TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

HDP GRUP TOPLANTISI...


HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

09 Temmuz 2019 Salı

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Temelli, Van'da yerel yönetimlere ilişkin düzenlenen bir çalıştaya katıldığını belirterek, "Bu konuda parti ayırmaksızın Türkiye'deki tüm yerel yönetimlere destek vermeye, katkı sunmaya hazırız." ifadesini kullandı.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfının (SETA), "Uluslararası Medya Kuruluşlarının Türkiye Uzantıları" başlıklı rapor yayımladığını anımsatan Temelli, "Araştırmanın başlığı bile aslında kendisini ifade ediyor. 'Uzantı' sözcüğüyle aslında bir tasviri, tanımı gerçekleştirmiş oluyor. Fişleme peşinde. Raporun arasına her zaman olduğu gibi HDP'yi de sıkıştırmışlar. Bizimle iltisaklı olmak, ki bu neyse, başlı başına fişlenmek için bir neden haline dönüştürülmüş." diye konuştu.

HDP hakkında haber yapmanın ya da HDP'nin açıklamasını haber yapmanın neredeyse suç kabul edildiğini iddia eden Temelli, gazetecilerin haber yapmasının değil, gazetecileri cezaevine göndermenin suç olduğunu söyledi.

Temelli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin, ayakta durabilmek için demokratik yaşama dair ne varsa yok etme peşinde olduğunu ileri sürerek, "Demokratik siyaseti, özgürlükleri tasfiye etmek peşinde. Sonra da çıkıp aklımızla alay eder gibi MR çekeceklermiş. 'Sistemin MR'ını çekeceğiz' diyorlar. Bence siz sistemin bu bir yıllık kısa filmini çekin. Bu yaptığınız hukuksuzluklar, adaletsizlikler tarihe not olarak düşsün." dedi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya'nın görevden alınmasına değinen Temelli, şöyle devam etti:

"Bugünlerde, Merkez Bankası Başkanı bağımsız olmalıymış tartışması var. Ne zaman bağımsız oldu? Bu emekçilerin, halkın, toplumun hakkını savunmuş bir bürokrat mı ki bağımsızlığından bahsedeceğiz? Karşımızda iktidarın talimatları ile hareket eden, payandalaşmış bir Merkez Bankası vardı. Şimdi görevden alındı. Görevden alınması hukuksuzluktur, suçtur. Bu yasadışı kararname ile Merkez Bankası Başkanı görevden alınıyor ama gerekçesi çok daha beter. Bütün iktisatçılar, şimdi faizleri düşürerek enflasyon nasıl düşer konusunda tez yazıyorlar. Bakalım faizleri düşürerek enflasyonu nasıl düşürecek? Haydi faizleri 5 puan düşürün, enflasyon ne olacak hep beraber görelim. Böyle bir ilişki yok."

Sezai Temelli, 17 yıldır uygulanan neoliberal politikalarla ekonominin içinden çıkılmaz bir yere geldiğini ve artık duvara çarptığını ifade ederek, "Sanki bu işleri başımıza bunlar açmamış gibi her seferinde karşımıza bir 'beyaz sayfa' hikayesiyle çıkıyorlar. Matruşka diye meşhur bir Rus oyuncağı vardır, açarsınız büyüğünü içinden aynısının küçüğü çıkar. Şimdi bunlar da böyle o büyüğü açtılar, içinden küçüğü çıkardılar. O küçük çıkmış 'beyaz sayfalar' açacağız diyor. Sen, neyin beyaz sayfasını açacaksın? Kağıt israfından başka bir şey değilsiniz. Ekonomiyi bu hale getirdiniz. Hepiniz oradaydınız." diye konuştu.

Türkiye'nin böyle bir akla ve siyasete ihtiyacının olmadığını savunan Temelli, "Türkiye'nin yeni bir siyasete, ekonomi anlayışına ihtiyacı var. Bunların bir bakanı daha vardı. Bakanlığı bitirdi, Türkiye'de buna kimse iş vermedi. İngiltere'de ancak çalışabiliyor. Türkiye'nin bütün kaynaklarını çarçur ettiler, Türkiye'yi bu kadar borçlandırdılar, şimdi yeni umut olarak yeniden servis ediliyorlar. Geçti borun pazarı. Erdoğan ile geldiniz, Erdoğan ile gideceksiniz." görüşünü savundu.

Ekonomide düzenlemeler içeren "torba kanun teklifinin" Meclise sevk edildiğini hatırlatan Temelli, bir ülkede vergi adaleti yoksa o ülkede yaşamın herhangi bir yerinde adaleti tesis etme şansının çok olmadığını belirtti.

Türkiye'nin vergide adaletsizlikte ilk gösterilecek ülkeler arasında geldiğini ileri süren Temelli, "Neredeyse sermaye için bir vergi cenneti, emekçiler için vergi cehennemine dönmüş durumdayız." dedi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk kalkınma planı olan ve 2019-2023 dönemini kapsayan 11. Kalkınma Planı'nın TBMM'ye sunulduğunu anımsatan Temelli, dört yıl önceye göre bütün hedeflerin yarı yarıya gerilediğini, "bu kafa ile devam edilirse" açıklanan rakamların da çok altında bir ekonomi ile karşı karşıya kalınacağını öne sürdü.

Temelli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Orta gelir tuzağına düşmüş, çok ciddi iktisadi sorunları olan bir ülke var. Bu sorunların çözümsüz kalmasının yegane nedeni, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'dir. Neden mi? Çünkü halkın bütçe hakkını çalmıştır. Bütçe hakkının olmadığı, denetimden kaçırıldığı bir yerde ekonomiyi de siyaseti de krizden çıkarmanız mümkün değildir. Bugünkü sistemin yaratmış olduğu bu tahribatı aşmanın yegane yolu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nden bir an önce kurtulmamızdır. Onlar bu sistemden kurtulmak yerine adeta bu sistemin MR'ını çekmeye devam ediyorlar."

Türkiye'nin eğitim konusunda da ciddi bir kriz içerisinde olduğunu savunan Temelli, Milli Eğitim Bakanlığının, liseye giriş sınavına 60-70 bin kişinin girmesini beklediğini ancak 1 milyondan fazla öğrencinin sınava girdiğini söyledi. Temelli, "Açıklanan sonuçlarda illerin sıralamasına baktığımızda son 20 ilin 18'i Kürt illeri. Geçen sene de böyleydi. Kürt illerine yönelik ayrımcı, bölücü politika, zihniyet devam ediyor. Bu ayrımcılığın toplumsal yansımasını bütün tablolarda olduğu gibi eğitimde de görüyoruz." diye konuştu.

Temelli, ODTÜ'de Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan öğrenci yurduna ilişkin, "Bunların ağaç ile bir sorunu var. Ankara'da inşaat yapacak başka yer kalmamış, ağaç kesmeye gitmişler. Bunu yaparken de kolluk güçleri ile gidip öğrencilere, vekillere saldırdılar. Bu şiddeti kabul etmiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Kürt sorunu yoktur." dediğini belirten Temelli, "Kürt meselesinin yokluğundan dem vurarak aslında ülkeye çözümsüzlüğü dayatmaya devam etti. Kürt sorunu, meselesi vardır. Bu sorun küresel bir meseledir. Kürtler, bu sorunun çözümü için mücadele etmekteler. Bunu artık görmek zorundasınız. Türkiye siyaseti, toplumu bu konuda barıştan, demokrasiden yana inisiyatif almalı." diye konuştu.

Kaynakların ve emeklerin silaha harcanmasını istemediklerini vurgulayan Temelli, "(Kürt meselesi yoktur) diyenler hala bu ülkenin kaynakları ile S-400, F-35 almanın peşindeler. Ankara'ya getirmeyi düşünüyorlarmış. Getirsin sarayın bahçesine koysun, her sabah çıkıp biraz sevsin." dedi.

Temelli, Türkiye'de demokrasiden, emekten yana olan herkesin yan yana gelerek "demokrasi ittifakında" bir an önce buluşması gerektiğini vurgulayarak, hep birlikte demokratik bir anayasanın var edilmesini istedi. Temelli, siyasi partilere de yeni anayasa çağrılarını bir kez daha yineleyerek, önümüzdeki süreçte "demokratik anayasa" çalışmalarına hız vereceklerini kaydetti.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.