TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı. Ekonomi alanında düzenlemeler içeren Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.

17 Temmuz 2019 Çarşamba

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı.

İYİ Parti Adana Milletvekili Mehmet Metanet Çulhaoğlu, gündem dışı konuşmasında, yaşanan ekonomik krizin tüm sektörlerde olduğu gibi tarım sektörünü de olumsuz yönde etkilediğini söyledi.

Girdi maliyetlerinin artması nedeniyle çiftçinin tarlalarını ekemez duruma geldiğini öne süren Çulhaoğlu, bu yıl yaşanan doğal afetler nedeniyle Çukurova, Hatay, Osmaniye bölgesinde büyük mağduriyetler yaşandığını, çiftçilerin Ziraat Bankasına olan borçlarının ertelenmesini istedi.

AK Parti Bursa Milletvekili Gözgeç de "15 Temmuz'un kadın kahramanları" hakkında yaptığı konuşmada, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün üzerinden 3 yıl geçtiğini, darbe teşebbüsünün, milletin, ülkenin birlik ve beraberliğine karşı yapılan bir işgal girişimi olduğunu vurguladı.

Milletin, FETÖ'nün asker elbiseli, eli silahlı teröristlerine karşı çıplak elleriyle korkusuzca tankların karşısında durduğunu dile getiren Gözgeç, milletin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla meydanlara indiğini anımsattı.

"Birileri tankların kendisine açtığı yoldan geçip kahvesini yudumlarken, FETÖ'cü teröristlerin öldürmeye kastettiği liderimiz Sayın Cumhurbaşkanımız, F-16'ların altında milletimizle beraber meydanlardaydı" diyen Gözgeç, meydanlarda, Kurtuluş Savaşı'nda destanlar yazan Halide onbaşılar, Şerife Bacılar, Nene Hatunlar gibi kahraman kadınların bulunduğunu ifade etti. O gece şehit olan kadınların ismini sayan, bütün şehit ve gazileri minnetle anan Gözgeç, şunları kaydetti:

"15 Temmuz'u, 15 Temmuz'un kadın kahramanlarını unutmayacağız. Ancak 'Şehitler ölmez vatan bölünmez' sözünden tiksindiğini söyleyenleri, 15 Temmuz darbe girişimine 'tiyatro', 'kontrollü darbe' diyenleri, Cumhurbaşkanımızı öldürmeye kasteden, milli iradeyi hedef alan FETÖ'cü teröristleri gazi Meclisimizde lanetlemek yerine, milletin iradesiyle seçilmiş Başkanımıza, cumhurun başına saygısızca saldırıları da bu millet unutmayacaktır."

Tunceli Ovacık'ta PKK tarafından katledilen 8 yaşındaki Ayaz ve 4 yaşındaki Nupelda'ya Allah'tan rahmet, ailesine sabır dileyen Gözgeç, "Hainlerle, çocuk katilleriyle, tüm terör örgütleriyle, terör örgütlerinin sözcülüğünü yapanlarla, sırtını dayayanlarla mücadelemiz devam edecektir." dedi.

CHP Karabük Milletvekili Hüseyin Avni Aksoy ise seçim bölgesi Karabük'ün sorunlarını aktararak, milletin sorunları çözülmeden Meclisin tatil edilmemesi gerektiğini kaydetti.

Gündem dışı konuşmaların ardından bazı milletvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, milletvekillerini ziyarete gelen gençlerin arasında girdikleri sınavlarda, mülakatlarda, işe alımlarda haksızlığa uğradığını söyleyenlerin bulunduğunu belirtti.

"Mülakatta elenmiş olmaktan, gadre uğramış, devlete itimadı sarsılmış gencecik çocuklar görmekten biraz muzdaribiz." diyen Ağıralioğlu, bununla ilgili bir kriter oturtulmazsa dine, imana, mukaddesata, vatana, millete, bayrağa sadakate davet edilen gençlerin, devlete, millete sadakat duymamaya başlayacaklarını söyledi.

Terör olaylarındaki artışın nedenleri üzerinde çalışılması gerektiğini vurgulayan Ağıralioğlu, ABD'nin PYD'ye verdiği silahların güvenlik güçleri için bir risk olduğunu, bu anlamda ABD ile restleşilecekse, çok daha ciddi yaptırımları göze almak gerektiğini ifade etti. Ağıralioğlu, "Elimizde Kürecik ve İncirlik üsleri var. Bunları kapatmak da dahil her şeyi göze almak zorundayız." dedi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, S-400 hava ve füze savunma sisteminin Türkiye'ye gelmeye başladığını, Türkiye'nin kendini savunmasına karşı çıkan bir kısım ülkelerin, terör örgütlerinin ve bazı manda ve himayecilerin S-400'ün ülkeye gelişinden rahatsız olduğunu belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump'ın bu konudaki değerlendirmesini de aktaran Akçay, şunları kaydetti:

"ABD Başkanı bile S-400 konusunda Türkiye'nin haklılığını kabul ederken 'S-400 almayın sorun ve sıkıntı doğar.' yaygarası yapan, 'S-400'ler sarayı korumak için alınıyor.' diyenler acaba şimdi ne diyecekler? Türkiye'nin karşılaştığı tehditler düne göre daha ağırdır. Suriye ve Irak'taki terör yapılanmaları, Doğu Akdeniz'de yaşanan gelişmeler ve S-400 meselesi, ülkemizin bekası, savunması ve güvenliği için önem arz etmektedir. Türkiye, güvenlik ve savunma sistemilerini tamamen kendisi üretmek zorundadır. Türkiye'nin milli menfaatleri doğrultusunda hep birlikte hareket edebilmeliyiz."

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, İnsan Hakları Derneğinin bugün 33. kuruluş yıldönümü olduğunu dile getirerek, derneği faaliyetlerinden dolayı kutladığını söyledi.

Orman yangınlarına değinen Oluç, "Nerede olursa olsun ormanların yakılmasına karşı, doğaya yönelik saldırılara karşı asla hoşgörülü değiliz." diye konuştu.

Tunceli Ovacık'ta Ayaz ve Nupelda isimli iki kardeşin, oyun oynadıkları alanda patlayıcıya basmaları sonucu yaşamlarını yitirdiklerini anımsatan Oluç, "Çocukların ölümüne neden olanları, sorumluları koşulsuz ve şartsız olarak kınıyoruz. Bu konudaki tutumumuz çok net. Ailenin acılarını paylaşıyoruz." ifadesine yer verdi.

CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar ise AB'nin, Türkiye'nin doğu Akdeniz'deki sondaj faaliyetlerine karşı yaptırım kararı almasını kabul etmediklerini dile getirdi.

AB'nin, Türkiye'ye uyguladığı çifte standarttan vazgeçmesi gerektiğini vurgulayan Akar, "AB, adada ihtilaf çözülmeden Güney Kıbrıs'ı üye olarak kabul etmekle Annan Planı'na 'Evet' diyen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne yönelik izolasyonları kaldırmamakla büyük hatalar yapmıştır, adadaki barış sürecini zora sokmuştur. Aldığı yeni yaptırım kararları adada yaptığı üçüncü büyük yanlıştır ve derhal bundan dönülmelidir." değerlendirmesinde bulundu.

Doğu Akdeniz'de bölge ülkeleriyle diyalog zemininin yaratılması ve diplomasinin güçlendirmesi gerektiğini söyleyen Akar, "Kahire'de, Şam'da, Tel Aviv'de büyükelçimiz, Kudüs'te başkonsolosumuz yok. Derhal bu görevlere atamalar yapılmalıdır. Bölgede politika üretebilmek için, güçlü aktör olabilmek için diplomasiye hızla dönmek zorundayız." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Türkiye'nin hem kendi kıta sahanlığı haklarını hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklarını savunarak Doğu Akdeniz'de petrol ve doğal gaz arama çalışmalarını sürdürmesinin, uluslararası hukukun kendisine verdiği bir hak olduğunun altını çizdi.

Güney Kıbrıs'ın, AB'yi kullanarak Türkiye'yi bu arama faaliyetlerinden mahrum etmeye çalışmasının nafile olduğunu vurgulayan Muş, şunları kaydetti:

"AB'nin bu tip provakatif girişimlerine rağmen hükümetimizin, Doğu Akdeniz'de hidrokarbon arama çalışmaları için gönderdiği 3 gemiye ek olarak 1 gemiyi daha göndereceğini açıklaması fevkalade doğru bir karardır. AB Dış İlişkiler Konseyi sonuç bildirgesinde Kıbrıs Adası kaynaklarında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin de hakları olduğunu vurgulamaması, AB'nin bu konuda taraflı olduğunun ve hukuka riayet etmediğinin açık göstergesi olmuştur. Aynı şeyi Kıbrıs'ı AB'ye dahil ederken de yapmışlardı. Oradaki iki yüzlü tavırlarını burada tekrar sürdürmektediler. Elbette Türkiye haklarından vazgeçmeyecektir. Hiçbir ülke Türkiye'yi böyle tehditlerle egemenlik haklarından mahrum bırakamaz. Türkiye baskılara boyun eğmeden bu çalışmalarına devam edecektir. Dolayısıyla AB'nin almış olduğu bu kararları tanımadığımızı ifade ediyor, AB'yi tarafsız bir şekilde uluslararası hukuka uygun hareket etmeye davet ediyoruz."

TBMM Genel Kurulunda, "Rabia Naz Vatan başta olmak üzere şüpheli çocuk ölümlerinin araştırılması" amacıyla TBMM Başkanlığına sunulan araştırma önergeleri birleştirilerek bugün görüşülecek.

TBMM Genel Kurulunda, tüm siyasi partilerin imzasını taşıyan Danışma Kurulu önerisi, oybirliği ile kabul edildi.

Buna göre, "Rabia Naz Vatan başta olmak üzere şüpheli çocuk ölümlerinin araştırılması ve bu konuda alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi" amacıyla TBMM Başkanlığına sunulan araştırma önergeleri birleştirilerek bugün ele alınacak.

Öte yandan TBMM Genel Kurulunda, İYİ Parti'nin "özel eğitim öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin durumu"; HDP'nin "Suruç'ta meydana gelen terör saldırısı" ve CHP'nin "Çanakkale'de faaliyet gösteren termik santrallerin ve maden ocaklarının insan sağlığına ve çevreye etkisi" konularıyla ilgili verdikleri araştırma önergelerinin bugün ele alınması önerileri kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulunda, "Rabia Naz Vatan başta olmak üzere şüpheli çocuk ölümlerinin araştırılması ve bu konuda alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi" amacıyla araştırma komisyonu kurulması, oy birliğiyle kabul edildi.

"Rabia Naz Vatan başta olmak üzere şüpheli çocuk ölümlerinin araştırılması ve bu konuda alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi" amacıyla TBMM Başkanlığına sunulan, tüm partilerin Meclis araştırması önergeleri birleştirilerek görüşüldü.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Rabia Naz'ın hayatını kaybetmesinin Türkiye'de ciddi bir şekilde tartışıldığını söyledi. Türkkan, bütün partilerin ortak önerisiyle araştırma komisyonu kurulmasının isabetli bir karar olduğunu belirtti.

MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt ise araştırma önergesinin bütün partiler tarafından kabul edilmesinin anlamlı olduğunu dile getirdi. Enginyurt, "Son yıllarda çocuk ölüm ve tecavüzlerinin vahşi bir şekilde arttığı ülkemizde, bütün partilerin ortak kararıyla araştırma önergesi verilip komisyon kurulmasını çok anlamlı buluyorum. Böylesi vahşi ölümlerin olmadığı, çocuklarımızın huzur ve barış içerisinde yaşadığı bir Türkiye'yi hep birlikte meydana getirelim." dedi.

HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu da partisinin, daha önce bu konuda 2 araştırma önergesi verdiğini ve 4 soru yönelttiğini anımsattı. Partisinin parlamento kadın grubunun bu konuda çok kararlı bir duruş sergilediğini dile getiren Kerestecioğlu, "Biz bütün şüpheli çocuk ölümlerinin araştırılmasını istedik. Burada teşekkür edilmesi gereken insanların başında Rabia Naz'ın babası Şaban Vatan ve annesi geliyor." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç ise Rabia Naz'ın anne ve babasının, evlatlarının ölümünün aydınlatılması için verdikleri mücadeleyi aktardı. Özkoç, sözlerine şöyle devam etti:

"Bu mücadele TBMM'de bütün siyasi partilerin bir araya gelerek, 'Biz bunu takip edeceğiz, aydınlatacağız.' demesiyle bir noktaya geldi. Bu gerçekten önemli. Bizim vekili olduğumuz kişiler milletimizdir. Milletin vekili olarak bu babanın ve bu annenin feryadına kulak vereceğiz. Kurduğumuz komisyon sonuna kadar gidecek, karşılarına kim çıkarsa çıksın, onu hukuk karşısına getirip yargılanmasını sağlayacak. Böylece bir anne baba sadece kendileri için değil, tüm Türkiye için adaleti yerine getirmiş olacak."

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş da Rabi Naz'ın ölümünün herkesi derinden üzdüğünü belirtti. Çeşitli zamanlarda bu konuda araştırma komisyonu kurulmasıyla ilgili taleplerin dile getirildiğini hatırlatan Muş, bugün bütün partilerin ittifakıyla komisyon kurularak bu konuda adım atıldığını vurguladı.

Muş, "Hem Rabia Naz isimli yavrumuzun hem de buna benzer şüpheli çocuk ölümleriyle ilgili, komisyonumuz titizlikle çalışacaktır. Bu olaylarla alakalı arka planda ne var, farklı konular var mı, bunların tüm detayları çıplaklığıyla ortaya çıkarılacaktır. Bunlar TBMM'ye sunulacaktır. Arzumuz ve temennimiz bir daha Rabia Naz ve diğer yavrularımız gibi ölümlerin olmamasıdır. Tüm milletvekillerimize desteklediği için teşekkür ediyorum." ifadesini kullandı.

Konuşmaların ardından yapılan oylamada, araştırma komisyonu kurulması, oy birliğiyle kabul edildi.

TBMM Başkanvekili Levent Gök ise oylamanın ardından şunları söyledi:

"Rabia Naz'ın ölümü ve arkasında gerek Türkiye'deki yansımaları gerek Meclisteki tartışmaları sonucunda, Meclisimizin tüm siyasi partilerinin ortak iradesiyle bu komisyonun kurulmasını büyük bir memnuniyetle karşıladım. Böylelikle toplumdaki kamu vicdanının rahatlamasına dönük çabaların içerisinde, Meclisimizin, bütün siyasi partilerin iş birliğiyle el atmış olması, toplumuzdaki bu tarz üzücü olayların önlenmesi bakımından da etkin bir rol oynayacaktır."

Genel Kurulda söz alan milletvekilleri, Türkiye'nin Erbil Başkonsolosluğunda çalışan Türk diplomatın şehit edildiği saldırıyı kınadı.

Öte yandan kabul edilen bir başka Danışma Kurulu önerisiyle, Genel Kurul, yarın saat 11.00'de toplanacak, 11. Kalkınma Planı'nın görüşmeleri yapılacak ve görüşmelerin bitimine kadar çalışacak.

TBMM Genel Kurulunda daha sonra, Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.

Ekonomi alanında önemli düzenlemeler içeren Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Kanunla şehir içi yolcu taşımacılığı yapan ve hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemiyle elde eden mükelleflerin talep etmeleri halinde gelir ve kurumlar vergisinin hesaplanmasında esas olan kazancın tespitinde yeni yöntem getiriliyor. Gelir ve giderleri karşılaştırma yerine, bu mükelleflerin elde ettiği hasılatın yüzde 10'u kazanç kabul edilerek, gelir ya da kurumlar vergisi oranları uygulanacak.

Kazançları bu şekilde tespit edilenlerin, bu faaliyetlerine ilişkin gider veya maliyetleri, vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde dikkate alınmayacak. 2 yıl geçmedikçe bu usulden çıkılamayacak.

Bir takvim yılı içinde iki kez ceza kesilen mükellefler, cezanın kesildiği ve takip eden iki takvim yılına ait kazançları için bu hükümlerden yararlanamayacak.

Bu hükümler, kurumlar vergisi mükellefleri hakkında da uygulanacak.

Cumhurbaşkanı, yüzde 10 oranını iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, kanuni oranına getirmeye yetkili olacak.

Kanun, Varlık Barışı süresini yıl sonuna kadar uzatıyor.

Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, 31 Aralık 2019'a kadar Türkiye'deki banka veya aracı kuruma bildiren gerçek ve tüzel kişiler, bunları serbestçe tasarruf edebilecek.

Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin yüzde 1 oranında hesapladıkları vergiyi, vergi dairesine beyan edecek, aynı sürede ödeyecekler. Bu varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan, kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 31 Aralık 2019'a kadar kapatılmasında kullanılabilecek.

Kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının, teklifin yasalaşmasından önce Türkiye'ye getirilerek karşılanmış olması halinde, bu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla düzenlemeden yararlanılacak.

Defter tutan mükellefler, Türkiye'ye getirilen varlıklarını, dönem kazancının tespitinde dikkate almaksızın işletmelerine dahil edebilecekleri gibi aynı varlıkları vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate almaksızın işletmelerinden çekebilecekler.

Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye'de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar için de 31 Aralık 2019'a kadar beyan süresi tanındı.

Vergi dairelerine beyan edilecek bu varlıklar, aynı tarihe kadar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın kanuni defterlere kaydedilebilecek. Bu takdirde, söz konusu varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilecek.

Beyan edilen taşınmazların ayni sermaye olarak konulmak suretiyle işletme kayıtlarına alınması halinde, sermaye artırım kararının beyan tarihi itibarıyla alınmış olması ve ticaret siciline tescil edilmesi kaydıyla bu uygulamadan yararlanılabilecek.

Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değeri üzerinden yüzde 1 oranında vergi alınacak. Vergi, gider yazılamayacak, başka bir vergiden mahsup edilemeyecek, Türkiye'ye getirilen veya kanuni defterlere kaydedilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmeyecek.

Bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacak.

Bu hükümden yararlanılabilmesi için bildirilen veya beyan edilen tutarlara ilişkin vergi vadesinde ödenecek, varlıklar bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 3 ay içinde Türkiye'ye getirilecek veya Türkiye'deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilecek.

Cumhurbaşkanı, bu düzenlemedeki süreleri, bitim tarihlerinden itibaren 6 aya kadar uzatabilecek.

Kanunla, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının temel görev ve yetkilerinde de değişiklik yapılıyor. Bir para politikası aracı olan zorunlu karşılıkların etkinliğini artırmak üzere, bankaların ve Merkez Bankasınca uygun görülecek diğer mali kuruluşların bilanço içi veya dışı uygun görülen kalemlerinde meydana gelen değişikliklerin, sıkça farklılaşan piyasa koşullarına göre zorunlu karşılığa tabi tutulması mümkün hale getiriliyor.

Buna göre Merkez Bankası, zorunlu karşılıkları belirlerken bilanço içi ve dışı unsurları da dikkate alacak.

Banka talepleri gerçek zamanlı ve anlık karşılanacak. Bu taleplerin karşılanması için bankaca kurum ve kuruluşların bilgi işlem sistemlerine erişim sistemleri kurulabilecek.

Bankalar ve elektronik ödeme araçlarını çıkaran kuruluşlar dahil olmak üzere bankaca uygun görülecek diğer mali kuruluşlar, banka nezdinde açılacak hesaplarda "yükümlülükleri esas alınarak" nakden zorunlu karşılık tesis ederken kanunla, "hesaplarda bilanço içi veya bilanço dışı uygun görülen kalemlerini esas alarak" bunu yapacaklar.

Zorunlu karşılığa tabi bilanço içi veya bilanço dışı uygun görülen kalemlerin kapsamı, zorunlu karşılıkların oranı, tesis süresi ve tesis edilen karşılıklara gerektiğinde ödenecek faiz oranı, mevduat veya katılım fonlarından olağanüstü çekilişler ve birleşme, devir, bölünme hallerinde yapılacak işlemler de dahil olmak üzere uygulamaya yönelik her türlü usul ve esas, bankaca belirlenecek.

"Belirtilen bu kuruluşların taahhütlerine karşı bulunduracakları umumi disponibilitenin nitelik ve oranının, gerektiğinde bankaca tespit edileceğine" dair hükümde yer alan "taahhüt" ibaresi de kanunla çıkarılıyor.

Merkez Bankasının yıllık safi karının yüzde 20'sinin ihtiyat akçesine ayrılacağına yönelik hüküm kaldırılıyor.

Hisse senetlerinin nominal değerleri üzerinden yüzde 6 oranında ilk kar hissesi hissedarlara dağıtılmaya devam edilecek. Bunun ödenmesinden sonra kalan miktarın yüzde 10'u, "fevkalade ihtiyat akçesi" yerine, ihtiyat akçesine aktarılacak.

Son yıl karından ayrılan ihtiyat akçesi hariç, birikmiş ihtiyat akçeleri her yıl kara katılarak dağıtılabilecek.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ayrılmış bulunan ihtiyat akçelerinin tamamı, birikmiş fevkalade ihtiyat akçelerinin ise son yılın karından ayrılan kısmı hariç tamamı Genel Kurul kararı aranmaksızın Hazineye verilecek.

Geçen yıl bazı üniversitelerin bölünmesiyle kurulan üniversitelere devredilen bina ve tesislerin bulunduğu taşınmazlardan, halen bu bina ve tesislerin eski maliki üniversitelerin mülkiyetindeki taşınmazlar, talepleri halinde YÖK'ün onayıyla bu üniversitelere devredilebilecek. Kurulan üniversitelere bağlanan birimlerin hangi bina, tesis ve taşınmazları kapsadığı konusundaki tereddütleri YÖK giderecek.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.