TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU...


Plan ve Bütçe Komisyonu, Komisyon Başkanı Lütfi Elvan başkanlığında toplandı. Ekonomi alanında önemli düzenlemeler içeren Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin ilk 7 maddesi, Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi.

10 Temmuz 2019 Çarşamba

AK Parti Aydın Milletvekili Mustafa Savaş, zamanla Türkiye'nin en karlı anonim şirketi haline gelen Merkez Bankasının yıllık karını dağıtmamasının yüksek maliyetli sorunlara yol açtığını belirterek, "Yedek akçe devri, Merkez Bankası tarafından para basılması anlamına gelmiyor." dedi.

Savaş ve AK Parti'li milletvekillerinin imzasını taşıyan Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmeleri, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda başladı.

Savaş, teklif sahibi olarak düzenleme hakkında komisyona bilgi verdi.

Teklifin ekonomi, finans, kamu maliyesi, sosyal güvenlik, kamu-özel iş birliği, enerji ve diğer alanları ilgilendiren 32 maddeden oluştuğunu anımsatan Savaş, 15 kanunda değişiklik yapıldığını söyledi.

Teklifte yer alan ana başlıklarda hedefledikleri durumun, ekonominin iç dengelerinde durağanlaşan kaynakları harekete geçirerek sağlıklı bir ekonomik büyümeyi gerçekleştirebilmek olduğunu belirten Savaş, teklifle yeni enstrümanlar devreye sokularak, ekonomide yaşanan olumsuzlukların bertaraf edilmesinin amaçlandığını dile getirdi.

Bankalardaki sorunlu kredilerde yaşanan artış nedeniyle sorunlu kredilerin yapılandırılmasının teklif edildiğine işaret eden Savaş, kredi vadelerinin uzaması, nakit akışlarının vadeye uygun hale getirilmesi sonucunda firmaların yeniden katma değer sağlayacak olmasının hem bankaların hem de firmaların bilançolarını düzelteceğini, bu sayede üretimin, yatırımın, ihracatın, ticaretin ve istihdamın sürdürülebilir büyümenin en önemli unsuru olacağını vurguladı.

Bu döngüyü tersine çevirmek için yapılması gerekenlerin, tıkanan kredi kanalının tekrar açılması olduğunu dile getiren Savaş, bankaların aktifinde bulunan sorunlu kredilerin hızlı ve etkin şekilde çözümlenmesi, yapılandırılabilecek olanların yapılandırılması, diğerlerinin ise hızla tasfiye edilmesi gerektiğini anlattı.

Kredi kanalını tekrar çalıştırmak için bankaları mali anlamda daha dirençli hale getirmenin yanında finansal yeniden yapılandırmalar yoluyla aktif kalitesini yükseltmek gerektiğinin altını çizen Savaş, şöyle devam etti:

"Bu çerçevede kredi kanalında son 1 yıl içerisinde görülen tıkanıklığı açmak için bir yandan bankaların mali yapısını güçlendirecek tedbirler alınırken diğer yandan yeniden yapılandırmaları yasal ve kurumsal bir çerçeveye oturtarak, bazı vergi istisnalarıyla teşvik etmek gerekmektedir. Bu çerçevede hazırladığımız kanun teklifiyle, bankalara 2 yıl süreyle finansal yeniden yapılandırma imkanı sağlanmakta, Sayın Cumhurbaşkanımıza 2 yıl daha bu süreyi uzatma yetkisi verilmektedir. Söz konusu düzenlemelerle ulusal ve uluslararası konjonktür kaynaklı makro ekonomik gelişmeler dolayısıyla reel sektörde ortaya çıkabilecek finansal sorunların çözümlenmesini, yapılandırma programlarını içeren bir uzlaşı platformu oluşturarak, finansal güçlük yaşayan borçlu firmalara ödeme gücü kazandırılmasını, bu suretle katma değer yaratmaya ve istihdam oluşturmaya devam etmelerini amaçlamaktayız."

Mustafa Savaş, sıkça değişen piyasa koşullarını da dikkate alarak, zorunlu karşılık oranlarının belirlenmesinde, mali kuruluşların bilanço içi veya dışı uygun görülen kalemlerinde meydana gelen değişikliklerin dikkate alındığı düzenlemeler yaptıklarını aktardı.

Savaş, teklifle öne çıkan bir başka önemli düzenlemenin de Merkez Bankasında biriken ihtiyat akçelerinin Hazineye devri olduğunu anımsattı.

Konuya ilişkin tarihsel geçmişe bakıldığında Merkez Bankasının sadece 3 yıl zarar ettiğine işaret eden Savaş, bunun dışında bankanın her yıl kar ettiğini, son yıllarda Türkiye'nin en çok kar eden anonim şirketi olduğunu kaydetti.

Zamanla ülkenin en karlı anonim şirketi haline gelen Merkez Bankasının yıllık karını dağıtmamasının, yüksek maliyetli sorunlara yol açtığına dikkati çeken Savaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunu iki kalemle özetlemek gerekirse, Hazineye devredilmeyen her türlü kar, dağıtılmayan kar tutarı kadar ek borçlanma oluşturduğu için iç borçlanma faizlerinin aynı oranda yapay şekilde yüksek kalmasına yol açmaktadır. Merkez Bankası karı, son tahlilde piyasadan çekilen paradır. Kar ne kadar yüksek ise o kadar yüksek miktarda piyasa fonlama ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Son günlerde kamuoyunun gündemini sıkça meşgul eden bir konu olarak yedek akçe devrinin, Merkez Bankası tarafından para basılması anlamına gelmediğini ifade etmek gerekmektedir.

Yedek akçe politikalarında diğer ülke örneklerine gelince, uygulamanın her ülkenin takip ettiği bir genel kural olmadığı gerçeğiyle karşılaşıyoruz. Kanada, Meksika ve Çin merkez bankaları karlarının yüzde 100'ünü, Polonya yüzde 98 seviyesindeki tutarını, Güney Kore ve Güney Afrika ise karının yüzde 90 seviyesini Hazineye aktarıyor. Hindistan'da ise karın yüzde kaçını devredeceğine merkez bankası karar veriyor ancak Hindistan hükümeti bu kararı devre dışı bırakan ikinci bir karar alabilmekte, son durumda hükümet asıl karar verici olmaktadır. İhtiyat akçesi düzenlemesiyle kar dağıtımının dünya örnekleriyle uyumlu hale gelmesi sağlanmaktadır."

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Lütfi Elvan, kanun teklifi için 28 kamu kurum ve kuruluşu ile 27 sivil toplum örgütünü komisyona davet ettiklerini söyledi.

Elvan, 11. Kalkınma Planı'nın, komisyondaki görüşmelerinin 16 Temmuz Salı günü yapılacağını bildirdi.

AK Parti Aydın Milletvekili Mustafa Savaş ve arkadaşlarının imzasını taşıyan Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Plan ve Bütçe Komisyonunda, teklifin 4,5 saat süren tümü üzerindeki görüşmelerde, milletvekilleri değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz, krizin, üçüncü aşaması olan korku ve panik döneminde olunduğunu savundu.

Teklifin tam bir panik hali, ekonomik krizin itirafı olduğunu öne süren Yılmaz, çünkü kaynağın bittiğini, "deniz bitti, kaynağa ihtiyacım var, nereden ne bulabilirim" denildiğini iddia etti.

Bu işin sonunun hayra çıkmayacağını ileri süren Yılmaz, yapılması gerekenin, sorumluluğun alınıp yükün nasıl paylaşılacağının açıklanması olduğunu belirtti.

CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi de teklifin, "kriz dönemi düzenlemesi" olduğunu, teklifte Hazineye gelir sağlamaya yönelik maddelerin yer aldığını söyledi.

Hamzaçebi, teklifle beyan sisteminin alt üst edildiğini, bir istisna olan götürü vergilendirmeye gidildiğini söyledi. Hamzaçebi, teklifin, vergi güvenlik önlemi olmaktan öteye giderek, vergi sistemini tamamen tahrip eden bir yapıya dönüştüğünü, son derece sakıncalı olduğunu ifade etti.

Af, yeniden yapılandırma, varlık barışı altında 8 kanun çıkarıldığını anımsatan Hamzaçebi, son teklifin 5. varlık barışı düzenlemesi olduğunu dile getirdi. Hamzaçebi, hangi kanundan hangi sonuçların elde edildiğinin açık şekilde yayınlanmasını istedi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası düzenlemesinin yanlış olduğunu, rezervlerin, denizin bittiğini, ihtiyat akçesine göz dikildiğini savunan Hamzaçebi, "Para yok, kriz var, bu bitince ne yapacaksınız? 2001 krizinde ülkeyi yönetenler bu yola başvurmadılar. Faturayı yerel seçimlerde ödediniz, daha da ödeyeceksiniz. Merkez Bankasıyla bu kadar oynamayın. Hukuk yok, bu zorbalık, Genel Kurul kararı bile aranmıyor, Hazine doğrudan el koyuyor." diye konuştu.

Hamzaçebi, teklifte enerjiyle ilgili maddenin, bir şirketi kurtarmaya yönelik olduğunu öne sürerek, "O zaman enerji sektöründeki herkese 36 ay süre verin." dedi.

CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, teklifteki gelir kaynaklarının hangisinin bir derde şifa olacağını sordu.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, ekonomik şok ve dengesizliğin, herkesi zor durumda bıraktığını, firmaların güçlük içinde olduğunu, borçlarını ödeyemedikleri için zor durumda kaldığını söyledi.

Teklifte, bu konuda banka kredilerini ödeyemeyen firmalara yönelik finansal yeniden yapılandırmayı öngören düzenlemenin bulunduğunu anımsatan Kalaycı, İstanbul yaklaşımını esas alan düzenlemeyi çok önemli gördüklerini kaydetti.

Kalaycı ayrıca esnaf ve çiftçinin zor durumda olduğunu vurgulayarak, torba tekliflerde bu kesimlere yönelik bazı düzenlemelere yer verilmesi, vergi ve prim yükünün hafifletilmesi, çiftçinin girdi maliyetlerinin düşürülmesini istedi.

Vergi ve sigorta primi ödemelerinde de sıkıntı bulunduğunu, gerek Maliye gerek SGK tahsilat oranlarında düşüş olduğunu söyleyen Kalaycı, yeniden yapılandırma düzenlemesinin, ekonomi ve mükellefler için olumlu olacağını belirtti.

Kalaycı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının yedek akçesine yönelik düzenlemenin de Türk Ticaret Kanunu'na uyumlaştırıldığını, hukuki açıdan sıkıntı görmediklerini vurguladı.

HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu, konuşması sırasında salonda bulunanların kendi aralarında konuştuğunu belirterek, tepki gösterdi.

"Bu toplantılar anlamsız toplantılar, boşuna konuşuyoruz, hiçbir şey değişmeyecek." diyen Katırcıoğlu, "Ben de konuşmuyorum, zaten kıymeti harbiyesi yok. Teklif konuşuyoruz, birçok insanın hayatını etkileyecek kararlar çıkacak, konuşamıyoruz. Meclis, siyaset birbirini dinleyen insanlardan oluşmuyor. Herkesin kendine ait pozisyonu var, onu ifade etmekle meşgul. Komisyonlar, Meclis, ortak akıl üretecek yerlerdir." değerlendirmesinde bulundu.

CHP İstanbul Milletvekili Emine Gülizar Emecan ise Merkez Bankası Başkanı'nın görevden alınmasının, ekonomi yönetimindeki zafiyetin, tek adamlığın dünyaya yeniden ilanı olduğunu öne sürerek, "Yeni atanan Merkez Bankası Başkanı başarılı olmazsa sorumlusu kim?" diye sordu.

Teklifle, krizin yükünün halkın sırtına yüklendiğini öne süren Emecan, günü birlik kanun uygulamalarıyla kurtarmaya çalıştıkça ekonominin kurtarılamadığını, hatalı kanunlar çıkarıldığını öne sürdü.

Emecan, yurt dışı çıkış harcının 15 liradan 50 liraya çıkarılması halinde geçmişe bakılarak yapılan projeksiyonla 419 milyon 150 bin lira gelir elde edileceğini ifade ederek, "Ekonomi iflas etmiştir, iflasını ilan edin ve ülke olarak seferberlik ilan edelim, bu işten hep birlikte kurtulalım. O zaman 15 liradan 70 liraya da çıkarırız." dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Merkez Bankasının ihtiyat akçesinin bilançosundan çekilip alındığında, bir yerlerde telafi edilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Para basarsınız, gecelik açık piyasa işlemlerini azaltarak bunu sterilize etmeye çalışırsınız ya da diğer tarafta kamu mevduatı olarak tutarsınız. Son iki opsiyonu kullanma imkanı kalmadı. Bu parayı aldıktan sonra harcayacaksınız." dedi.

Reel sektörün kriz içinde, finansal krizin de kapıda beklediğini öne süren Öztrak, finansal krizi çıkaracak eylemler içine girildiğini, her an bu krizin çıkabileceğini söyledi.

Öztrak, Merkez Bankası Başkanı'nın, ekonominin çok sıkıntılı olduğu bir dönemde, kararnameyle görevden alındığını, bunun da bir usulü bulunduğunu söyledi. Öztrak, "Ekonomide riski artıracak her türlü adım atılıyor, risk primi artıyor sonra faiz düşsün diyorsunuz. Enflasyonu artıracak her türlü adımı atıyorsunuz, enflasyon düşsün diyorsunuz düşmez." görüşünü dile getirdi.

CHP İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, teklifi, "kriz torba teklifi" olarak değerlendirmek gerektiğini savundu.

Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin ardından maddelere geçildi.

Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifinin "hasılat esaslı kazanç tespiti" başlıklı 1. maddesi, önerge doğrultusunda değiştirilerek, kapsam, yaklaşık 900 mükellef olan özel halk otobüsü işletmelerini kapsayacak şekilde daraltıldı.

Şehir içi yolcu taşımacılığı yapan ve hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemiyle elde eden mükelleflerin, talep etmeleri halinde gelir ve kurumlar vergisinin hesaplanmasında esas olan kazancın tespitinde yeni yöntem getirildi. Gelir ve giderleri karşılaştırma yerine, bu mükelleflerin elde edilen hasılatın yüzde 10'u kazanç kabul edilerek, gelir ya da kurumlar vergisi oranları uygulanacak.

Kazançları bu şekilde tespit edilenlerin bu faaliyetlerine ilişkin gider veya maliyetleri, vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde dikkate alınmayacak. 2 yıl geçmedikçe bu usulden çıkılamayacak.

Bir takvim yılı içinde iki kez ceza kesilen mükellefler, cezanın kesildiği ve takip eden iki takvim yılına ait kazançları için bu hükümlerden yararlanamayacak.

Bu hükümler, kurumlar vergisi mükellefleri hakkında da uygulanacak.

Cumhurbaşkanı, yüzde 10 oranını iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, kanuni oranına getirmeye yetkili olacak.

Teklifin vergi barışını uzatan maddesi üzerinde yapılan konuşmalarda milletvekilleri, bugüne kadarki vergi barışı uygulamalarına ilişkin rakam istedi.

Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı İdris Şenyurt, Vergi ve Diğer Bazı Alacakları Yapılandıran 7143 sayılı son kanun çerçevesinde, varlık barışı kapsamında beyan, bildirim yapılan tutarın 17 milyar lira olduğunu, bunun 8 milyarının yurt dışından olduğunu bildirdi.

Şenyurt, bildiri, beyan yapıldığında bilginin kendilerine ulaştığını ifade ederek, "Hem 6736 sayılı kanun hem de 7143 sayılı kanununda, beyan ve bildirime tabi olan varlıklar vergiye tabi değildi. Bunlar için beyan veya bildirim yapılmadı. 6736 sayılı kanununa ilişkin bilgiler elimizde yok, 7143'ünün de idareye bildirilmeyen tutarlar elimizde değil." dedi.

Daha sonra teklifin varlık barışını bu yıl sonuna uzatan maddesi kabul edildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Emrah Şener, görevde bulunduğu süre içerisinde hiçbir şekilde ne talimat ne baskıyla karşılaştığını bildirdi.

Şener, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Teklif'in görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya'nın, talimatlarına uymadığı için görevden alındığını söylediğini iddia ederek, bu konuyla ilgili Şener'e soru yöneltti.

Şener, 2,5 yıldır bu görevde bulunduğunu, karar alma mekanizmalarında dışarıdan herhangi bir baskıyla karşılaşmadığını söyledi. Şener, 2,5 yıl içerisinde, şu ana kadar bir kez bile hiçbir baskıyla karşılaşmadığını, görevini çok rahat şekilde yerine getirdiğini dile getirdi. Şener, "Benim aldığım aile terbiyem, başta anneme, aileme, bu ülkenin güzel insanlara sorumluluğum gereği yarın görevden alınacağımı bilsem bile geceli gündüzlü çalışmaya devam ederim. 2,5 yıl içinde hiçbir şekilde ne talimat ne baskıyla karşılaştım." diye konuştu.

Bankanın yedek akçesine ilişkin düzenlemeye yönelik soru üzerine Şener, Merkez Bankasının kar etmesinin, sistemden çekilen bir likidite olduğunu, sistemden nakit çekilişinin bir sorun oluşturmaması gerektiğini belirtti.

Merkez Bankasının yüksek tutarlı karlarının, aynı zamanda sistemden yüksek tutarlı likidite çekilişleri anlamına geldiğine işaret eden Şener, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu miktarlar bütün yıl boyunca büyüdükçe, bankaların günün sonunda tekrar Merkez Bankasından daha büyük bir likidite açığını temin için bir fonlamayla gelmeleri anlamına geliyor. Çünkü Merkez Bankasının kar elde etme şekli piyasadan yaptığı işlemler üzerinden gerçekleşiyor. Bu işlemlerden birisi de bankaların ihtiyacı olan parayı, gecelik ya da haftalık vadelerde verdiğiniz zaman bu Merkez Bankasının karı haline dönüşüyor. Bizim yaptığımız kar, bankacılık sisteminden elde ettiğimiz bir gelir. Sistemden bu likiditeyi çekmenin, sisteme belirli maliyetleri oluyor. Bu maliyetler, Merkez Bankasının karlı olduğu zamanlarda daha da yükseliyor. Likidite konusu son yıllarda çok yüksek miktarlara ulaştı.

Şu anda bankacılık sistemi, ortalama 100 milyar lira likidite için her gece Merkez Bankasına gelip bu fonlamasını gidermek zorunda. İhtiyat akçesiyle ilgili, bunun bilançomuzda kalmak yerine sisteme bir şekilde dahil olması, likidite açığının pozitif yönde etkilenmesi olarak bakıyoruz. İhtiyat akçesi piyasaya çıksa bile, hala sistemin fonlama açığı 100 milyar lira civarında devam ettiği için bunun gelebileceği miktar tekrardan 60-70 milyar liralarla, halen çok yüksek rakamlar olacak. Türk bankacılık sistemi ciddi likitide açığı içinde, bunun sisteme geri dönüşünün likiditeye pozitif etkilerini öngörüyoruz. "

Şener, 3-4 yıldır likidite açığının hiç olmadığı kadar yükseldiğini ifade etti.

Milletvekillerinin, "İhtiyat akçesi daha önce yük getirmiyor muydu, neden şimdi bu düzenleme getirildi?" sorusuna Şener, "4 sene önce sorsaydınız sanırım 5-6 milyardan bahsederdim. Kar miktarı eklenerek devam ediyor son iki yılda olağanüstü artış gösteriyor." karşılığını verdi.

Teklif sahibi olan AK Parti Aydın Milletvekili Mustafa Savaş, bankacılık sektöründe risk ve getirinin kardeş olduğunu, Merkez Bankasının karlılığına bakıldığında ise hiçbir riske girmeden muazzam bir karlılığının görüldüğünü söyledi.

Savaş, Merkez Bankasında oluşan bu karın Hazine'ye aktarılmasının, Hazine'nin borçlanma ihtiyacını, faizleri de aşağı çekecek bir durum olduğunu belirtti. Savaş, Merkez Bankasının 2018 yıl sonu karının 66 milyar lira olduğunu, bu yılın ilk 6 aylık karın 20-25 milyardan aşağı olmayacağını, yedek akçede biriken paranın son dönemde 46 milyar lira olduğunu bildirdi.

İYİ Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz, Merkez Bankasının A.Ş statüsünde, para basan bir kuruluş olduğunu, yedek akçeye ihtiyacı olmadığını dile getirdi.

Merkez Bankasının kar elde etmesinin övünülecek bir şey olmadığını anlatan Yılmaz, bunun, karşıdaki özel sektörün zararı, kar elde ettiği yıl ekonomide sorun olduğu, ekonominin düzgün yönetilmediği anlamına geldiğini belirtti.

Yılmaz, ekonomiye yardım yapılmak isteniliyorsa, bu düzenlemenin yapılmasını ancak bankanın yedek akçe biriktirmeyip, Hazineye alınmamasını, silinmesini, likiditenin piyasaya çıkmamasını önerdi. Yılmaz, "Bu para sizi kısa vadede cennete koyacak, arkası cehennem bilin. Çözümden ziyade problem üretecek, bu para ülkeye zarar verecek, iyilik yapmayacak." değerlendirmesinde bulundu.

CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi, "O zaman faizleri düşürün, banka bu kadar kar elde etmesin." dedi.

Merkez Bankası'nın A.Ş olduğunu, ihtiyat akçesini Genel Kurul kararıyla dağıttığına dikkati çeken Hamzaçebi, "Siz teklifle el konulur diyorsunuz, bunun adı zorbalıktır. Bu Anayasa Mahkemesinden yarın döner." diye konuştu.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.