Muş'ta yüzde 31 oranında olduğunu bildirdi.


Kemal Kılıçdaroğlu, Van Organize Sanayiciler İşadamları Derneği Başkanı Şemsettin Bozkurt'un "25 yıllık bir sanayici olarak bu kadar derin hissedilen bir kriz yaşamadığı" şeklindeki açıklamasını aktararak, hükümetin topladığı vergileri yeni yatırımlar yerine faize harcadığını ileri sürdü.

Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin saman ithalatının ardından yurt dışından çöp ithal eder hale geldiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Neden yurt dışından çöp getiriyoruz? Neden yurt dışından plastik maddeler geliyor da biz bunları işlemeye çalışıyoruz? Katma değeri yüksek ürün neden üretmiyoruz? Neden Avrupalının çöpüne muhtaç hale geldik? Bizim de çöpümüz var. Orada binlerce insan çalışıyor. Kâğıt, plastik topluyorlar. Bunlar işleniyor. Yurt dışından getirdiğiniz çöplerle siz bunların iflasına yol açıyorsunuz."
Kılıçdaroğlu, hükümetin Suriye politikasının ülkeye ne avantajlar sağladığını sorarak, "Milyonlarca insanın açlıktan nefesi kokuyor, 40 milyar doları Suriyeliler için harcadık. Kahramanlık edebiyatı yapıyoruz, kendi toprağımızı IŞID'e teslim ettik kaçtık. Süleyman Şah türbesini kaçırdık." ifadelerini kullandı.

İdlib'den Türkiye'ye 1 milyon kişilik yeni bir göç dalgası olacağına yönelik söylemleri anımsatan Kemal Kılıçdaroğlu, "Hepsini saraya al. 3 milyon 600 bin kişi yetmedi, 40 milyar dolar da yetmedi, 1 milyon kişi daha gelecek." dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki "mavi vatanını" korumak zorunda olduğuna işaret ederek, bunun yolunun mavi vatanda söz sahibi olan bütün ülkelerin yöneticileriyle olumlu diyalog kurularak sağlanabileceğini dile getirdi.

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki haklarını yitirmek üzere olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin Mısır'ı düşman ilan etmesinin ardından bu ülkenin Yunanistan ile anlaşma yaparak arama faaliyetleri yürüttüğünü, kaybedenin Türkiye olduğunu söyledi.

Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin Libya'da, Suriye'deki gibi bir politika yerine sorunu çözen bir politika izlemesi gerektiği yönündeki fikirlerini hükümete ilettiklerini anlattı.

CHP'nin daha önce Suriye konusunda Esad ile görüşülmesi yönündeki önerilerinin bugün iktidar tarafından hayata geçirildiğini savunan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, "Şimdi söylediğimiz noktaya geldiler. Beşşar Esad ile görüşüyorlar. Kim doğruyu söylüyormuş? CHP ve onun kadroları. Diplomaside son 7-8 yıl içinde en doğru tavrı ve söylemi geliştiren tek parti CHP'dir. Bunu yurtta barış, dünyada barıştan aldık." diye konuştu.

Erdoğan ve iktidarın dış politikayı bilmediğini öne süren Kılıçdaroğlu, kendisinin dış politika konusunda tek başına karar almadığını, CHP Dış Politika Danışma Kurulunun belirli aralıklarla toplanarak dış politikayı tartıştıklarını vurguladı.

Sakarya'daki tank palet fabrikası konusunu gündem getirmeye devam edeceklerinin altını çizen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, motor olmadığı için tesiste tank üretiminin 18 ay içerisinde başlayamayacağını ileri sürdü.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Katar ordusuna bedava verildiğini ancak "Kiraladık" dendiğini ifade ederek, firma sahibinin açıklamalarıyla Cumhurbaşkanı ın ifadelerinin çeliştiğini iddia etti.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın 250 tank teslim edileceği yönündeki açıklamasını anımsatan Kılıçdaroğlu, "Henüz bir tank bile teslim edilmedi. Bir tank bile yok. Ortada motor da yok. Allah bilir palet de yok, vidası bile yok."

Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz şehit yakınları ve gazileri ile 10 Aralık 2016'da Beşiktaş'ta hayatını kaybeden 46 kişi için toplanan paraların hesabını sormaya, bunlar sahiplerine ulaşıncaya kadar devam edeceklerini de kaydetti.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.