TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞININ 2020 YILI BÜTÇESİ, PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONUNDA


TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığı, Kamu İhale Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ve Sermaye Piyasası Kurulunun 2020 yılı bütçesi ile 2018 yılı kesin hesabı kabul edildi.

27 Kasım 2019 Çarşamba

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Mersin Milletvekili Lütfi Elvan başkanlığında toplanan komisyonda, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak sunum yaptı.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Halk Bankası tarafından esnaf ve sanatkârlara kullandırılan krediler için 2019 yılında 1,9 milyar lira kaynak tahsis edildiğini belirterek, 2020 yılı bütçesinde 2,2 milyar lira ödenek öngörüldüğünü bildirdi.

Bakan Albayrak, küresel ekonomik durum ve Türkiye ekonomisindeki gelişmeler hakkında bilgi verdi.

Türkiye ekonomisinde göstergelerin olumlu gidişatına değinen Albayrak, finansal saldırılara karşı yerinde ve zamanında yapılan müdahalelerle döviz kurundaki dalgalanmanın azaldığını ve finansal piyasaların normalleştiğini ifade etti.

Bu sayede, ekonomik aktivitede 2019 yılının ilk yarısında ılımlı bir toparlanma gerçekleştiğine işaret eden Berat Albayrak, finansal koşullardaki iyileşme ve enflasyondaki düşüşün toparlanma sürecinin yılın ikinci yansında devam etmesinde etkili olduğunu vurguladı.

Bakan Albayrak, geçen yıla göre enflasyondaki düşüşe değinerek, para ve maliye politikalarının koordinasyonu ile rekabet ve verimliliği artıracak yapısal tedbirleri hayata geçirerek, enflasyonu kalıcı olarak düşük, tek haneli seviyelere indireceklerini söyledi.

Bankacılık sektörünün sağlam yapısını koruduğunu belirten Albayrak, sektörünün sermaye yapısının ise oldukça güçlü, aktif kalitesi kaynaklı riskleri rahatlıkla yönetebilecek seviyede olduğunu kaydetti.

Berat Albayrak, gelecek yıl maliye ve para politikaları arasındaki eşgüdümün artırılacağını, mali disipline kararlılıkla devam edileceğini, sürekli ve kalıcı gelir kaynakları oluşturularak kamu kaynaklarının verimli ve tasarruflu kullanılması amacıyla yapısal değişikliklerin hayata geçirileceğini bildirdi.

E-FATURA İLE 2,5 MİLYAR LİRALIK TASARRUF

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Bakanlığın elektronik uygulamalarından yararlanan mükellef sayısının 140 binden önümüzdeki yıl 350 bin seviyesine çıkmasını beklediklerini belirterek, şunları söyledi:

"e-Dekont uygulaması ile bankaların kağıt dekont kullanımını azaltacağız. Sigorta poliçeleri ve sigorta komisyon gider belgelerini de elektronik ortama taşıdık. Sadece dekont belgesinin kağıt yerine elektronik ortamda düzenlenmesinden dolayı bankaların yıllık 100 milyon lira civarında tasarruf edebileceğini değerlendiriyoruz. e-Fatura ve e-Defter uygulamasına yönelik ciro limitlerini 10 milyon liradan 5 milyon liraya indirerek daha fazla mükellefimizin kağıt yerine elektronik ortamda fatura ve defter kullanmasını sağlıyoruz. e-Fatura ve e-Arsiv Fatura uygulamaları kapsamında bugüne kadar yaklaşık 25 milyar fatura elektronik ortamda oluşturulmuş ve iletilmiştir. Bu sayede yaklaşık 2,5 milyar liralık tasarruf sağlanmıştır."

Hal kayıt sistemini de e-belge uygulamalarımıza entegre edeceklerini anlatan Albayrak, böylece sebze ve meyve fiyatlarında yapılan manipülasyonların anlık olarak izlenebileceğini söyledi.

Çalışmaların tamamlanmasıyla sebze ve meyve hallerindeki yaklaşık 15 bin civarındaki komisyoncu, sebze ve meyvelerin alım satımını yapan tüccar, hal kayıt sistemi ile entegre bir şekilde mali belgelerini daha kolay bir şekilde oluşturabileceğini belirten Berat Albayrak, sistem üzerinden işlemlerin daha etkin bir şekilde izlenebileceğini bildirdi.

Bakan Albayrak, e-Serbest Meslek Makbuzu uygulamasını önümüzdeki yıl ortasından itibaren tüm serbest meslek erbabı için zorunlu hale getireceklerini vurgulayarak, "Yaklaşık 170 bin civarı serbest meslek erbabı artık matbaalardan makbuz bastırmayacak ve bunların kâğıt ortamda yazmak, saklamak ve iletmek zorunda kalmayacak. Böylece 100 milyon lira civarında tasarruf sağlanacaktır." dedi.

Önümüzdeki dönemde engelli vatandaşların kendilerine tanınan vergisel avantajlardan yararlanmak için vergi dairelerine gitmelerine gerek kalmayacağını belirten Albayrak, mükelleflere tebliği gereken belgelerin elektronik ortamda iletilebilmesine imkân tanıyan e-Tebligat Sistemiyle bu yıl yaklaşık 49 milyon belgeyi elektronik ortamda tebliğ ederek yaklaşık 645 milyon lira tasarruf sağlandığını aktardı.

Berat Albayrak, önümüzdeki dönemde mali disipline kararlılıkla devam edileceğini, kamu yatırım, harcama ve teşviklerinin etkinliğinin artırılacağını, değişim programlarını sürdüreceklerini, verimsiz harcamaları tasfiye ederek mali alan oluşturacaklarını, bu alanın ise politika öncelikleri kapsamında başta eğitim, sağlık ve katma değeri yüksek üretim olmak üzere sürdürülebilir büyümeye katkı sağlayacak alanlarda kullanılacağını belirtti.

ESNAFA 2,2 MİLYAR LİRA KREDİ KAYNAĞI

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, esnaf ve çiftçilere desteklerinin devam ettiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

"2004 yılında 205 bin üreticiye 735 milyon lira olarak verilmeye başlanan düşük faizli kredi desteği 2019 yılı eylül itibarıyla Ziraat Bankasınca kullandırılan 51,7 milyar lira, Tarım Kredi Kooperatiflerince kullandırılan 4,2 milyar lira olmak üzere toplam 55,9 milyar liralık bakiyeye ve 907 bin çiftçiye ulaşmıştır. Çiftçilerimize düşük faizli kredi kullandırımı nedeniyle oluşan gelir kayıplarının karşılanması amacıyla 2019 yılında ayrılan bütçe 3,4 milyar liradır. Bu amaçla 2020 yılı bütçesinde 4,2 milyar lira ödenek öngörülmektedir. Halk Bankasınca esnaf ve sanatkârlara kullandırılan kredi bakiyesi 2002 yılında 150 milyon lira iken 2019 yılı Eylül ayı itibarıyla 40 milyar liraya, bu kredilerden faydalanan esnaf sayısı ise 64 binden 560 bine ulaşmıştır. 2019 yılında 1,9 milyar lira kaynak tahsis edilmiş olup 2020 yılı bütçesinde 2,2 milyar lira ödenek öngörülmektedir."

Hazine Destekli Kredi Garanti Uygulaması kapsamında, kefalet hacminin bu yılın kasım ayı itibarıyla yaklaşık 320 milyar liraya, kredi hacminin ise 367 milyar liraya ulaştığını anlatan Albayrak, 295 bin işletmenin sistemden faydalandığını, kullandırılan kefaletin yüzde 76'sının KOBİ'lere, yüzde 24'ünün ise KOBİ dışı işletmelere sağlandığını kaydetti.

Bakan Albayrak, her biri 20 milyar liralık kefalet limitini haiz KOBİ Değer I, KOBİ Değer II ve Ekonomi Değer paketleriyle toplam 60 milyar liralık ilave kefalet imkânını firmaların kullanımına sunarak KOBİ'lerin finansman imkânlarını kolaylaştırmaya devam ettiklerini belirterek, "Bu kapsamda, KOBİ Değer I paketiyle 76 binden fazla firmamıza 23,8 milyar lira, KOBİ Değer II paketiyle 44 binden fazla firmamıza 20,3 milyar lira ve Ekonomi Değer paketiyle 24 binden fazla firmamıza yaklaşık 20 milyar lira kredi kullandırdık." dedi.

İVME finansman paketi kapsamında yaklaşık 33 milyar liralık krediyi firmaların imkânına sunduklarını aktaran Berat Albayrak, paket kapsamında 37 binin üzerinde kredi adedine ulaşıldığını, firmalara yaklaşık 25 milyar lira kredi tahsis edildiğini söyledi.

Bakan Albayrak, finansmana erişimde sıkıntı yasayan çekirdek, başlangıç ve erken aşama şirketler için yeni finansal araçlar sunduklarını vurgulayarak, "Girişim Sermayesi Fonlarına Doğrudan Kaynak Aktarımı kapsamında önümüzdeki 5 yıllık dönem içerisinde 2 milyar lira tutarında kaynak aktarmayı hedefliyoruz." ifadesini kullandı.

Komisyonda, Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinin yanı sıra Gelir İdaresi Başkanlığı, Kamu İhale Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Hazine Müsteşarlığı, Sermaye Piyasası Kurulu, Yatırımcı Tazmin Merkezi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Sayıştay raporu ele alınacak.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, "Konut hesabı sistemi kapsamında gerekli olan en az 3 yıllık tasarruf süresini yakın zamanda dolduran katılımcıların devlet katkısı başvuruları başladı ve yıl sonuna kadar sistemden katılımcılara devlet katkısı ödemelerine başlamayı planlıyoruz." dedi.

Albayrak, yeni araç ve yöntemlerle ülke tasarruflarını artırmaya ve tasarruf kültürünü güçlendirmeye devam edeceklerini söyledi.

Bakan Albayrak, uygulaması Hazine ve Maliye Bakanlığı uhdesine geçen konut hesabı sisteminde yaklaşık 7 bin katılımcı ve 110 milyon liralık birikmiş tasarruf bulunduğunu aktararak, sistem kapsamında gerekli olan en az 3 yıllık tasarruf süresini yakın zamanda dolduran katılımcıların devlet katkısı başvurularının başladığını ve yıl sonuna kadar sistemden katılımcılara devlet katkısı ödemelerine başlamayı planladıklarını bildirdi.

Finansal istikrarı, ülke kalkınmasının odak noktası haline getirdiklerini belirten Berat Albayrak, bu vizyonla Finansal İstikrar Komitesini, Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitesi şeklinde yeniden yapılandırdıklarını ifade etti.

Bakan Albayrak, attıkları adımlarla uzun vadeli kalkınmanın temel yapı taşlarını birer birer döşediklerine değinerek, "Finansal sistemi yakından izleyerek koordinasyon içerisinde alınan kararlar etkin şekilde hayata geçirildi ve ülkemiz ekonomisi uluslararası gözlemcilerin karamsar beklentilerini boşa çıkararak pozitif büyüme ivmesini yakalamayı başardı." diye konuştu.

Albayrak, döviz kurunda meydana gelen spekülatif ataklara karşı gerekli önlemleri alarak kurda istikrarı sağladıklarını belirterek, finansal piyasalarda yaşanan dalgalanmaları azaltmak, likidite sıkışıklığını gidermek, finansal istikrarı desteklemek ve piyasaların etkin işleyişini sağlamak amacıyla Türk lirası ve döviz likiditesine yönelik gerekli tedbirleri aldıklarını kaydetti.

Döviz kredisi kullanımına ilişkin düzenlemeyle firmaların döviz borçluluğunu yönetilebilir bir seviyeye getirdiklerine işaret eden Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Döviz cinsinden veya dövize endeksli yapılan sözleşmelerin bazı istisnalar haricinde Türk lirası cinsinden belirlenmesini zorunlu tutan düzenlemeyle Türk lirasına olan güven artırıldı. 2018 yılı Ekim ayında uluslararası sermaye piyasalarında gerçekleştirilen 5 yıl vadeli dolar cinsinden tahvil ihracının yatırımcıya getirisi yüzde 7,5 seviyesinde gerçekleşmişken 2019 yılı Kasım ayında aynı vadede gerçekleştirilen tahvil ihracında bu oran 180 baz puan daha aşağıda, yüzde 5,70 seviyesinde gerçekleşti. Aktif borç yönetimi vizyonu çerçevesinde dolar yükümlülüklerin düşük faizli avro yükümlülüklere swaplanması neticesinde son işlemin faiz maliyeti avro cinsinden yüzde 3,3 gibi bir seviye ile ülke tarihinin uluslararası sermaye piyasalarında avro cinsinden en düşük maliyetine geriledi. Ülkemiz menfaatleri için en doğru zamanda en uygun enstrümanlarla finansman temin etmeye devam edeceğiz."

"BORÇ YAPIMIZIN SAĞLAMLIĞINA İŞARET EDİYOR"

AB tanımlı genel yönetim borç stokunun faiz, kur ve likidite risklerine karşı olan duyarlılığını önemli ölçüde azalttıklarını vurgulayan Albayrak, şunları söyledi:

"Yaptığımız duyarlılık analizi sonucunda, Türk lirası faiz seviyesindeki 500 baz puanlık artış, borç stokunun milli gelire oranını 2001 yılı stok yapısında 1,6 puan artırırken 2018 yılında yalnızca 0,8 puan artırmaktadır. Milli gelir büyümesindeki 2 puanlık azalış borç stokunun milli gelire oranını 2001'de 1,6 puan artırırken 2018'de yalnızca 0,6 puan artırmaktadır. 2001 yılındaki stok yapısı sürdürülüyor olsaydı Türk lirasının yüzde 5 değer kaybı, borç stokunun mili gelire oranını 2,1 puan artıracakken 2018 yılında bu artış yalnızca 0,7 puan olmuştur. Bu analiz, kamu maliyemizin ve borç yapımızın sağlamlığına işaret etmektedir. "

Berat Albayrak, ülke risk primindeki azalış ve enflasyon beklentilerindeki iyileşme sonucunda borçlanma maliyetlerinde de belirgin bir düşüş gerçekleştiğini dile getirerek, "2019 yılı içinde yüzde 26 seviyesi üzerine kadar çıkan Türk lirası borçlanma maliyeti 2017 yılı Ekim ayından beri en düşük seviye olan yüzde 12'nin altına inmiştir. Diğer taraftan 2019 yılı için 117,3 milyar lira olarak hedeflediğimiz merkezi yönetim bütçesi faiz giderinin yıl sonunda 103,1 milyar lira olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz." diye konuştu.

Maastricht kriterlerinden birisinin de üye ülkelerin genel yönetim borç stokunun milli gelire oranının yüzde 60'ı geçmemesi olduğunu anımsatan Albayrak, Avrupa İstatistik Ofisinin verilerine göre 28 AB üyesinin ortalama genel yönetim borç stokunun milli gelire oranı 2019 yılı ikinci çeyreği sonunda yüzde 80,5 iken Türkiye'de bu oranın AB ortalamasının yansından daha az olduğunu söyledi.

Berat Albayrak, Hazine garantili kredilerden üstlenim oranının yüzde 1,7 seviyesine gerilediğine ve bu oranın tarihi düşük seviyelerde seyrettiğine işaret etti.

Hazine Finansman Programı çerçevesinde uluslararası sermaye piyasalarından 11,2 milyar dolar tutarında dış finansman sağladıklarını aktaran Albayrak, bu yıl dolar, avro ve kira sertifikası piyasalarında gerçekleştirilen borçlanma işlemlerine uluslararası yatırımcıların yoğun ilgi gösterdiğini söyledi.

Bakan Albayrak, kasım ayında gerçekleştirilen dolar cinsi tahvil ihracına gelen talep miktarının, Nisan 2015'ten bu yana gerçekleştirilen tahvil ihraçları içerisinde en yüksek miktar olduğuna dikkati çekerek, "Gerek yatırımcıların tahvil ihraçlarımıza gösterdiği yoğun ilgi, gerekse yurt dışı borçlanma maliyetlerimizdeki gerileme Türkiye ekonomisine duyulan güvenin bir göstergesidir. Talebin çoğunluğunun uzun vadeli yatırım yapan dünyanın en büyük fonlarından gelmesi sayesinde başarılı ihraç sonrasında da ülkemizin risk primi gerilemeye devam etmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

Berat Albayrak, Dünya Bankası ile ilişkilere de işaret ederek, 2017-2021 mali yıllarını kapsayan dönemdeki mali ve teknik iş birliğinin temelini oluşturan Ülke İşbirliği Çerçevesi Programı kapsamında Dünya Bankasından şimdiye kadar 10 proje ve bir program kredisi için toplamda 3,7 milyar dolar tutarında finansman sağladıklarını anlattı.

Kamu İktisadi Teşebbüslerinin (KİT) karlı ve verimli bir şekilde işletilmesinin temel hedefleri olduğunu vurgulayan Albayrak, hububat sektöründe üretimin devamlılığı, tarımsal ürünlerde üretici ve tüketiciler için makul fiyat oluşumu ve muhtaç ailelerin ısınma amaçlı kömür ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla ilgili teşebbüslere 2018 yılında 2,2 milyar lira görevlendirme bedeli ödemesi yapıldığını, bu tutarın bu yıl 1,6 milyar lira, 2020 yılında ise 1,7 milyar lira olmasının öngörüldüğünü kaydetti.

BES VE OTOMATİK KATILIMA 5,1 MİLYAR LİRALIK KAYNAK

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, kasım ayı itibarıyla, bireysel emeklilik sisteminde katılımcı sayısının 6,8 milyon kişiye ulaştığını, devlet katkısı fon tutarını 16,4 milyar liraya, toplam fon büyüklüğünün ise 112,8 milyar liraya yükseldiğini bildirdi.
Otomatik katılım sisteminde çalışan sayısının 5,4 milyon kişiye, fon büyüklüğünün ise 7,7 milyar liraya ulaştığını vurgulayan Albayrak, "Devlet katkısı için 2020 yılında bütçeden 5,1 milyar lira kaynak aktarılması öngörülmüştür." dedi.

Berat Albayrak, sene başında KOBİ'lere yönelik Devlet Destekli Ticari Alacak Sigortası Sistemini kurduklarını hatırlatarak, "Sistem kapsamında hali hazırda 5 bin 400 KOBİ'ye yaklaşık 300 milyon liralık teminat sağlanmıştır." ifadesini kullandı.

Kamuda e-teminat uygulamasına gümrük noktalarında başladıklarını, uygulamayı tüm kamuda yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirten Albayrak, 2020 yılı sonuna kadar merkezi yönetim kapsamındaki tüm kamu idarelerini e-fatura kapsamına almayı hedeflediklerini söyledi.

Bakan Albayrak, 2018 yılı Sayıştay Denetim Raporu'nda yer alan bulgulara ilişkin olarak bakanlığının ilgili birimlerinin düzeltici işlemleri yaptığını ve gerekli önlemleri aldığını vurguladı.

Bakanlık ve ilgili kuruluşlarının 2020 yılı bütçesi hakkında bilgi veren Albayrak, 2020 yılında merkezi yönetim bütçe gelirlerinin yüzde 10,3 artarak 956,6 milyar liraya, vergi gelirlerinin yüzde 17,5 artarak, 784,6 milyar liraya, vergi dışı gelirlerin ise 172 milyar liraya ulaşacağının tahmin edildiğini aktardı.

Bakanlığın 2020 yılı toplam bütçe teklifinin 468,3 milyar lira olduğunu ifade eden Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, faiz harcamaları hariç tutulduğunda bütçe teklifinin 329,3 milyar lira olduğunu, bu teklifin yüzde 1,3'lük kısmının Bakanlık hizmetleri için kullanılacağını bildirdi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben ise TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yaptığı konuşmada, bankacılık sektörü ve kurum bütçe yönetimine ilişkin bilgiler verdi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Mehmet Ali Akben, Türk bankacılık sektörünün son 17 yılda 20 katlık bir büyüme kaydettiğini belirtti. Akben, sektörün aktif toplamının eylül sonu itibarıyla 4,3 trilyon liraya ulaştığını, şube sayısının 11 bin 441'e, personel sayısının 205 bin 415'e yükseldiğini dile getirdi.

BDDK Başkanı Akben, yakın zamanda ortaya çıkan küresel belirsizliklere ve olumsuz piyasa koşullarına rağmen güçlü mali yapısını korumayı başaran sektörün büyüme potansiyelini sürdürdüğünün altını çizdi.

Kamu borçlanma gereğinin azalmasıyla birlikte, menkul değerler portföyünün sektörün toplam aktifleri içindeki payının eylül sonunda yüzde 14'e gerilediğini ifade eden Mehmet Ali Akben, "Böylece, aracılık fonksiyonunu daha etkin olarak yerine getiren sektörün kredileri, ekim itibarıyla 2,6 trilyon liraya ulaştı ve kredilerin aktif toplamı içindeki payı yüzde 60 seviyesine yükseldi. Toplam kredilerin yüzde 79'u reel sektöre, bu tutarın yüzde 24'ü ise ekonomimiz için önemli bir yer teşkil eden KOBİ'lerimize verilen kredilerden oluşmaktadır. Bireysel krediler ise yüzde 21 oranında paya sahiptir." diye konuştu.

BDDK Başkanı Akben, geleneksel olarak mevduat ağırlıklı kaynak yapısına sahip olan sektörün, ekim sonu itibarıyla mevduat toplamının 2,4 trilyon lira olduğunu söyledi.

Düşük yurt içi tasarruf eğiliminin de etkisiyle maliyet avantajı sağlayan yurt dışı kaynakların etkin bir şekilde kullanıldığının altını çizen Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Mehmet Ali Akben, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bankacılık sektörü yurt dışı piyasalardan kaynak temin etmede ve bu fonları yenilemede herhangi bir sorun yaşamamaktadır. Sektörümüzün likidite göstergeleri, yabancı para pozisyonu ve kaldıraç oranı makul düzeylerde seyretmektedir. Sermaye yeterliliği rasyosu uluslararası standartların öngördüğü asgari düzeyin oldukça üzerinde bulunmaktadır. Eylül sonu itibarıyla 466 milyar liraya ulaşan ve kaliteli unsurlardan oluşan öz kaynaklar gücünü korumuştur. Eylül itibarıyla sermaye yeterliliği oranı yüzde 18,4, çekirdek sermaye yeterliliği oranı yüzde 14,2 olarak gerçekleşmiştir. Ekim sonu itibarıyla yüzde 5,2 olan takibe dönüşüm oranı, gelişmekte olan birçok ülkeden (Rusya, Hindistan) ve hatta gelişmiş bazı ülkelerden (İspanya, İtalya, Polonya, İrlanda) daha iyi durumdadır."

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.