TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU...


AK Parti Mersin Milletvekili Lütfi Elvan Başkanlığında toplanan Plan ve Bütçe Komisyonunda, 11. Kalkınma Planı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi.

16 Temmuz 2019 Salı

AK Parti Mersin Milletvekili Lütfi Elvan Başkanlığında toplanan Plan ve Bütçe Komisyonunda, 11. Kalkınma Planı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi.

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, kalkınma planında güvenliğe ayrılan bütçenin artmasını eleştirerek, güvenlik ve özgürlük dengesinin korunması gerektiğini söyledi. Paylan, şimdiye kadar harcanan paralara rağmen ne güvenliğin ne de özgürlüğün sağlanabildiğini savundu. Garo Paylan, hazırlanan planla Türkiye'nin bir şirket gibi yönetildiğinin ortaya çıktığını öne sürdü.

AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk, 11. Kalkınma Planı'nın ülkenin gerçeklerine uygun olarak hazırlandığını söyledi.

Geçmişte verilen teşviklerin sağlıklı değerlendirilemediğini belirten Öztürk, "Geçmiş yıllarla kıyaslandığında 11. Kalkınma Planı'nın daha makul bir plan olduğunu görüyoruz. Türkiye kaynaklarını israf edecek kadar bonkör bir ülke değil. Dolayısıyla 11. Kalkınma Planı, teşvik sisteminde daha seçici olmayı öngörüyor." dedi.

Öztürk, planda tarımın öncelikli olarak gelişim alanı olarak seçildiğini bunun da tarımının ilerlemesi açısından çok önemli olduğunu kaydetti.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, kalkınma planının gerçekçi olmadığını öne sürerek "Şimdiye kadar gelen kalkınma planları içerisinde en kötüsü bu plan oldu. Kayıt dışı ekonomi ile mücadele kapsamında hiçbir önlem alınmamış. Keşke bu plan geri çekilerek daha gerçekçi bir şekilde getirilse biz de destek olsak." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, kalkınma planında beşeri sermayenin güçlendirilmesi, istihdamdan sağlığa kadar birçok başlık yer aldığını dile getirerek "Eğitim bölümünde özel eğitime ayrı bir başlık açılması çok önemli. 2009 yılına kadar engellilerle ilgili sağlıklı bir düzenleme yoktu. AK Parti hükümetleri döneminde evde bakıma kadar engelli sorunlarına el atılmıştır." diye konuştu.

Keşir, Türkiye'de yaşlı nüfusun hızla arttığını, önümüzdeki 10 yılın en önemli sorunlarından birinin yaşlı hizmetlerine ilişkin konular olacağını, bu çerçevede 11. Kalkınma Planı'nda beşeri sermayenin yer almasını çok önemsediğini kaydetti.

İYİ Parti Bursa Milletvekili İsmail Tatlıoğlu, 11. Kalkınma Planı'nın ana mesajının bulunmadığını ve Türkiye'nin önünü açmadığını savundu.

Demokratik siyasetin olmadığı bir ülkede ne kalkınmadan ne de refahtan bahsedilebileceğini kaydeden Tatlıoğlu, "Eğer demokratikleşme, adaletin sağlanması ve yargının tarafsızlığı gibi bir süreç yoksa toplum hem ekonomik hem de zihniyet olarak fakirleşir. Son on yılda Türkiye'de bunu görüyoruz. Çocuklarımız başka ülkenin vatandaşı oluyor. Başka ülkelerde yaşamanın hayalini kuruyor." diye konuştu.

Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen 11. Kalkınma Planı kabul edildi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, görüşmelerde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Oktay, 11. Kalkınma Planı'nı rekabetçi üretim ve verimliliğe odaklanarak hazırladıklarını belirterek, "Ülkemizin teknolojide dışa bağımlılığının azaltılmasını ve buna bağlı olarak imalat sanayisinde yapısal dönüşümü sağlayabilmek için sektörel önceliklendirme yaklaşımını ortaya koyduk. Bu çerçevede, imalat sanayisindeki tüm sektörlerin ticaret, üretim, katma değer, istihdam ve teknoloji düzeylerini karşılaştıran ve sektörler arası ileri ve geri bağlantılarının analizini yapan çalışmalarla ülkemize orta ve uzun vadede rekabet gücü kazandırarak daha hızlı bir büyümeye yöneltecek sektörleri belirledik." diye konuştu.

Bu kapsamda, plan dönemi sonunda imalat sanayi ihracatını 158,8 milyar dolardan 210 milyar dolara çıkarmayı, yüksek teknolojili sektörlerin ihracat içerisindeki payını yüzde 3,5’ten yüzde 5,5’e, orta-yüksek teknolojili sektörlerin ihracat içerisindeki payını ise yüzde 36,4’ten yüzde 44,2’ye çıkarmayı hedeflediklerine dikkati çeken Oktay, sanayileşme sürecinin güçlü bir finansal yapı ile desteklenmesi için KOSGEB desteklerinin imalat sanayi içerisindeki payını yüzde 48’den yüzde 75’e, Türk Eximbank desteklerinin ihracata oranını da yüzde 26’dan yüzde 29’a çıkaracaklarını kaydetti.

Oktay, aynı şekilde kalkınma yatırım bankacılığı kredi hacmini yüzde 8,1’den yüzde 12’ye çıkaracak şekilde kaynak sağlamayı hedeflediklerini vurguladı.

Sanayileşmenin hızlandırılması amacıyla belirlemiş oldukları öncelikli sektörlerin imalat sanayi içerisindeki payını da yüzde 35’ten yüzde 43,4’e çıkaracaklarına işaret eden Oktay, "Kalkınma Planı döneminde 'Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı'nı ülkemizin ihtiyaçları ve kaynakları çerçevesinde öncelikli sektörlerde belirlenecek ürünlerde entegre bir biçimde hayata geçirerek sektörel önceliklendirmeye dayalı daha hızlı bir ekonomik büyüme patikasına ulaşmayı sağlayacağız." şeklinde konuştu.

Yerli üretimin ve teknolojik kabiliyetlerin geliştirilmesi amacıyla bağlayıcı ve yönlendirici karar almak üzere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Sanayileşme İcra Kurulunun oluşturulacağını belirten Oktay, "Kurul, sanayileşmeye ilişkin ortak stratejileri geliştirecek, eşgüdümü sağlayacak, uygulamaları izleyecek, kamu alımları ve yerli üretime ilişkin esas ve usulleri belirleyecek, kamu idarelerinin ortak alım yapmalarını sağlayacak, sanayileşmeye ilişkin bütçe kaynağının kullanılmasına karar verecektir." ifadelerini kullandı.

Savunma sanayisine yönelik attıkları adımlarla savunma sanayi dışındaki sektörleri de hareketlendirmek istediklerini dile getiren Oktay, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"2013 yılında 1,6 milyar dolar olan savunma sanayi ihracatımız 2018 yılında 2,2 milyar dolara yükselmiştir. Plan dönemi sonunda ihracatın 10 milyar dolara çıkartılması hedeflenmektedir. Savunma sanayi teknolojik kabiliyetlerin geliştirilmesinde ve sivil kullanım imkanı olacak yeni ürünlerin geliştirilerek imalat sanayisinin rekabet gücünün artırılmasında büyük önem taşımaktadır. İnternet, GPS, ses tanıma gibi günlük hayatımızda yaygın olarak kullandığımız pek çok öncü teknoloji savunma sanayi kökenlidir. Bugün çok konuşulan yapay zeka ve robot teknolojilerinin gelişiminde de savunma sanayi öncülük yapmaktadır. Savunma sanayinin kamu alımları ve kamu destekleri konusunda uluslararası anlaşmalarda ayrıcalıklı bir konumu bulunmaktadır. Burada savunma sanayisinde gelişmelerin sivil alanda da kullanılmasını teşvik ediyoruz."

Ar-Ge çalışmalarına da değinen Oktay, 11. Kalkınma Planı dönemi boyunca yapacakları yatırımlarla Ar-Ge harcamalarının milli gelire oranını yüzde 0,96’dan yüzde 1,8’e çıkaracaklarını söyledi.

Bu harcamalar içerisinde özel sektör payını da yüzde 56,9'dan yüzde 67'ye yükseltmeyi hedeflediklerini kaydeden Oktay, "Araştırma geliştirme işlevini güçlü bir biçimde sürdürecek şekilde tam zamanlı eş değer Ar-Ge personel sayımızı beş yılda ikiye katlayarak 154 binden 300 bine çıkaracak beşeri sermaye yatırımlarını ve destekleri plan kapsamında öngörmüş durumdayız. Bununla ilgili kuruluşlarımız detaylı çalışmalarını sürdürmektedir." dedi.

Fuat Oktay, sanayileşmenin gerektirdiği insan gücünün yetiştirilmesi amacıyla plan döneminde eğitim yatırımlarına özel önem verdiklerini, bu kapsamda mesleki ve teknik eğitim liselerine giden öğrencilerin toplam ortaöğretim öğrencileri içerisindeki payını yüzde 34,9’dan yüzde 40’a, okullaşma oranını da plan dönemi sonunda yüzde 100’e çıkaracaklarını vurguladı.

Oktay, rekabetçi üretim ve verimliliğe odaklandıkları bu plan döneminde mesleki ve teknik eğitime yönelik laboratuvarlar ve atölyelerin modernizasyonunu sağlayacaklarını belirterek, "Mesleki ve teknik eğitim ile işgücü piyasası arasındaki bağı güçlendireceğiz. Bu fiilen başlamış bir uygulamadır. İlgili sektörler, STK'ler ve organize sanayi bölgelerini de buna dahil ederek nitelikli personel yetiştirmeyi hedefliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

"Dijital Türkiye" projesi kapsamında atılan adımlara da değinen Oktay, şöyle konuştu:

"Rekabetçi üretim ve iyi kamu yönetişiminin en önemli unsurlarından biri olan, önceki adıyla 'e-devlet', şimdiki ismiyle 'Dijital Türkiye' ile ilgili olarak da birkaç hususu belirtmek istiyorum. Bugün burada müjdelemek isterim ki, normal şartlarda yıl sonuna kadar tamamlanması planlanan 'Dijital Türkiye Versiyon 1.0, 6 ay erken tamamlanarak kapsamdaki hizmetler Dijital Türkiye’ye entegre edilmiştir. Bunun getirdiği kolaylıklar görülmeye başlanmıştır. Hizmet başına düşen ortalama evrak sayısı Dijital Türkiye Versiyon 1.0’ın tamamlanması ile birlikte ortalama 3,81 oranından 0,35’e düşürülmüştür. Sıfır belge politikası olarak adlandırdığımız bir kamu kurumu tarafından üretilen verinin diğer bir kamu kurumu tarafından evrak olarak istenmemesi çalışmasına Kalkınma Planı döneminde de devam edeceğiz. Cumhuriyetimizin 100. yılına giden süreçte yıllar itibarıyla 2019’da 1.1’i tamamlayacağız. 2023 Dijital Türkiye’sinde büyük verinin kullanılmasıyla '2.0' diye adlandırdığımız insan odaklı yapay zekayı esas alan Dijital Türkiye 2.0 sistemine geçeceğiz."

Oktay, Dijital Türkiye Versiyon 2.0 ile iş süreçleri, meslekler ve teknoloji alanlarında bütüncül bir dönüşümü sağlayacaklarını, böylece ülkenin ekonomik ve sosyal refahını daha üst seviyelere taşımış olacaklarını kaydetti.

Kalkınma Planı üzerinde yapılan görüşmelerde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Fuat Oktay, 11. Kalkınma Planı'nda yük taşımacılığının geliştirilmesine ayrı bir yer verdiklerine işaret etti.

Demiryolları yatırımlarını yük taşımacılığı ağırlıklı olarak artıracaklarını belirten Oktay, "Bu kapsamda ana hattımızı 9 bin 131 kilometreden 9 bin 647 kilometreye çıkaracağız. Üretim merkezlerini ana hatlara ve limanlara bağlayacak demiryolu iltisak hatlarını 433 kilometreden 727 kilometreye çıkaracağız. Modernizasyon yatırımlarımızla elektrikli ve sinyalli hatlarımızın oranını yaklaşık yüzde 45 seviyesinden yüzde 77'ye çıkaracağız. Böylelikle karasal yük taşımacılığında demiryolunun payını yüzde 5'ten yüzde 10'a çıkarmış olacağız." diye konuştu.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının artırılmasını temel enerji politikalarından biri olarak belirlediklerini kaydeden Oktay, çalışmalar neticesinde 2002 yılında 12 bin 305 MW olan yenilenebilir enerji kurulu gücünü 2019 yılı Temmuz ayı itibarıyla yaklaşık 2,5 kat artarak 43 bin 418 MW'a yükselttiklerine işaret etti.

11. Kalkınma Planı kapsamında tarım, turizm ve savunma sanayinde önemli politika ve hedefler belirlediklerine işaret eden Oktay, "Tarım sektörüne yapacağımız yatırımlarla işletmeye alınan sulama alanını 3,34 milyon hektardan, 2 milyon hektar artırarak, 5,34 milyon hektara çıkaracağız. Bunun 750 bin hektarını bütçe imkanlarıyla, kalan 1 milyon 250 bin hektarını ise alternatif finansman yollarıyla gerçekleştireceğiz. Toplulaştırılan tarımsal arazi miktarını ise 2,6 milyon hektar artırarak 3,6 milyon hektardan 6,2 milyon hektara çıkaracağız." değerlendirmesinde bulundu.

Fuat Oktay, tarım sektörünü 2002 yılından beri öncelikli sektörler arasına aldıklarını, bu sektörün gelişmesini sağlamak için altyapı çalışmalarına ağırlık verdiklerin bildirdi. Oktay, tarımsal desteği 1,9 milyar TL'den 14,5 milyar TL'ye çıkardıklarını, 2002 yılında 70,9 milyar TL olan tarımsal milli geliri, yüzde 52 oranında arttırarak 107,8 milyar TL'ye çıkardıklarını kaydetti.

Aynı dönemde toplam tarım ve gıda ürünleri ihracatının 3,7 milyar dolardan 17,2 milyar dolara yükseldiğine dikkati çeken Oktay, "Toplam tarım ve gıda ürünleri ithalatı 3,1 milyar dolardan 14 milyar dolara yükselmiştir. 2002-2018 yılları arasında tarımsal gıda ve ürünleri ihracat artışı, ithalat artışından daha yüksek oranda olmuştur. Türkiye, tarım ve gıda ürünlerinde net ithalatçı değil net ihracatçı ülke durumundadır." diye konuştu.

Oktay, küçük ve büyükbaş hayvan sayısının artması için çiftçilere destek olduklarını, yem maliyetinin düşürülmesi için üretime ağırlık verdiklerini dile getirdi.

Fuat Oktay, 11. Kalkınma Planı'nda turizm konusunda önemli bir atılım yapacaklarını, yatırım ve uygulamaya koyacakları tanıtım programlarıyla Türkiye'ye gelen turist sayısını 46,1 milyondan 75 milyona çıkarmayı, turizm gelirlerini 29,5 milyar dolardan 65 milyar dolara taşımayı hedeflediklerini söyledi. Oktay, savunma sanayii alanında 2002 yılında yüzde 25 olan yerlilik oranını yüzde 65'e taşıdıklarını, 11. Kalkınma Planı'nda bu oranı yüzde 75'e ulaştırmayı hedeflediklerini söyledi.

11. Kalkınma Planı'ndaki hukuk devleti, insan hakları ve demokratikleşmeye ilişkin bölümlerine yönelik eleştiriler olduğunu anımsatan Oktay, kalkınma planında hukuk devleti ve demokratikleşmeyi ana eksenlerden biri olarak belirlediklerini, AK Parti hükümetleri olarak hukuk devleti ve demokratikleşme konusuna özel önem verdiklerini aktardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı Yargıda Vizyon Belgesi'ni anımsatan Oktay, "Hükümette olduğumuz dönem boyunca demokratikleşme ve sivilleşme yönünde çok önemli reformlar yaptık. Hükümet olarak sivil toplumun gelişmesine özel önem verdik ve kurumsallaşmasını sağlamak üzere önemli adımlar attık." dedi.

Oktay, bütçenin tekliği ilkesini güçlendirdiklerini, 2002 yılında onlarca bütçe dışı fon varken iktidarları döneminde bunun sayısının 4'e indiğini ifade etti.

Fuat Oktay, güvenlik harcamalarının son 5 yılda 4 kat arttığına ilişkin iddialara cevap vererek, şöyle konuştu:

"Güvenlik ve savunma ile ilgili kurumlara 2014 yılında 51,9 milyar TL harcama yapılmıştır. 2019 yılında ise tahsis edilen ödenek tutarı 111,4 milyar TL'dir. Bu kurumların bütçesi 4 kat değil yaklaşık 2 kat artmıştır. Çevremizde olan gelişmeleri düşündüğümüzde bu artışın neden olduğu anlaşılır. GSYH'ya oran olarak bakıldığında durum daha farklıdır. 2014 yılında güvenlik ve savunma kurumları için yapılan harcama tutarı GSYH'nin yüzde 2,54'ü seviyesinde iken, bu oran 2019 yılı bütçesinde ayrılan ödenek tutarı GSYH'nin yüzde 2,50'si seviyesindedir.

Merkezi Yönetim Bütçesi içindeki pay itibarıyla baktığımızda, söz konusu kurumlar 2014 yılı Merkezi Bütçenin yüzde 11,56'sını kullanmışken, 2019 yılı merkezi bütçesinde bu kurumlara yüzde 11,59 oranında pay verilmiştir. Dolayısıyla Savunma ve güvenlik kurumlarının bütçelerinde 2014-2019 yılları arasında nominal artışlar olmakla birlikte GSYH ve Merkez Yönetim Bütçesi içindeki paylarında önemli bir değişim olmamıştır."

Emekliler ve çalışanların refahtan pay almadığına dönük eleştirilere de cevap veren Oktay, 2002-2019 yılları arasında net asgari ücretin nominal olarak yüzde 997, reel olarak yüzde 125 oranında arttırıldığını belirterek, "En düşük SSK emekli aylığı nominal olarak yüzde 642, reel olarak yüzde 52, en düşük Bağ-Kur çiftçi emekli aylığı nominal olarak yüzde 1941 reel olarak yüzde 319 artırılmıştır. En düşük Bağ-Kur esnaf emekli aylığı nominal olarak yüzde 1050, reel olarak yüzde136 oranında arttırılmıştır. En düşük emekli sandığı emekli aylığı nominal olarak yüzde 487 reel olarak yüzde 21 artırılmıştır." değerlendirmesinde bulundu.

Yargıya olan güvenin düştüğüne ilişkin yapılan eleştirilere ise Oktay, şu yanıtı verdi:

"TÜİK verilerine göre 2018 yılında adalet hizmetlerinden memnuniyet oranı yüzde 56,3 olduğu görülmektedir. Yasaların herkese adil ve tarafsız uygulandığını düşünenlerin oranı 2014 yılında yüzde 31,86 iken 2018 yılında yüzde 38,1 olmuştur."

Görüşmelerin ardından, 11. Kalkınma Planı komisyonda kabul edildi.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.