TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU TOPLANDI


Genel Kurul, TBMM Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulunda, Su Ürünleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek, yasalaştı.

05 Kasım 2019 Salı

TBMM Başkanvekili Levent Gök, oturumun başında, eski Başbakanlardan Bülent Ecevit'i, 13. ölüm yılı dolayısıyla andı. Siyaset tarihinde dürüstlüğü ve nezaketiyle sembol olan Bülent Ecevit'in, siyasetçi kimliğinin yanında bir şair olduğunu belirten Gök, "Bülent Ecevit, siyasi tarihimizde ölümsüz izler bırakmıştır. 'Ne ezen ne ezilen, insanca, hakça bir düzen' sloganıyla ülkemizde adalet ve eşitliğin sağlanması yolunda önemli mücadeleler vermiştir." diye konuştu.

Gök, 2-8 Kasım'ın Lösemili Çocuklar Haftası olduğunu anımsatarak "Lösemi tedavi edilebilen bir hastalıktır. Lösemili Çocuklar Haftası'nda bütün siyasetçilerimizin lösemiye dikkati çekerek bu konunun üzerine gidilmesini ve tedavi edilme oranını artırarak çocuklarımızı bu hastalığın pençesinden kurtarmak üzere herkesin elinden gelen katkıyı yapmasını da beklediğimi ifade ediyorum." dedi.

HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran "tutuklu siyasetçiler", AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Halil Özşavlı "Yeni Türk harflerinin kabulü", CHP Adana Milletvekili Orhan Sümer "Adana'nın sorunları" ile ilgili gündem dışı konuşma yaptı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, tarım politikalarına ilişkin eleştirilerde bulundu. Türkkan, yerli tarım politikasında gelinen noktada Ukrayna'dan saman, Arjantin'den hayvan, Afganistan'dan çoban ithal edildiğini dile getirerek "Yanlış politikalarla tarımı da çiftçiyi de bitirdiniz." ifadesini kullandı.

MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül, Şırnak'ta, Türk bayraklarıyla öğrencileriyle gösteri yapan Seçil öğretmenin hainler tarafından hedef gösterildiğini belirterek Seçil öğretmenin yalnız olmadığını söyledi.

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, bazı belediyelere kayyum atanmasıyla ilgili eleştirilerde bulunarak "Bu halkın iradesini gasbetmektir ve açıkça hırsızlıktır. Seçmenlerin oyunu çalmaktır." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulunda yerinden söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Genel Kurulda müşterek oyla seçilmiş Faruk Bildirici'nin RTÜK üyeliğinin "hukuksuz bir şekilde düşürüldüğünü" savundu.

Bunun parlamentoya saygısızlık olduğunu öne süren Özel, parlamentonun seçtiği bir üyeyi parlamentonun seçtiği diğer bir üyenin düşüremeyeceğini, Genel Kurul'un kendi iradesine sahip çıkması gerektiğini dile getirdi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, kabine revizyonu konuşulmaya başlandığında CHP'ye sataştığını savunan Özel, "Bu zehirli dili 23 Haziran'da cezalandırılan Süleyman Soylu, yine tuttu, döndü dolaştı Belediye Başkanımıza ağza almaktan utanacağım bir ifade kullandı. Bütün AK Parti'liler biliyorlar ki Ankara'yı Özhaseki'ye kaybettiren önemli etmenlerden bir tanesi, Özhaseki'ye fırsat bırakmayıp, Ankara'nın bütün ilçelerini gezip adayımıza hakaretler eden Süleyman Soylu'dur. Soylu, 31 Mart'ta seçmenden tokadı yemiştir ama doymamıştır. Süleyman Soylu Ankara'yı kaybettirirken Muğla'ya gitmiştir, Muğla'yı da kaybettirmiştir; Aydın'a gitmiştir, Aydın'da da zarar vermiştir" dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, "Madem Süleyman Soylu ile ilgili böyle düşünceleriniz var kendisine teşekkür edin. Rahatsız olmamanız lazım." karşılığını verdi.

CHP'nin şimdiye kadar neden kaybettiğini değerlendirmesi gerektiğini belirten Muş, "Sizi millet tokat manyağı yapmış, tokat manyağı olmuşsunuz, halen farkında değilsiniz." diye konuştu.

Muş, RTÜK üyeliği düşürülen Faruk Bildirici'nin, 657 sayılı kanuna göre hareket etmediğini söyledi.

Belediyelere kayyum atanmasıyla ilgili eleştirilere ilişkin "Terörle iç içe bir yapı var. Seçilmiş olmak, yetkileri vatandaş için kullanmak demektir." ifadesini kullanan Muş, şunları kaydetti:

"Demokratik siyasetten bahsediyorsanız, PKK'yı lanetlemeniz gerekir. Bunu yapmadığınız müddetçe, orada yaşayan vatandaşlarımızın güvenliği için gereken adımları sonuna kadar atacağız. Burada yapılan işlem insanların Kürt, Türk veya başka bir etnik kökenden olmasından dolayı değildir; burada yapılan işlem terörden kaynaklanıyor.

Sürekli olarak kullanılan bu ayrıştırıcı dilin, yapılan terörle mücadeleyi Kürtlere karşı yapılıyormuş gibi lanse etmenin inanın size hiçbir faydası yok. Türkiye'nin geleceğine de faydası yok, Türkiye'nin istikrarına da faydası yok. Yanlış yapıyorsunuz. Terörü hep beraber lanetlediğimiz zaman, Türkiye'nin geleceği daha aydınlık olur."

Yeniden söz alan Özel, "Mehmet Muş'un seviyesine inmeye kalksak gerçekten bu Meclisten hepimiz utanarak ayrılırız. 'Demokrasi tokadı' denilir, siyaset dilidir; 'tokat manyağı' denilmez, argodur, sokak dilidir, tehdit dilidir." dedi.

Genel Kurulda, grup önerileri görüşüldü.

CHP'nin LÖSANTE Çocuk ve Yetişkin Hastanesinin tümüne ruhsat verilmesine ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.

Partisinin önerisi üzerine söz alan Ankara Milletvekili Tekin Bingöl, 2-8 Kasım tarihlerinin "Lösemili Çocuklar Haftası" olduğunu belirterek, "Hepimizin gerçekten çok önemsediği o masum yavrularımızın tedavilerinin bizim için ne kadar değerli olduğunu burada bahsetmeye gerek yok." dedi.

Lösemili Çocuklar Vakfının (LÖSEV) 20 yıldır lösemili çocukların tedavisi için ciddi bir uğraş verdiğini dile getiren Bingöl, bu kapsamda LÖSANTE Çocuk ve Yetişkin Hastanesinin temelinin atılıp, bitirildiğini kaydetti. Hastanenin 400 yataklı olduğunu ve 80 yataklı yoğun bakım ünitesi ile 10 adet son derece donanımla ameliyathanesinin bulunduğunu belirten Bingöl, hastanenin tam ruhsat ile çalışamadığını, 400 yatak yerine 75 yatağa ruhsat verildiğini söyledi.

İYİ Parti Antalya Milletvekili Tuba Vural Çokal, sağlık alanında yaşanan sorunlara her geçen gün yeni bir sorunun eklendiğini savundu.

LÖSANTE Çocuk ve Yetişkin Hastanesinin çürümeye terk edildiğini ifade eden Çokal, "400 yataklı hastanenin sadece 75 yataklı kısmına ruhsat verildi. 325 yatak çürüyor ve her gün 325 çocuk burada tedavi görmesi gerekirken hizmet alamıyor. İnanılır gibi değil ama gerçek böyle." dedi.

HDP Batman Necdet İpekyüz, LÖSEV'in faaliyetlerinin önemine işaret ederek, 400 yataklı hastanenin sadece 75 yatağına izin verilmesini eleştirdi.

AK Parti Ordu Milletvekili Şenel Yediyıldız ise löseminin çocukluk çağlarında en çok görülen kanser olduğunu, bu konuda değerli çalışmaların bulunduğunu ve LÖSEV'in de 20 yıldır bu işlerle uğraştığını kaydetti.

Türkiye'de hastaneler kurulurken özel hastane yönetmeliğine uyarak kurulduğunu anımsatan Yediyıldız, "LÖSEV'in açtığı LÖSANTE Hastanesi maalesef ön izni alınmadan belediye ruhsatı ile açılmış bir hastanedir. Ön izin alınmadığı için de kendi arzu ettikleri vasıfta çalıştırma imkanları yoktur. Kural budur. Sağlık Bakanlığı, 75 yataklı bir çalışma izni vermiştir. Şayet sayısını 33 doktora tamamlarsa onu 100 yatağa tamamlayacaktır. Böyle bir kural var." diye konuştu.

Yediyıldız, Türkiye'de lösemi tedavisi yapan 34 hastanenin bulunduğunu ve kamu hastanelerinin hiçbirisinin lösemi tedavisinden para almadığını, AK Parti'nin 17 yılda sağlıkta yaptığı büyük dönüşüm, açılım ve hizmetin karalanmak istendiğini vurguladı. Yediyıldız, dünyada hekime en kolay ve ucuz ulaşılan ülkenin Türkiye olduğunu ve bunu kimsenin inkar edemeyeceğini belirterek, hastanelerin son model olduğunu ve en güzel hizmetlerin verildiğini söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, burada mevzuat ile fiziki durum arasında bir problemin bulunduğunu belirtti, konuyla ilgili AK Parti Grubu olarak mevzuat ile fiziki durum arasındaki problemin nasıl çözüleceğinin yakından takipçisi olacaklarını dile getirdi.

Konuşmaların ardından CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Daha sonra İYİ Parti'nin, insanların sağlığını tehdit edecek gıda ürünlerinin üretimine ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.

İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, Türkiye'de gıda sahteciliği adı altında yapılan "gıda teröründe" ciddi oranda artışların görüldüğünü belirterek, tüketilen gıdaların büyük bir bölümünde firmalar ve kişilerin merdiven altı taklit ve tağşiş gıdalarını üreterek piyasaya sürdüğünü söyledi. Bu ürünlerin halkın sağlığını tehdit ettiğine işaret eden Yokuş, "Gıda ürünleri içerisinde hile yapılmayan ürün neredeyse yok gibi." dedi.

Gıda sahteciliğine ilişkin örnekler veren Yokuş, para cezalarının yetersizliği nedeniyle bakanlıkların kamuoyuna ifşa ettiği firmaların isim değiştirerek hileli üretimlerine devam ettiğini kaydetti.

HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, çok önemli bir halk sağlığı meselesini konuştuklarını belirterek, 2019'da 618 firmaya ait bin 211 ürünün denetlenerek taklit ve tağşiş olduğunun ortaya çıktığını, bakanlıkların bunları ifşa etmesinin de sorunu çözmediğini savundu.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, gıda denetimlerinde yaşanan sorunları anlattı. Son günlerde bir ıspanak meselesinin olduğunu vurgulayan Sarıbal, "Tarım ve Sağlık bakanlıkları, 24 saatten fazla oldu henüz bir açıklama yapamıyor. Binlerce çiftçi var. Binlerce dönüm ıspanak ekili ve şu anda pazarlarda kimse ıspanak almıyor." dedi.

AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, Türkiye'de 2002 yılında Tarım ve Köyişleri Bakanlığı veya Sağlık Bakanlığında toplam bin 500 kişiyle yılda toplam 40 bin denetimin yapılabildiğini, bugün gelinen noktada 7 binin üzerindeki denetmenle yılda 1 milyon 200 bin denetimin yapıldığını söyledi. Kılıç, "Her geçen gün arttırılan denetmen ve denetim sayısıyla bunu kontrol altına alma noktasında ciddi bir gelişme, ilerleme var." diye konuştu.

İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Daha sonra, HDP Grubu'nun, "4 Kasım 2016'da gözaltına alınan ve tutuklanan milletvekillerine" ilişkin önergenin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, 4 Kasım 2016'da eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile çok sayıda milletvekilinin gözaltına alınıp tutuklandığını belirterek, "O günden bugüne yaşananlar aslında bunun demokratik siyasete ağır bir iktidar darbesi olduğunu çok açık bir şekilde ortaya koydu." ifadesini kullandı.

HDP'nin grup önerisi de müzakerelerin ardından kabul edilmedi.

AK Parti'nin, Meclisin çalışma takvimine ilişkin grup önerisi görüşüldü.

Kabul edilen öneriye göre, Genel Kurul, bugün Su Ürünleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar çalışacak.

Önergeyle Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi de gündemin ikinci sırasına alındı.

Daha sonra Su Ürünleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ikinci bölümü üzerindeki görüşmelere başlandı.

HDP Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş, AK Parti'nin "fragman ve reklam partisi" olduğunu öne sürdü.

AK Parti milletvekillerinin tepki göstermesi üzerine Beştaş, "haddini bil" dedi. Beştaş, AK Parti milletvekillerine, "Siz milletvekillerini tutuklatan bir partisiniz. Siz halk iradesine darbe yapan bir partinin milletvekillerisiniz." ifadesini kullandı. Beştaş, "Şu anda bizim hapishanede rehin tutulan arkadaşlarımızın bugün yıl dönümü diyorum. Bir reklam partisi işte burada da böyle müdahale eder. Çünkü, bir derinlik, cevap üretme, mantık yok." dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, konuşmanın yanında ortaya konulan fiillerin de çok önemli olduğunu belirterek, Beştaş'ın, AK Parti milletvekillerine had bildirmeye kalktığını söyledi.

Muş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Siz, DHKP-C sempatizanı birisiniz; siz, milletvekilimize had bildiremezsiniz. Siz, bir savcıyı şehit eden örgüte teşekkür eden bir insansınız, hangi hukukçu kimliğinizle bize had bildirmeye çalışıyorsunuz? Bu milletvekilimizden özür dileyeceksiniz. Şehit Mehmet Selim Kiraz'ı katleden DHKP-C terör örgütüne teşekkür eden birisidir. Lafa gelince 'hukukçuyum' diye ahkam keserler ve milletvekilimize had bildirmeye kalkar. Biraz utanmanız olsa kalkıp da burada siz milletvekilimize had bildiremezsiniz, kalkıp da hukuktan, haktan, adaletten konuşamazsınız. Dolayısıyla bir savcıyı katleden terör örgütüne teşekkür eden bir milletvekilinin hukuk anlamında bu parlamentoda söyleyebileceği hiçbir şey yoktur." dedi.

Beştaş ise "Bize 'terörist' diyenlerin ağababalarıdır terörist. Bizi terörizmle suçlayanlar, terörizmle iç içe yaşayan, kendi kucağından FETÖ terör örgütünü doğuran partidir. Bu ülkeye terörü siz getirdiniz. FETÖ'yle kol kola olanlar, bugüne kadar sizin dışınızda hangi parti olsaydı şimdi bütün üyeleri cezaevinde olurdu. Kucağınızda taşıdığınız Bağdadi'yi öldürdünüz. Onu da sattınız gerçi. Ya sattınız ya size rağmen öldürüldü. Bize ezberlerle konuşmayın." ifadesini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, DEAŞ ile çok çetin bir mücadele verdiklerini anımsattı. Muş, şöyle devam etti:

"Bağdadi de cehennemi boyladı, diğer terörist başları da cehennemi boylayacak. Biz, 'teaser' veya 'reklam partisi' değiliz ama siz tabelayı indirdiniz, oraya bir terör partisi tabelası astınız. Dolayısıyla teröre kuluçka olan sizsiniz, teröre kucak açan sizsiniz, çocukları kandırıp dağa götüren sizsiniz. Lafa geldi mi konuşursunuz ama bir anne olarak, bir kadın milletvekili olarak çıkıp da o kız çocuklarını dağa kaçırıp orada peşkeş çeken teröristlere tek laf edemediniz. Utanın kendinizden."

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, "Sayın grup başkanvekili, sizin bizi terörist olmakla suçlama hakkınız yok. Bunu size vermiyoruz. Bize, 'terörist' diyenin alnını karışlarız." ifadesini kullandı.

AK Parti milletvekilleri, Oluç'a tepki gösterdi. Bunun üzerine AK Parti milletvekilleri ile HDP milletvekilleri arasında tartışma yaşandı, bazı milletvekilleri birbirlerinin üzerine yürüdü.

Tartışmanın devam etmesi üzerine TBMM Başkanvekili Levent Gök, birleşime ara verdi.

TBMM Genel Kurulunda, Su Ürünleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek, yasalaştı.

Kanuna göre, ticari amaçlı su ürünleri avcılık faaliyetinde bulunacak gerçek ve tüzel kişilerin yanı sıra ticari amaçlı su ürünleri avcılık ya da yetiştiricilik faaliyetinde kullanılacak gemiler ve diğer su vasıtaları için de Tarım ve Orman Bakanlığından ruhsat tezkeresi veya izin alınması zorunlu olacak.

Hazinenin veya Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün mülkiyetinde veya devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan deniz ve iç sularda veya bu yerlerden su alınarak karada yapılacak su ürünleri üretim tesislerinde veya bu alanları ıslah etmek suretiyle projeye dayalı olarak yapılacak su ürünleri yetiştiriciliği yatırımlarında, ihtiyaç duyulan su ve su alanlarıyla deniz ve iç sulardaki su ürünleri istihsal hakkının kira yöntem ve teknik şartları, süreleri ve yıllık bedelleri, üretim yerlerinin özellikleri dikkate alınarak Tarım ve Orman Bakanlığınca tespit edilecek.

Bu yerler gerçek veya tüzel kişilere, gelirleri il özel idarelerine, il özel idareleri kaldırılan illerde ise yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarına ait olmak üzere Tarım ve Orman Bakanlığınca kiraya verilebilecek.

Bu yerlerden Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenen alanlarda avcılık yoluyla istihsal hakkı, başkalarına devredilmemesi şartıyla, öncelikle istihsalin yapılacağı yerde kurulan, üyeleri 5 yıldan az olmamak üzere üretim bölgesinde ikamet eden, münhasıran su ürünleri istihsali veya pazarlaması ile iştigal eden su ürünleri kooperatiflerine veya birliklerine, bunların kiralamaması halinde ise gerçek veya tüzel kişilere Tarım ve Orman Bakanlığınca kiralanabilecek.

Projeli olarak yapılacak yatırımlarda ihtiyaç duyulacak karasal alanların kiralama işlemleri bu madde hükümleri çerçevesinde taşınmazın tescilli olması durumunda maliki kuruluş tarafından, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlardan olması durumunda ise Milli Emlak Genel Müdürlüğü birimlerince yapılacak.

Deniz ve iç sularda veya bu yerlerden su alınarak karada su ürünleri yetiştiricilik bölgeleri belirlenirken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığının uygun görüşü alınacak, 60 gün içinde cevap verilmemesi halinde uygun görüş verilmiş sayılacak.

Düzenlemeyle, istihsal hakkı kiraya verilen alanlarda yapılacak ticari, amatör, rekreasyonel amaçlı avcılık ve yetiştiricilik faaliyetleri ile istihsal hakkı kiraya verilen türler ile ilgili usul ve esaslar Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenecek.

Balıkçı gemilerinin barınma, av araç ve gereçlerini depolama, tamir ve bakımlarını yapma, avlanılan veya yetiştirilen ürünleri karaya çıkarma, depolama, kontrol, veri toplama gibi avcılık ve yetiştiricilikle ilgili hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla ihtiyaç duyulan kıyılarda, Tarım ve Orman Bakanlığının teklifiyle Çevre ve Şehircilik ile Kültür ve Turizm bakanlıklarının uygun görüşü alınarak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca balıkçı barınakları üst yapılarıyla birlikte yapılacak.

Balıkçı barınaklarından yararlanma hakkı öncelikli olarak ticari balıkçılar ve su ürünleri yetiştiricilerinin olacak.

Balıkçı barınakları ve bunların üst yapı tesislerinden yararlanma hakkı, Milli Emlak Genel Müdürlüğünün görüşü alınarak Tarım ve Orman Bakanlığınca süresi 10 yıldan fazla olmamak üzere su ürünleriyle ilgili kooperatif veya kooperatif birliklerine ya da üretici birliklerine Devlet İhale Kanunu hükümlerine tabi olmaksızın pazarlıkla kiraya verilecek.

İlan edilen 30 günlük süre içinde kooperatifler, kooperatif birlikleri veya üretici birliklerinden talep gelmemesi halinde Devlet İhale Kanunu gereğince Bakanlıkça gerçek veya tüzel kişilere ihale ile verilebilecek.

Balıkçı barınaklarının işletilmesine, denetlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar da Ulaştırma ve Altyapı ile Çevre ve Şehircilik bakanlıklarının görüşü alınarak Tarım ve Orman Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenecek.

Yunus türlerini koruma altına alan ve Türkiye'nin taraf olduğu Bern Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak "Yunus balığı avcılarına gerekli tüfek ve fişekleri kooperatifler eliyle meccanen vermeye ilgili Bakanlık yetkilidir." ibaresi Su Ürünleri Kanunu'ndan çıkarılacak.

Akarsular üzerinde kurulmuş veya kurulacak baraj ve regülatör gibi su yapılarında su ürünlerinin geçmesine mahsus balık geçidi yapılması ve işler durumda bulundurulması zorunlu olacak.

Ancak yüksekliği 20 metreden fazla olan su yapılarında, masrafları müteşebbisçe karşılanmak üzere Tarım ve Orman Bakanlığınca yapılacak veya yaptırılacak bilimsel araştırma ve inceleme sonucu balık geçitlerinin işlevsiz olacağının anlaşılması halinde balık geçidi dışında farklı göç yapıları, asansörle taşıma veya yapay ortamda üretilip kaynağa bırakma gibi tedbirler alınabilecek. Bu madde kapsamındaki balık geçidi, balık asansörü ve diğer yapılara ilişkin projenin onayı, kontrollüğü ve kabulü inşaat tekniği açısından Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak veya yaptırılacak.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.