TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, 2019-2023 dönemini kapsayan 11. Kalkınma Planı kabul edildi. Genel Kurulda ayrıca, TBMM'de grubu bulunan 4 siyasi parti, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler Konsey Toplantısı Sonuç Bildirgesi'nde açıklanan Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de petrol, doğal gaz aramasını durdurmaya yönelik yaptırım kararını, yayımladığı bildiriyle telin etti. TBMM Başkanvekili Gök, 27. Yasama Dönemi 2. Yasama Yılı'nın son birleşimini tamamladıklarını belirterek, birleşimi 1 Ekim Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.

18 Temmuz 2019 Perşembe

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı.

AK Parti Bursa Milletvekili Atilla Ödünç "Bursa'da açılan şehir hastanesi", BBP Genel Başkanı Mustafa Destici "Üniversite hastanelerinin işleyişi ve beklentileri", MHP Genel Başkan Yardımcısı Kamil Aydın da "Erzurum Kongresi'nin 100. yıl dönümü" konularında gündem dışı konuşmalar yaptı.

Atilla Ödünç, Türkiye'de 2002'den beri sürdürülen sağlıkta dönüşüm programı kapsamında birçok önemli değişim yaşandığına dikkati çekti.

Bursa'nın son 10 yılda sağlık alanında en fazla yatırım alan illerin başında geldiğini söyleyen Ödünç, "Şehir hastaneleri ülkemizde sağlık hizmetlerinin kalitesinin yükselmesine sağlayacağı katkıyla kendisine yapılan yatırımları ziyadesiyle hak eden bir projedir. Sağlık hizmetlerinde sağlanacak ilerleme sağlık endüstrisinin ülkemizde daha da gelişmesini sağlayacaktır." diye konuştu.

Sağlık alanındaki yatırımlarla Türkiye'yi dünyanın en ileri 5 sağlık turizmi merkezinden biri haline getirmeyi hedeflediklerini dile getiren Ödünç, bunun için belirlenen yol haritasına göre 2023 hedeflerine doğru emin adımlarla yürüdüklerini kaydetti.

Türkiye'de sağlık hizmetlerinin, son 17 yılda büyük ilerleme kaydettiğini ifade eden Ödünç, şöyle konuştu:

"Kamu ve özel sektör yan yana gelerek artık dev projeleri hayata geçirmektedir. Sağlık, hayatımızın vazgeçilmezidir. AK Parti, iktidara geldiği ilk günden beri halkımızın daha iyi koşullarda, en iyi yerlerde, en gelişmiş hastanelerde tedavi görmesi ve şifa bulması için çalışmaktadır. Bunun için gereken adımları atmaktan geri durmuyoruz."

Ödünç, şehir hastaneleriyle Türkiye'de sağlık hizmetinin zirveye çıkacağını vurguladı.

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye'nin Erbil Başkonsolosluğunda görevli bir kişinin şehit olduğu silahlı saldırıyı kınadı.

Saldırıda şehit olan konsolosluk çalışanı ile Irak vatandaşına Allah'tan rahmet, yaralılara şifa dileyen Destici, "Hepimiz inanıyoruz ki bu saldırı da karşılıksız bırakılmayacaktır. Geçmişte Taşnak ve Hınçak çetelerinin, ASALA terör örgütünün akıbeti ne olmuşsa bu hain terör örgütlerinin, PKK/PYD/YPG'nin sonu da o olacaktır." dedi.

ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon), Türkiye'nin, S-400 alımından dolayı F-35 projesinden çıkarılması için sürecin başlatıldığı açıklamasını hatırlatan Destici, bunu "hadsiz ve hukuksuz bir davranış" olarak nitelendirdi.

Üniversite hastanelerinin büyük meselelerle boğuştuğunu belirten Destici, "Üniversite hastanelerimiz yalnızca tedavi hizmeti vermiyor aynı zamanda bir eğitim yuvasıdır, bunun için buraların desteklenmesi gerekir." diye konuştu.

Destici, şöyle devam etti:

"Üniversite hastanelerimizin teşhis ve tedavi hizmetleri için yıllık olarak tıbbi malzeme, ilaç, kit, kimyasal, tıbbi cihaz ve hizmet alımları ihaleleri gerçekleştirilmekte olup yatan hastalar için de ayrıca reçete bazlı tıbbi malzeme temini yapılmaktadır. Son dönemde artan döviz fiyatları nedeniyle tedarikçi firmalar kabul edilemez oranlarda fiyat artışlarıyla teklif verme eğilimine girmişlerdir. Verilen teklifler Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) fiyatlarının 3-4 katını bulmaktadır. Hatta bazı branşlarda daha fazla olmaktadır. Doğrudan temin alımlarında firmalar, döviz artışı nedeniyle sipariş içeriği malzemeleri teslim etmemekte, yapılan ve sözleşme imzalanan ihalelerden dahi teminatlarını yakarak vazgeçtikleri söylenmektedir. Mali olarak üniversite hastanelerinin yönetimleri de yılbaşında yaptıkları bütçeye uyamamakta bu durum firma ödemelerine de olumsuz yansımaktadır."

Bu kapsamda SUT fiyatlarının artırılması, sağlık market uygulamasının genişletilmesi, ilaç tedarik ofislerinin kurulması ve borçların yeniden yapılandırılarak ödenmesini öneren Destici, "üniversite hastanelerinde de götürü usulü maliye politikasının uygulamaya konulması", "üniversite hastanelerinin Bağ-Kur mensupları için şu ana kadar yaptığı harcamaların ödenmesi" ve "bundan sonraki hizmetler için kalıcı düzenlemelerin yapılması" gerektiğini belirtti.

TBMM Başkanvekili Levent Gök, kendisine Düzce ve yöresinde meydana gelen sel felaketinin boyutlarının giderek büyüdüğüne ilişkin haberlerin ulaştığını belirterek, "Sel felaketinde hayvanların telef olduğu, insani boyutta da ciddi sıkıntıların çıktığına dair gelen bilgileri yürütme temsilcileriyle paylaştım. Onlar da üzerinde gerekli çalışmayı zaten yürütüyorlar, daha yoğun olarak yürütecekler." diye konuştu.

Gök, Düzcelilere "geçmiş olsun" dileklerini iletti.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, konuya ilişkin "Devletimiz elbette gerekeni yapıyordur ama bu, sanıyorum 1-2 helikopterle çözülecek bir şey değil. Bütün dikkatlerin oraya çevrilmesi gerekiyor." dedi.

Özkoç, Düzce'de daha büyük bir felaketle karşılaşılmaması için devletin daha büyük bir güçle yardıma gitmesi gerektiğini ifade etti.

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş da "Düzce'de yaşanan sel felaketiyle alakalı devletimizin ilgili birimleri müdahalede bulunuyorlar." dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile görüştüğünü aktaran Muş, "Kendisi, çalışmaların koordinasyonu konusunda yeniden atılması gereken farklı adımlar neyse onların atılmasıyla alakalı gerekli talimatları verdi ve meseleyi yakından takip ediyor. Kendisi, Genel Kurula geldiğinde de çalışmalar hakkında bilgi verecektir." ifadelerini kullandı.

Genel Kurulda daha sonra milletvekilleri Düzce'de yaşanan su baskını ve toprak kaymalarına ilişkin görüşlerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Düzce'deki sel ve heyelan felaketinde arama kurtarma faaliyetleri sonucu 51 vatandaşın tahliye edildiğini bildirdi.

TBMM Genel Kurulundaki 11. Kalkınma Planı görüşmelerine katılan Oktay, Düzce'de meydana gelen sel ve heyelan felaketine ilişkin bilgi verdi.

Yağışlar nedeniyle Düzce'nin bazı ilçe ve köylerinde sel baskınları ve heyelanların meydana geldiğini belirten Oktay, Düzce Valiliği başkanlığında çalışmaların devam ettiğini, Genelkurmay Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığına bağlı 4 hava aracı ile çevre illerden arama kurtarma personelinin bölgeye sevk edildiğini kaydetti.

Çalışmaların devam ettiğini bildiren Oktay, "Arama kurtarma faaliyetleri neticesinde 51 vatandaşımız tahliye edildi. Tüm vatandaşlarımızın tahliyesi sağlanmıştır. Bölgede köy yollarının açılması için temizleme çalışmaları devam ediyor. İş makinaları bölgeye sevk edildi. Bu olayda can kaybının olmaması büyük tesellimizdir. Tüm çalışmaları yakından takip ediyoruz." diye konuştu.

Oktay, sel baskınından zarar gören vatandaşlara gereken yardımı yapacaklarını belirterek, geçmiş olsun dileğinde bulundu.

TBMM Genel Kurulunda, 2019-2023 dönemini kapsayan 11. Kalkınma Planı'nın görüşmelerine başlandı.

TBMM Başkanvekili Levent Gök, TBMM İçtüzüğü'ne göre, Mecliste cumhurbaşkanı yardımcılarının ve bakanların gündem dışı söz taleplerinin karşılanabileceğini, bütçe sunuş konuşması yapmalarının mümkün olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı yardımcılarının ve bakanların, Anayasa'ya göre ise olağanüstü hal ilanına ilişkin bir konu görüşüldüğünde, Meclis Başkanlığının daveti üzerine Genel Kurula gelerek sunuş yapmalarının mümkün olduğuna işaret eden Gök, şöyle devam etti:

"İçtüzüğümüz tahdidi şekilde saydığı maddelerin dışında yürütmenin temsiline başka kanunlarda cevaz vermemiştir. Dolayısıyla yapılan Anayasa değişikliklerinden sonra yürütmenin kimi zamanlarda temsilinin gerektiği hallerde gerek kanunlarda gerekse İçtüzüğümüzde boşluk bulunmaktadır. Bu da bunlardan biridir. Görüşmelerine başlayacağımız kalkınma planıyla ilgili İçtüzüğümüzde cumhurbaşkanı yardımcıları ya da bakanların sunuş konuşması yapmasına dair bir hüküm mevcut değildir."

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın, 11. Kalkınma Planı'nın Genel Kuruldaki görüşmelerinde sunuş konuşması yapmak için talepte bulunduğunu söyleyen Gök, "Taleple ilgili İçtüzüğün, Meclis Başkanvekili olarak şahsımın Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı'nı Genel Kurula davet etme yetkisi bulunmadığından, yürütmenin temsilinin mümkün olmadığını ve sunuş konuşması yapma talebinin karşılanamayacağını ifade ediyorum." dedi.

Bunun üzerine söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Doğan Kubat, Levent Gök'ün tutumunun aleyhinde usul tartışması açılmasını talep etti.

Açılan usul tartışmasında konuşan İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, "Türkiye birden bire raftan inen bir dosyayla öncelikle AK Parti'nin teklifiyle, daha sonra MHP'nin sonraki önerisiyle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi diye bir sistemin içine girdi. Yapılan referandum sonucunda da milletimiz bu sistemin Türkiye'de uygulanması konusunda irade beyan etti. Yalnız, öyle bir paldır küldür girdik ki buna, Meclis İçtüzüğü ne yaparsanız yapın bu sisteme uymuyor." diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile TBMM İçtüzüğünün çeliştiğini savunan Türkkan, şunları söyledi:

"Aslında sistemle Türk milleti çelişiyor, tüzük de değil. Sistem, Türk milletine uygun değil. Çünkü dünyada bildiğimiz başkanlık sistemi değil bu, yarı başkanlık sistemi de değil, parlamenter sistem hiç değil, kendimize özgü bir sistem. O yüzden de özel bir isim taktık, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi. İzah etmekte zorlandığımız bir sistemin ismini de koyduk ama gördüğümüz şu: Danışma Kurulu kararı hiçbir zaman tüzüğün aleyhinde olmaz, olmaması gerekiyor. O yüzden Sayın Başkanın tavrını doğru buluyorum."

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "Öncelikle Anayasa değişikliği, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi öyle raftan falan inmedi. Bu, Türkiye'nin en az 200 yıllık bir yönetim, tecrübe ve birikiminin, yaşadığı pek çok tarihi ve siyasi hadiselerin sonucunda ileri ve daha demokratik bir merhalesidir." dedi.

TBMM Başkanvekili Gök'ün kanaatine katılmadığını söyleyen Akçay, "Bu hususta herhangi bir çelişki yok, yalnızca boşluk var. Ayrıca sorun yok, bir mesele var, hatta bir özdeyiş de vardır 'Meseleleri sorun yapmayalım' diye. Şimdi Mecliste de meseleyi sorun yapmadan çözüp bir usul ihdas etme yoluna gideceğiz." ifadesini kullandı.

CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin zaman zaman uygulamada birtakım sakıncalar ve sorunlar yarattığını öne sürdü.

Hamzaçebi, "Olaya salt içtüzük diye bakarsak bu değerlendirme eksik kalır. İçtüzük ana kuralımızdır ama hepsinin üzerinde 'parlamento hukuku' dediğimiz bir kavram vardır. Anayasa, kanunlar, içtüzük, Başkanlık Divanı kararları, teamüller, grup başkanvekilleri arasında varılan mutabakatlar, Meclis başkanvekillerinin imzaladığı mutabakat metinleri, bunların hepsi parlamento hukukunu oluşturur." değerlendirmesinde bulundu.

TBMM Başkanvekili Levent Gök'ün, konuyu Genel Kurulun takdirine sunma ihtiyacı duyduğunu dile getiren Hamzaçebi, şunları kaydetti:

"Nasıl bütçe yasası Anayasa uyarınca Meclise geliyor ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı bunu sunuyor ise yürütme organından gelen bir başka teklif olan kalkınma planı teklifinin de önerisinin de burada Cumhurbaşkanı Yardımcısı tarafından savunulması, anlatılması gerekir. Kalkınma planlarının görüşülmesi daima özel bir yasayla düzenlenmiştir. O yasalar uyarınca da bugün şimdi yürürlükte olan Kalkınma Planlarının Yürürlüğe Konulması ve Bütünlüğünün Korunması Hakkında Kanun uyarınca da Cumhurbaşkanı Yardımcısı'nın Genel Kurula gelmesinde şahsen bir sakınca görmüyorum. Aksi takdirde planı Plan ve Bütçe Komisyonunun savunması gibi garip durum ortaya çıkacaktır. Bu, doğru değil ama sistemin her geçen gün bir sorun yaratacağını bilelim. Bunları Meclisin sürekli olarak teamüllerle aşma şansı yoktur."

AK Parti İstanbul Milletvekili Doğan Kubat ise yürütme organının kalkınma planlarının görüşmelerinde söz hakkı olup olmayacağına ilişkin mevzuatın yeterince açık olmamasından kaynaklanan yorum farklılığını saygıyla karşıladıklarını dile getirdi.

"Kalkınma planlarının hazırlanmasında asli role sahip yürütme organını temsilen cumhurbaşkanının, yardımcısının veya yetki vereceği bir bakanın Genel Kurula bilgi vermesi, bölümler üzerinde konuşması ve savunmasının, işin doğası gereği uygun olacağı" görüşüne katıldıklarını vurgulayan Kubat, bu kapsamda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın hem sunuş konuşması hem de bölümler üzerinde konuşma yapmasında bir sakınca olmadığını belirtti.

Daha sonra TBMM Başkanvekili Gök, Genel Kurulda "TBMM İçtüzüğü hükümlerine göre kalkınma planının görüşmelerinde yürütmenin temsili mümkün değildir ve sunuş konuşması yapma talebi karşılanamaz" tutumunu oylamaya sundu.

Oylamada, Levent Gök'ün tutumu kabul edilmedi. Gök daha sonra birleşime ara verdi.

Aranın ardından 2019-2023 dönemini kapsayan 11. Kalkınma Planı'nın Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Sunulduğuna Dair Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi'nin görüşmelerine geçildi.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ...***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.