TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU…


TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulunda, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin birinci bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

09 Ekim 2019 Çarşamba

AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin kabulünün 30. yılı, MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, çiftçilerin genel sorunları ve borçlarının ertelenmesi, CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın da Balıkesir'e istiklal madalyası verilmesi konularında gündem dışı konuşmalar yaptı.

Ahmet Akın, Balıkesirlilerin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışının ardından Türkiye Cumhuriyeti'ne giden yolun ilk harcını koyarak, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinde önemli katkılar verdiğini belirtti.

Balıkesirlilerin işgal karşısında gösterdiği vatanseverlik duygusu ve bu uğurda verdikleri mücadelenin de tarihte yerini aldığını söyleyen Akın, İnebolu, Kahramanmaraş, Gaziantep ve Şanlıurfa'ya istiklal madalyası verildiğini hatırlattı.

Balıkesir'in, Kuvayı Milliye'nin başşehri olduğunu, bunu hem tarihçilerin hem de uzmanların açık net olarak ortaya koyduğunu vurgulayan Akın, "Balıkesir, 100 yıl önce yaktığı Kuvayı Milliye ateşinin istiklal madalyası gibi büyük bir sembolle onurlandırılmasını bekliyor. Balıkesir'e verilecek istiklal madalyasıyla şehit ve gazilerimize geç kalmış olan bir vefa borcunu ödemiş olacağız." dedi.

Bunun üzerine kendisinin de Balıkesirli olduğunu söyleyen TBMM Başkanvekili Gök, Balıkesir'e istiklal madalyası verilmesini desteklediğini ifade etti.

Bu arada Pakistan Federal Eğitim, Mesleki Eğitim ve Ulusal Miras Bakanı Shafqat Mahmood ve beraberindeki heyet, bir süre izleyici locasından Genel Kurul çalışmalarını izledi.

Konuk heyete, Pakistan-Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin eşlik etti.

TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmaların ardından grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Soma'da 13 Mayıs 2014'te 301 madencinin hayatını kaybettiği maden faciası sonrasında, 2 bin 800'den fazla maden işçisinin işten çıkarıldığını anımsattı.

Aradan 5 yılı aşkın süre geçmesine rağmen madencilerin tazminatlarını halen alamadığına dikkati çeken Bülbül, madencilerin mağduriyetinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu yetkilileri tarafından bir an önce giderilmesi gerektiğini vurguladı.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Soma maden faciasının ardından işten çıkarılan işçilerin, 5 yıllık süreçte tazminatlarını alamadığını ve emeklilik haklarıyla ilgili hukuksuz uygulamalara tabi tutulduğunu dile getirdi.

Maden işçilerinin, 5 Ekim'de yürüyüş başlattıklarını hatırlatan Oluç, "Bu işçiler, 301 kilometre yürüyüşün ardından Ankara'ya gelerek Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde yürüyüşlerini sonlandıracaklardı. Sorunlarını, taleplerini ileteceklerdi. Bu, bir haktır. Bu yürüyüş defalarca engellenmeye çalışıldı, işçiler gözaltına alınmakla tehdit edildi. Şimdi Manisa Kırkağaç'ta bekletiliyorlar. İşçilerin yürüyüşleri engellenmekle açıkça bir suç işleniyor. Bütün partilere çağrımız Soma madencilerinin yürüyüşünün engellenmesi ortadan kaldırılmalıdır." ifadelerini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, işten çıkarılan 2 bin 831 madencinin kıdem tazminatlarını alabilmeleri için 2015'te Meclis çatısı altında yasa çıkarıldığını hatırlattı.

Yasaya, açılan onca davaya rağmen işçilerin, hakları olan tazminatı alamamalarının şaşırtıcı olduğuna işaret eden Özkoç, şöyle konuştu:

"İşçilerin, gelecek ayın sonunda 30 Kasım 2019'da bu yasal hakları zaman aşımına uğrayacaktır. Bu nedenle arkadaşlarımız 5 Ekim'de Soma'dan Ankara'ya yürüyüş başlattı. İnsanlara hem hak ettikleri tazminatı ödemiyorsunuz hem konuyla ilgili Meclisten çıkan yasayı hem de mahkeme kararlarını uygulamıyorsunuz. İnsanların bıçak kemiğe dayanınca feryadını da kolluk kuvvetleriyle susturmaya çalışıyorsunuz. Peki bu insanlar ne yapacaklar, nasıl yaşayacaklar? Çalışan insanların haklarını alamadıkları bir ülkeye, Türkiye'ye dış dünya nasıl bir yatırım yapacak, bu ülkeye niye gelecek?"

AK Parti Grup Başkanvekili Turan, grup başkanvekillerinin haklı olarak Soma maden işçileriyle ilgili uygulamadaki sorunları dile getirdiğini belirtti.
Soma'ya ilişkin üzüntülü hadiseden sonra TBMM'de grubu bulunan partilerin ortak çalışmasıyla önemli yasal değişiklikler yapıldığını söyleyen Turan, "Görüyoruz ki aslında yasadan kaynaklı olmayan tam aksine uygulama sorunu olan bir konuyla karşı karşıyayız. Arkadaşlarımızla görüştüm, bugün ilerleyen saatlerde diğer grup başkanvekillerimizle o işçi arkadaşlarımızın toplantıları olacak. Bu konudaki hassasiyetimizi ifade etmek istiyorum. Ümit ederim, konunun çözümü için her beraber adım atar ve sonuç alırız." ifadelerini kullandı.

Genel Kurulda daha sonra grup önerilerinin görüşmelerine geçildi.

İYİ Parti, Danışma Kurulu toplanamadığı için İncirlik Üssü'nün faaliyetlerinin incelenmesine dair araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurula getirdi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Suriye'nin kuzeyinde Türkiye'nin bekasını tehdit eden terör unsurlarının, ABD'nin desteğiyle birlikte, bir virüs gibi yayılırken siyasi iktidarın, bu tehditlere bigane kaldığını öne sürdü.

Suriye'nin kuzeyinde konuşlanmış YPG terör örgütünün, 2014'ten beri ABD'den ağır silah ve mühimmat desteği aldığını belirten Türkkan, bu silahların yarın Mehmetçik'e karşı terör örgütleri tarafından kullanılacağını, teröristler tarafından Türk ordusunun üzerine çevrileceğini kaydetti.

Türkkan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"YPG'ye gönderilen bu silahlar nereden ve nasıl bölgedeki terör unsurlarına ulaştırıldı? Bugün Türkiye'ye düşmanca ve küstah tavrını sürdüren Amerika'ya karşı İncirlik Üssü'ndeki faaliyetlerin incelenmesi, gerekirse İncirlik dahil tüm Amerikan üslerinin kapatılması bir seçenek haline gelmiştir. İncirlik Üssü, bir NATO üssü değildir. Türkiye izin verdiği için Amerika bugün orada askeri kuvvet bulundurma hakkına sahiptir. Son dönemde Amerika'nın güttüğü düşmanca politikaya karşı, İncirlik Üssü'nün kapatılması dahil, tüm seçenekler ihtimal dahilinde olmalıdır. Türk devleti, 44 yıl önce kendisine silah ambargosu uygulayan Amerika'nın memleket dahilindeki tüm üslerini kapatmıştı, gerekirse yine yapar. İnanıyoruz ki TBMM'de İncirlik Üssü'ndeki faaliyetlere yönelik bir araştırma başlatılması, bu süreçte Amerika'yla olan ikili ilişkide Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne bir ivme kazandıracaktır."

CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, ABD askerleri, silahları, bütün cihazları, uçaklarının Türkiye izin verdiği için İncirlik'te olduğunu söyledi.

Sertel, "ABD'nin tehditlerine karşı cesaretiniz, yüreğiniz varsa, milliyseniz, milliyetçiyseniz, İncirlik üzerinden ülkemize yaptığı muameleyi, o bölgeye silah yığılmasını önlemeniz gerekmektedir. İncirlik Hava Üssü'nden ne yardımlar yapıldığı, Suriye topraklarına gönderildiği söylenen silahları araştıralım." dedi.

AK Parti Kocaeli Milletvekili Fikri Işık, ABD'nin son dönemdeki, Türkiye aleyhine yönelik tutumunu reddettiklerini bildirdi. Işık, Türkiye'nin bölgede belki tek başına oyun kurma gücünün olmayabileceğini ancak Türkiye'ye rağmen bölgede kurulan her oyunu bozma gücüne sahip olduğunu kaydetti.

Işık, Türkler ile Kürtlerin bu topraklarda savaşmadığını aksine bin yıldır kardeşçe yaşadığını, bin yıldır aynı kaderi paylaştığını, aynı olaya üzülüp, aynı olaya sevindiğini dile getirerek, Kurtuluş Savaşı'nda, Çanakkale'de, Sarıkamış'ta, terörle mücadelede, 15 Temmuz'da kader birliklerinin ne kadar güçlü olduğunu bütün dünyaya gösterdiklerini anlattı. Işık, son dönemde yapılan açıklamaları reddettiklerini vurguladı.

ABD'nin terör örgütleri arasında yaptığı ayırımın kabul edilemez olduğunu söylediklerine işaret eden Işık, FETÖ elebaşının ABD'de serbestçe dolaşmasının, ABD adına, dünya adına utanç verici olduğunu belirtti. Işık, terör örgütünün, FETÖ'nün faaliyetlerinin ABD'de devam etmesinin, ABD'nin terörle mücadelede ikircikli davranışının en önemli göstergelerinden biri olduğuna işaret ederek, "Aynı şekilde DEAŞ'a karşı PKK'nın Suriye kolu olan PYD/YPG'yi desteklemesi Amerika'nın terörle mücadelesinde samimi olmadığının bir göstergesidir. Türkiye bugüne kadar terörle mücadelede daima ilkeli davrandı. Bizim için FETÖ, PKK/PYD-YPG neyse DEAŞ da odur. DEAŞ'a karşı da aynen PYD/PKK terör örgütüne gösterdiğimiz tavrı gösterdik." dedi.

İncirlik Üssü'nün bir NATO üssü olmadığını, kontrolün Türkiye'de bulunduğunu anımsatan Işık, Türkiye'den, İncirlik Üssü'nden PYD/YPG teröristlerine yönelik bir tek silahın gitmesinin dahi mümkün olmadığını bildirdi. Bunun, Türkiye Cumhuriyeti'ne atılan bir iftira olduğunu dile getiren Işık, bu konuda sadece AK Parti Hükümetinin değil, bugüne kadarki bütün hükümetlerin aynı hassasiyeti gösterdiğine işaret etti. Işık, "1974 Kıbrıs Barış Harekatı'ndan sonra Amerikan Kongresinin aldığı ambargoya karşılık o günkü Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Amerika'nın Türkiye'deki tüm üsleriyle ilgili gerekli kararı tereddüt etmeden almıştı, bugün de bu kararların alınmasında hiçbir tereddüt olamaz, olmaz. Bunun en güzel göstergesini dün burada birlikte yaşadık." diye konuştu.

Şu anda en önemli önceliklerinin Fırat'ın doğusunun terörist unsurlardan temizlenmesi olduğunu vurgulayan Işık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin en önemli önceliği, bu bölgedeki terör yuvalarının dağıtılması, bölgenin, başta orada yaşayan Kürt, Arap, tüm kardeşlerimiz için huzurlu ve güvenli bir bölge haline getirilmesidir. Bu noktada, Türk Silahlı Kuvvetleri başta olmak üzere tüm devlet kurumlarımız, tüm milletimiz aslında kararlılığını her vesileyle ortaya koymaktadır. Ümit ediyoruz, bu mesaj çok iyi anlaşılır. Ümit ediyoruz, Türkiye'nin kararlığı test edilmez, sınanmaz. Ümit ediyoruz, bütün dünya Türkiye'nin bu haklı mücadelesini görür ve bu noktada gerekli desteği verir. Bu noktada, Meclisimizden de güçlü desteğinin devam etmesini özellikle istiyoruz.

Türkiye, DEAŞ'la mücadele koalisyonunun bir parçasıdır. Bu, Türkiye'nin terörle mücadelesinde ilkeli duruşunun da bir göstergesidir. Bundan dolayı, İncirlik'ten yapılan lojistik, eğitim desteği gibi DEAŞ'la mücadele kapsamında yapılan faaliyetleri bugün PYD'ye destek diye algılamak, insafla bağdaşmaz, insaf ölçüsüne sığmaz. Bu, sadece ve sadece bölgeden terör örgütü DEAŞ'ın çıkarılması için Türkiye'nin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmesidir."

Konuşmaların ardından yapılan oylamada İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Bu arada Genel Kurul çalışmalarını, 1 Milyon TL'lik soruya doğru cevabı vererek bir yarışma programının büyük ödülünü kazanan Arda Ayten de izledi.

Arda Ayten, gazetecilerin sorusu üzerine, yarışmadan sonra herkesin akrabası olduğu esprisini yaptı. Ayten, sosyal medyada paylaştığı şeylerin altında, "Amcamın oğlu, kuzenim, dayım" şeklinde komik şeyler yazıldığını söyledi.

Yarışma sonrasında okulda arkadaşları tarafından nasıl karşılandığı sorusuna Ayten, "İnsanlar genelde bekliyordu, farklı bir yapım olduğu için bekliyorlardı." karşılığını verdi.

AK Parti, Danışma Kurulu toplanamadığı için Meclisin çalışma saati ve programına ilişkin grup önerisini, Genel Kurul gündemine getirdi.

Kabul edilen öneriyle, Genel Kurul, bugün ve yarın yargı paketini görüşecek. Eğer teklif yasalaşmazsa, Genel Kurul, çalışma günü dışında, 11 Ekim Cuma günü de mesai yapacak.

Önergenin kabulünün ardından teklif, "temel kanun" olarak görüşülmeye başlandı.

Genel Kurulda, HDP'nin, ekonomik krizin nedenleriyle ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.

Daha sonra CHP'nin, Artvin'de izin verilen maden sahalarıyla ilgili grup önerisi ele alındı.

Öneri üzerine söz alan CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Artvin'de vahim olaylar olduğunu, Artvinlilerin, Türkiye'nin hiçbir yerinde olmadığı şekilde, ormanı devletten koruduğunu iddia etti.

İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs, 125 endemik, bin 349 bitki çeşidini barındıran Artvin Hatila Vadisi Milli Parkı'nda maden arama faaliyetlerinin devam ettirilmeye çalışıldığını, çevrenin kirlenmesi ve doğanın yok edilmesine karşı olduklarını belirtti.

HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni, dün Genel Kurulda kabul edilen Suriye-Irak tezkeresine "hayır" oyu verdiklerini hatırlatarak, "Bugün savaş ve işgal başlamış durumda ve Mecliste bu alkışlanıyor. Bu işgalin hiçbir hukuki gerekçesi yoktur." dedi.

Çepni'nin ifadeleri Genel Kurulda tepkiye neden oldu. Siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak HDP'ye tepki gösterdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, "Türk milletinin Meclisinde, bu milletin ordusuna 'işgalci' diyen adamın sözünü kesmeniz gerekir Sayın Başkan." dedi.

Her türlü demokratik tepkiye ve fikir hürriyetine açık olduklarını dile getiren Turan, şöyle konuştu:

"Bu ülkenin ordusu bugün Besmele'yi çekmiş ve şu an sınır ötesi operasyona başlamış. Böyle bir zamanda bu ülkenin ordusuna, askerine işgalci demek ne vekillikle ne de vatandaşlıkla asla bağdaşmaz. Bu konuşma Türkiye'nin, Kürtlerin konuşması değil. Bu konuşma Kürtleri bile yok etmeye çalışan PKK'nın konuşmasının ta kendisi. Siz 4 partinin bir araya gelerek tüm farklılıklara rağmen kabul ettiği tezkereye, bu ülke için işgalci tezkere derseniz, bu fikir hürriyeti olamaz.

Bugün 82 milyon beraber duamızla, Besmele'mizle teröre karşı askerimizi uğurladık ama nasıl birkaç malum ülke, örgüt bu kararımıza karşı çıkarken birkaç vekilin de karşı çıkmasının niçin olduğunu anlıyoruz. Benim tavsiyem şudur: Ya Kandil ya da Ankara demeleri lazım. Mehmetçik'imize kimse işgalci diyemez. Mehmetçik'e hain diyen kişi ya haindir ya da zalimdir."

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, "Net şekilde görülüyor ki Türkiye'nin terörle mücadelesi şimdiden neticelerini vermeye başlamıştır. Allah'a hamdolsun. Bizim duamız bundan başka bir şey olmaz." dedi.

Türkiye'nin bir savaşta olmadığını, dibindeki terör unsurlarını yok etmek için gereğini yapacağını ifade eden Bülbül, "Türkiye, Kürt kardeşlerimizi de PKK'nın, PYD'nin zulmünden kurtaracaktır. IŞİD'liler şimdi sakallarını kesip sizlerle, PYD, PKK ile beraber Türk ordusuyla savaşmak için geliyorlar. Hodri meydan, alayını temizleyeceğiz." ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, PYD ve YPG'nin, Türkiye'yi tehdit eden bir terör örgütü olduğunu söyleyerek, "Burada bir anlaşalım." dedi.

Türkkan, "Türk ordusunun, kendisine yönelen terör tehdidine karşı ülkesini savunmak, o bölgeyi terörden temizlemek için yaptığı bu operasyona 'işgal kuvvetlerinin harekatı' diyemezsiniz. Bu konuda sizi men ediyorum." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta barış, cihanda barış" sözünü hatırlattı.

Özkoç, "Türkiye Cumhuriyeti'nin askeri o ya da bu nedenle şu anda başka bir ülkenin sınırları içindeyken TBMM'ye, kendi askerini koruma ve kollama görevi için bir tezkere gelirse biz buna 'evet' deriz. Biz ordumuzu, milletimizi, ülkemizi, bayrağımızı koruruz, arkasında dururuz. Bizim barışa karşı güvencemizden, insanlara karşı sevgimizden, bayrağımıza ve milletimize karşı tutkumuzdan kimsenin şüphesi olamaz." değerlendirmesinde bulundu.

TBMM Başkanvekili Levent Gök, HDP'li Çepni'nin sözlerinin, amacını aştığını, böyle bir sözün bu ortamda söylenmesinin uygun olmadığını vurguladı.

Gök, tartışmanın ardından birleşime ara vererek, grup başkanvekilleriyle görüştü. Daha sonra yeniden açılan birleşimde söz alan HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, zor bir dönemden geçmeye başladıklarını, bugün bunun ilk gününü yaşadıklarını söyledi.

Eleştirilerinin, siyasi iradeye, siyasi iradenin aldığı kararlara dönük eleştiriler olduğunu savunan Oluç, "Bu konuda bizler dikkat etmeye çalışacağız. Sizler de bize yönelik eleştirilerinizde dikkatli dil kullanırsanız, anlaşamazsak da bu tartışmaları medeni şekilde yürütürüz. Maksadı aşan ifadeler kullanılırsa da düzeltmek hepimizin görevidir." dedi.

CHP'nin önerisi kabul edilmedi.

Teklifin tümü üzerinde söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, HSK'nin yapısında değişikliğe gidilmedikçe yargının bağımsız olduğunun söylenemeyeceğini savundu. Türkkan, "HSK" denilen yapıya da ihtiyaç bulunmadığını, siyaset üstü, hukuk, adaletten şaşmayan, yürütmenin baskısını üzerinde hissetmeyen yeni bir yapı kurmak gerektiğini, o zaman yargıda reform yapılmış olacağını söyledi.

Türkkan, hükümetin FETÖ konusunda da kafasının karışık olduğunu, örgütle ciddi anlamda mücadele edildiğinin söylenemeyeceğini savunarak, "Öncelikle FETÖ'yü devletin kurumlarına yerleştirenlerden başlamak lazım. Yargıda, FETÖ ile ilgili şüpheler giderilmiş değil. " diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kökleşerek kurumsallaşmasının önem taşıdığını ifade etti. Bülbül, kuvvetler ayrılığını daha belirgin hale getiren yeni anayasa düzeninin ruhuna uygun olarak yasama, yürütme ve yargıda köklü değişikliklerin yapılmasının kaçınılmaz olduğunu belirtti. Bülbül, bütün bunların Türkiye'yi daha güçlü, demokratik hale getireceğini, hiçbir sistemin yürürlüğe girdiği anda kusursuz işleyemeyeceğini, mutlaka süreçte eksikliklerin giderileceğini ifade etti.

Levent Bülbül, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne yönelik yapıcı eleştiriler bir yana sistemi tahkir eden, doğmadan öldürmeye çalışan anlayışların, gerçeklikten uzak, çarpıtılmış eleştiriler olduğunu kaydetti.

Yargı paketindeki düzenlemeleri genel olarak olumlu bulduklarını bildiren Bülbül, paketlerin devamının geleceğinin bilinmesine rağmen yargı reformunun bundan ibaretmiş gibi değerlendirilmesinin toplumu yanıltmaktan başka sonuca neden olmayacağını söyledi.

Bülbül, strateji belgesinde yer alan konuların paketler halinde tamamı ortaya çıktıktan sonra Türk adalet sistemine yönelik doğurduğu sonuçları hep beraber göreceklerini, reform olup olmadığını da hep birlikte tartışılacağını ifade etti. Bülbül, değişiklerin ciddi reform getirmesini, adalet anlayışına, adalete güvene önemli katkılar sağlamasını temenni etti.

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, toplumun yargıya güvenini yitirdiğini ileri sürdü.

Oluç, teklifin, "demokratik yargı reformu" nitelemesini hak etmediğini, vasat altı düzenlemelerden biri olduğunu, bu şekilde yasalaşması halinde yargı mekanizmasının sorunlarının aşılamayacağını ileri sürdü.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.