TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, kabul edilerek yasalaştı.

03 Temmuz 2019 Çarşamba

TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı.

Adan, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

Bursa'da tarım sektörü ve tarım üreticilerinin ekonomik sorunlarına ilişkin söz alan İYİ Parti Bursa Milletvekili İsmail Tatlıoğlu, şehrin, tarım sektörünün önemli merkezlerinden birisi olduğunu, kentte yaklaşık 344 bin hektar tarım alanının bulunduğunu ve 2018'de meyve üretiminin 770 bin ton olarak gerçekleştiğini ifade etti.

Bursa'da tarım kesiminin maliyetler nedeniyle mağdur olduğunu savunan Tatlıoğlu, patates ve soğanda görülen problemlerin maliyetler nedeniyle meyvede de görülmeye başlanacağını savundu.

Tatlıoğlu, şeftali üreticilerinin, tarım kredi kooperatiflerinin şeftali alımı yapması, fiyat tekelleşmesinin önüne geçilmesi için tedbir alınması talebinin bulunduğunu kaydetti.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, muhtarlık hizmet binalarının elektrik aboneliğine ilişkin yaptığı konuşmada, Şanlıurfa'da büyükşehir belediyesi tarafından yapılan muhtarlık hizmet binalarında elektrik aboneliği alınamadığını, bu nedenle vatandaşların mağdur olduğunu söyledi.

Muhtarlık hizmet binalarının tapusunun belediyeye ait olmasından dolayı elektrik ve su idaresi aboneliğinin muhtarlarca yapılamadığını savunan Tanal, muhtarların kamu görevlisi olduğunu, kullandıkları bu binaları da kendi işleri için kullanmadıklarını söyleyerek, muhtarlık hizmet binalarının elektrik ve su abonelik ücretlerinin devlet tarafından ödenmesini istedi.

AK Parti Osmaniye Milletvekili Mücahit Durmuşoğlu, Osmaniye'deki ekonomik yatırımlar ve gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede, Osmaniye'de 2002'den bu yana eğitimden sağlığa, alt yapıdan ulaştırmaya, tarımdan ormancılığa, kültür ve turizmden spora kadar her alanda 10,8 milyar lira tutarında kamu yatırımı yapıldığını bildirdi.

Osmaniye'nin son 17 yılda ekonomisinin büyüdüğünü belirten Durmuşoğlu, kentin bugün 41. büyük ekonomi durumuna geldiğine dikkati çekti. Durmuşoğlu, Osmaniye'ye verilen yatırım teşviklerinin 307 kat arttığını, 2002'de yaklaşık 2 milyon lira olan yatırım teşvik tutarının 2018'de 614 milyona yükseldiğini belirtti.

AK Parti'li Durmuşoğlu, "Biz ülkemizin bekası için en çok şehit veren illerden olarak, vatan savunmasında gösterdiğimiz bu azmi, ülkemizin ihracat seferberliğinde, sanayileşme ve yüksek teknolojiye geçişte, sadece ülkemiz üzerinde uygulanmaya çalışılan ekonomik savaşta üzerimize düşeni yapmaya gayret edeceğiz." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Tekirdağ'ın Çorlu ilçesindeki tren kazası davasının üstünü kapatma çabalarının olduğunu iddia ederek, bu durumun da acılı olan ailelerin sinirlerini altüst ettiğini söyledi. Ailelerin adalet beklediğini dile getiren Türkkan, acılı aileleri incitmeden adaletin eksiksiz işletilmesi gerektiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Çin'de, bu ülkenin devlet medyasına Sincan Uygur Özerk Bölgesi'yle ilgili verdiği röportajı eleştiren Türkkan, "Soydaşlarımızın Çin zulmü altında mutlu bir yaşam sürdüğünü ifade etmek gaflet ve dalalet içinde söylenmemişse şüphesiz şifa bulmaz bir cehalettir." ifadesini kullandı.

Suriyelilerin, "Halepli Taksi" adı altında korsan taksi durağı açtığını söyleyen Türkkan, "Bizim esnafımız vergi verirken Suriyelilerin vergisiz çalışmasını kabul etmiyoruz. Vatandaşlarımız Suriyelilere harcanan para ve uygulanan imtiyazlardan oldukça şikayetçi." diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, bugünün, terör örgütü FETÖ'nün spor kulüplerine karşı düzenlediği "şike kumpası"nın yıl dönümü olduğunu anımsatarak, FETÖ ile mücadelenin hiçbir aksamaya uğramadan devam etmesi gerektiğinin altını çizdi.

Devletin, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ ile her alanda mücadele ettiğini belirten Akçay, FETÖ'nün devlet mekanizmalarını felç etmek için kurduğu Ergenekon kumpası davasının sözde yargılamalarıyla mahkum edilenlerin tamamının beraatine karar verildiğini, adaletin geç de olsa tecelli ettiğini vurguladı. Beraat edenlere "geçmiş olsun" temennisinde bulunan Akçay, "Bu tarz sinsi, illegal terör örgütlerinin devlet içinde devlet olma girişimlerine karşı daima uyanık olunması, mücadelenin her alanda gösterilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyoruz." dedi.

Akçay, 3 Temmuz 2013'te, Mısır'da ülkenin seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve iktidarının askeri darbeyle görevden uzaklaştırıldığını, Mursi'nin yanı sıra yüzlerce kişinin hapse atıldığını ve idam edildiğini anımsatarak, Mursi'nin de 18 Haziran'da yargılandığı mahkeme salonunda şüpheli bir şekilde hayatını kaybettiğini dile getirdi. Erkan Akçay, 3 Temmuz'un, Arap Baharı'nın Sisi gibi darbeye ve dikta yönetimlerine nasıl evrildiğinin sembol tarihlerinden biri olduğuna dikkati çekerek, Türkiye'de de aynı art niyetlerle 15 Temmuz 2016'da FETÖ'nün hain darbe girişimiyle demokrasiye kastedildiğini, millete yönelen tankların ve uçakların milletin basiretiyle defedildiğini kaydetti.

İstanbul'da yenilenen seçim üzerinden bir sistem tartışmasının başlatılacağı öngörüsünün partisince daha önceden ortaya konulduğunu dile getiren Akçay, "Artık Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nden bir geri dönüş söz konusu değildir. Şimdi tek amacımız, bu sistemin bütün kurul ve kurallarıyla yerleşip işlemesine katkıda bulunmak, buna gayret etmek, bütün siyasi partiler olarak buna katkı vermektir." değerlendirmesinde bulundu.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Çorlu'daki tren kazası davası sürecinde yaşananları izlediklerini aktararak, ilk duruşmada kolluk kuvvetlerinin aldığı tutumun kendilerini şaşırtmadığını söyledi. Oluç, "Aileler çok acılı, yakınlarını olmadık bir faciada kaybetmişler ve bu acının görünmesi ve bu acının daha fazla yaşanmaması, büyütülmemesi için de gereken adımların atılması gerekiyor." ifadesini kullandı.

Türkiye'de erişime engelli internet siteleri, haber ve sosyal medya içeriklerinin toplamına dair resmi bir istatistiki bilgi bulunmadığını, İfade Özgürlüğü Derneğinin, "Engelli Web 2018" isimli raporuna göre, Türkiye'de 2018 sonu itibarıyla erişim engeli bulunan web sitesi sayısının en az 245 bin 825 olarak saptandığını aktaran Oluç, Avrupa Konseyi ülkeleri arasında Türkiye'deki gibi internet içeriklerine müdahale eden bir başka ülkenin bulunmadığını ileri sürdü.

Oluç, "İnternet sitelerini kapatmak, erişim engeli getirmek Türkiye'nin demokrasiden nasibini almaması demektir aslında. Kendi toplumundan gerçekleri saklamak isteyen bir iktidar son derece baskıcı bir anlayışa sahip olduğunu göstermektedir. Bu sansürcü anlayıştan vazgeçmek gerekir." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, partisinin eski genel sekreterlerinden Şeref Bakşık'ın vefat ettiğini belirterek, kendisine Allah'tan rahmet, CHP'liler ve vatandaşlara da başsağlığı temennisinde bulundu.

Çorlu'daki tran kazasına yönelik görülen davanın ilk günündeki olaylara ilişkin de değerlendirmede bulunan Altay, yargının içinde bulunduğu hal üzerine parlamentodaki herkesin oturup düşünmesi gerektiğini söyledi.

İstanbul'da yenilenen seçimler üzerinden CHP ve Millet İttifakı olarak bir şımarıklık, böbürlenme, zafer sarhoşluğu içine girmediklerini belirten Altay, ancak İstanbul'da yenilenen seçimin, yeni sistemin Türkiye'de çalışmadığını, işlerliğini ve kamuoyundaki karşılığını şimdiden yitirdiğini gösterdiğini savundu. Altay, AK Parti ve diğer siyasi partilerin içerisinde de bu yönde tartışmaların yaşandığını iddia etti.

Gezi davasının 6 yıl sonra yeniden açıldığını hatırlatan Altay, doğa ve çevre hassasiyetiyle başlayan mücadeleyi terörize edenin dönemin valisi ve emniyet müdürü olduğunu öne sürdü. Altay, "Şimdi bunlar bir kenara konulmuş, Gezi sürecini yeniden terörize etme üzerine topluma bir mesaj veriliyor. Bu bir kumpastır." dedi.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun attığı tweet'lerden dolayı yargılanmasını kumpas olarak değerlendiren Altay, "İstanbul İl Başkanımızın, 6-7 yıl önce attığı tweet'ler üzerinden yargılanmaya başlaması bize göre İstanbul'un son seçimde ortaya çıkan iradesinin yargılanmasıdır. Bunun da Ergenekon gibi benzer kumpas davalarından bir farkı yoktur." görüşünü dile getirdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın G-20 Zirvesi'nde Türkiye lehine önemli kazanımlara imza attığını belirtti. Erdoğan'ın, bölgesel ve küresel anlamda insanlığın daha iyi bir geleceğe sahip olması açısından gerek G-20'nin gerekse de BM'nin yeniden yapılanmasıyla ilgili önemli çağrılarda bulunduğunu dile getiren Akbaşoğlu, Türkiye'nin, G-20 Zirvesi'ne bir mühür vurduğunu kaydetti. Akbaşoğlu, ayrıca G-20'de Türkiye'nin, S400 savunma füzeleri konusunda önemli kazanımlar elde ettiğini de vurguladı.

İstanbul'da yenilenen seçimin rövanşının alındığına ilişkin birtakım değerlendirmelerin hakikatle hiçbir ilgisinin bulunmadığını ifade eden Akbaşoğlu, şunları kaydetti:

"Bir algı yönetimi çerçevesinde birtakım iftirayı ifade eden diktatörlük, otokratiklik, faşizanlık gibi her türlü kötü kelimenin bulunup yakıştırmaya çalışılmasını seçimden önce duymuştuk. İstanbul'un ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlıklarının verilmeyeceğiyle ilgili bir ton gerçek dışı laf ortaya konulmuştur. O lafı söyleyenler, gerçekten demokratik bir olgunlukla bu hususta hem Sayın Cumhurbaşkanımızın hem AK Parti'nin demokratik olgunluğunu tebrik etmek durumunda değiller mi? Birçok cümlenin boşa çıktığını ve iftira niteliğinde olduğunu milletimiz görmüyor mu?"

Mısır'da halk oyuyla seçilen Cumhurbaşkanı Mursi'nin kanlı bir darbeyle alaşağı edildiğini söyleyen Akbaşoğlu, o dönemde Tahrir Meydanı'nı harekete geçirenlerle Gezi olaylarında Taksim Meydanı'nı harekete geçirenlerin aynı el olduğunu belirtti. Akbaşoğlu, "Mısır'da uluslararası el netice aldı ama Türkiye'de devlet, millet kaynaşmasıyla ve Cumhurbaşkanımızın da liderliğiyle gerçekten demokratik usuller çerçevesinde o günkü Turuncu Devrim girişimleri netice alamadı." değerlendirmesinde bulundu.

Akbaşoğlu, çapulculuğu ve vandalizmi hiç kimse, hiçbir hukuk sistemi ve hiçbir devletin meşrunun göremeyeceğini kaydederek, "Burada yapılan iş asla bir çevrecilik meselesi değil." dedi.

AK Parti'li Akbaşoğlu, "Gezi olayları sonuçta yargının önündedir. Yargı, kim suçlu kim suçsuzsa ortaya koyacaktır. Hiçbir suçlunun arkasında durmuyorum. Hangi bürokrat, hangi siyasetçi olursa olsun. Kanunlar herkese eşit. Kim kanunlara aykırı davranışta bulunmuşsa hepimiz için bu kurallar geçerlidir." diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne ilişkin konuşmalara da değinen Akbaşoğlu, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle ilgili AK Parti içerisinde en ufak bir tartışma asla ve kat'a söz konusu değildir. Algılar başka, gerçekler, olgular bambaşkadır. Bir algı operasyonu uzun süredir profesyonel bir şekilde ortaya konmaya çalışılıyor ama hakikat apaçık ortada, millet görüyor." ifadesini kullandı.

TBMM Genel Kurulunda, I·YI· Parti'nin "Ali Kemal Özcan'ın teröristbaşı Öcalan ile İmralı'da görüşmesi" ile ilgili grup önerisi ele alındı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, "İmralı'dan, bir caniden gelen mektubun televizyonlarda yorumlanamayacağını" söyledi.

Ağıralioğlu, "Devletin başı PKK'yla muhatap olmaz, devletin başı Kürt seçmenin oyunu avlayacağız diye Öcalan'a Kürtleri borçlandırmasın." dedi.

"İmralı'nın muhataplığından" HDP haricinde hiçbir milletvekilinin hoşnut olduğuna inanmayacağını belirten Ağıralioğlu, "Öcalan'dan, Kürtlerin sözünü dinlemesi gereken bir kanaat önderi çıkarma teşebbüsünün bedelini çok ağır ödedik biz. Bir daha böyle bir zafiyetin içine devlet ve siyaset yuvarlanmasın." diye konuştu.

Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Sincar'da yaşayan Türklerle ilgili "mutlu ve huzurlular" cümlesini doğru bulmadığını söyledi.

HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, İYİ Parti'nin, MHP'den oy devşirmeye dönük bir tutum içinde olduğunu ifade etti.

"Kürt sorunu gibi önemli bir sorunu böyle terörize, kriminalize eden, HDP'yi farklı şekilde itham eden tutumlarınızdan vazgeçin." diyen Kurtulan, "İYİ Parti, size söylüyorum: Size rağmen, içinde bulunduğunuz ittifaka, HDP ve PKK'ya içinde gönül vermişlerin de olduğu insanlar oy verdi. Şu an koltuklarınızda HDP'nin oylarıyla oturuyorsunuz. Bu ittifakta, CHP'yle yaptığınız ittifakta HDP'nin oylarının etkisi vardır. Ne yapacaksınız şimdi? Ne diyeceksiniz şimdi buna?" diye sordu.

Yeniden söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Ağırailoğlu, şunları kaydetti:

"Gerek Millet İttifakı'nın adaylarına gerek ittifakımız lehine devletin, milletin istikbaline pusu kurmuş ne kadar alçak varsa sağdan, soldan destek açıklamaları yaptı; göz yummadık, tolerans tanımadık, sadece tweet atmadık. Gittiğimiz her seçim bölgesindeki çalışmada avazımız çıktığı kadar 'Biz, Türk devletinin vatandaşlığından imtina etmeyen, utanmayan, Türk Bayrağı'ndan rahatsız olmayan, dini, dili, mezhebi, meşrebi, ekalliyeti ne olursa olsun her Türk vatandaşının oyuna talibiz.' diye bağırdık. 'Kimin oyuna talip değiliz'i üstüne basa basa, altını çize çize söyledik. 'PKK'ya selam duranlardan oy istemiyoruz.' dedik, 'Kandil'e selam duranlardan, Öcalan'a hürmet edenlerden oy istemiyoruz.' dedik.

AK Parti sözcüleri ve münhasıran Cumhurbaşkanı 'HDP eşittir PKK.' dediğinde, dedik ki 'Her PKK'lı HDP'lidir ama her HDP'li PKK'lı değildir.' Dolayısıyla, kendi vatandaşını terörize eden bir siyasal dili de doğru bulmadık. Dolaysısıyla, ne yaptık? Biz, al bayrağın altında yaşamaktan imtina etmeyen, Türk devletinin vatandaşı olmaktan zoru olmayan herkesin oyuna talip olduğumuzu söyledik."

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, PKK terör örgütünün Kürt sorunundan beslendiği ancak siyasetin terörden beslenmesinin daha vahim bir durum ve tablo olduğunu söyledi. Siyasetin ve siyaset kurumunun bundan uzak durması gerektiğini dile getiren Altay, "Olan, ölen evlatlarımıza, ağlayan analara oluyor. Bizim burada tuzumuz kuru. Gelin, biraz, Allah'tan korkalım, milletten utanalım, bu meseleye samimi ve objektif bakalım." dedi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, İzmir Milletvekili Müsavat Dervişoğlu ile HDP Grup Başkanvekilleri Saruhan Oluç ve Fatma Kurtulan arasında karşılıklı sataşmalar yaşandı.

TBMM Başkanvekili Celal Adan, tartışmaların sürmesi üzerine, birleşime ara verdi.

İYİ Parti'nin önerisi ile HDP'nin "Ağrı Diyadin Belediyesinde meydana gelen arbede" ve CHP'nin "Yargı bağımsızlığı ile ilgili grup önerileri kabul edilmedi.

Grup önerilerinin ardından, Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlandı.

Genel Kurulda, Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin birinci bölümü üzerinde milletvekilleri değerlendirmede bulundu.

İYİ Parti adına söz alan İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, teklifin sağlıklı bir istişare sürecinden geçmediğini savundu. Teklifin komisyon görüşmelerini de eleştiren Nuhoğlu, acele edildiğini, metnin cümlesine, noktasına, virgülüne dahi dokundurulmadığını söyledi. Nuhoğlu, "Biz teklifin tümüne karşı olmadığımızı belirttik. Getirilen teklifle yapılması gereken bazı değişikliklerin makul olduğunu söyledik." dedi.

MHP Kayseri Milletvekili Mustafa Baki Ersoy, söz konusu teklifi, genel olarak olumlu değerledirdiklerini belirtti. Kanun teklifiyle farklı tapu müdürlükleri veya yurt dışı teşkilatında bulunan tarafların tapu ve kadastro işlemlerini, bulundukları yerlerdeki görevliler huzurunda yapabilmelerine olanak sağlandığını aktaran Ersoy, "Böylece yurt içinde ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın tapu işlemleri hızlandırılmış ve vatandaşlarımıza kolaylık sağlanmış olacaktır." diye konuştu.

Ersoy, teklifle tapu işlemlerinde fotoğraf yapıştırma zorunluluğunun kaldırıldığını, kırtasiyeciliğin ve bürokrasinin azaltılmasının amaçlandığını kaydetti.

HDP Bitlis Milletvekili Mahmut Celadet Gaydalı, teklifin yeterince tartışılmadan TBMM Genel Kuruluna getirilmesini eleştirdi. Konunun doğrudan tarafı olan yerel yönetimlerin, sivil toplum örgütlerinin görüşlerinin alınmadığını ifade eden Gaydalı, düzenlemenin acele bir şekilde kanunlaştırılmak istendiğini öne sürdü.

CHP Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı, teklifle toplam 8 kanunun 17 maddesinde değişiklik yapılacağını, 9 madde ekleneceğini, 2 maddenin de yürürlükten kaldırılacağını dile getirerek, teklifin bu haliyle bir torba kanun olduğunu savundu.

Kanun teklifinin bu haliyle yasalaşması halinde en fazla bir yıl sonra tekrar bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulacağını ifade eden Baltacı, "Bu kanun kentleşme sorunuyla ilgili hiçbir sorunumuzu çözmediği gibi daha karmaşık hale getirdiği açıktır. Bu kanun aceleyle hazırlanmıştır. Teklifin içerisinde kentlere dönük bütüncül bir yaklaşım yoktur. Kentlerimiz söz konusu olunca kentleşmenin paydaşları olan meslek odaları niye dışlanıyor? Üniversiteler, sendikalar, yerel yönetimler, kent konseyleri neden dışlanıyor?" şeklinde konuştu.

Baltacı, Türkiye'nin yeni bir İmar Kanunu'na, Tapu Kanunu'na, Toprak Koruma Kanunu'na ihtiyacının bulunduğunu belirtti. Teklifin, yerel yönetimlerin gücünü de azaltacağını savunan Baltacı, yerel yönetimlerin söz hakkını daha da artıran, ranta geçit vermeyen düzenlemelerin yapılması gerektiğini kaydetti.

Konuşmalarından ardından soru-cevap işlemine geçildi.

Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı ve AK Parti Konya Milletvekili Tahir Akyürek, kanun teklifinin 13. maddesinde yer alan düzenlemenin, özel kanunlarla çözülen bazı sorunlu alanları içerdiğini belirterek, buraların özel kanunlarla çözülmesi yerine bakanlıkça konunun çözülmesi için Cumhurbaşkanına yetki verildiğini açıkladı.

Düzenleme ortaklık payının yükseltilmesi için yerel yönetimlerin talebinin olduğunu hatırlatan Akyürek, "Düzenleme ortaklık payının yüzde 45'e çıkarılması, kamu hizmetlerinin daha yerinde, verimli ve daha iyi bir şekilde verilebilmesinin yolunu açma amaçlıdır." diye konuştu.

Akyürek, kanun tekliflerinin, bir ihtiyaca cevap verme, vatandaşın talebini karşılama ve hayatını kolaylaştırmak için çıkarıldığını dile getirerek, yasama dönemi içinde çıkabilecek problemlere karşı, çözüm üretilmesi gereken, ihtiyaç duyulan alanlarda da kanun teklifi çalışmalarının devam edeceğini belirtti.

****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.