TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM BAŞKANI ŞENTOP: "TÜRKİYE TEHDİTLERE HİÇBİR ZAMAN BOYUN EĞMEMİŞTİR."


NTV yayınında konuşan TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, ABD Başkanı Trump'ın Fırat'ın doğusuna düzenlenecek harekatla ilgili açıklamalarına tepki göstererek ''Açıklamalarda biraz dengesizlikler, çelişkiler var. Bu eğer başka bir sağlık sorunu yoksa Amerika iç siyaseti ile ilgili bir durum olabilir. Türkiye gerek siyasi, askeri, ekonomik tehditlere hiçbir zaman boyun eğmemiştir, pabuç bırakmamıştır'' ifadelerini kullandı."

09 Ekim 2019 Çarşamba

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, NTV canlı yayınında Funda Görey'in gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Şentop'a yöneltilen sorular ve alınan yanıtlar şöyle:

Meclis'in yeni dönemi başladı. Gözümüz kulağımız sınırda. Askeri hazırlıklar siyasi irade ve kararlılık beyanları ortada fakat son günlerde Amerika'dan gelen çelişkili açıklamalar hem kafaları karıştırıyor hem de Türkiye'ye yönelik tehdit olarak algılanıyor. Trump'ın açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Açıklamalarda biraz dengesizlikler, çelişkiler var. Bazılarına baktığımızda tehdit diyebiliyoruz, bazılarına baktığımızda tuhaf bir şekilde Türkiye ile ilişkilerin iyiliğine atıf yapıyor. Bu eğer başka bir sağlık sorunu yoksa Amerika iç siyaseti ile ilgili bir durum olabilir. ABD Başkanı siyasi olarak zor bir süreç geçiriyor. Bir taraftan seçim kampanyaları var. Türkiye'nin her zaman bu tür sözlere vereceği cevabı var. Bunu muhalefetiyle hükümetiyle herkes böyle bir durumda birleşerek net cevap verebiliyor. Türkiye o tür tehditlere gerek siyasi, askeri, ekonomik tehditlere hiçbir zaman boyun eğmemiştir, pabuç bırakmamıştır. Hedefine kilitlenmiş durumda Türkiye. Suriye'nin toprak bütünlüğünden yanayız. PYD/YPG'nin alan oluşturmasına engel olmak istiyoruz. Esas amacımız sınırlarımızın hemen ötesinde terör oluşumuna müsaade etmemek. Türkiye çok önceden buraya müdahale edebilirdi fakat bunun başka yollardan çözülmesi için adımlar attı bekledi sonuç alınamayınca başka çare kalmayınca bu bir seçenektir. Türkiye burada terör oluşumuna müsaade etmeyecektir.

Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile 13 Kasım'da görüşeceğini açıkladı. Bunun sürece etkisi olur mu?

Birkaç gündür görüşme devam ediyor. Türkiye için en uygun zamanda yapılacak.

TBMM'de yeni dönem başladı tartışmalarla birlikte. En çok da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile beraber Meclis'in itibarı tartışılıyor. Meclis gücünü kaybetti mi?

Meclis'in itibarı neye göre azaldı? Meclis Başkanı'nın vekalet görevi parlamenter sistemdeydi. Yasama fonksiyonu bütünüyle yürütmenin denetiminde oluyordu. Parlamenter sistemde yasama yürütmenin denetiminde işliyor. Bu sistemde yürütmenin kanun teklif etme imkanı yok. Bütçe hariç. Kanun önerileri sadece Meclis'te milletvekilleri tarafından veriliyor. Şimdi artık teklifler hazır metin olarak değil bir takım belli alanlardaki talepler şeklinde geliyor. İlgili milletvekilleri vardır. Yavaş yavaş süreç olması gereken noktaya doğru evriliyor.

Milletvekillerimizin kanun teklifi vermeleri halinde onun alt yapısını destekleyecek imkanlarımız var. Fiilen işleyen, tekliflerin değerlendirildiği bir yer var. Verilen kanun teklifini inceleyen bir büro burası ama o hizmeti de veriyor. Kanun teklifi verildikten sonra bunu inceleyen ofisi ayrı kanun verilmeden önce milletvekillerimize talepleri halinde yardımcı olacak ofisi ayırarak bunu organize edeceğim. İçtüzük değişikliğine bu konuda gerek yok. Yasama alanında baktığımızda yürütmenin denetiminden ayrılmış bir yasama var. Düzenlemeler böyle. Bunun uygulanması siyasetin kendi dinamiklerine bağlı tabii ki. İkincisi denetimle ilgili. Bu konuda gensoru yok. Sözlü soru yok. Yazılı soru önergesi var. Denetimi nasıl yapacaksınız? Parlamentoda bu işler sayıyla oluyor. Sayılar elimde. Bu dönem 20 bin 300 soru önergesi verilmiş. İade edilen önerge sayısı 241. Yüzde 1,19 iade edilenlerin oranı. Yazılı soru önergelerinde anayasa ve içtüzük hükümleri var. Yargılama aşamasında olan konularla ilgili Meclis'te soru sorulamaz deniyor. 241 iadeden 58'i CHP'den 182'si HDP'den 1 tanesi de Türkiye İşçi Partisi'nden. İçtüzüğe aykırılık teşkil edenler varsa iade ediyorum. 100 sorudan toplam 38,6'sı cevaplanmış.

Eskiden bakanlıklarda müsteşarlık vardı. Müsteşarlık bakanlığın bütün işlerinden haberdar olan makamdı. Müsteşarlık makamını kaldırdık bu düzenlemelerde. Bakan yardımcılıkları var fakat ayrı ayrı sorumluluk alanları var. Koordinasyon problemi yeni sistemle ilgili ortaya çıkan sonuçlardan birisi bu olmalı. Bakanlıklarda koordinasyonu sağlayacak makama ihtiyaç var. Müsteşarlık da olabilir. Bakanlığın bütün işlerini bilen bir makama ihtiyaç var. Bakan böyle bir makamdır. Bakanın bu tür bürokratik işleri detaylı takip edebilmesi mümkün değil. Birinci bakan yardımcılığı olabilir müsteşarlık olabilir fark etmez.

Bakanların Meclis'teki varlığı artırılacak mı?

Alt düzenlemeler yapıldı fakat Meclis İçtüzüğü yeni sisteme göre yapılmadı. İçtüzük'te yeni sistemle açıkça çelişen hususlar değiştirildi. Yeni hükümet sistemine göre İçtüzük'ün düşünülmesi yasamanın daha inisiyatif alıcı bir takım imkanlarla İçtüzük içinde donatılması gerekiyor. Komisyonların da aktif hale getirilmesi. Komisyonların resen inisiyatif alarak çalışabilmesi kendi alanlarıyla ilgili olabilir.

Nöbetçi bakan uygulaması düşünülüyor...

Bakanın sürekli kabine sıralarında eskiden oturması gibi bir şey doğru değil bence. Eski sistemde olduğu gibi bakanın orada bulunması her zaman gerekli değil. Soruya göre cevap olur. Siz eğer kanunların görüşülmesi ile ilgili soru cevap kısmında içeriğine dair sorualr sorarsanız komisyon cevaplar ama alakasız bakana soru sorarsanız onu cevaplayamayabilir. Basına yansıyan ben şunu anlıyorum bakanlar Meclis'e gelecekler milletvekillerinin bakanlarla görüşmesini kolaylaştıran ortam sağlayacağız. Bakanlar için milletvekilleri için kolaylık olacağını düşünüyorum.

Bazı yetkilerin bakanlıklara devri adımı atılmalı mı?

Yeni sistemin mantığını anlayamayanlar var. Eski sistemde olduğu gibi işleri sürdürmek isteyenler var. Bunun için belki alt düzenlemeler yapılması gerekir. Sadece kanunları değiştirerek sistem bütünlüğünü sağlayamazsınız. Bürokratik aktörlerin anlayışlarının da değişmesi lazım. Bu biraz zaman alır. Yetki devri takdire kalmış bir şey. Cumhurbaşkanı bu yetkileri istediği ölçüde bakanlıklara devredebilir. Bu duruma göre tercih edilecek yöntem. Partili cumhurbaşkanlığı tartışmasını doğru bulmuyorum. Bu sistemin mantığını doğru anlamamaktan kaynaklanıyor. Zaten başkanlık sisteminde partilidir başkan. Partili olmayan bir başkan olmaz ki. Önceki sistemde bir cumhurbaşkanı vardı şimdi yeni sistemde de başkanın adı cumhurbaşkanı. Böyle olunca o cumhurbaşkanı ile bu cumhurbaşkanını sürekli mukayese ediyorlar. Halbuki bu sadece bir isim benzerliği. Yeni sistemde cumhurbaşkanı önceki sistemde başbakan ile cumhurbaşkanlığının birleşmesinden oluşan yeni bir aktör. İlle benzetmek istiyorsak kime benzetebiliriz önceki sistemde başbakana benzetebiliriz cumhurbaşkanına değil. Orada icra yetkisi olan hükümetin başında olan ülkeyi yöneten başbakandı esasen. Cumhurbaşkanı sembolik yetkileri olan ve birleştirici bir makam gibi aslında parlamenter sistem krallık monarşi sistemi oradaki krala tekabül eden bir aktördü cumhurbaşkanı. O da kral gibi aynı şekilde taç gibi hatasız. Niye hatasız? Çünkü icraatı yok. İcraat yetkisi olmadığı için iş yapmadığı için hatasız ve sorumsuz birisiydi. Bir şey imzalayacağı zaman da ya bakanla ya başbakanla birlikte imza atıyordu. Çünkü işin siyasi hukuki sorumluluğunu bakan veya başbakan üstleniyordu. Şimdiki sistemdeki cumhurbaşkanı başbakana daha çok benziyor. Bu sistemde cumhurbaşkanı icracı birisi seçime giriyor vaatlerde bulunacak. Yeni sistemde cumhurbaşkanı zaten partilidir.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.